• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
45 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Dr.House adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-08-2008
    Mesajlar
    777
    Karizma Gücü
    0

    Fettullah'ın New York Üssü


    New York Türk Kültür Merkezi Fettullah Gülen’in ABD çalışmalarında en güvendiği kuruluş olarak son dönemde ön plana çıkmaya başladı.
    Fettullah Gülen’e bağlı olan yurtdışı kuruluşlar arasında en önemlilerinden biri olan Türk Kültür Merkezi son olarak Abdullah Gül’ü konuk ederek etkinliğini en üst seviyeye çıkardı. Dışişleri Bakanlığı’nın bir birimi gibi faaliyet göstermekte olan Merkez gelenekselleşen iftar yemeklerinde önceki yıllarda Başbakan Erdoğan, New York senatörü Hillary Clinton, FBI New York Başkan Yardımcısı Mark Mershon gibi isimleri ağırlamıştı.
    Bu sene düzenlenen iftar yemeğinde ise Abdullah’a Gül’le beraber Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe, Bosna-Hersek Devlet Başkanı Haris Silajdzic, Makedonya Cumhurbaşkanı Branko Crvenkovski, Tacikistan Devlet Başkanı İmamali Rahmanov ve çeşitli ülkelerin dışişleri bakanları bir araya geldiler.

    Merkezin geçtiğimiz ay New York Central Park’ta gerçekleştirdiği yüksek bütçeli festivalin ise derneğin çatısı altında toplanmış iş adamları ve Fettullahçı Türk şirketlerinin yanı sıra Dışişleri ve Turizm Bakanlığı bütçelerinden finanse edildiği bilinmekte.


    Merkezin yönetimindeki kadrolar
    Merkezin kurucusu ve başkanı olan Recep Özkan, Fettullah Cemaatinin önemli misyonerlerinden birisi. Yurtdışı siyasi ve ticari çalışmalarına Türkmenistan’da başlayan Özkan, 2000 yılına doğru cemaatin Asya çalışmalarında daha yüksek bir göreve getirilerek Japonya’ya transfer edildi. Japonya’da klasik bir Gülen sektörü olan Türkçe öğretme işine girişti ayrıca Türkmenistan Japonya arasında çeşitli ilişkilerin yönetilmesinde görev aldı.. 2002 yılında Türkmenbaşının Özkan hakkında sarfettiği övücü sözler ve kendisine bizzat ilk adıyla hitap ederek, “Recep Türkmen kültürünü Japonya’da yayıyor, gitmese Eğitim Bakanı yapacaktım” ifadesi basına da yansımıştı.
    Özkan bir başka Fettullahçı olan Ayhan Bermek’in Japonya’da 1997 yılında kurduğu Baharu adlı şirkete ortak oldu. Şirket önceleri Türkçe eğitimiyle uğraşırken daha sonra gıda sektörüne de girmeye karar verdi.
    Ayhan Bermek cemaatin önde gelen finansörlerinden birisi. Japon Panasonic’in Türkiye distribütörü olan Tekofaks’ın sahibi olan Bermek aynı zamanda NY Türk Kültür Merkezinin yönetim kurulunda.

    ABD misyonu
    Yaş ve iş tecrübesi açısında daha ileri olan Bermek, Özkan’ın tüm ticari yaşamında elinden tutan kişi oldu. Cemaatin ABD’deki pozisyonunu güçlendirme isteği sonucunda artık bu önemli misyon için hazır hale gelmiş olan Özkan, 2005 yılında Bermek’in de telkiniyle ABD’ye gönderildi.. NY’da Baharu şirketinin bir şubesini açtı ancak önemli bir ticari faaliyet yürütmedi. NY’daki şube daha çok ABD’deki iş ve siyaset dünyasıyla kurulacak ilişkiler için gereken prestiji sağlarken asıl ticari kazancını Japonya’daki firma sağlamaya devam etti.

    Türk Kültür Merkezi’nin yönetiminde yer alan Ayhan Bermek ise aslında Türkiye’de yaşamakta ve ABD’de herhangi bir ticari faaliyeti bulunmamakta. Futbol Federasyonu başkanlığı adayları arasında adı geçen Bermek buna rağmen gerçek bir ABD hayranı. Dış İşleri’nin yönlendirmesiyle Brooklyn Belediye Başkanı Marty Markowitz’in 2007 yılındaki Türkiye seyahatinin sponsoru olmuştu. Ayrıca torununun ABD vatandaşlığı alabilmesi için orada doğmasını sağladı.

    Özkan ve Bermek dışında Merkez’in yönetiminde Çalık Holding ABD birimi başkanı olan Mahmut Topal, Rodi Jeans Başkanı Fetin Kazancı gibi isimler bulunmakta.
    Derneğin 2008 yılındaki diğer çalışmaları arasında çeşitli akademisyenlerle yapılan toplantılar, Türkçe dil kursları, Elif Şafak’ın kitaplarının tartışılması ve Reşit Haylamaz gibi dinci yazarların imza günleri göze çarpmakta.


    http://haber.sol.org.tr/mansetler/mansetsag/4335.html

    --------------------------------------------------------------

    Haşere Gibi Dadandılar
    Bu mesaj en son " 28.09.08 " tarihinde saat 13:26 itibariyle Dr.House tarafından düzenlenmiştir...

    Soruaşam hiç hata yaptınız mı?
    İnönü: Çok hata yaptım ama aynı hatayı iki kez yapmadım.







  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-05-2008
    Mesajlar
    2,825
    Karizma Gücü
    0
    Haşere Gibi Dadandılar
    """"""""""""""""""""

    iadeli taahhütsüz...

  3. #3
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    En önemli üssün emperyalin ayağı dibinde olması normal.
    Hırs peşindeki menfaatcilerin yani haşerelerin ana yuvalarını burada yapmalarının sebebi büyük kırıntıları emperyalin kendi elleriyle buraya yığması olmalı..

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-09-2008
    Mesajlar
    551
    Karizma Gücü
    0
    efendileri orada çok normal.

  5. #5
    Dr.House adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-08-2008
    Mesajlar
    777
    Karizma Gücü
    0
    Hala Fethullah Gülenin Hastalık Sebebiyle ABD'de Oldugunu Düşünen Var mı ?

    Soruaşam hiç hata yaptınız mı?
    İnönü: Çok hata yaptım ama aynı hatayı iki kez yapmadım.







  6. #6
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Dr.House tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hala Fethullah Gülenin Hastalık Sebebiyle ABD'de Oldugunu Düşünen Var mı ?

    tabi canım türkiye tıpta çok geriii..ondandır o..


    bunların hepsi amerikan uşağı karanlık kimseler..

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-03-2008
    Mesajlar
    1,191
    Karizma Gücü
    0
    ABD'de Türkiye için lobi faaliyeti yürütülüyor işte, gerçek bir vatansever bunu yürekten destekler. Orada Ermeni lobisine karşı duracak olanlar bu insanlardır, burada kapitalizme sövüp, Atatürk'ten geçinerek vatanseverlik yapılmıyor, gidip Türkmenbaşı'nın dediği gibi Japonya'da Türk kültürünü yayarak ve Türkçe öğreterek, ABD'de ülkemiz için lobicilik yaparak yapılıyor. Pabucumun vatanseverleri ancak buna karşı çıkarlar.

  8. #8
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    Dr.House arkadaş umarım okursun





    Lobicilik


    Türkiye Adına Lobicilik [1]
    Değişik devletleri gezme imkanım oldu. Dünyanın hiçbir yerinde ben güçlü bir Türk lobisine rastlamadım. O açıdan, dünyanın değişik yerlerinde sevdiğim, beni seven, teveccühlerini değerlendirmek istediğim insanlarla yapmak istediğim şey şu olacaktır: Tıpkı Asya'da olduğu gibi oralarda da eğitim faaliyetlerini hızlandırmak, o toplum içinde kendi insanımızın dirilişini sağlamak, orada bir varlık göstermelerini temin etmek, sonra da benim dinim hayatımın gayesidir. Yani dinimi her yerde, her fırsatta anlatmaya çalışırım. Onunla insanların da toplumların da kurtuluşa ereceklerine inanırım.
    Dünya Muvazenesindeki Yerimiz [2]
    Dünya üzerinde kararlar alınırken, hattâ ülkemizle ilgili kararlar alınırken bile çok zaman bize sorulmuyor. Bunu hiç bir zaman hazmedemedim. Devletlerarası muvazenede kendimize ve tarihimize yakışır yeri almalıyız.
    Dünyanın problemleri belli. Bazıları, kendi düşünce ve menfaatleri açısından medeniyetler çatışmasından bahsediyorlar. Biz ise, herkesi kendi konumunda kabul etmeye dayalı bir hoşgörü ve diyalog dünyası istiyor ve böyle bir dünya için çalışıyoruz.
    Patrikle Diyalog Görüşmesi Üzerine [3]
    Patrik Bartholomeos, diyalog kurulabilecek bir insan intibaı bıraktı bende. Bütün bunları çok sıcak karşıladı zannediyorum. Başka bir yerde eğer Ermenistan yumuşak davranırsa orada da okul açmayı düşünürüz, demiştim. Benim düşüncem bu. Yaşadığımız bölgede muvazene unsuru bir devlet haline gelmek, biraz da çevrenin güvenli olmasına bağlıdır. Başka bir mülahazamız yok. Birbirimizi huzursuz edecek şeyler yapmadan geçinelim istiyoruz. Hepimiz aynı bölgenin insanları, Mezopotamya insanlarıyız. Sosyologlara göre, Grek medeniyetinin, Yunan medeniyetinin, Helenizmin arkasında, Mezopotamyalı insanlar vardır, Doğu medeniyeti vardır.
    Eğitim Faaliyetlerinin Gayesi [4]
    Türkiye'nin dışa açılması birilerini rahatsız etti. Türkiye bir çember içinde otururken bu eğitim işi nereden çıktı dediler. 25 sene sonra Türkiye'nin lobi faaliyeti olacak dediler. Belli düşünceler ürettiler ve bir yerlere servis yaptılar. Ben bunu zamana bırakıyorum. Bir süre sonra anlayacaklar ve bu yanlışta ısrar etmeyecekler.
    Türk Kültürünü Dünyaya Tanıtıyoruz [5]
    Tavsiyeyle, teşvikle millet bu kadar okul açmış. Eğer bazı endişeler varsa bundan sonra tavsiyelerimi, teşviklerimi -alacaksa- devlete devredilmesi istikametinde kullanırım. Fakat kaliteyi koruyabilecekler mi' Okul işi ile uğraşan insanlarımız, şimdilerde Güney Amerika'ya da girmeye çalışıyorlar. Türk mantığını, kültürünü, anlayışını, felsefesini; İbn-i Sina'lardan günümüze kadar devam ede gelen, Gazali'lerle devleşen, ayrı derinliklere ulaşan, Cumhuriyet döneminde daha bir farklılaşan düşüncelerimizi oralara götürmeye çalışıyoruz. Bir yerden önleseler bile, biz başka taraftan onu işletmeye çalışacağız. Türk milleti olarak büyüklük adına yapılması gerekenleri yapacağız.
    Türkçe'yi Şeyh Galip gibi, Necip Fazıl gibi kullanmayı arzu ederdim. Başaramadım, fakat iyi kullanana da hep hayranlık duydum. Ama şimdi dilimizi Petersburg'daki, Moskova'daki çocukların kullandığını görünce sevincimden hıçkıra hıçkıra ağılıyorum. Diyorum ki, (Benim milletimin dili, dünya dili olma yolunda. Yeni şeyler ilave edilecek zenginleşecek. Asya'nın kültürü ile Asya'daki dil zenginlikleri ile bizim dilimizin zenginliği buluşacak. Türkçe'yi acaba nasıl bir dünya dili yaparız' Dünyanın her tarafında nasıl konuşulur hale getiririz' Kendi kültürümüzü dünyaya nasıl tanıtırız. Güçlü bir millet olduğumuzu insanlara nasıl anlatır, tanıtırız) mülahazaları içinde hep teşvik ediyorum, etmeye de devam edeceğim.
    Fikir Mimarlarına Düşen Görev [6]
    Bulunduğumuz bölgede uzunca bir dönem itibarımız vardı. Kaybolan itibarımızı kazanmak, gözümüzün içine bakan insanları sukut-u hayale uğratmadan devletler muvazenesindeki yerimizi alma mecburiyetindeyiz. Bölgemizde dünyevî bir cennet inşa edebilmemiz için, fikir mimarlarımıza ve düşünce işçilerimize çok büyük vazifeler düşüyor.
    Şişirme İddialara Cevap [7]
    Ben sürekli teşvikte bulundum, '-okul açın, eğitim faaliyetlerinde bulunun, seviyeli insan yetiştirin ve Türkiye'nin büyümesi adına, köprü ayakları adına, lobi güçleri olması adına, imkân varsa yurtdışında da yapın dedim ve bunlarda hiç mahzur görmediğim için şahsen faydalı bir şey yaptığımı zannederek, Süleymaniye Camii'nin kürsüsünde anlattım. Vaaz ederken hatta bunları anlatmakla kalmadım imkân varsa gidin oralarda iş yapın ticaret yapın yatırım yapın siz gitmezseniz oraya, şimdiye kadar esaretler yaşamış bu ülkeler, bundan sonrada başka esaretler altında düşerler. Bunları yaparken ülkeme, milletime yararlı bir şeyler yaptığım kanaatiyle yaptım.
    Türkiye ve Konumu [8]
    Türkiye içte ve dışta meydana getirilen hadiselerle hep kapalı bir fanus içinde tutulmaya çalışılmaktadır. Buna ilaveten ülke idarecileri misak-ı millî sınırları ile çizilen dairede kalmayı, çevremizle alâkadar olmama şeklinde yorumluyorlar. Şahsen ben, dünya çapında siyasi bir mülâhaza takip edilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunu gerçekleştireceğimiz âna kadar da bu kapalı fanusun içinde kalacağımız kanaatini taşıyorum.
    Mühim bir zatın tespitine göre, Mustafa Kemal 'Yurtta sulh, cihanda sulh' sözüyle tamamen içe kapanık bir siyasi anlayış kastetmemiştir. Mustafa Kemal, Mark Artur'un, Türkiye'yi ziyaretinde ona: 'Türkiye'nin bu haliyle ayakta kalabilmesi, başta adalar probleminin çözülmesine, Balkanlar'daki Türk haklarının geri verilmesine ve Musul-Kerkük gibi yerlerin Türkiye'ye iltihak edilmesine bağlı' olduğunu söylemiştir. O, böylesine önemli bir fikri, daha Japon Savaşı meydana gelmeden önce ifade ettiği halde, -maalesef- bu düşünce, sadece askerî arşivlerde saklı kalmış ve rical-i devlet tarafından da kaale alınmamıştır.
    Önemli bir konuma sahip olan Türkiye'nin, komşularıyla kat-ı alâka (alakayı kesip) edip, misak-ı millî ile çizilen sınırlar içinde, kendi kabuğuna çekilerek varlığını sürdürebilmesi katiyen düşünülemez. Etrafı düşman ağıyla çevrili olan bu ülkenin, en başta yapması gerekli olan şey; kendi ülke insanını çağıyla hesaplaşmaya hazırlarken, günün müsaade ettiği ölçüde, çevresini bir güven halesi haline getirmesinde zaruret vardır. Evet, ülke insanının bu düşünce istikametinde yetiştirilmesi şarttır. Bu gerçekleştiği takdirde şimdi 23 Nisan'larda çocukların birbirlerine salladıkları bayraklar, toplumun tüm katmanlarına yayılır. Böylece hep birlikte, yıllardır aldatılmanın ezikliğini, üzüntüsünü üzerimizden atarak, asırlardan beri kanımızı bir sülük gibi emen ve iflahımızı kesen düşmanlara aynı tavrı sergileriz. -inşallah-
    Şahsen ben özellikle son yıllarda, bazı çevrelerin birtakım eğitim ve kültür faaliyetleriyle dünyaya açılmalarıyla bunu gerçekleştirebileceklerine inanıyorum. Zaten bu faaliyetler, 'Türkiye kapalı bir fanus içindeydi, bu tür çalışmalar Türkiye adına iyi oldu..' gibi ifadelerle artık takdir görmekte ve bunun neticesi olarak da: 'Pasifik'ten Çin Seddi'ne kadar bir Türk dünyası' tabiri hecelenmektedir.
    Ayrıca, Türkiye'nin, bu ülkelerde güçlü lobiler teşkil etmesi de, onun geleceğini -sebepler planında- garanti altına alması açısından çok önemlidir. Günümüzde ücretle çalışan birkaç sûrî kuruluş dışında, Türkiye'yi dünyada destekleyip savunan lobilerin var olduğu söylenemez. Eğer bu ülke, 'devlet-i ebed müddet' olma düşüncesinde ise, her yerde gönüllü lobilerinin olması zarurîdir. Öyle ki, dünya çapında bir ambargo ***** mevzuu edildiği zaman, Asya bütünüyle inlemeli.. bu inleme tâ Pasifik'te makes bulduğu gibi, Amerika, İngiltere vb. ülkelerde de ses getirmelidir. Gerektiğinde, kendi üslubumuza uygun bir şekilde sokağa dökülerek mitingler tertip edilmeli, gerektiğinde de o ülkelerin idarî makamları bu lobiler tarafından yönlendirilmelidir.
    Ayrıca ben, İslam ortak pazarı türünden, şimdilik hayal olan şeyler üzerinde durmanın bir faydası olduğuna inanmıyorum. Aksine bunların, düşmanları teyakkuza geçirme açısından zararı bile olabilir. Bu tip organizelerin ile'l merkez güç ile zamanla kendi kendine teşekkül edeceği kanaatindeyim. Çünkü bu İslam ülkeleriyle aramızda tarihî ve dinî bir bağ vardır. Fakat Orta Asya ülkeleri için aynı şey düşünülemez. Almanlar, İngilizler.. bu ülkeler bağımsızlığına erdiği günden beri, onların içine sızmaya çalışmakta.. çeşitli vesilelerle bu ülkelere girip, kendilerini empoze etmektedirler. Öyleyse bu tarihî fırsatlar mutlaka değerlendirilmelidir. Aksi halde, dönüşü zor olan bir sürece girilmiş olacaktır. Bu itibarla da, eğitiminden, ekonomiye, ondan da kültür faaliyetlerine kadar bu ülkelerin gelişmesine öncelik verilmeli ve onlara her zaman arkalarında olduğumuz hissettirilmelidir.
    [1] Sabah, Nuriye Akman'a Verdiği Mülakattan, 23 Ocak 1995
    [2] Show TV, Mehmet Ali Birand'a Verdiği Cevaplardan, 6 Ocak 1998
    [3] Aksiyon, Patrik Bartholomeos'la Görüşmesi Üzerine, 13 Nisan 1996
    [4] Milliyet, Özcan Ercan'a Verdiği Mülakattan, 5 Nisan 1998
    [5] Akşam, Orhan Yurtsever'in Röportajı, 13 Mart 1998
    [6] Fethullah Gülen'in Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Bayramlaşma Merasiminde Söyledikleri, 3 Şubat 1998
    [7] Show TV Ana Haber'de Reha Muhtar'la, 22 Haziran 1999
    [8] Fasıldan Fasıla 3, Bir Demet Sosyal Mesele



    http://tr.fgulen.com/content/view/2611/141/

  9. #9
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    csyasoo, hoş bir geyik olmuş hocanızın faaliyetleri..
    Birde göğsünüzü gere gere bu kalın yünlü lafları yerli (ve çoğunlukla) yersiz yayınlamıyormusunuz adamcağız yerin dibine geçmiştir kesin.
    Valla ben hocanızın yerinde olsam hepinizi görevden alırdım..
    Spincileri neden hep böyle yetersiz kalır Fetullah Hoca'nın? Özellikle de Türkiye'dekiler...

  10. #10
    Misafir Anektod adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-07-2006
    Mesajlar
    7,319
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Malcolm-y tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ABD'de Türkiye için lobi faaliyeti yürütülüyor işte, gerçek bir vatansever bunu yürekten destekler. Orada Ermeni lobisine karşı duracak olanlar bu insanlardır, burada kapitalizme sövüp, Atatürk'ten geçinerek vatanseverlik yapılmıyor, gidip Türkmenbaşı'nın dediği gibi Japonya'da Türk kültürünü yayarak ve Türkçe öğreterek, ABD'de ülkemiz için lobicilik yaparak yapılıyor. Pabucumun vatanseverleri ancak buna karşı çıkarlar.
    Sorun FETHULLEN GÜLEN'in DİNDAR olmasından kaynaklanıyo, yoksa aynı faaliyetlerin 10/1ini baykal ve zümresi yapsa, sen gör reklamın kralını

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İncirlik Üssü Kapatılsın mı?
    2005 Konuları bölümünde MAGNIFICIENT tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 28.08.05, 16:36
  2. ++İZMİR URLA'DA, AMERIKAN ÜSSÜ++>>>
    2005 Konuları bölümünde xavalon tarafından açılmış
    Yanıt: 20
    Son Mesaj: 27.03.05, 12:35
  3. 'İncirlik üssü kimin?' tartışması
    2005 Konuları bölümünde alvin tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 21.02.05, 15:23

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •