• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-09-2008
    Mesajlar
    551
    Karizma Gücü
    0

    Marjinalin daniskası!

    Herkese eşit mesafede durmasını zorunlu kılan Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Abdullah Gül’ün, AB’yi eleştirenler için “Marjinal gruplar karşı çıkıyor ama gerekeni yapacağız” şeklindeki sözlerine sert tepki geldi. Siyasiler ve konunun uzmanları, Gül’e bir dönem kendisinin AB’ye karşı olduğunu hatılattılar.

    Halkın yüzde 70’i hayır diyor
    Abdullah Gül’ün bir dönem hocalığını da yapan Prof. Erol Manisalı, “Son araştırmalar gösteriyor ki, AB karşıtlarının oranı yüzde 70’i aşıyor. Gül’ün tavrı antidemokratik” dedi. Yargıtay Onursal Başsavcısı Vural Savaş’ın tepkisi ise daha sert oldu: AB yanlılığı yapmak, devlet adamlığı vasfından yoksun olmak demektir...


    Bunlar maksadı aşan sözler
    CHP’li Öymen, “Her ülkede AB’ye karşıt gruplar, partiler olur. Bunlar demokrasinin gereği. Sayın Gül, bazen maksadını aşan konuşmalar yapıyor” değerlendirmesini yaparken, SP’li Hatipoğlu ise “Biz Atatürk’ün ifade ettiği tam bağımsızlıktan yanayız. Bu marjinallik değil sağduyunun ta kendisidir, milli duruştur” dedi.




    Bakın kendisi neler demişti
    AB’ye karşı çıkanları marjinallikle suçlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, RP ve SP’den milletvekili olduğu tarihlerde marjinal(!) gibi konuşuyordu. İşte o tarihi sözler:


    AB, Hıristiyan kulübüdür
    Aslında Gümrük Birliği’ne, Türkiye’nin gayretleriyle girilmedi. Türkiye’nin AB’ye giremeyeceği kesindir; çünkü AB, bir Hıristiyan birliğidir.

    Bölünmemizi isteyecekler
    Türkiye’de bölücülüğün nasıl istendiğini göreceksiniz. Fakat bu milletin Müslümanca yaşaması söz konusu olunca köktendincilik denilecek. Avrupa budur!

    Avantajların hepsi hikaye
    Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girip de bahsedilen o avantajlardan faydalanması hikayedir. Böyle bir şey söz konusu değildir ve asla olamayacaktır.

    AB Türkiye’den bunları istiyor!
    * Atatürk’ün fotoğraflarını indirin, heykellerini yıkın. Kemalizmin kökünü kazıyın.
    * Türk ordusunu etkisizleştirin.
    * Gayrimüslim azınlıklara yeni imtiyaz verin, el konulan mallarını iade edin.
    * Türkçe dışı dillerde yayın ve eğitime izin verin, Kürtçe 2. resmi dil olsun.
    * Ruhban Okulu’nu açın, Fener Papazı’nı ekümenik kabul edin.
    * Türk hava ve deniz limanlarını Rum gemi ve uçaklarına açın.
    * KKTC’deki Türk askerini geri çekin. Ada’da yaşayanlar Rum bayrağı altında birleşsin. Ankara bu yeni yönetimi tanısın.
    * Soykırımı kabul edin ve Ermenistan sınırını açın. Yunanistan ile aranızdaki kara ve hava mili sorununu da çözün.
    * Fırat ile Dicle’nin uluslararası komisyon tarafından kontrolüne izin verin.


    Abdullah Gül’ün çelişkili açıklamaları milleti derinden endişelendiriyor.



    MARJiNALiN TA KENDiSi
    Geçmişte TBMM kürsüsünden sarfettiği sözleri unutan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin büyük çoğunluğunun Avrupa Birliği sürecine destek verdiğini iddia ederek, AB karşıtlarını marjinallikle suçladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Finlandiya ziyaretinin ikinci gününde Jovaskyla kentinde temaslarda bulundu. Yuvaskula Üniversitesi’ni ziyaret eden Gül’e, nanoteknoloji merkezinde son bilimsel çalışmalar gösterildi. Daha sonra Finlandiya’nın eski Cumhurbaşkanlarından Martti Ahtisaari ile görüşen Gül, üniversitede “Türkiye ve Avrupa Birliği, Ortak Geleceğin İnşaası” konulu konferansa katıldı. Gül, burada Türkiye’nin jeopolitik önemine, ekonomik gücüne ve uluslararası sorunlara değindi. Katılımcıların sorularını yanıtlayan Gül, Türkiye’nin, birliğe üye olduğunda, Avrupa Birliği’nin pastasındaki payı küçültmeyeceğini aksine payın büyüyeceğini vurguladı. Türkiye’nin büyük çoğunluğunun Avrupa Birliği sürecini desteklediğini savunan Gül, bazı marjinal gruplar haricinde, buna tüm siyasi partilerin ve grupların dahil olduğunu söyledi. Gül, müzakere sürecinin uzun süreceğinin farkında olunduğunu da belirterek, “Çünkü biz büyük bir ülkeyiz. Biz önce süreci bitirmeyi düşünüyoruz. Sonra da yapılması gereken neyse onu yapacağız” dedi.




    Bu sözleri çok çabuk unuttu
    AB karşıtlarını marjinallikle suçlayan Cumhurbaşkanı Gül, değişik tarihlerde Refah Partisi ve Saadet Partisi milletvekili sıfatlarıyla yaptığı açıklamalarda, birliğin “Hıristiyan Kulübü” olduğunu öne sürüyordu. İşte Gül’ün o açıklamaları:
    * Aslında Gümrük Birliği’ne, Türkiye’nin gayretleriyle girilmedi. Türkiye’nin AB’ye giremeyeceği kesindir; bunu Avrupalılar söylemektedir. Çünkü Avrupa Birliği bir Hıristiyan birliğidir. Bunu Avrupa’da herkes söylüyor, herkes biliyor.
    * Avrupa Parlamentosu’nda (AP), Türkiye’de bölücülüğün, otonom idarelerin nasıl istendiğini göreceksiniz. Fakat Türkiye’de, bu milletin Müslüman’ca yaşaması söz konusu olduğunda, kökten dincilik denilecek; Avrupa, budur.
    * Burada her şey tek taraflı olarak gitmektedir. Avrupa’nın çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir direniş, hiçbir ısrar olmamaktadır. Bu şudur: Ne pahasına olursa olsun Türkiye, Avrupa Birliği’ne girecek anlayışıdır. Siz eğer bu zihniyette olursanız, işte o zaman sizi o zenginler köşkünün bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte.
    * Türkiye’nin AB girip de o bahsettiğiniz avantajlardan faydalanması hikayedir. Böyle bir şey söz konusu da değildir, olamayacaktır.
    * Medyaya bakarsanız (AB işi bittiğinde) Türkiye’ye zenginlik gelecek, mallar girecek, bir pembe tablo!.. Tabii ki en çok çıkarı olan grup medya olacaktır. (Refah sıralarından alkışlar.)




    Teslimiyet imzası
    Başbakan Erdoğan ve Abdullah Gül, 29 Ekim 2004’te İtalya’nın başkenti Roma’da Avrupa Birliği Anayasası’nın imza törenine katılmıştı. Gül ve Erdoğan ikilisi, AB Anayasası’na Hıristiyanlık dünyası için tarihi öneme sahip Campidolio’da Papa X. Innocenizo’nun heykeli önünde imza atmıştı. İmza törenin ardından Başbakan Erdoğan ve dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Avrupa Birliği liderleriyle fotoğraf çektirmişti.


    Savunduğu AB bunları dayatıyor
    * Asker-sivil ilişkilerini yeniden düzenleyin. Türk ordusunun etkinliğini azaltın, ’vicdani ret’in önünü açın
    * İfade özgürlüğü ve demokrasi için yasal düzenlemeler yapın. (Terörle mücadeleyi zaafa uğratsa bile)
    * Türkiye’yi eyaletleşme sürecine götüren Kalkınma Ajansları ile ilgili yasal değişikliklere hız verin. Yine bu çerçevede ’İstinaf Mahkemeleri’nin oluşturulmasına hız verin
    * Gayrimüslim azınlıklara yeni imtiyazlar verin. Azınlık vakıflarının el konulan mallarını iade edin.
    * Heybeliada Ruhban Okulu’nu açın.
    * Fener Rum Papazı Bartholomeos’un ekümenikliği kabul edin.
    * Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde yayın ve eğitim
    yapılmasına izin verin. Kürtçe’yi ikinci resmi dil yapın.
    * Türk hava ve deniz limanlarını, Rum gemi ve uçaklarına açın.
    * KKTC’deki Türk Silahlı Kuvvetleri varlığına son verin. Süreç içerisinde KKTC’yi tasfiye edin
    * Ermenistan sınırı açın. Yunanistan ile arasınızdaki kara ve hava mili sorununu çözün
    * Devletin ekonomideki rolünü azaltın. Tüpraş, Telekom, Erdemir ve Petkim’le başlayan özelleştirme maratonunu kamu bankaları ve limanlarla tamamlayın.
    * Fırat ile Dicle’nin kontrolünü uluslararası komisyona bırakın.
    * Sözde Ermeni Soykırımını kabul edin
    * Kamu binalarındaki Atatürk’ün fotoğraflarını indirin. Ders kitaplarındaki Mustafa Kemal’le ilgili bölümleri azaltın.



    CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN RENCİDE EDİCİ AÇIKLAMALARINA TEPKİ YAĞDI

    Devlet adamlığına yakışmadı

    Antidemokratik yaklaşım
    Prof. Dr. Erol Manisalı: Gül de bir zamanlar AB karşıtıydı. O zaman sayın Gül de marjinal bir insan mıydı diye sormak gerekiyor. Türkiye’deki kamuoyu yoklamalarında, AB ile müzakere sürecinde bizim gibi düşünen çevrelerin oranı yüzde 70’den fazla. Bu, tarafsız araştırma grupları tarafından ortaya kondu. Sorun, Türkiye’deki dar oligarşi. Batı’nın yeni Türkiye politikalarına destek veren içimizdeki yeni oligarşi marjinal aslında . Mevcut AB sürecini destekleyenler bu kesimlerdir. Onun dışında Türkiye’de köylü, esnaf, işçi, memur, KOBİ’ler ve Anadolu sermayesi, bu sürece karşıdır. Demek ki, Gül, büyük çoğunluğu oluşturan halk kesimlerini, marjinal olarak tanımlamakta. Bu anti demokratik bir yaklaşımdır.

    Aynı noktaya gelecek
    USİAD Başkanı Fevzi Durgun: Değerlendirme çok hatalı. 1998’in sonunda USİAD’ı kurduğumuzda felsefemiz yerli malı üretim anlayışı olmuştu. O zaman da marjinal olmakla itham edilmiştik. Şimdi de bizim gibi düşünen kesimlerin marjinal olduğu iddia edilebilir. Ancak birkaç sene sonra marjinal olmadığımız ortaya çıkacak. Biz bazı şeyleri erken tespit ediyoruz, net söylüyoruz. Yerli malı, ulusal ekonomi, IMF ve AB ile tek yanlı ilişkiye ’hayır’ diyorduk. Şimdi herkes aynı şeyi söylüyor. AB’ye üyelik süreci tek yanlı dayatmalar şeklinde ortaya çıkıyor. Karşı çıkılan nokta budur.

    Esas olan milli duruştur
    Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu: Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu değerlendirmeyi hangi ölçülere göre yaptığını kestirmek mümkün değil. Milli görüş çizgisinin temsil ettiği siyaset, milletin bizatihi kendisini temsil eder. Bu düşünce marjinal değil, tam anlamıyla sağduyunun ifadesidir. Milli görüş bu ülkenin bekası için adeta bir sigortadır, doğruyu gösteren bir pusula gibidir. Biz Atatürk’ün ifade ettiği tam bağımsızlığın gereği neyse ondan yanayız. Bu milli hassasiyettir, milli duruştur. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kimlere karşı, hangi maksatlarla böyle bir değerlendirmeyi yaptığını doğrusu çok merak ettim.

    Gül maksadını aştı
    CHP’li Onur Öymen: Her ülkede AB’ye karşıt olan gruplar ve siyasi partiler olur. Bunlar demokrasinin doğal icabıdır. Onlara kızarak, marjinallikle suçlayarak AB politikası yürütülmez. Söylenmesi gereken iki şey vardır. Türkiye’de AB ile ilgili reformlar yapılıyor mu? AB ülkeleri, Türkiye’ye yönelik üzerlerine düşen görevi yerine getiriyor mu? Yoksa Türkiye’ye çifte standart mı uygulanıyor? Örneğin müzakereye başlayan tüm ülke vatandaşlarına vize zorunluluğu kaldırılırken, Türkiye’ye neden bu yapılmıyor? Biz bunları eleştirdiğimiz için mi marjinal oluyoruz? Sayın Gül, bazen maksadını aşan konuşmalar yapıyor.


    Milletin çoğu istemiyor
    Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş: Halk AB’ye karşı çıkmaktadır. Türkiye’nin diğer ülkelerin alındığı gibi eşit şartlarla ve onuruyla AB’ye girmesi konusundaki düşünceleri sorulduğunda da Türk milletinin yüzde 50’sine yakını yine ’istemiyoruz’ demektedir. Böyle onursuz bir şekilde AB kapılarında sürünerek, içine alınmayacağımız açık bir şekilde ortada olduğu halde, AB yanlısı tavır takınmak her şeyden önce onursuz politikacıların ve yazarların sergileyeceği bir tutum olabilir. Avrupa Birliği’nin tutumu ortadayken, birlik yanlılığı yapmak her şeyden önce benim görüşüme göre devlet adamlığı vasfından yoksun olmak demektir. Bu açıklamada devlet adamlığına yakışmamıştır.

    Karşıyız, karşı olacağız!
    TUSAM Başkanvekili Ali Külebi: Acaba, marjinallik kavramı mı değişti? Biz yanlış mı biliyoruz? Marjinaller, aykırı olan, azınlıkta olan kişilerdir. Halbuki, Türkiye’de son yapılan anketler ve istatistikler, artık AB’ye karşı olanların sayısının yüzde 70’e ulaştığını gösteriyor. Demek ki bu grup marjinal, geri kalan ya fikirsiz ya da marjinal değil. 40 yıldır AB Türkiye üzerinde oyunlar oynuyorsa, AB, üçüncü ülkelerle olan ticari ilişkilerimize müdahale ediyor, düzenliyor ve bize izin vermiyorsa, ikiyüzlü davranıyorsa, Türk insanını onurla bağdaşmayacak duruma düşürmeye çalışıyorsa, bizim boğazlarımız, nehirlerimiz konusunda söz sahibi olmak istiyorsa, içimizdeki hainleri koruyor ve kolluyorsa biz Türk milliyetçileri olarak bunun karşısındayız.


    Anketler ortada halk da ‘hayır’ diyor
    Cumhurbaşkanı Gül’ün “Avrupa Birliği’ni halk da destekliyor” sözlerini yapılan anketler de yalanlıyor. Avrupa Birliği’nin kamuoyu yoklamalarını yürüten Eurobarometre’nin anketinde bile bu açıkça ortaya çıkıyor. Kurumun yaptığı son ankete katılanların yaklaşık yüzde 52’si AB üyeliğini desteklerken yüzde 48’i sürece karşı. Diğer kurumların yaptığı ankette ise karşıt olanların oranları yüzde 70’e kadar çıkıyor. Dünyaca ünlü Marshall Fonu tarafından yapılana araştırmaya göre, Türklerin AB’ye karşı sıcaklıkları 19 derece soğudu. Türkiye’nin AB’ye beslediği duygular 2004’de 52 dereceyken, 2006’da 45 dereceye, 2007’de ise 26 dereceye düştü. AB’ye girileceğine beslenen umut 2006’da yüzde 54’ken 2007’de yüzde 40 oldu.

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha....php?hit=10033
    ---------------------------------------------------------------------
    o artık ABDullah. ab-d nin kulu.

  2. #2
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Küresel kapitalizm komada.Yakında AB aldatmacası da son bulur.O zaman da bunlar tekrar döner ve "biz zaten giremeyeceğimizi biliyorduk" derler.
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  3. #3
    Sagun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-04-2008
    Mesajlar
    1,007
    Karizma Gücü
    5
    Avrupa Birliği çakma bir örgüttür, dağılması da kurulmasıyla bir olacaktır arkadaşlar, öyle toz pembe rüyalara götürmesin kimse sizleri, Avrupa şu anda hep beraber battı aslında İzlanda tek başına batmadı.

    Euro kullanan ülkeler kriz toplantısı için toplandı, neden ?Çünkü kapital düzeni de kendi sömürgeci kafalarına göre kullanmaya kalktılar, tabi şimdi teraziye ağırlık yapınca bütün Dünyanın yükü Batı'nın başına çöktü.

    Marjinaliz, HAMDOLSUN.
    Kahrolsun AB.
    301. MADDEYİ UNUTMADIK


    1- Türklüğü, Cumhuriyeti ya da TBMM'yi alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılır !

    TÜRKLÜK VE IRKIMIZIN MUKADDES DEĞERLERİ TAHKİR VE TEZYİF EDİLMEMELİDİR [/CENTER]

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    AKP zihniyeti işte.
    Gerekirse partim için papaz elbisesi giyerim diyen bir zihniyet bunlar.

    Yazık valla.

  5. #5
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7
    Yıl 1995 ... Bölünmemizi isteyecekler!! ...Gül Marjinal

    Yıl 2008... “Marjinal gruplar karşı çıkıyor ama gerekeni yapacağız”

    Bölünmek içinmi gerekeni yapacaksınız yani?(Kendi sözüne istinaden bu soru sorulur ancaK)

    Bunca değişim ve hizmete karşılık BOP eşbaşkanlığı Fahri Onur Üyesi plaketini vermek lazım sizlere
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    285
    Karizma Gücü
    0
    Çok sesi çıkanın çoğunlukta olduğunu sanmak ahmaklıktır.

    Eğer çok sesi çıkan çoğunlukta olsaydı, ülkücüler sittin senedir iktidar olmaları lazımdı, lakin çoğu zaman %10'u bile geçememişlerdir. Bir meclistelerdir, bir meclis dışındadırlar.

    AB üyeliğini desteklemeyenlerin durumu da aynen böyledir. Onların sesi çok çıkıyor, doğru ama bu onların çoğunluk olduğu anlamına gelmez.

    Son söz sandıkta söylenir. Gerekirse yine seçim, gerekirse referandum. Gidip anketi Çarşamba mahallesinde yaparsanız "Türkiye'nin %95i şeriat istiyor" sonucu çıkar, gider anketi Beyoğlu'nda yaparsanız "Türkiye'nin %95'i eşcinsel evliliğe sıcak bakıyor" sonucu çıkar.

    Anketi eğer ATO'da, İşçi Partisi çevresinde, ADD yakınlarında yaparsanız %70 AB karşıtlığı çıkar..

    Bu marjinaller de böyle, sesleri çok çıkar ama çoğunluk değillerdir.
    Bu mesaj en son " 13.10.08 " tarihinde saat 13:56 itibariyle AntiNationalist tarafından düzenlenmiştir...

  7. #7
    ELaNuR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-02-2007
    Mesajlar
    1,597
    Karizma Gücü
    0
    Konuyu referanduma götürmek lazim, madem öyle halk kendi ipini kendi ceksin..
    Derdini SöyLemeyen iyi eder , birde onun derdiyLe ugrasamam !
    Ne kadar kücük seyler icin aglardik
    Bir tutam sac, bir oyuncak araba, bir bebek
    Simdi büyüdük..
    Cok büyük olaylar bile aglatmiyor bizi, ölümler, savaslar, iflaslar
    Simdi daha mi güclüyüz? Yoksa daha mi aliskin?
    Hayati ögrenmek, alismak mi acaba?

    Keşke Hep Cocuk KaLsaydım..da, Dizimdeki Yarayı En Büyük Acı Sansaydım..

  8. #8
    hasgul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2007
    Mesajlar
    1,868
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    AB'ye koşulsuz üyelikten yanayım. Fakat Türkiye'nin bu sosyal, siyasal ve kültürel yapısıyla AB'ye girmesi ve AB'nin de bunu içine sindirmesine imkan ve ihtimal yok. Çünkü; sosyal yapı olarak AB kriterlerine uyum sağlamamız çok zor. Özellikle Doğu ve Güneydoğudaki sosyal yapıyı AB kriterlerine uydurmak çok zor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da hala ortaçağdan kalma derebeylik sistemi hüküm sürüyor. Bu derebeylik sisteminin sürmesini AB içine sindirebilir mi? Sanmam.

    Ama giremesek bile hükümet, Türkiye'yi AB'ye alırlar umuduyla, özellikle temel hak ve özgürlükler konusunda, adımlar atıyor. Hiç olmazsa bu konuda faydası oluyor.
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  9. #9
    ultrAstribun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    7,158
    Karizma Gücü
    7
    Szer ile Gül'ü karşılaştırıyorum ve hangisinin daha taraflı olduğunu hiç düşünmeden söyleyebiliyorum.
    Tek kelime "Sezer"..
    Gül'ün tek suçu onların tarafında olmamak.
    Onlar kimi zaman kendilerini marjinal kesim ilan eder, kimi zaman Atatürkçü, kimiz zaman vs vs...
    Yeterki Akp karşısında durmaya araç olsunlar...
    Onlara inat yüzümüz seninle GÜLüyor...
    Bu mesaj en son " 13.10.08 " tarihinde saat 18:36 itibariyle "GencFun" tarafından düzenlenmiştir...

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı "GencFun" tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Szer ile Gül'ü karşılaştırıyorum ve hangisinin daha taraflı olduğunu hiç düşünmeden söyleyebiliyorum.
    Tek kelime "Sezer"..
    Gül'ün tek suçu onların tarafında olmamak.
    Onlar kimi zaman kendilerini marjinal kesim ilan eder, kimi zaman Atatürkçü, kimiz zaman vs vs...
    Yeterki Akp karşısında durmaya araç olsunlar...
    Onlara inat yüzümüz seninle GÜLüyor...
    AKP'yi kuranlar arasında olan ve AKP'li olan Gül tarafsız ha.
    Valla demek sizin Taraf anlayışınız Taraf gazetesinin ki gibi..

    Neyse dün AB Hiristiyan birkiği diyen biri bugün AB'ye girmek lazım diyor.
    Ne kadar tutumlu, sözü ve özü bir insanlar di mi.
    Eee haklılar. Devletin trilyonunu çalan bir adamı affeden ve yine aynı suça hakim olan biri için normal şey bunlar.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •