Ne el öperim…
Ne de el öptürürüm.
Ne de kendimi kendime
Güldürürüm.
El öpmek bir marifet değil
El öpmek bir hayır değil
El öpmek bir SAHİP
Yaşı küçük dediğin
Ya da yaşı büyük dediğin
Biolojik.
Sen önce geldi isen
O sonra…
Ne ayırımın var!
Esas mesele bunda!
Her şeyi, herkesi…
Eşit tutmanda.
Bayram dediğin kutlamalarda
Marifet bunları anlamanda
Küçüğü koruyacaksın, gözeteceksin
Sevecek ve sevindireceksin
Bunun için de…
VERECEKSİN.
Kimi zaman para…
Kimi zaman şeker…
Kimi zaman kılık kıyafet
Etmeyeceksin bunları kendine letafet
Sonra olur bunlar sana hitabet
Döner görürsün kendini, bir garabet.
Büyüğü saymak saygı göstermek
Gerekmez ille de el etek öpmek
Küçüğü sevdiğini
Ve bunu göstermesini bilmek
Bir el uzatmak
En büyük NEZAKET.
Yürekten kucaklaşmak
Sevgi ile sırtını sıvazlamak
Eşitliğin temelini belgelemektir
El öpüp öptürdüğün zaman
Üstünlüğü pekiştirirsin
Eşitliği geçiştirirsin
AYIRIMI GETİRİRSİN…
HAK’KI ÇİĞNERSİN…
YALANA GİRERSİN.
VE… Bir DÖNGÜDE…
GEZERSİN.
Örf, adet, gelenek dediğin…
İtaat ettiklerin… Söylediklerin.
Doğru mu! yanlış mı!…
Nerden bileceksin!
İşte önce bunu öğreneceksin
Her söylenen doğru…
Her söylenen yanlış…
Neyin doğru, neyin yanlış
Bunu bilmek için…
DÜŞÜNECEKSİN.
Ve ona göre…
Hareket edeceksin.
Körü körüne itaat
Körü körüne söylem
İşte budur seni senden
Beni benden götüren.
Bilmeden, öğrenmeden
Yol gidersin
Sonra gittiğin yoldan
Şüphe edersin
Ne zaman şüpheye düşersin
İşte o zaman…
SEN ÜŞÜTENSİN
BENSE DELİREN.
Kubilay Öğütveren


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla