• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-09-2008
    Mesajlar
    551
    Karizma Gücü
    0

    'AKP siyasi şantaj yapıyor'

    Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen’den hükümete ağır suçlamalar:

    Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın kendisini yeniden belediye başkanı seçtirmemek için elinden geleni yaptığını söyledi. Büyükerşen “Şehirlerimizin uygar kentler haline gelebilmesi için bu rant yağması, çoğunlukta olmanın verdiği pervasızlık nedeniyle bitecek gibi görünmüyor” diye konuştu.

    2009 yılındaki yerel seçimleri merkez sağ ve merkez soldaki partiler için şans olarak gördüğünü söyleyen Büyükerşen, “Son seçimlerden sonra AKP’nin çizgisi aşağı inmeye başladı. Vatandaşlar 2007 seçim sonuçlarına şaşırıyorlar, bir şeyler yapıldığından şüphe ediyorlar. Türkiye’yi getirdiği noktayı görenler de AKP’ye oy verdiklerini söylemeye artık utanıyorlar” dedi.

    Türkiye’nin her tarafından leş gibi yolsuzluk kokuları yükseliyor. Belgeler havalarda uçuşuyor. Ama bunlara karşı hiçbir şekilde adalet, hukuk, yargı işletilemiyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’le konuşuyoruz. Büyükerşen, Eskişehir’deki AKP’li ilçe belediyeleri ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nde dönen inanılmaz imar rantı dalaverelerini anlatıyor. AKP takımı ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’la İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın kendisine nasıl baskı yaptıklarını ayrıntısıyla açıklıyor. Hatta Unakıtan’ın martta yapılacak yerel seçimler öncesi Eskişehir halkına, “Elimdeki paranın tozu bile Eskişehir’i ihya etmeye yeter. Ama bir şartla. Büyükşehir belediye başkanlığını istiyoruz” dediğini belirterek, “Siyasi şantaj yapıyorlar” diyor.

    - Sizin belediye meclisinin hemen hemen tamamı AKP’li. Buna rağmen en başarılı büyükşehir belediye başkanı sizsiniz. Aklıma bazı hınzır sorular geliyor. Ya sizi destekliyorlar ya da siz onları atlatıyorsunuz? Hangisi doğru?

    Y.B.- Ben beş yıldan beri meclislerden hiçbir projemi geçiremedim. Hali hazırda yaptığım hizmetler ise 1999-2004 büyükşehir belediyesi meclis üyelerinin tamamının, ilçe belediye başkanlarının, il genel meclisi üyelerinin DSP’li olduğu dönemde karara bağladığımız projelerdir.

    - Ama sizin Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan her kararı son başkanlık döneminizde dava ettiğinizi biliyoruz. Bu iş nasıl oluyor?

    - Aldıkları her karara karşı dava açmak zorunda kalıyorum. Mahkemeler büyük çoğunlukla bu kararları bozuyorlar. Çünkü dava konusu olan hususlar büyük ölçüde imar planı tadilatlarıyla ilgili oluyor. Yani imar planı tadilatı getirilmeden yapılan bir meclis toplantısı yok.

    Öte yandan büyükşehir belediyesinde kent plancıları, uzmanlar tarafından hazırlanıp da meclise onay için getirdiğim, imar komisyonuna havale ettikleri planlar komisyonda bekliyor. Aradan yıllar geçiyor. Bu durum devam ediyor. Meclis’e getirmemekte direniyorlar. Bekletmelerinin nedeni aslında mevzii imar planı dediğimiz ana plan dışında kalan arazileri, yani şehrin gelişmesi istikametindeki yerleri meclis üyelerinin ve yakınlarının satın almalarıdır. Bundan sonra da mevzii plan getiriyorlar. Bu mevzii planlar şahıslar için, bütünü hazırlanmamış kısımlar için olan planlardır. Kanunda öyle bir yetki var. Bunun da amacı ana plan hazırlanıncaya kadar vatandaşı mağdur etmemek.

    Bu üyeler oraları aldıktan sonra benzin istasyonları yapıyorlar; yolları ona göre genişletiyorlar. Sonra kendi ilçe belediyelerinin imar komisyonlarında karara bağlıyorlar. Kendi meclislerinde, kendi çoğunluklarına dayanarak geçiriyorlar. Mevzii plan tadilatı olarak büyükşehir belediyesine getiriyorlar. Büyükşehir belediyesinde imar komisyonu da ellerinde. İmar komisyonundan geçirip Meclis’e getiriyor, orada da kabul ediyorlar. Ben bu yapılanların şehrin ve şehir halkının, gelecek kuşakların aleyhine olduğunu söyleyerek yanlış karar verdiklerini, böyle yapmamaları gerektiğini, bir daha incelemeleri gerektiğini söyleyip meclise geri gönderiyorum. Ama yine ısrar kararı alıyorlar. Ben de kanunun bana verdiği yetkiye dayanarak idare mahkemesine gidiyorum. Kanun bana iptal, yürütmeyi durdurma kararı aldırmak için mahkemeye başvurma hakkını vermiş. Ben o hakkımı kullanıyorum.

    - Genelde de davaların hepsini kazanıyorsunuz…

    - Bunlar genelde haklı olduğum konular olduğu için mahkeme lehimize karar veriyor. Fakat mahkeme kararı çıkıncaya kadar aradan bir zaman geçiyor. Orada yasalarda bir boşluk var. Mahkeme kararı çıkıncaya kadar belediye meclisi kararı geçerli sayıldığı için hemen uygulamaya başlıyorlar. Bina yapacaklarsa yapıyorlar. Yandaş ve parti çıkarları için ne yapmaları gerekiyorsa ona ilişkin kararları alıp yürürlüğe koyuyorlar. Mahkeme sonunda iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı verse bile iş yapılmış ve bitmiş oluyor. Ondan sonra da yapılacak bir şey kalmıyor. Bu da bizim hukuk sistemimizdeki bir boşluktan kaynaklanıyor. Şehirleri çarpıklaştıran ana nedenlerden birisi bu.

    - İyi de bütün bu yapılanlar ağır yolsuzluk değil mi?

    - Tabii de hukukta yolsuzluk biraz daha farklı tarif ediliyor. Ama bu durumlarda kamu yararına karşı bir yolsuzluk var. Kamu yararı yok ediliyor. Bakın, büyükşehir belediye meclisinde sürekli olarak imar planı tadilatı, bütçe üzerine tartışmalar yaşanıyor. Ben Eskişehir için konuşuyorum. Başka yerleri bilemiyorum. Ama muhtemelen oralarda da vardır. Eskişehir’in ilçe belediyelerinden birisinin meclis üyesi AKP il başkanı. İl yönetiminin bir başka üyesi ilgili belediyenin meclis üyesi. Her ikisi de o belediyenin imar komisyonunda üye. AKP il başkanı o belediyenin aynı zamanda imar komisyonu başkanı. Her ikisi büyükşehir belediye meclisine de üye olarak girdiler. Büyükşehir imar komisyonu başkanı da yine AKP il başkanı. Bunların bir üçüncü arkadaşları var. O da bir başka ilçede meclis ve imar komisyonu üyesi. Her üçü ortak. Yapı denetim şirketleri, proje şirketleri var. Eskişehir’deki yapı denetimi konusunda trilyonlarca ciroya sahip olan bir firma da ortak. Üç şirketleri vardı. Şimdi altıncı şirketlerini kuruyorlarmış. Vatandaşlar yapı denetimi işlerini en çok bunlara götürüyorlar.

    - Peki, bu yolsuzluk ve usulsüzlükleri bile bile neden götürüyorlar?

    - Kendilerine “Neden götürüyorsunuz” diye sorulduğunda şu yanıtı veriyorlar:

    “Aksi halde belediyelerden büyük engeller çıkıyor.” Kanunda yapı denetim şirketlerinin bir yıl içinde denetleme miktarları metrekare olarak sınırlanmış durumdadır. Bunlar bir firmadaki kontenjanı doldurup hemen bir başka şirket açıyorlar. Öbür yapı denetim şirketlerinin ciroları bunların yanında devede kulak kalıyor. Bu durum yerel basının da dikkatini çekiyor. AKP il başkanına, “Neden öbür firmaların yanında sizin şirketleriniz trilyonlarca lira tutarında iş yapıyor” diye soruyorlar. Verilen cevap şu: “Biz kontrolleri çok mükemmel yaptığımız için bütün vatandaşlar bize teveccüh gösteriyor.”

    Beni seçtirmemek için çok uğraşıyorlar. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan elinden gelen her şeyi yapıyor beni seçtirmemek için. Şehirlerimizin uygar kentler haline gelebilmesi için bu rant yağması, çoğunlukta olmanın verdiği pervasızlık nedeniyle bitecek gibi görünmüyor. Şehirlerimizin gelecekleri de bu nedenle pek parlak olmayacak gibi. Ben 1999’dan beri şehirde mükemmel projeleri hâlâ sürdüren bir belediye başkanı olarak yeni projeleri sunup bunlara kabul ettiremememe karşılık bu yağma devam ediyor. Zaman zaman umudum kırılmıyor değil. Ama mücadelemden de vazgeçmiyorum. Çünkü bunların önündeki tek engel benim. Birilerinin çıkıp bunlara “Dur” demesi lazım.

    1999-2004 döneminde Eskişehir’deki belediyeleri DSP olarak silme almıştık. Ama ne yazık ki 2004 seçimlerinde ilçe belediyelerini aldılar. Bizde sadece büyükşehir belediyesi kaldı. Sabahlara kadar yapmadıkları baskı kalmadı. Seçim gecesi ilçelerde oyların tasnif edildikleri yerlere korumalarıyla girdiler. Eskişehir’de her seçimde akşam 21.30’da sonuçlar belli olurdu. 2004 seçimlerinde sabaha kadar belli olmadı. Torbaların içinden sandık seçim kurullarının tasnif kâğıtları çıkmadı.

    Durum bu. İlçe belediyeleri dolayısıyla da büyükşehir belediyelerinde tek parti hâkimiyeti kurulduğu zaman yağmanın haddi hesabı olmuyor. Örneklerini yaşıyoruz. En azından ben yaşıyorum. Büyükşehir belediyelerinde bir zamanlar senatoda olduğu gibi kontenjanlar olmalı.

    LEYLA TAVŞANOĞLU/Cumhuriyet
    http://www.gercekgundem.com/?p=154921
    -----------------------------------------------------------------
    işin içinde unakıtan varsa çok tehlikeli .
    Bu mesaj en son " 28.09.08 " tarihinde saat 22:43 itibariyle TF Haber Sorumlusu 5 tarafından düzenlenmiştir... Neden: duzenleme...

  2. #2
    kaos. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-07-2008
    Mesajlar
    2,798
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    şantaj yapmayandamı var ankarada ?
    Oyun bitmeden farket !

    ŞAH'mısın, PİYON'mu...!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Siyasi Mizahımız :D :(
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde MantıK tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 27.11.11, 17:28
  2. Fethullah GÜLEN 'e kimler şantaj yaptı ?
    2005 Konuları bölümünde no_name tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 10.04.05, 15:43

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •