aslında iki parmağının arasında ciğerlerine çektiğin bir duman kadar yakındım sana
ama uzaklıkları, bütün bu mesafeleri sen koymuştun aramıza
belkide hata birazda bendeydi.sen elini uzatırken ben inatla geri çekmiştim kendimi...
bütün bir gençliğim tekerrür etse gözlerimin önünde son bir defa daha,yine en ulaşılmaz sen olacaktın içlerinde,
derin bir anlamsızlığın içinde kaybolmuş o donuk gözleri tekrar nasıl ışıldatabilirim diye çabalarken karşımda,bizde biliyorduk
gerçekleşemeyecek bir yazının bizi beklediğini.ama yine de hayal etmek güzel.

Tekrar tekrar yıkılsa da ellerimde parçalansa da tek tek kırıntıları toplar yine üzerime biçerdim hepsini.
Umut etmek vardı,umduğumuzu bulamamak bir köşede.
Oysa diyordum ki ; gelsin,ne olursa olsun o gelsin.derdiyle, tasasıyla, hüznüyle, sevinciyle gelsin
Böyleydi bizim sevmelerimiz. O inanmasa da bunu tekrarlardık birbirimize.
Hep soğuk yağmurların akışına kurban gitti yazdıklarımız.deniz alıp götürse ona kızmazdı.çünkü severdi denizi,dalgaların sesini duymayı uçsuz bucaksız bir ufka bakmayı severdi.sevdikleride heba olmuş ellerinde bile değil,yerlere düşmüş hepsi.
Tekrar toparlayacak dermanı yoktu bu defa.
Bırak bir şeyler de eksik olsun.sonu olmasın bu kez sonsuzluğun.
Hep aklından geçen onca karmaşıklıkların içine dalıp gitme bu defa
Bu defa yalnızca beni sev. Benim ol. Sana yakışan bu olsun son çırpınışlarında.
Ben ki iki parmağın arasına aldığın bir sigaradan yakındım sana.
Dumanına baksan görecektin beni.binlerce hayal tomografisinin içinden seçecekti beni gözlerin. Gri bir duman arkasında sana gülümsüyor olacaktım içtenlikle.
İki cümle arasında sevecektin beni.öyle anımsayacaktı zihnin beni anarken istemsiz bir şekilde gülümseyecektin.
Evet diyebilmeyi umdum,sonra sarılmayı.son nefesi içime çekerken kaybolduğum o dumanın içinde bir cesaret derken,binlerce hayali sen bozdun bir saniyelik nefes alma cabanla.