Fuarın açılışının üçüncü gününde bir yayıncı bir başkasına, “vallahi öyle yorgunum ki, en yakın arkadaşıma rastlasam tanıyamayacak hale geldim” diyor.
Fuar açılmadan önceki tüm yorgunluklar bir yana, sırf son üç günün maratonu yeter.
Türkiye’den 100’ü aşkın yayıncının yerleştiği alanda, bütün dillerin birbirine karıştığı bir uğultu var sürekli olarak.
Her bir standdaki bir masa iki üç sandalye etrafında, yayıncılar, ellerinde dosyalarıyla yabancı yayınevlerinin temsilcilerine kitaplarını, yazarlarını, kendilerini tanıtıyor; çekim, kayıt yapan not tutan gazetecilerin sorularını yanıtlıyor, yazarlarını ağırlıyorlar.
Türkiyeli yazarların eserlerini kendi dillerinde basmaya niyetlenen, Yunanlılar, Arjantinliler, Perulular, Almanlar, Fransızlar, İranlılarla hemen bir ortak dil bulunuyor ya da dil bilenlerden imdat isteniyor.
Yer yer kalabalıktan yürümenin imkansız hale geldiği Alman yayıncılar bölgesinde de, bir Türkiye ağırlığı hissediliyor.
Alana yayın yapan radyodan sık sık Türk edebiyatıyla ilgili sohbetler duymak mümkün. Ya da Der Spiegel, Die Zeit gibi ünlü dergi ve gazetelerin açık sohbet koşelerinde Türkiyeli yazar ve şairlerle yapılan söyleşileri izlemek.
"Türkiye için dönüm noktası"
Türkiye ile uzun yıllardır ilgilenen, Orhan Pamuk, Perihan Mağden, Nedim Gürsel gibi bir çok yazarı Almanca yayımlayan Suhrkamp, Almanya’nın en köklü ve saygın yayınevlerinden biri.
Türkiyeli yazarlar
Sohbet fırsatı bulduğum Suhrkamp telif anlaşmaları ve kontratlar bölümü yönetmeni Petra Hardt, bu fuarın Türkiye açısından bir dönüm noktası olacağından emin.
Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Mehmed Uzun’a, Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan Aslı Erdoğan’a, Türkiye’den bir dizi yazar ve şairin kitaplarını Almancada Türkiye Kitaplığı adı altında biraraya getiren Robert Bosch Vakfı’ndan Bettine Berns da, benzer görüşleri paylaşıyor.
“Biz Almanların Türkiye hakkındaki fikirleri uzun yıllar ağırlıkla iki şeyle beslendi” diyor. “Birincisi bu ülkeye göçen yoksul, eğitimsiz Türkiyeli göçmenler, ikincisi ise yazları gittiğimiz Türkiye sahil kasabaları. Artık bu değişiyor.”
Türkiye ulusal organizasyon komitesiyle yakın ilişki içinde çalışan Berns’in bazı eleştirileri de var. Kültürel varlığın sunumu konusunda büyük eksiklikler olduğunu düşünüyor.
“O kadar para döküp seminerler konserler düzenliyorlar. Ama izlemeye giden Almanlar hiç bir şey anlayamıyor. Çünkü bu müzik nedir, Türkiye kültürünün hangi yanını temsil eder, sahneye çıkan sanatçı kimdir, yazar, yayıncı kimdir hiç bir bilgi verilmiyor” diyor.
Bütün bunları tecrübe eksikliğine bağlıyor.
Sık sık “Türkiye kendisini dış dünyaya niçin iyi anlatamıyor” diye ifade edilen sorunun yanıtını, Almanya’da yaşayan yazar, yayıncı ve Orhan Pamuk’un çevirmeni Recai Hallaç veriyor.
Hallaç'a göre bunun nedeni, Türkiye’nin şu ana kadar hep, geçmişinin ne kadar görkemli olduğunu anlatmaya çabalaması.
“Bu da aslında, bugüne dair anlatacak bir şeyimiz yok demenin Türkçesidir” diyor Recai Hallaç.
Kolektif İstanbul
'Batı merkezciliği'
Birleştirilmiş on büyük havaalanı duygusu veren fuar koridorlarında karşıma çıkıveren Murathan Mungan’a göre ise, "sorunun önemli bir boyutu, batının Türkiye’ye ya da batı dışındaki kültürlere pek bakmayı istememesi, batı merkezciliği".
Bir yıldır çalışmalarını sürdüren ve yüzlerce yazarı, yayıncıyı, bireyler olarak ve mesleki kuruluşlarıyla bir araya toplamayı, hükümetin de mali desteğini alarak Frankfurt fuarında onur konuğu katılımını gerçekleştiren Ulusal Komite ise, yorgun ama memnun.
Hem kültürün geçmişe yönelik sunumunun, hem klişeleştirilmesinin aşılması yönünde önemli adımlar atabildiklerini, hem de seçtikleri 'Bütün Renkleriyle Türkiye' sloganını, en azından, 'bütün renkleriyle Türkiyeli yayıncı ve yazarlar' görünümüyle bu fuara yansıtabildiklerini düşünüyorlar.
Tecrübeye gelince...
Konuştuğum istisnasız bütün yayıncılar, daha şimdiden, harıl harıl gelecek yılki fuara nasıl daha iyi hazırlanabileceklerini tasarlıyor, eksikliklerini saptıyor, bunları nasıl giderebileceklerini tartışıyorlar.
Eleştiriler, şikayetler bir yana, fuarda, umut var
kaynak
Bu hareketlilik heyecan uyandirici, umarim daha iyi yerler ediniriz.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla