Ekonomiden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez: 2001 krizinde Türkiye’ye “Bankalara likidite vermeyin Müdahalede bulunmayın” diyen IMF şimdi ABD’ye “Bankalara sermaye verin, likidite verin, ayakta tutun” diyor
O dönemde bankalara zamanında müdahele yapılsaydı Türkiye krize girip IMF’ye muhtaç hale gelmezdi. Bugün hâlâ “IMF ile devam etmeliyiz” diyenler, bu ikiyüzlülüğü görmeyenler ekonomi cahili
DÜNYA piyasalarını alt üst eden ABD kaynaklı finansal krizi iki yıl öncesinden duyuran Ekonomiden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez, bütün tedbirlerin yerinde ve zamanında alınması durumunda krizin 2 yıl, aksi takdirde ise en az 10 yıl süreceğini söyledi. Ekonomide teori ile pratiği en iyi bilen isimlerin başında gelen Söylemez, dünyadaki bütün krizlerin anası olarak nitelendirdiği ABD kaynaklı finansal kriz için, “Dünya ekonomisi finansal ve kurumsal olarak bir kalp krizi geçirmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Hem kamuda, hem de özel sektörde, ekonomi-bankacılık-özelleştirme konularında üst düzey görev ve sorumluluklar üstlenmiş, iç ve dış para ve döviz piyasalarını iyi bilen, devleti ve bürokrasiyi yakından tanıyan bir isim olarak dikkat çeken Ufuk Söylemez, “ABD piyasalarındaki yapı bu şartlarda bir hafta daha devam ederse global bir çöküş yaşanabilir” uyarısında bulundu. “ABD ve Avrupa 2001 krizinde Türkiye’ye neyi yapmayın dediyse, bugün kendi bankalarını kurtarmak için onu yapıyorlar” diyen Söylemez, sorularımıza şu yanıtları verdi:
Bankalar kurtarılabilirdi
# Tercüman Gazetesi’nde iki yıl önce yazdığınız bir yazınızda krizin sinyallerini okurlarınızla paylaşmıştınız. Bugün gelinen süreçte krizi nasıl yorumlamak gerekir?
Bu kriz, dünyanın 1929′daki krizden sonraki en büyük finansal ve kurumsal krizidir. En büyük bankacılık krizidir. Kontrolsüz, sınırsız, ölçüsüz büyüyen finansal piyasalar, ABD merkezli olarak tüm dünyaya yayıldılar. 1 dolarlık mortgage alacağından 25-30 dolarlık kağıt ürettiler. Bunları sigorta şirketlerine sigortalattılar. Kredilendirme şirketlerine not verdirttiler. Ve dünyaya pazarladılar. Artık dünyada hiçbir ekonomik teori eskisi gibi olamaz. Dünya yeni bir ekonomik mekanizma oluşturmadan bu sahtekârlık ekonomisini sürdüremez.
# Türkiye 2001 yılında büyük bir kriz yaşadı ve 24 bankaya el konuldu. O gün zor durumdaki bankalar, bugün ABD’nin yaptığı gibi desteklenerek kurtarılabilir miydi?
Türk bankacılık sistemine 2001 krizi sırasında kötülük yapıldı. IMF, Dünya Bankası ve ABD, Türkiye’deki ekonomi büroksisiyle işbirliği yaparak o günkü siyasi yapının acizliğinden yararlanmışlardır. Türkiye’nin göz göre göre devalüasyona gideceği bir program uygulattırılmış ve 24 banka TMSF’ye devredilmiştir. Halbuki bankalardan yarısından çoğuna gerekli müdahale ve destek yapılsaydı, Türk bankacılık sistemi çökmez ve Türkiye IMF’ye bu denli muhtaç bir hale gelmezdi. DYP Genel Başkan Yardımcısı olduğum dönemde kriz başlamadan önce Halkbank yönetimi bana müracaat edip yardım talep etti. Merkez Bankası’nın kendilerine likidite vermediğini, ellerinde Hazine kağıtları olduğunu ve bunları teminat olarak vererek günlük açıklarını finanse etmek istedikleri; ancak Merkez Bankası’nın likidite vermediği için piyasaya yüksek rakamlarla borçlandıklarını söylediler. Ben Merkez Bankası ile görüştüm. Onlar dediler ki; “IMF’ye söz verdik, gitsinler piyasadan borçlansınlar!” Piyasadan yüzde 300-500-700 ile borçlandılar. O günün Merkez Bankası yöneticileri ve uygulamaya destek veren ekonomi yazarları, bugün sıkılmadan ABD’nin bankalarını kurtarmasını alkışlıyorlar. ABD ve Avrupa o zaman Türkiye’ye neyi yapmayın diyorsa, bugün kendi bankalarını kurtarmak için onu yapıyorlar. Kendi bankalarının hisselerini alıp sermaye koyuyorlar. Likidite sağlıyorlar. Vergi kolaylığı sağlıyorlar. Çünkü bir ülkede bankacılık sistemi çökerse her şey çöker. Türkiye ise 24 bankasını 2001 krizinde tasfiye etti. Sonrada birçok bankasının hisselerini yabancılara sattı. AB’de gelişmiş olan 15 ülkede bankacılıkta ortalama yabancı oranı yüzde 10 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 43′e ulaştı. Türkiye’de ortaklık yapan Fortis, Dexia, Unicredit gibi bankaların kendi devletleri, ülkelerindeki bu bankaları batmaktan kurtarmıştır. 2001 krizi döneminde Türk ekonomisine ihanet edilmiştir. Tüm bankalar hortumcu ilan edilmiş, piyasaya borçlandırılıp batırılmıştır.
Türkiye 1 dolara muhtaç durumda
# Avrupa’nın en yüksek faiz ödeyen ülkeleri Türkiye ve İzlanda… İzlanda iflas bayrağını çekti. Peki Türkiye’de durum nedir?
Türk ekonomisi üretimden kopuk, dışarıdan gelen sıcak para ile ağustos böceği gibi gününü gün etmiştir. Dünyada bütün Merkez Bankaları faiz indirimine giderken, iki ülke bunu yapamamaktadır. Birincisi İzlanda, diğeri maalesef Türkiye. Neden Türkiye? Çünkü daha çok para kaçar diye korkuyor. Dünya Merkez Bankaları’nın 8 Ekim 2008 itibarıyla faiz oranları şöyle: “Japonya binde 5, FED yüzde 1.5, Kanada yüzde 2.5, İsviçre yüzde 2.75, Avrupa yüzde 3.75, İngiltere yüzde 4.5, Kore yüzde 5, Avustralya yüzde 6, Macaristan yüzde 8.25, Hindistan yüzde 9, Brezilya yüzde 13, İzlanda yüzde 15, Türkiye yüzde 16.25. Dünya merkez bankaları faiz indiriyor, biz indiremiyoruz. Çünkü yurt dışından gelecek 1 dolara dahi muhtacız. Türkiye’de “rezervlerimiz yeterli” diyenler IMF’nin tanımını bilmiyorlar. IMF’nin, “Bir ülkenin rezervlerinin yeterli olup olmadığını dokuz aylık ithalatını karşılayacak rezervinin olup olmadığına bakarak karar veririz” diyor. Türkiye’nin bugün itibarıyla döviz rezervleri 70 milyar dolardır. Aslında bu brüttür. Net rakam 50 milyar doların altına düşüyor gerçekte. Türkiye’nin döviz rezervleri 2.5 aylık ithalatını ancak karşılar. 9 aylık ithalatı karşılayacak rezervimiz yok. Türkiye sıcak paraya muhtaç durumdan kurtulamadığı gibi sıcak para gelme şansı da kalmamıştır. Reel sektör vadesi olan dış borçlarını yenilemekte zorlanacak. Çünkü dışarıdan artık destek gelmeyecek. Reel sektör krizi ile her an karşı karşıya kalabiliriz. Önümüzdeki günlerde iflaslar olabilir.
# 15 yıllık bir dönemde IMF’den borç almamış tek ekonomi bakanı olarak, bugün hâlâ IMF ile yeni stand-by anlaşmaları için zemin yoklanmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Türkiye’nin IMF ile devamını isteyenler ülkemize zarar veriyor. Türkiye bugüne kadar IMF ne dediyse yaptı. Sonuçta, bankacılık sisteminde 24 banka battı. Türkiye faiz yükseltmek zorunda kalıyor. İşsizlik artmış. 60 milyar doları aşan dış ticaret açığı var. 50 milyarı doları aşan cari açık var. 500 milyar dolarlık kamu-özel borç stoku var. Bu noktadan sonra “IMF ile devam” denebilmesi için ekonomik bir cehalet gerekir.
# Vatandaşlara önerileriniz ne olacak? Kriz döneminde ne yapılmalı, ne yapılmamalı?
2000 yılında tüketici kredileri ve kredi kartlarının borç toplamı 6.5 milyar YTL idi. Bugün ise 114.9 milyar YTL. 2002 yılında hane halklarının kullanılabilir gelirleriyle borçlarının oranı arasındaki fark yüzde 12 idi. 2008′de bu oran yüzde 30′a çıktı. Dolayısıyla Türk insanı krize ağır bir borç yükü altında yakalandı. Bir sıkıntı da buradan kaynaklanıyor. Herkes ayağını yorganına göre uzatmalı. Kısa vadede ve likit kalınmalı. Paniğe kapılmamalı, borçlanma konusunda çok titiz davranmalı. Dövizle kesinlikle borçlanılmamalı.
# En az iki yıl sürer
# Avrupa ülkeleri mevduata devlet garantisini arttırıyor. Türkiye’de ise bu yönde bir girişim görülmüyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
AB genelinde 20 bin Euro olan mevduat garantisi 50 bin Euro’ya çıkartıldı. Türkiye ise gelişmeleri seyrediyor. Türkiye derhal garanti mevduatı limitini 50 milyar YTL’den 100 milyar YTL’ye çıkartmalıdır. Teker kırıldıktan sonra değil kırılmadan önlem almak lâzım.
# Sizce bu kriz daha ne kadar devam edecek?
Dünyada ekonomik kriz bütün tedbirler yerinde ve zamanında alınırsa en az 2 yıl sürecek. Eğer tedbirler tutmazsa en az 10 yıl sürecek. Türkiye’nin kıyılarına bu mali tsunami dalgası yeni vuruyor. Böyle giderse dışardan gelen sıcak para akışı kesileceği ve duraklayacağı için fiyat ve maliyetlerde artış olacak. Bu artışlar kurları yukarı doğru artıracak, bu da maliyetlere ve enflasyona yansıyacak. Hayat pahalılığı, işsizlik ve durgunluk yaşanacak.
http://www.ilk-kursun.com/2008/10/14...ifte-standart/
-------------------------------------------------------------------
batıyoruuuuuz...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla





