Çankaya’daki AKP’li buyurdu; hesap verecekler!
Şehitler geldikçe yüreği yananlar bağırıyor: Kanları yerde kalmamalı!
Terör örgütü hesap vermiyor. Şehitlerin kanları yerde kalıyor. Şehit cenazeleri kaldırılırken bölgeden yeni şehit haberleri geliyor.
İkilemler içinde bir toplum. “Oğlumu muhafaza edemediniz” diyen bir baba; şehit ailelerine egemen olan kanıyı seslendiriyor. Meclis’teki tezkere görüşmelerinde gürültü, kavga, küfür olmayınca muhalefet eleştirilerini sert bulmuyor medya.
Oysa Meclis kürsüsünden CHP ve MHP sözcüleri, hükümetin terör konusunda gerek güvenlik gerekse diplomatik yönden tutumunu eleştiren konuşmalar yapıyor.
Örneğin muhalefet partileri teröre yataklık yapan, destek veren ve örgütü temel amaçlarına araç gibi kullanan aşiret reisi Barzani’yi hedef gösteriyor.
Hükümet, ABD desteğini arkasına alan Barzani’yi “ya Türkiye ya da terör örgütü seçimini yapmaya” zorlayamıyor.
RTE ve kadrosunun başını dik tutarak Barzani ve terör örgütüne destek verenleri, izledikleri ikiyüzlü politikalardan caydıracak politika izleyemediğini CHP adına konuşan Şükrü Elekdağ söylüyor.
ABD terör konusunda işbirliği sağlamayı kabul ediyor. Lakin işbirliği gereği, örgütün kökünü kazımaya geldi mi sıra, “Türkiye’ye yasaklar” getiriyor.
Elekdağ ABD izni olmadan sınır ötesine karadan operasyon yapılamayacağının altını çizerken, diğer bir gerçeği hükümet sıralarında oturan RTE’nin yüzüne vuruyor: “Karadan operasyona izin yok ama hava operasyonlarıyla terörün kökü kazınamaz” diyor.
Elekdağ bir başka yargıyı açıklıyor: “Hükümet ABD’nin istihbarat vermesi karşılığında K. Irak’a müdahale hakkından vazgeçmiştir!”
***
Anlık istihbarat? “ABD’den alınan istihbarat ve işbirliğinin ‘mükemmelliği’” nerede kaldı?
ABD’nin her hareketi gece gündüz anında saptayan araç ve gereçlerine karşın terör örgütü -Genelkurmay’ın açıkladığına göre- örneğin 73 mm.’lik geri tepmesiz bir topu, diğer ağır silahları Aktütün Karakolu’nun burnunun dibinde kadar getirebiliyor.
ABD istihbaratı içi boş barakaları havadan vurmamız için istihbarat veriyor da Aktütün’e onca ağır silahın örgüt tarafından taşınmasını saptayan istihbaratı es geçiyor.
ABD’nin hangi hesaplara dayandığını kestiremediğimiz bu tutumunu hükümet sineye çekiyor.
Hükümetin ABD’yi işbirliğini daha yoğunlaştırmaya çağırırken istihbarat konusunda beliren kuşkulardan söz edip etmediği bilinmiyor.
***
Deniz Bölükbaşı da (MHP) aynı konuyu işliyor: “Örgütün tasfiyesi için Türkiye ile askeri işbirliğine yanaşmayan, geniş kapsamlı kara harekâtına karşı ABD’nin desteği, sınırlı istihbarat ile yapılan hava harekâtıyla sınırlı kalmıştır” diyor.
İki muhalefet partisi ABD’nin istihbarat işbirliğinin sınırlı kaldığında birleşiyor. Barzani’nin örgüte verdiği desteğin mutlaka önlenmesi, kapsamlı kara operasyonu yapılmasını öneriyor.
Hedef: Barzani.
Ne hükümet ne de askerden Kuzey Irak’a kapsamlı kara operasyonu yapılacağını gösteren en ufak bir işaret alınmıyor.
Meclis görüşmelerinde (Çiçek Cemil’in ağız dolusu incir çekirdeğini doldurmayan konuşması dahil) hükümet, muhalefetin, kamuoyunun sınır ötesi operasyon konusundaki isteğine, eğilimine yanıt vermemeye özen gösteriyor. Ne Barzani, ne Kuzey Irak!
Bu görüntü bir kez daha hükümetle askerin ABD izin vermediği için kara operasyonu yapma yetisinde ve yetkisinde olmadığını gösteriyor.
***
K. Irak’tan akıp gelen örgüt elemanlarının önünü kesmek için muhalefetin tampon bölge önerisine gelince...
Asker ve sivil otorite tampon bölgenin olmazlığında anlaşmış görünüyor.
Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, Aktütün baskınına dair bilgiler verirken bu konudaki soruya “çok riskli” diye karşılık veriyor.
Hükümetin başı RTE ise, öneriyi saldırgan bir üslupla karşılıyor:
“...Tampon bölge oluşturmak mümkün mü? Korkarım ki bu ifadeyi kullanan beyefendiler, daha bölgelere gidip de o bölgeleri gezme fırsatını da bulmamışlardır.”
Herhangi bir kişinin internetten o bölgenin coğrafi durumunu bütün açıklığıyla görme ve öğrenme olanağına sahip olduğu bilinirken RTE’nin; karşıtlarını cehaletle, yerinde görmeden tampon bölge önerisinde bulunmakla suçlaması, ancak kendi cehaletini, ancak muhalefetin ulusal duygularla açıkladığı önerilerine karşı vurdumduymazlığını kanıtlıyor.
Meclis’teki tezkere görüşmeleri muhalefetin saptamalarına, önerilerine hükümetin gerektiği kadar yanıt vermemesiyle sonuçlanıyor.
Saatlerce süren görüşmelerden sonra bir kez daha anlaşıldı ki: Hükümet bıraktığımız yerde. Her şeyi bildiğini sanan, muhalefetin sesine kulak asmamakta direnen; ama ABD, Barzani ve Bağdat’ın tutumuna karşı eli kolu bağlı, hiçbir şey yapamayan konumunu muhafaza ediyor.
Kısacası terör savaşımında her şey eski tas eski hamam. Tellaklar bile...
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla