• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    03-04-2008
    Mesajlar
    2,946
    Karizma Gücü
    0

    İki Kişiye Bir Dünya

    İKİ KİŞİYE BİR DÜNYA


    Gelme diyorsun
    Bu gel demektir
    Birazdan günes dogacak
    Dolu dizgin atlilar geçecek yüregimden
    Seni düsünecegim
    Gümüs mahmuzlarin parlakliginda
    Yagmur nal izlerini örtmeden
    Sana gelecegim
    Bekle beni
    Hindistan'da Banaras sehrinde seni aradim
    Ganj'in sularinda lanetlenmis insanlar yikaniyordu
    Ganj'in sulari pisti bulanikti
    Içtim

    Bir kadin tanidim Haydarabat'da
    Cüzamliydi güzeldi üstelik
    Sana benziyordu
    Etli dudaklari vardi
    Brahman mabetlerinde sevistik üç gün üç gece
    Taslarin üstünde yattik
    Bir hayvan tarafimiz vardi alimli
    Bir Tanri tarafimiz vardi igrenç
    Bir insan tarafimiz olacakti
    Aradik üç gün üç gece
    Bulamadik
    Bir Tanri tarafimiz vardi korkunç
    Sevemedik

    Sonra Nijerya'da Mozambik'te Altinsahillerinde
    Kulaklarimda ulu ormanlarin ugultusu
    Vahsetin musikisini dinledim yesil yesil
    Zifir gibi bir yalnizlikti içimde yoklugun
    Iri bir memeydin kalçaydin avuçlarimda
    Belki bir tutam tuzdun kirli
    Seni düsündükçe susuyordum
    Nehirler göller kandirmiyordu beni
    O kadinlara gidiyordum
    O bakir tenli kadinlara
    O kadinlarla da yattim
    Adam boyu yapraklarin üzerinde
    Boyanip boyanip yeryüzüne çikiyorduk derinlerden
    Yorgundum
    Kuskuluydum
    Iliklerime kadar bendim
    Bir yesildim
    Bir beyazdim
    Karanliktim
    Insan eti yiyenler anladi beni

    Kanarya adalarinda
    Bir kamis kulübede iki ayna buldum
    Birinde ellerim vardi kemik kemik
    Parmaklarim beni çagiriyordu sana
    Birinde gözlerim vardi
    Agliyordum
    Çignenmis otlara döndüm
    Aglamakli denizlere
    Köpek baliklarinin azi disleri avutmaz beni

    Bir gemiydim
    Battim
    Santa Isabelle adasinin önünde
    Simdi 3200 metre derindeyim
    Sana ahtapot gözleri topluyorum
    Sana mürekkep baliklarinin gözyaslarini getirecegim
    Birak beni
    Yosunlarla bir çesmeden su içiyorum
    O derinliklerde bir magarada buldum kendimi
    Önce garipsedim çiplakligimi
    Utandim
    Sonralari alistim güzelligime
    Bir elim sendin
    Bir elim ben
    Ayaklarimi göremezdin
    Öyle uzaktaydi
    Sag kolumu Mekke'de kestiler safak vakti
    Utanmaz yalnizligimla kaldim çaresiz

    Bitmez
    Haçli seferleri boyunca anlatsam macerami
    Yakina gel
    Dört yanimiz iri istakozlarla dolu
    Yalniz degiliz
    Tuk ki bu tuzlu baliklarda benim yüreklerim çarpiyor
    Tut ki gözümün yarisi elmada yarisi kapanik
    Tut ki ben beyaz peynirim ben zeytinim
    Al
    Ekmegine katik et beni

    Dufy'nin bir sokagi vardi bilir misin
    Ilkin seni o mor sokakta gördüm
    Temmuzun ondördüydü
    Bütün itligi üzerindeydi günesin
    Bir yesil elbisen vardi
    Bir siyah ayakkabin vardi
    Bir gözlerin vardi
    Bir dudaklarin vardi
    Ama ben yoktum o sokakta
    Tahiti adalarinda
    Gaugin'le seni düsünüyordum
    Absent kadehlerinde ellerini içiyordum yudum yudum
    Dufy'nin sokagi aklima nereden geldi

    Bir çift zar aldim
    Attim gökyüzüne
    Adis-Ababa sehrine düstü
    Adis-Ababa sehrinde kadinlar
    Hepyek bakiyordu yüzüme
    Yüzümde cinayetler isleniyordu her gece
    Kadmiyum kirmizisindan kanlar akiyordu nehir nehir
    Sen baksan görürdün
    Her gözüme bir düses oturmustu
    Sen görsen anlardin
    Titanyum beyazi yalnizligimi
    Budapeste köprüsünün üzerinde
    Bir çingene falima bakti
    Dedi üç günde öleceksin
    Ben üçbin yildir seni ariyorum
    Kapilara sigmiyor umutsuzlugum
    Lagim kokulari gibi çirkef gibi kederliyim
    Içimden dünyayi ipe çekmek geliyor
    Cümle yildizlar sahidim olsun
    Yapmazsam adam degilim

    Sanghay'da orospular benimle yatmadi
    Çirkinsin dediler
    Pissin dediler
    Yikandim arindim
    Afyon yüklü mavnalar geçiyordu Çin denizinden
    Birisi geçmisime küfretti
    Tuttum öldürdüm
    Geçmisim seninle güzeldi temizdi akti
    Kirlettim
    Affet beni

    Hamamatsu'da bir geysa kizi yüzüme tükürdü
    Pyong-Yang'da kursuna dizdiler beni
    Tiz bir boru sesi üç defa ti çekti
    Trampetler basimda zonkluyordu
    Kederliydim
    Çaresizdim
    Canim Tchaikovski'yi dinlemek istiyordu
    Ah o keman konçertolari öldürdü beni

    Dinsizdim Istanbul'da minareler üstüme yikildi
    Yoksuldum Kudüs'te kiliseler kabul etmedi beni
    Gelme diyorsun
    Bu gel demektir
    Birazdan aksam olacak
    Rachmaninof'la bir meyhanede içmeliyim bu gece
    Sonra sana gelmeliyim
    Rachmaninof nereye giderse gitsin

    Simdi bir derin mavide aksam oluyor
    Gök mavi deniz mavi
    Mor daglar yesil agaçlar mavi
    Bozuk düzen mavi gecelerden sesleniyorum sana
    Ne opera aryalari
    Ne besinci senfonisi Beethoven'in
    Bir yalnizlik marsidir çaliniyor uzakta
    Gün isigi arkamizda kaldi bak
    Tanyerinde unuttuk gözlerimizi
    Gel artik
    Hayata yeniden baþlayalim
    Gel artik
    Bu mavilerde kimseler görmez bizi

    Solfej anahtarlarini kaldiralim
    Do'larin mi'lerin önünden
    Birakalim bu dünyayi alabildigine dönsün
    Ölmekse daha kolay ne var
    Yasamaksa sensiz mümkün degil
    Iskender adam edemedi bu dünyayi
    Biz mi edecegiz
    Eflatun çözemedi yasamanin sirrini
    Biz mi çözecegiz
    Bütün yataklar bir kisilik
    Git diyorsun
    Nereye gideyim
    Birazdan gece olacak
    Agir kiliçlar parçalayacak yüregimi
    Pis bir koku gibi çökecek üstüme yalnizligim
    Seni düsünecegim stepler ortasinda yorgun kimsesiz
    Dolu dizgin atlilar geçmeyecek yüregimden
    Bir gözümde gümüs mahmuzlarin piriltisi hazin
    Bir gözümde bozulmus nal izleri
    Durup durup aglayacagim

    Sen bu ayriliklar için mi yaratildin söyle
    Bu zehir zemberek kederler için mi
    Bak bütün orkestralar sustu
    Bütün isiklari söndü dünyanin
    Korkma
    Haydi uzat ellerini
    Geçmis yillari yeniden yasayalim bir bir
    Bak dinle
    Bir seslenen var uzaklardan
    Bak dinle
    Kader kapiyi çaliyor
    Gelme diyorsun
    Gelme diyorsun
    Bu gel demektir.

    Tanrinin biraktigi yerden biz basliyalim
    Alti milyar insanin yarisini sen öldür yarisini ben
    Üç kisi kalsak yetisir yeryüzünde
    Yaklas bana
    Seninle kardes degiliz

    Hüzünle karisik sevinçlerden kurtul artik
    Arzularin o belli belirsiz sicakligini sev
    Biliyorsun
    Önce Tanri insani yaratti
    Sonra insan sevgiyi
    Ne yapsak bos
    Ne kadar çabalasak faydasiz
    Geriye dönemeyiz
    Olanlar oldu is isten geçti
    Çamurumuza sevgi katilmis bir kere

    Kim bu sarkilari söyleyen
    Karcigar faslindan düm tek üzere
    Aklim bir yere eristi durdu
    Susun
    Simdi üçgenlerle oynuyorum
    Kaldirin bu daireleri
    Bir model kiz geldi soyundu karsimda
    Saçlarindan üç firça yaptim
    Üç tüp boyan vardi
    Verenoz yesili zümrüt yesili krom yesili
    Hepsini kattim birbirine
    Senin yesilini buldum
    Senin yesilinde orkestralar Debussy'den çaliyordu
    Senin yesilinde unuttum siyahligimi

    Bu deli eden ugultu nerden geliyor
    Kim kirdi bu aynalari
    Toplayin yüzümüzü görelim
    Çirkin degiliz artik
    Bir kapi açilda önümüzde ölümsüzlüge
    Güzeliz
    Sabahlar bizimle dolu
    Isik diyordun al iste
    Kör kiyilara kadar isidi yeryüzü
    Renk diyordun iste bak
    Buram buram mavi
    Çarsilar dolusu kirmizi
    Süt beyazindan geceler
    Sari günesler ortasinda turuncu bir gün
    Yitirilmis saadetlerin bahçesinde mor çiçekler

    Kardes degiliz diyorum inanmiyorsun
    Yalan bunca faziletler yalan
    Bizi bu cigeri bes para etmez insanlar mahvediyor
    Aldirma diyorum sana
    Dünya ikimiz için yaratildi
    Üç milyar insan is olsun diye geldi yeryüzüne

    Verdigin her kederin yüregimde yeri var
    Hangi kitabi açtiysam seni okudum yillardir
    Hangi aynaya baktiysam seni gördüm
    Gel desen gelemem
    Git desen gidemem
    Öl desen kanim akmaz
    Anladim artik seni sevmek yüce bir sey
    Anladim seni sevmek Tanri'ya yaklasmak gibi

    Insanlar içinde bir sana inandim
    Bir seni sevdim kendimden baska
    Uykularimin bölündügü saatlerde
    Sendin düsündügüm soluk soluk
    Sivri biçaklar gibiydin karanligimda
    Gözümü yumsam seni görüyordum
    Oynak türkülere benzeyen yürüyüsünle
    Sen çikiyordun karsima
    Karanligimda
    Iki yildizdi ellerin görülmedik
    Karanligimda
    Bir orman yanginiydi dudaklarin

    Istesen hayat verirdim bu karanliklara
    Istersen gökyüzünü bir mendil gibi yirtardim
    Denizlerden göllerden nehirlerden
    Sana görmedigin renkler yaratirdim
    Zamanin ötesinde
    Yeni bir dünya kurardim sana
    Insansiz Tanrisiz kedersiz
    Severdin
    Dag rüzgarlarinin serinligince
    Yasardin
    Bu sefil dünyamizdan uzak

    Bir yanip bir sönen isiklar gibiyim
    Yumruk kadar yüregimde sen varsin
    Kutsal kederler içinde seninleyim artik
    Sari badanali evlerde basbasayiz
    Bütün duvarlara gölgen kazinmis
    Kokun sinmis bütün perdelere
    Kapilarda parmaklarin beyaz beyaz
    Sokaklarda ayaklarinin izi
    Ben bu sokaklarda ölsem
    Kaldirimlar çekmez agirligimi
    Söylesem askimi asirlar boyunca
    Bu iki yüzlü insanlar anlamaz beni

    Desem ki yeryüzüne bes peygamber geldi
    Besincisi sensin
    Desem ki iki kisi kaldik dünyada
    Ikincisi sensin
    Desem ki biri var yeri gögü var eden
    O da sen olurdun
    Sana tapmak için
    Kilden bir heykel yapardim güzelligince
    Bilsem ki sen Tanri'dan iyisin
    Bilsem ki Tanri senden güzel degil

    Senin o kocaman kocaman gözlerin yok mu
    Nasil duruyor boslugunda arzularin anlamiyorum
    Nasil nasil bakiyor bana
    Böyle merhametten uzak
    Git diyorsun
    Nereye gideyim
    Ümitlerim ne olacak
    Bunca siirleri kim söyleyecek sana
    Kim anlatacak dünyaya sigmayan güzelligini

    Gitmek mümkün olsa da gitsem uzaklara
    Sevmesem seni bir daha
    Paramparça etsem yüregimi cam gibi
    Sonra yaksam
    Savursam küllerini karli daglardan açik denizlerden
    Yine seni severdim toz toz
    Yine sana tapardim küllerimin agirliginca

    Bu oksijen gazi olmasa da olurdu
    Ama Beethoven gelmeseydi dünyaya
    Seni bu kadar sevemezdim
    Ikimizin ortasinda o duruyor
    Sagimizda birinci keman
    Solumuzda ikinci keman
    Karsimizda üçüncü keman
    Sonra orglar flütler kontrbaslar
    Sustur su orkestrayi Beethoven
    Simdi dokuzuncu senfoninin sirasi mi

    Bunca yalnizliklar bunca yokluklar benim isim degil
    Bu çirkinligi ben yaratmadim
    Ne de bu kahpe güzellikleri
    Bende sevmedigin ne varsa senden türedi
    Su karanlik bakislar
    Su ellerimin pisligi
    Su dudaklarimdan çikan igrenç sözler
    Besbelli senin eserin
    Ne buldumsa sende buldum kötülükten yana
    Ne ögrendimse senden ögrendim
    Seni sevdikten sonra basladim yasamaga

    Seni Tanri yarattiysa beni kim yaratti
    Bu azabi kim verdi bana
    Çingirakli yilanlarin zehirini içtim
    Balinalarin kusmuklarini
    Kükürt kokulu imkansizliklar içindeyim
    Oysa güzeldim tarihin ilk çaglarinda
    Görsen sasardin
    Öyle aydinliktim
    Öyle iyiydim
    Kobalt mavileriyle doluydu yüregim
    Kursun beyazlariyla
    Severdin beni
    Midye kabuklarinin yesilligince

    Sonunda dedigim çikti iste
    Samanyolundan bir yildiz düstü dünyaya
    Sinekler gibi eziliverdi insanlar
    Her sey bir anda olup bitti
    Yapayalniz kaldik
    Ne radyo aktivite ne mantar seklinde bulutlar
    Ne yasamak sevinci ne ölüm korkusu
    Sonunda üç kisi kaldik dünyada
    Sen
    Ben
    Bir de Jiro'nun Manon Lesko'su

    Yine bana bakarken yüzün kizariyor
    Toplum kurallarindan kurtulamadin daha
    Bütün çayirlar bombos
    Görmüyor musun
    Al basini daglara çik
    Avaz avaz sarki söyle sokaklarda
    Bir kibrit çak
    Bütün evler yansin
    Yüzbin yilin öcünü al bu serefsiz dünyadan
    Sonra kaldir kendini denize at
    Biraz serinle
    Sevebildigim kadar insanim ben
    On gram arsenik yeter canima
    Beni düsünme

    Uzun mistral rüzgarlarinin üzerine
    Nimbüs bulutlari geliyor kaç
    Uykumuz bölündü çiril çiplagiz
    Kum firtinalari basladi
    Çin seddinin ötesinde
    Gölgemizi bir Asya sehrinde unuttuk
    Taklamakan çöllerinde kaldi rüyalarimiz
    Haydi git
    Yok olduk iki oldugumuz yerde
    Haydi git
    Bir kalirsak yine var olacagiz.

    Besyüz borazan birden çaliyor
    Bin davul birden vuruyor basimda
    Gök gürültüleri
    Çekiç sesleri makine sesleri
    Daglardan kopan kocaman çiglar
    Taslar
    Kayalar
    Ey üstüme üstüme gelen deniz
    Ey cam kiriklarindan kader
    Yeter artik
    Nerdeyse çildiracagim
    Bir yesil ötesine geldim durdum iste
    Merdivenin son basamagindayim
    Bir adim daha atsam
    Kimseler tutamaz beni
    Bir adim daha atsam karanliktayim

    Kaç kere söyledik
    Su potpuriyi çalmayin diye
    Anlamiyor musunuz
    Fa diyez bemol çaresizlikler içindeyi
    Bir duvar yikiliyor altinda kaliyoruz
    Bir adam ölüyor bizi gömüyorlar
    Susturun su kemanlari
    Biraz da ilahlar aglasin yoklugumuza
    Kirli gözyaslari kirik iskemleler
    Basi bozuk Çigan havalari
    Yeminler notalar akortsuz teller
    Ve sakat çocuklari Nagazaki'nin
    Biz bunun için mi geldik yeryüzüne
    Devirin su putlari
    Mukaddes kitaplar bize göre degil artik

    Sinemaskop rezaletler içindeyiz
    Café Chantant'larda dua ediyoruz
    Mabetlerde çiftlesiyoruz artik
    Mesuduz
    Dokunmayin keyfimize
    Saint Pierre'in doksandokuzuncu göbekten torunu
    Strip tease yapiyor
    Foli Bergere revüsünde her gece
    Gelsin arkasindan sampanya siseleri
    Kauçuk gögüslü kizlarda bir naz bir çalim
    On derste ask
    On derste güzellik
    On derste cinsiyet
    Ve tam onbin yildir arayip bulamadigimiz fazilet
    Sonra mezarliklar dolusu günah
    Genelevler dolusu namus
    Velhasil ailece rock'n roll dansi ögrendik
    Tepinip duruyoruz

    Pirinç tanelerine çizdigimiz kral resimleri bizi kurtarmadi
    Ne de Babil'in asma bahçeleri
    Hakkini veremedik alin terimizin suçluyuz
    Har vurup harman savurduk ömrümüzü
    Akilli bir maymun olmaktan öteye gidemedik
    Simdi bu kördögüsünde yenildikse suç bizim
    Geç anladik zavalliligimizi
    Her seyi bu sagir göklerden bekledik yillardir
    Bizi kimseler inandiramadi ölüme
    Bize kimseler ögretmedi insanligimizi

    Kim kurdu bu düzeni nerdeyiz
    Bu tekerlekler nasil dönüyor boslukta
    Bu umutlar bu dualar bu kahrolasi hayaller
    Nasil bunca yildir barindirdi bizi
    Bu kati yürekli topraklar
    Bu gülünç mezartaslari
    Ölümler ölümler ölümler
    Ölümlerden beter yalnizligimiz
    Bu macera ne zaman bitecek söyleyin
    Söyleyin ne zaman aydinlanacak
    Bu karanlik alin yazimiz

    Harun-er Residin gazabina ugradik cümlemiz
    Basparmaklarimizin birinci bogumundan vurdular bizi
    Bir düsüs düstük Eiffel kulesinden
    Sersefil oldu ölümüz caddelerde
    Nice evlerin nice apartmanlarin bütün agirligi üzerimize kursun gibi çöktü
    Sokak köpekleri isedi kanli gömlegimize
    Yedi yildiz senesi bagirdik agladik
    Kimseler duymadi sesimizi Lili Marlen
    Besyüz sene sonra anlasildi yoklugumuz
    Iste biz böyle yitirdik inancimizi Tanriya
    Keyfimize dokunmayin
    Adamakilli sarhosuz

    Ya bir gül koparin bahçenizden
    Koklayalim
    Ya bir yudum su doldurun taslarimiza
    Içelim
    Ya da bir dilim ekmek verin
    Sükredelim yasadigimiz
    Karanliklar içinde
    Çamurlar içindeyiz
    Tutun kaldirin bizi
    O yalanci sevginiz sizin olsun
    Biz yasamak için geldik yeryüzüne
    Alin basiniza çalin merhametinizi

    Körsünüz ya da sagirsiniz
    Beyaz çorap giydi diye
    Ku Klux Klan derneginin adamlari
    Bir zenciyi linç ettiler
    Görmediniz
    Ibni Mansurun besinci karisini topraga gömdüler beline kadar
    Sabahtan aksama dek yedibin kisi tasladi
    Yedibin kisi tükürdü yüzüne görmediniz
    Su gökkubbenin altinda
    Bosa gitti nice bonjour'larimiz
    Sonra üç kere good night dedik
    Duyan olmadi

    Ya savas meydanlarinda yitirip bulamadigimiz gerçek
    Engizisyon iskenceleri yirminci yüzyilin
    Firinlar
    Gaz odalari
    Kitle halinde ölümler
    Kara sineklerin kondugu çürümüs et yiginlari
    Yaylim ateslerile delik desik olmus insanligimiz
    O azgin atlarin çignedigi kollar bacaklar
    O kan çanagi gözler
    O süngü uçlarinda yükselen kesik baslarimiz

    Bizi alçaltan bu kanli zafer taçlari iste
    Öptügümüz o pis eller
    O maymun maskara soytarilar
    Küçük orospular
    Kirli zevklerimiz
    Yatagimiza giren frengili kadinlar
    Aldigini geri vermez bir karanlik dört yanimizda
    Hangi perdeyi aralasak gece
    Hangi tasi kaldirsak çaresizlik
    Ölüm isli bir fener isigi bu karanliklarda
    Ölüm yorgun askerlerin tek umudu sicak
    Biz bu ölümlerle yakiniz ölümsüzlüge
    Bu karanliklarla uzak

    Siz dilediginiz sarkiyi söyleyin yine
    Yine karamelalarla kandirin küçük kizlari
    Irzina geçin torunlarinizin
    O sapik arzulariniz yükseltecek sizi
    O karanlik odalarin basibos rahatligi
    Varin dilediginiz gibi yasayin artik
    Bir gün bütün günahlariniz bagislanacak Tanri katinda
    Ne cehennem atesleri ne o köprüler kildan ince
    Sizin için degil
    Siz öyle Tanrilarin böyle kullarisiniz iste

    Simdi de oturmus tuz biber ekiyorsunuz yaramiza
    Kiliselerde camilerde ögütler veriyorsunuz Tanri adina
    Sonra her gece bir cinayet isliyorsunuz
    Temiz çarsaflarda pis kaniniz
    Uykularimizda gölgeniz korkunç belali
    Sizi sayiyla mi verdiler bize
    Defolun karsimizdan
    Bize kendi derdimiz yeter
    Kaninizi bulastirmayin ellerimize

    Yüzsüzlügün bu kadarina pes dogrusu
    Haydi biraz egin basinizi
    Bizden af dileyin
    Kederimizi anlayin artik
    Saygi gösterin sevgimize
    Belki sizi affedebiliriz
    Ne de olsa insaniz biz de
    Bir zayif tarafimiz vardir

    Nasil aldandik bunca zamandir
    Nasil inandik güzelligine hayatin
    Bize ne dogan günesten
    Büyüyen bugdaydan akan sudan bize ne
    Alabildigine kederliyiz yorgunuz
    Bize dostlugu ögrettiniz
    Bize sevmesini ögrettiniz böyle delicesine
    Sevdikse günahlarimiz Tanri ‘nin boynuna
    Sevilmedikse insanlar utansin kederimizden
    Ne aradik ne bulduk dünyanizda söyleyin
    Bir sevgiyi bile çok gördünüz bize
    Öpüstük uykularimizda ayipladiniz
    Kara kara yengeçleri saldiniz üstümüze
    Simdi de bir yasamaktir tutturmussunuz
    Rahat birakin bizi
    Gögüyle deniziyle
    Tasiyla topragiyla
    O yoktan var ettiginiz Tanri'siyla
    Dünyaniz sizin olsun.

    Bogaz tokluguna yasamalar bizi kurtarmaz artik
    Biz oldum olasi kör dogmusuz
    Brakisefal kafalarimiz bir ise yaramiyor
    Hele su bizimsiz ayaklarimizin haline bakin
    Aptalligimiz yüzümüzden belli
    Aynaya bakip gülüyoruz
    Oysa bütün çirkinligimiz asikar ayna gibi
    Söyleyin bir Shakespeare mi akilliydi içimizde
    To be or not to be

    To be or not to be bir sey degil yine
    Sen olmasan benim varligimdan ne çikar
    Ama sen yoksun iste
    Bense bütün insanlar gibi ha varim ha yogum
    Yine sana çikiyor bütün yollar
    Yine bütün iki kere ikiler dört ediyor
    Dönüp dolasip ayni yere geliyorum.

    Hani o iki kisilik dünyalar bizimdi
    Hani sen iyiydin
    Halden anlardin
    Hani sen git demeyecektin bana
    Ve ben her seye ragman gelecektim
    Içimde bir umut
    Ellerimde olgun meyvalar
    Dünya nimetleri
    Gözlerimde yanip yanip sönen bir pirilti
    Ama ne sen gel dedin
    Ne de ben gelebildim her seye ragmen
    Askimiz ayriliklarla basladi

    Deli dolu akan nehirlerden tas tas sular içtik
    Öyle ateslerle doluydu yüreklerimiz öyle tutkundu
    Karli daglarin serinliginde uyurduk geceleri
    Deniz fenerlerinin isiginda yikanirdik
    Köpükten bir çalkantiydi içimizde zaman
    Ne yana baksak denizdi maviydi isikti
    Sonra bir çaresizlikti zifir
    Akintiya kapilmis gemiler gibiydik

    Bir org çalinir gibi yanibasimizda
    Öyle kendinden geçmis öyle basibos
    Öyle derin duygular içindeydik anlatilmaz
    Sarhos rüzgarlara biraktik kendimizi
    Aldigini geri vermez dalgalara
    Görmedigimiz ülkeler gördük gün dogusunda
    Tatmadigimiz yemislerden tattik günahkar olduk
    Alevden bir tasta eridi günler
    Bir cehennem atesiydi ask içimizde
    Hiç sönmiyecekmis gibi yaniyorduk

    Tutsakligimiz nasil basladi bilinmez
    Pasli demir kapilar kapandi üstümüze
    Tas duvarlarda kayboldu boguk seslerimiz
    Çaresizligimizi bize aynalar söyledi inanmadik
    Kusatildik ansizin kederle ayrilikla
    Aman vermez karanliklar sardi dört yanimizi
    Yalnizlik bir agri gibi çöktü basimiza
    Uyuduk bir daha uyanamadik

    Simdi bir kutup var sana çeker beni
    Bir kutup var senden öteye
    Ben onun için böyle ortalikta kaldim
    Dag yollarinda caddelerde sokaklarda
    Onun için bulup bulup yitirdim seni
    Hangi kapiyi çaldiysam sen açtin bana
    Hangi gözümü yumduysam seni gördüm
    Zamandin zamandan öte bir seydin
    Yillarca bir mesale gibi yandin uzaklarda

    Bu manyetik alanda bogulmam senin yüzünden
    Bu zincirleri sen vurdun ellerime
    Sen getirdin bunca karanliklari
    Al sunu mumu yak
    Korkuyorum
    Bir tas aldim attim denize
    Günahlarimdan kurtuldum
    Alfabenin yirmisekizinci harfindeyim
    Öteye gidemem
    Itme beni

    Benim de bir insan tarafim vardi
    Bakma böyle kötü olduguma
    Benim de dileklerim vardi
    Benim de bir bekledigim vardi yasamaktan
    Yeter artik vurma yüzüme çirkinligimi
    Her gün bir kadin aglar benim yüzümde
    Büyük dertler içinde benim ellerim
    Anlamiyor musun
    Sen sevildigin için güzelsin bu kadar
    Ben sevilmedigimden böyle çirkinim

    Bütün kötü yerlerde ben kokarim
    Biliyorum
    Bir hayvan lesiyim öleli kirk gün olmus
    Fabrika bacalarinda bir kara dumanim
    Zehirim akrep kuyruklarinda
    Kötüyüm sevemedigin kadar
    Öyle fenayim
    Kapanmamis biçak yaralarinda
    Bu pis çöp tenekelerinde unut beni
    Unut artik
    Bayat bir ekmek gibi
    Çürümüs bir elma gibi

    Sarin badanali evlerde kazanlar kaynar
    Sari badanali evlerde günah islenir her gece
    Sari badanali evlerde ölüler yikanir
    Sari badanali evleri sev biraz
    Bu evlerde zaman benim aksamlarimdir yitirilmis
    Bu kazanlarda benim gözbebeklerimdir kaynayan
    Bu sarilarda benim yüregim bir ölür bir dirilir
    Anladim
    Bu dünyada benden baska kimse yok beni anlayan

    Tosca' dan bsir arya hatirliyorum simdi
    Sus biraz
    Ensemde bir akrep yürüyor
    Birak yürüsün
    Sabaha asacaklar beni
    Dokunma
    Yedi canim vardi ikisi gitsin
    Bunca ölümler az gelir bana

    Kalbimi yardim
    Bir damla kan akti
    Kutuplara kar yagiyordu
    Üsüdüm
    Failatun vezniyle seni çagiriyorum
    Bana inbiklenmis yesilligini getir
    Dur gitme
    Bes kurusum vardi kaybettim
    Dur gitme
    Isirgan otlarindan kurtar beni

    Deniz analarinin gözlerini çaldim
    Sana bakmak için
    Günesi üçe böldüm
    Al biri senin olsun
    Yüzümde bes biçak yarasi var
    Bir de sen vur
    Barut kokusunu severim
    Bir portakali dilim dilim soy
    Aciktim
    Tut ki ben yogum artik yeryüzünde
    Tut ki bir marul yapragiydim
    Öldüm

    Al su serçe parmagim sende kalsin
    Ben kötüyüm
    Allahsizim
    Korkunç çirkinim
    Ben seksensekizinci tul dairesiyim
    Sag gözümün üç kirpigini kestim
    Al
    Ben lanetlendim

    Chopin'in cenaze marsi çaliniyor
    Ölüler ayaga kalkti
    Görüyor musun
    Su soldan ikinci benim
    Senin yüzünden öldüm
    Simdi seni getiriyorlar karanligima
    Agliyorum
    Biraz sev beni
    Yaklas biraz
    Gül biraz
    Seni affediyorum

    Kuskonmaz dallarina astim kendimi
    Sedir agaçlarina gül yapraklarina
    Basimi taslara vurdum
    Gözbebeklerimde büyük camlar parçalandi
    Tanrisal duygular içindeydim
    Bütün Tanrisizligimdan uzakta
    Bir kemiklerinin sertligini aldim
    Bir teninin akligini
    Sonra sicakligini dudaklarinin
    Gel bak
    Sana bir Tanrı getirdim
    Gel bak
    Bir tanrı yarattım senden


    1957


    ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

  2. #2
    Maa~t adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-07-2008
    Mesajlar
    1,876
    Karizma Gücü
    4
    Yine bana bakarken yüzün kizariyor
    Toplum kurallarindan kurtulamadin daha
    Bütün çayirlar bombos
    Görmüyor musun
    Al basini daglara çik
    Avaz avaz sarki söyle sokaklarda
    Bir kibrit çak
    Bütün evler yansin
    Yüzbin yilin öcünü al bu serefsiz dünyadan
    Sonra kaldir kendini denize at
    Biraz serinle
    Sevebildigim kadar insanim ben
    On gram arsenik yeter canima
    Beni düsünme


    Bir yanip bir sönen isiklar gibiyim
    Yumruk kadar yüregimde sen varsin
    Kutsal kederler içinde seninleyim artik
    Sari badanali evlerde basbasayiz
    Bütün duvarlara gölgen kazinmis
    Kokun sinmis bütün perdelere
    Kapilarda parmaklarin beyaz beyaz
    Sokaklarda ayaklarinin izi
    Ben bu sokaklarda ölsem
    Kaldirimlar çekmez agirligimi
    Söylesem askimi asirlar boyunca
    Bu iki yüzlü insanlar anlamaz beni


    Çok güzel,teşekkürler...Ümit Yaşarı severiz

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 1500 kişiye bir öğretmen
    2005 Konuları bölümünde ahmetdha tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 04.10.05, 22:05

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •