• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    sadrina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-08-2008
    Mesajlar
    1,993
    Karizma Gücü
    0

    kurdesen hastaligi

    oncelikle kurd ve esen kelimelerinden olusmus bu hastaligin etnik bir cagrisimi olmasi onun bolgesel bir hastalik oldugunu gostermemektedir. zira oyle olmadiginin bir ispati da bu hastaligin agac kuflerinin insan derisiyle temasindan kaynaklanmis olmasindadir. kasinti ve kasinan yerlerin kabarmasiyla kendini belli eden hastalik ozel tibbi losyonlarin kullanimi ile tedavi edilir.

    edit:bu vatana bir agac ne bileyim bir fidan dikmeyi dahi davalarina ihanet sayan zul goren, yemyesil ormanlar yerine kupkuru daglarda yasamayi tercih eden insanlarin bu tip kuflerle temasi da, soz konusu olamaz zaten. farkindayim fazla irkci bir saglik yazisi oldu ama soz konusu etnigin icerisinden agac dikmis olanlarini bu soylemden ayri tutuyorum... onlar ki her nerede agac diktiler ve altinda yasiyorlarsa.
    Bu mesaj en son " 12.10.08 " tarihinde saat 02:52 itibariyle sadrina tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    ozocan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2008
    Mesajlar
    439
    Karizma Gücü
    0
    Pardon?
    *******ALEM-İ SUNNİDE ANTİ-ŞEYTANLIK YAPIYORUZ*********


    Anti-bizans

  3. #3
    <span style='color: #A9A9A9'>cicero</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2005
    Mesajlar
    4,014
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Böyle daha açıklayıcı olur sanırım.


    Oldukça sık rastlanan bir deri hastalığıdır. Kan plazmasının derideki küçük damarlardan dışarı çıkması sonucu oluşur.

    Hastalığın bulguları arasında kaşıntılı, deriden kabarık, kızarık 0,5cm ila çok büyük ölçülerde deride plaklar bulunur. Yanma ve batma hissi de olabilir. Birleşerek büyük alanlar oluşturabilirler. Bu döküntü bir kaç saat içinde solabilir. Daha bu döküntüler solarken başka bir bölgede yenileri oluşabilir. Bir çok atak bir kaç gün veya bir kaç haftada geriler. Bazen de yıllarca sürebilir.
    Ayrıca bazı ürtiker vakalarına ”anjioödem”dediğimiz tablo da eşlik edebilir. Anjioödem genelde göz etrafında dudaklarda, yüzün diğer kısımlarında, kol ve bacaklarda, parmaklarda, cinsel bölgede oluşabilir. Bunlarda da özellikle şişlik ön plandadır. Her iki hastalıkta da deriden kabarık olan durumu ortaya çıkaran şey deri içinde ödem olmasıdır. Anjioödemde derinin alt tabakaları da olaya iştirak ettiği için şişlik çok ön plandadır. Şişliğe kaşıntıdan ziyade yanma hissi eşlik edebilir. Bu durum hastaları çok korkutmasına rağmen genellikle 24 saat içinde geriler. Bununla birlikte nefes almakta ve yutkunmakta zorluk varsa acilen bir doktora başvurulmalıdır.

    İki tipi vardır.

    1-Akut ürtiker
    altı haftadan kısa süreli kurdeşen, akut ürtiker olarak anılır. Bu hastalıkta neden genellikle alerjidir.Alerjiye neden olan faktör; gıdalar , ilaçlar ya da bir enfeksiyon olabilir.
    En sık neden olan gıdalar:
    Fındık,çikolata,balık,domates ve süttür.Gıdalara eklenen katkı maddeleri de ürtikere neden olabilir.Gıda yenildikten sonra belirtiler gıdanın sindirim süresine göre değişiklik gösterir

    En sık neden olan ilaçlar:

    Antibiyotik, idrar söktürücü, ağrı kesici, ve sakinleştirici ilaçlar sıklıkla;anti asitler, romatizmada kullanılan ilaçlar, vitaminler, göz ve kulak damlaları, kabızlık ilaçları vajinal fitiller de nadiren ürtiker nedeni olabilir. Bu tip bir döküntünüz olduğunda doktorunuza kullandığınız ilaçları söylemek önemlidir.

    Enfeksiyonlar:

    Bir çok enfeksiyon ürtikere neden olabilir. Çocuklarda soğuk algınlığı en sık rastlanılan nedendir.Bunun dışında çok nadir de olsa solunum yolu ile alınan bazı alerjenler (örneğin ev tozu akarları) de akut ürtiker yapabilir.
    2-Kronik ürtiker: Altı hafta ve üzerinde bir zamana yayılan kurdeşen;kronik ürtiker olarak anılır. Neden genellikle alerji değildir.Bu hastaların ancak %3-5? inde allerji rol oynayabilir. Bu allerjenler de genel olarak ağız yolu ile alınan alerjenlerdir (gıdalar…). Bunun dışında bu hastalığın çok değişik sebepleri olabilir.

    Bunlar içerisinde otoimmun hastalıklar (otoimmün tiroidit, sistemik lupus eritematozus vb.), kronik enfeksiyonlar (tuberküloz, bruselloz vb.), fokal enfeksiyonlar (sinüzit, diş ve dişeti enfeksiyonları vb.), Helikobacter pylori enfeksiyonları, bazen hepatitler, bazen bazı kanser türleri vardır. Bu nedenle bir çok araştırma yapmak gereklidir. Tüm ayrıntılı araştırmalara rağmen %60-65 vakada hiçbir neden bulunamayabilir. Bu hastalar da idiyopatik (sebebi bilinmeyen) kronik ürtiker olarak adlandırılır.

    Tedavi:

    Hastalara öncelikle alerji testleri ve kökende yatan hastalığın araştırması da yapılmalıdır.En iyi tedavi etkenin saptanması ve bu etkenden sakınılmasıdır. Bu kolaylıkla yapılamaz ve bazen imkansızdır. Doktorunuzun yazacağı antihistaminik dediğimiz ilaçlar genellikle ürtikerde iyileşme sağlar. Ürtikerin oluşmaması için en iyi yol anthistaminiklerin düzenli bir şekilde alınmasıdır. Doktorunuz size en uygun olan bir veya birden fazla antihistaminik seçeneğini reçeteleyebilir. Şiddetli olgularda epinefrin veya kortizon enjeksiyonuna ihtiyaç duyulabilir.

    Diğer ürtikerler:

    1-Fiziksel Ürtiker: Sıcak, soğuk, basınç, titreşim ve egzersize bağlı olarak gelişebilir
    2-Solar Ürtikerüneş ışınları ile oluşur.
    3-Demografizmvuşturma,kaşıma ya da çizik ile oluşur.
    Kurdesen hastaliginda dogru tedavi icin bir dizi testler gerektigini ifade eden Dr. Gokdemir, cok siddetli durumlarda ic organlarin yani sira, ozellikle dudak, nefes borusu ve goz kapaklarinda kabarikliklar olusabildigini soyledi. Hastaligin toplumda gorulme sikliginin yuzde 20-30 oraninda olduguna dikkat ceken Dr. Gonca, `Urtikerde cilt lezyonlari vucudun her yerinde olabilir ve genellikle 24 saat icinde kaybolmaktadir. Iyilesen lezyonlarin yaninda yeni kabarikliklar olusabilir` dedi.

    Dr. Gonca Gokdemir, urtikeri akut ve kronik form olarak 2 gruba ayirdi. Akut formda, hastaligin 6 haftadan kisa surede iyilestigine dikkat ceken Gokdemir, `Ancak kronik formda: hastalik 6 haftadan uzun surebilir ve hastanin yasam kalitesini olumsuz yonde etkileyebilir` diye konustu.

    Urtikerin cok farkli nedenlere bagli oldugunun ve bu nedenlerin basinda alerjik faktorlerin geldiginin altini cizen Dr. Gokdemir,
    `Ozellikle ilaclar (en sik antibiyotikler, agri kesiciler, epilepsi ilaclari) ve yiyecekler ( kabuklu deniz hayvanlari, balik, sut, findik, fistik, patates, baklagiller, kereviz, maydanoz, havuc, baharatlar, pirinc, muz, elma, portakal) urtikere neden olmaktadir. Ayrica gida katki maddeleri, solunumla alinan alerjenler (cicek tozlari, agac polenleri), bocek sokmalari (ari) ve implantlar (dis protezi) da urtikere neden olmaktadir` sozleriyle gida ve ilac tuketimine dikkat edilmesi gerektigini konusunda uyardi.

    Dr. Gokdemir, urtikerin alerjik bunyeli kisilerde daha sik goruldugunu; cunku bu bireylerin normal kisilerden daha duyarli olduklarini ve daha kolay reaksiyon gosterdiklerini vurguladi. Urtikerin bazi ortam degisiklikleri ve vucut isisi degisikliklerine bagli da olusabilecegine dikkat ceken Dr. Gokdemir, `Urtiker bazi ortam degisiklikleri ve vucut isisi degisikliklerine bagli da olusabilir. Duyarli bireylerde dondurma gibi soguk yiyecekler tuketildiginde urtiker olusabilir. Fizik egzersizler sondasi terleme ile urtiker olusabilir. Titresimli cihaz kullanimina bagli urtiker olusabilir. Egzersiz ile birlikte findik, bugday ve kabuklu deniz urunu alimina bagli urtiker olusabilir` aciklamasinda bulundu.

    Dr. Gonca Gokdemir, urtikerin her zaman alerjik faktorlere bagli olusmadigini, vucutta bulunan enfeksiyon odaklari (dis iltihabi, idrar yolu iltihabi gibi), radyolojik incelemeler icin alinan radyo kontrast ilaclar, cerrahi islemler icin kullanilan anestezik ilaclar ve stresin de urtikere neden olabilecegini acikladi. 6 haftadan uzun suren urtiker hastalarinin buyuk cogunlugunda urtikere neden olan etken bulunamayabilecegini belirten Dr. Gonca Gokdemir, `Bu durum surekli kasinmak zorunda kalan hastalarin yasam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Urtiker sikayeti ile gelen bir hastanin cok iyi degerlendirilmesi gereklidir. Eger hasta iyi degerlendiremezse ve sikayetler siddetlenirse hayati tehdit eden durumlar ortaya cikabilir. Dudakta ve dilde olusan ve bazen soluk borusuna yayilan sislik hastanin nefes almasini engeller ve acil mudahale gerektirir` dedi.

    Gokdemir, hafif olgularda tedavinin kolay olduguna da dikkat cekerek, `Bu nedenle dikkatli muayene yapilmali, hastanin gunluk yasami, meslegi, aliskanliklari ve baska hastaliklari cok iyi sorgulanmalidir. Urtikere neden olan etkeni saptamak icin ozel alerji testleri ve kan tetkikleri gerekebilir. Hafif olgularda tedavi kolaydir. Ancak uzun suren hastalik formunda tedavi, hem hasta hem de doktor acisindan sikinti yaratmaktadir` aciklamasinda bulundu.




 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •