Aktütün karakolunda verilen 17 şehidin ardından yaşanan gergin ortamda sınır ötesi harekete yetki veren tezkere Meclis'te görüşülüyor. İşte dakika dakika tezkere görüşmeleri...http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10...id=229&sz=4376
SAAT: 16.35
CAYDIRICILIK POLİTİKASI GEREKLİ
Terörle mücadele milli bir beka sorunudur. Bu tehdit karşısında milli birlikle hareket edilmesi ve güvenlik güçlerimize her desteğin verilmesi hepimizin için bir görevdir.
Bugün Türkiye bir terör tehdidiyle karşı karşıyadır. Bunun için etkili bir caydırıcılık politikasının benimsenmesi gerekir.
Terörü destekleyenlere karşı da etkili önlemler alınması gerekmektedir.
Hükümetin belirlediği hedefler ile alınan sonuçlar:
PKK’nın dağıtılması ve Türk vatandaşları olan teröristlerin silahlarıyla Türkiye getirerek adalete teslim edilmesi, PKK’nın kontrolündeki Mahmur Kampı’nın kapanmasıdır. Bu tasfye kriterleri bizzat AKP hükümetinin ABD ile yaptığı görüşmelerde masaya getirdikleridir.
TSK 16 Aralık 2007’den itibaren 17 tane hava harekâtı ve kara harekatı düzenlemiştir. Bu operasyonlarda terör unsurlarına ağır zayiat vermiştir. Bu görevler ağır şartlarda başarıyla icra edilmiştir.
SAAT: 16.15
YUNANİSTAN VE SURİYE TAKTİĞİ ÇAĞRISI
İlk sözü CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ aldı. İşte Elekdağ’ın açıklamaları:
Geçen yılki tezkereden bu yana terör eylemleri devam etti. Ülkemizde yüzlerce ocak söndü. Aktütün olayı düşündürücüdür, araştırılması gerekmektedir. Bir karakolun savunulabilir, askerimizi koruyabilen bir yapı haline getirilmesi gerekirdi. Karakoldaki eksiklikleri, inşaat ve mali zorluklara bağlamak doğru değildir.
Hükümetin terör konusunda 3 temel zafiyeti var. Birincisi hükümetin caydırıcı bir strateji uygulayamaması. Barzani’nin PKK’ya yataklık yapmasının ve destek vermesinin nedeni biliniyor. Barzani, PKK’yı bir pazarlık aracı olarak kullanmak istiyor. Bu durumda Barzani’nin Türkiye’nin düşmanı olduğunu ve terörün baş destekçiliğini yapmadığını düşünen var mıdır?
Barzani’yi PKK’ya destek vermekten caydırmak zorunludur. Bu bakımdan Türkiye politikasıyla, Barzani’ye PKK’mı Türkiye’mi seçimini yaptırmak zorundadır. Geçen sene bu kürsüden bunları söylemiştim.
Bu caydırıcı politikalara en iyi örnek Türkiye ile Yunanistan arasındaki karasu konusunda yapılmıştır.
Türkiye Ege’deki hakları korumak hususunda sarsılmaz bir irade ortaya koydu. Yunanistan’ın Ege’de karasularının 6 mil’in üzerine çıkarmasının, savaş nedeni olacağını ilan etti.
Türk Genelkurmay’ı buna mukabele edecek uygun bir stratejiyi uygulamaya koydu.
Bu planı uygulayacak askeri güç Ege’de konuşlandırıldı.
Öcalan’ın ve PKK’nın Suriye’den çıkarılmasında da aynı yol izlendi.
Caydırıcı politika uygulandığında kuvvet kullanmaya gerek kalmayabilir. Kurşun atılmadan sonuç alma imkanı doğar.
Hükümet Kuzey Irak konusunda böyle bir politika uygulayacaksa önce Barzani Türkiye’nin düşmanı demelidir. Ama eğer Türkiye bundan korkarsa, ozaman Barzani’de sergilenen teslimiyetten yararlanır.
Tabi bir de ABD faktörü var. Genel kanaat, Barzani’nin tutumunun ABD’den aldığı cesaretle yaptığıdır.
5 Kasım 2007’de Erdoğan ve Bush arasında yapılan mutabakattan geliyor. Zannedilenin aksine bu mutabakat PKK’nın Kuzey Irak’tan tamamen
ABD, PKK konusunda işbirliği sağlamayı kabul ediyor ama Türkiye’ye de bir yasak getiriyor. Bu yasak TSK’nın ABD’nin izni olmadan hiçbir operasyon yapamaz.
Hava operasyonlarıyla terörün kökü kazınamaz. ABD kara harekatı yapabilme izni vermiyor.
Hükümet ABD’nin istihbarat vermesi karşılığında, Kuzey Irak’a müdahale hakkından vazgeçmiştir.
Böylece ABD Barzani’ye, “Türkiye’nin elinden operasyon aldık” demiştir.
Böyle olmasa Barzani, Türkiye’ye “Kerkük sorununu karışırsanız, Diyarbakır’da halkı sokağa dökerim” diyebilir mi?
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin meşru müdafaa hakkından vazgeçerek, Barzani karşısında ülkesini savunmasız bıraktı.
Terörle mücadele için topyekun bir mücadele anlayışı gerekir.
Hükümet 6 yıldır bu tür kapsamlı bir mücadele yapamamıştır.
CHP olarak tezkereyi desteklediğimizi açıklar hepinize saygılarımı sunarım.
SAAT: 16.10
Gündem dışı konuşmalar sona erdi. Tezkerenin görüşülmesine başlandı.
SAAT: 15.00
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Irak’ın kuzeyine sınır ötesi operasyon yetkisi veren ve sürenin 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Hükümet tezkeresi TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandı. Oturumu Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu yönetiyor. İlk olarak gündem dışı konuşmak üzere CHP Ardahan Ensar Öğüt, seçim bölgesinin eğitim sorunlarıyla ilgili söz aldı
REKOR OYLA GEÇMESİ BEKLENİYOR
22. Dönem Meclis’te 17 Ekim 2007 tarihinde rekor oyla geçen hükümet tezkeresinin bugünkü görüşmede de aynı rekor oyla geçmesi bekleniyor. Bu konuda AKP ve MHP yönetimi milletvekillerine bugünkü Genel Kurul oturumuna tam kadro katılmaları konusunda uyarılırken, CHP’nin de Genel Kurul’da tam kadro hazır bulunması bekleniyor.
TBMM TARİHİNDE TEZKERELER
TBMM, 1950’den bu yana yurt dışına asker göndermek için 21 kez izin verdi. Meclis, 1950 yılından sonra ilk kez, Kore’ye Türk askerinin gönderilmesi için dönemin hükümetine izin vermişti. TBMM, 6 Aralık 1950 tarihli birleşiminde, "dünya barışını kurmak, korumak ve insanlığın emniyet ve huzurunun sağlanması amacıyla Türk askerinin BM orduları saflarına katılması" yönündeki Başbakanlık Tezkeresi’ni kabul etmişti.
TBMM, 21. KEZ İZİN VERMİŞ OLDU
1950`den bu yana yurt dışına asker göndermek için 21. kez izin verdi. TBMM bugün 22. tezkereye izin vermeye hazırlanıyor.
Meclis, 84 yıllık tarihinde Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesi konusundaki istemlere sahne oldu.
TBMM, 1950 yılından sonra ilk kez, Kore`ye Türk askerinin gönderilmesi için dönemin hükümetine izin verdi. TBMM, 6 Aralık 1950 tarihli birleşiminde, “dünya barışını kurmak, korumak ve insanlığın emniyet ve huzurunun sağlanması amacıyla Türk askerinin BM orduları saflarına katılması” yönündeki tezkereyi kabul etti.
KIBRIS
Meclis, Kıbrıs`a asker gönderilmesi konusunda çeşitli tarihlerde 3 kez izin verdi. Bu konudaki ilk tezkere, 16 Mart 1964 tarihini taşıyor. 1961 Anayasası'nın 66. maddesine dayandırılan bu karar, “16 Ağustos 1960 tarihinde, Lefkoşa`da Türkiye, Yunanistan, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca Kıbrıs`a Türk Silahlı Kuvvetleri`nin gönderilmesine izin verilmesini” içeriyordu. TBMM, 17 Kasım 1967`de, “Hükümete verilen yetkinin kullanılmasından doğacak inkişaf ve ihtilatlar karşısında; lüzum, hudut, şümulü Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesine” izin verdi.
Kıbrıs konusundaki 3. tezkere ise 20 Temmuz 1974 tarihinde kabul edildi. Dış siyasi olayların ortaya çıkardığı ağır şartlar sonunda ve TBMM`nin 1964 ve 1967 yıllarında verilen izinlerine dayanarak Kıbrıs`a yapılan indirme ve çıkarma harekatının ortaya çıkaracağı durum karşısında gerekliliği, sınırı ve miktarı Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine izin verilirken, aynı günkü birleşimde “TBMM`nin kahraman ve şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri'ne güven, dilek ve takdirleri” de iletildi.
KÖRFEZ KRİZİ
Irak`ın Kuveyt`i işgaliyle başlayan Körfez Krizi sürecinde TBMM`den 3 tezkere çıktı.
Körfez Krizi sürecinde, ABD ve müttefiklerinin Irak`a yönelik askeri harekatı aşamasında Türkiye`de çok uluslu bir gücün konuşlandırılması gündeme geldi. Hükümet, “Ülkemize bir tecavüz vuku halinde derhal mukabele edilmesi maksadına münhasır olarak” Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi veya yabancı silahlı kuvvetler mensuplarının Türkiye`de bulunması konularında TBMM`den izin istedi. Bu izin, 12 Ağustos 1990 tarihinde hükümete verildi. Önceleri “Çekiç Güç” olarak adlandırılan, daha sonra sadece hava gücüyle sınırlı olan “Kuzeyden Keşif Harekatı”, bu izin kapsamında Türkiye`de konuşlandırıldı.
TBMM, yine aynı kapsamda 5 Eylül 1990 ve 17 Ocak 1991 tarihlerinde BM Güvenlik Konseyi kararını desteklemek ve Türkiye`nin muhtemel tehlikelere karşı güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve sonrasında olabilecek gelişmeler ışığında Türkiye`nin çıkarlarını korumak amacıyla Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye`de bulunmasına izin verdi.
BOSNA-HERSEK`TEN AFGANİSTAN`A
Türk askeri, Körfez Krizi sonrasında dünyanın farklı köşelerindeki savaş ortamlarında görev aldı. Bu amaçla TBMM`den alınan izin sonrasında Türk askeri Bosna-Hersek`ten Afganistan`a kadar geniş bir coğrafyada görev yaptı.
Hükümetler, 8 Aralık 1992`de iki ayrı tezkereyle Somali ve Bosna-Hersek`e, 20 Şubat 1997`de İsrail-Filistin çatışmalarının yaşandığı El Halil`e, 10 Nisan 1997 ve 23 Temmuz 1998`de Arnavutluk`a, 8 Ekim 1998`de Kosova`ya, 10 Ekim 2001`de Afganistan`a asker göndermek için TBMM`den izin aldı.
ABD`nin Irak`a yönelik operasyonuyla ilgili olarak 4 Başbakanlık tezkeresi, 2003`te TBMM`ye sunulurken, bunlardan Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı ülke askerlerinin Türkiye`ye gelmesini içeren tezkere kabul edilmedi.
Türkiye`deki askeri üs ve tesisler ile limanlarda gerekli yenileştirme, geliştirme, inşaat ve tevsi çalışmaları ile altyapı faaliyetlerinde bulunmak amacıyla ABD`li teknik ve askeri personelin 3 ay süreyle Türkiye`de bulunmasına izin verilmesine ilişkin karar, 6 Şubat 2003 tarihinde TBMM`den çıktı.
TBMM, 20 Mart 2003`te, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak`a gönderilmesine; bu kuvvetlerin belirlenecek esaslar çerçevesinde kullanılmasına ve muhtemel bir askeri harekat kapsamında yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasını kullanmalarına 6 ay süreyle izin verdi.
Irak Savaşı nedeniyle “Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye`de bulunması için hükümete yetki verilmesine” ilişkin 25 Şubat 2003 tarihli Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulu`nda 1 Mart 2003 tarihinde “salt çoğunluğa ulaşılmaması” nedeniyle kabul edilmedi. Bu oylamaya 533 milletvekili katılmış, 264 kabul, 250 ret, 19 çekimser oy kullanılmıştı. Irak ile ilgili 2003`teki diğer tezkere ise 7 Ekim tarihli oldu. Başbakanlık Tezkeresiyle, hükümete, Türk Silahlı Kuvvetleri`nin, güvenlik ve istikrara katkı yapmak amacıyla Irak`a gönderilmesi, bu kuvvetlerin görev ye kullanılmasına ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması için 1 yıl süreyle izin verdi.
LÜBNAN`A ASKER GÖNDERİLMESİ
Kongo`daki seçimlerde güvenliği sağlayacak uluslararası güce, Türkiye`nin asker göndermesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, 27 Haziran 2006`da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. TBMM`den, Lübnan`a asker gönderilmesine ilişkin karar, 5 Eylül 2006 tarihinde çıktı.
KUZEY IRAK
29 Mayıs 2007 tarihli, Lübnan`da BM Geçici Görev Gücü(UNIFIL) kapsamındaki Türk askerlerinin görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi ise TBMM`de kabul edildi.
17 Ekim 2008’de rekor oyla kabul edilen tezkere de Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Irak`ın terör örgütü PKK`nın yuvalandığı kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi için Hükümete bir yıl süreyle izin verilmesini öngörmüştü.
chpnın onerısı guzel bence yaptırımla bıtırebılır.
bu hukumet varken bıtcegını sanmıyorum da.....
gerektıgınde abdyı de karsısına almalılar!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
