• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0

    Kızgın Bakan çocuğa 'yalancı' der mi?

    Bakan çocuğa 'yalancı' der mi?
    Medyanın gündemine düşen Aktütün köyünün çocukları, "kurşun yerine kalem tutmak istiyoruz" derken, haberin medya yalanı olduğunu iddia eden AKP'nin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik "yoksulluk yok" diye tutturdu.

    soL Hakkâri-Şemdinli'nin Aktütün köyünde karakol baskınının sonrasında, bölgenin sorunlarının da gündeme gelmesinin bir parçası olarak, köyün okul çağındaki çocuklarıyla yapılan röportajlar, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in hoşuna gitmedi. Çelik, "Aktütün'de öğrencilerin öğretmen bulamadığı" haberlerinin doğru olmadığını söyleyerek, "buradaki çocuklar pencereden okula sokuluyorlar. Bunun senaryo olduğunu, mizansen olduğunu halkımız anlamıyor mu sanıyorsunuz?" dedi.

    "Terör değil yoksulluk dediler"
    Aktütün saldırısından sonra doğu illerinde "terör ortamındaki çocuklar" başlıklı haberlerde yapılan röportajlar bir kez daha yetkilileri kızdırdı. Röportajlarda çocuklara yöneltilen "korkuyor musunuz" sorularına neredeyse her çocuk aynı yanıtı verdi: "Korkuyoruz... kitabımız yok", "Korkuyoruz... okulumuz yok, ayakkabımız yok, aç kalabiliriz, köylerde çok yoksulluk var..."

    Çocukların terörden çok yoksulluktan bahsetmesi Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in açıklama yapmasına neden oldu. Çelik "yoksulluk" diyen çocuklara "yalan söylüyorlar" yanıtını verirken kamuoyuna da "medyanın oyununa gelmeyin, birkaç medya kuruluşu olayı çarpıtıyor" dedi. Çelik'in kızgınlığı karşısında daha önce haberi sunan Uğur Dündar açıklama yapmak zorunda kalarak, kanalının haberini savundu, "araştırdık, yoksulluk var, okul yok ama biz aslında terörü anlatmak istedik" dedi.

    Çelik, "medyada çıkan haberler kesinlikle yalan haberdir. Bu sorumsuz insanların, neye hizmet ettiklerini aslında çok iyi bilmeleri gerekiyor. Teröre meşruiyet mi kazandırmaya mı çalıyoruz? Günlerdir, Aktütün'deki çocukları konu mankeni gibi kullanan, küçücük çocuklara makyaj yaparak onları televizyonlara çıkaran insanlar, yayıncılık yaptıklarını mı sanıyorlar? Çocukları okulun penceresinden sokarak, binbir türlü şekle sokarak, onları konu mankeni yaparak kullanmak, hangi sorumlu yayıncılık anlayışına sığar?" diyerek, köye iki öğretmen gönderildiğinin, okulda eğitime devam edildiğinin açıklanmasına karşın, ısrarlı yayınların devam ettiğini belirtti ve medyaya "öğretmen olmaması sizin daha mı çok işinize geliyor acaba?" sorusunu yöneltti.

    Çatışmanın ortasındaki çocuklar
    650 nüfuslu Aktütün köyünün çocukları, dün mavi önlük giydirilerek ve bedava kitap dağıtılarak okula başlatıldı. Kurulduğu günden beri yeterli eğitim verilemeyen J. Teğmen Nadir Ozan İlköğretim Okulu'na, can güvenliği nedeniyle bugüne kadar atanan hiçbir kadrolu öğretmen gitmedi. 65 haneli köyün tamamında, devlet tarafından maaşlı çalıştırılan geçici köy korucuları var. Yapılan ropörtajlarda, öğretmen, doktor olup köylerinde kalmak istediklerini belirten çocukların aileleri, köyü terk etmeyi sürdürüyorlar.

    Okul açıkmış
    Okul çağında 80'e yakın çocuğun olduğu Aktütün'de, bir o kadar da yaşı geçmiş, ancak eğitim verilmediği için okuyamamış çocuk var. Köydeki çocuklar yaklaşık 25 yıl önce açılan J. Teğmen Nadir Ozan İlköğretim Okulu'nda sadece beşinci sınıfa kadar eğitim görebiliyor. Altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflar için, yaklaşık iki saat 15 dakikalık mesafedeki Şemdinli ilçe merkezine gitmek zorundalar. Köy tarihinde şimdiye kadar üniversite bitiren olmamış. Hiçbir öğrenci, herhangi bir sınavı kazanamamış.

    Tek dersliği olan J. Teğmen Nadir Ozan İlköğretim Okulu'nda görev yapan vekil öğretmen Cevdet Arıcı, eğitim yılının başında köye gelip okulda badana yaptıktan sonra, bir daha uğramamış. Önceki akşam Kaymakam Hakan Şen'in Sikorsky helikopterle köye gelmesinin ardından, dün de vekil öğretmen Arıcı dönerek, okula vurulan kilidi açmış çocukları okula almış. Kaymakam Şen'in açıklamalarına göre, artık öğretmen var ve okul kapalı değil.

    Bunlar da mı yalan?
    Bölgede yıllardır süren çatışma ortamı, sadece Aktütün'de değil, benzeri birçok ilde çocukların aynı durumda olduğunu gözler önüne seriyor. Açıklanan rakkamlar her geçen yıl Doğu illerine ayrılan paranın azaldığını gösteriyor. Oyuncak yerine cephanelerle oynayan çocuklar sakat kalıyor, bölgenin her yerine yerleştirilen mayınlar çocukları öldürüyor. Askerlerin çöplerde bıraktığı bombalar patlıyor. Yaşamak için çalışmak zorunda olan aileler, çocuklarını kendileriyle birlikte pamuk tarlalarına götürüyor. Gece gündüz haftada 40 milyona çalıştırılan çocuklar, okullar açılsa da işe devam etmek zorunda kalıyor.

    Göç olgusu yeni değil
    İşsizlik ve sefalet, metropollere göçün temel sebebi. Geçimini hayvancılık ve tarımla sağlamaya çalışan bölge halkı, aç kalınca, büyük kentlere göç etmekten başka çare bulamıyor. Köylerden kentlere gelen ailelerin çocukları, burada da okula gitmek yerine çalışmak zorunda kalıyor. Aileler, çocuklarını okula göndermektense simit satmaya, boyacılık yapmaya, mendil satmaya gönderiyor. Son 10 yılda sokak çocuklarının sayısı 10 kat arttı. 2007 yılında Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı tarafından açıklanan Kayıp Çocuk Raporu'na göre, en fazla çocuk Antep, Diyarbakır ve Urfa'da kayboluyor. Aranan çocuk sayısında Urfa ve Mardin ilk sırada.

    Kardeşini seç
    İnsanca yaşamdan mahrum bırakılan bu çocukların isimlerine internet sitelerinde rastlanıyor. "Tıkla kardeşini seç" sitesinde, yardım bekleyen çocuklar, isim, yaş, cinsiyet sütunları içeren listeler halinde yer alıyor ve kendilerine "hediye gönderilmesi" öneriliyor.

    Gerçekler ortada
    Eğitim-Sen tarafından bu yıl hazırlanan "Eğitimin Durumu" raporunda, okul çağındaki nüfusun ilköğretim alma oranı yüzde 97 iken, ortaöğretim çağındaki çocukların sadece yüzde 58'inin okullara devam ettiği belirtiliyor. Okula devam oranları, kentlerden kırsala, batıdan doğuya doğru düşüş gösteriyor. Öğrenci sayısının her yıl belli bir oranda artmasına karşın okul, derslik ve öğretmen sayısı bunun çok gerisinde kalıyor.

    Rapora göre, 2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin yüzde 17,18'i yatırımlara ayrılırken, 2008'de bu oran yüzde 5,66'ya düşüyor. Türkiye'de 6–13 yaş grubundaki çocukların 273 bin 634'ü okula gidemiyor. Bunların 78 bin 261'ini erkekler, 195 bin 373'ünü kızlar oluşturuyor. Okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretimde yaklaşık 5 milyon çocuk ve genç, "okul çağı nüfusu" içinde olmasına rağmen, eğitim hakkından yararlanamıyor. Sınıf mevcutları büyük kentlerde ortalama 40–45 civarında. Sınıfların kalabalık olması eğitimin niteliğini olumsuz yönde etkiliyor. Ders kitaplarının içeriğinde ise bilimsel olmayan, ırkçı-gerici-cins ayrımcı öğeler yer alıyor.
    http://haber.sol.org.tr/mansetler/anamanset/4752.html
    Zor,çok zor.Bu ülkede, hele doğuda çocuk olmak da zor,yetişkin olmakda!
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Bakan dogru soyluyor.YOKSUL OLAN HAINLERE PARA VERIR MI?Yoksul denilen insanlardan pkk'ya aktarilan paralari bakan bilmiyor mu saniyor bu koyluler?Bakani birakin ben bile gunduz sade vatandas gece hain olanlarin varligini biliyorum oyleyse yalan soylemiyorlarda ne yapiyorlar?
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  3. #3
    piüçolsunhocam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-08-2008
    Mesajlar
    1,383
    Karizma Gücü
    0
    ben ordaki yoksulluğunda eğitimsizliğinde samimi olduğuna inanmıyorum köye giden öğretmenleri kaçırıyorlar yatırım yapmak isteyeni kaçırıyorlar sonrada çıkıp yoksuluz şöyleyiz böyleyiz diyorlar
    24 mart 2009 hoşgeldin kızım KATREM


    Bu imzaya erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. (SansüreSansür Yay! Hareketi)

  4. #4
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı eyyuphan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bakan dogru soyluyor.YOKSUL OLAN HAINLERE PARA VERIR MI?Yoksul denilen insanlardan pkk'ya aktarilan paralari bakan bilmiyor mu saniyor bu koyluler?Bakani birakin ben bile gunduz sade vatandas gece hain olanlarin varligini biliyorum oyleyse yalan soylemiyorlarda ne yapiyorlar?
    8 Eylül'de açıldığını iddia ettiği okul dün açıldı.Çocukların sıralarında daha yeni verilmiş kitap poşetleri akşam star haber'de görünüyordu.
    Kim yalan söylüyor ortada!
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    27-11-2004
    Mesajlar
    392
    Karizma Gücü
    0
    Ne yoksulluğu ya... Babaları kaçakçılık yapıyorlar, pkk ya yardım ve yataklık ediyorlar, hala daha yoksulluktan bahsediyorlar... Bunlara yapılan yardım anadolunun başka hiçbir köşesine yapılmıyor ama hala daha açız diyorlar...
    Bu mesaj en son " 10.10.08 " tarihinde saat 15:47 itibariyle mysterious_man tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6
    alipaşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-06-2008
    Mesajlar
    294
    Karizma Gücü
    0
    dermiş demekli bakında görün.
    "Birisi bakmış ki, duvarda milyarlarca saat var. Bunlar ne saatidir? Diye sormuş. Dünyada herkesin bir saati var kardeşim, kim yalan söylerse onun saatinin yelkovanı oynuyor, diye cevap almış. Bakmış ki, duvardaki bir saatin akrep ve yelkovanı 12'nin üzerinde durmuş ve bu kimin saati? Demiş. Türkiye'de bir Mustafa Kemal var, hiç yalan söylemiyor, bu onun saati demişler. Sonra, Mao'nun, Lenin'in saati hangisi? falan diye sorarken, bizde bir de Tayyip Erdoğan vardı, onun saati hangisi' Demiş. Melek diyor ki; Vallahi onun saatini Azrail aldı. Biliyorsunuz, cehennem çok sıcak orada onu vantilatör olarak kullanıyormuş diyor."

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. O yalancı, sürgün yazar kim?
    2006 Konuları bölümünde dana22 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.02.06, 09:20

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •