'Zengin ülkelerde gelir uçurumu artıyor, fakat magazin etkisi ile isyanlar olmuyor.´ Bu hüküm cümlesi OECD'ye ait. Yani ne asker, ne polis; düzenin yeni bekçileri var. Sabah programları, evlendirme ´şey´leri, yarışmalar, televoleler, kim-nerede-ne iş herzeleri, röntgenci ve dedikoducu matbuat isyanı engelliyor. Bu programlar nerede çoğalıyorsa orada gelir dağılımı bozuluyor demek bu.
OECD'nin 2008 araştırmasına göre, çoğu zengin ülkede, zengin ve fakir arasındaki uçurum giderek büyüyor. Aynı araştırma, bu toplumlarda aynı hızda sosyal bir ayaklanma meydana gelmemesini ise olağanüstü şaşırtıcı buluyor.
Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Örgütü'nün (OECD)'den yayınlanan verilere göre, Danimarka, zengin ve fakir arasındaki uçurumun en az olduğu ülke. Danimarka'yı İsveç takip ediyor. Gelir dağılımı en bozuk OECD ülkesi ise Meksika. Meksika'yı Türkiye takip ediyor.
OECD'nin 2005 raporunda Türkiye'nin üstünde şimdi krizde olan ve yoksulları ayaklanma kıvamına doğru ilerleyen ABD vardı. Ama ABD, uyguladığı politikalarla Türkiye'yi daha dibe itti.
Dünya Bankası'nın Dünya Kalkınma Göstergeleri 2005 raporundaki verilere göre, Türkiye'de en zengin yüzde 10'luk kesim, toplam gelirin üçte birine sahip olurken, en fakir yüzde 10'luk kesim ise gelirin yüzde 2.3'üne sahip.
Türkiye'de nüfusun en yoksul yüzde 20'lik kesiminin gelirden aldığı pay yüzde 6.1'de kalırken, en zengin yüzde 20'nin aldığı pay ise yüzde 46.7 düzeyinde seyrediyor.
Yüzde 10'luk dilimlere bakıldığında ise daha çarpıcı bir sonuç ortaya çıkıyor.
Türkiye'de nüfusun en yoksul yüzde 10'u gelirden yüzde 2.3 oranında pay alırken, en zengin yüzde 10'un aldığı pay ise yüzde 30.7'ye çıkıyor. Yüzde 20'lik dilimlerin karşılaştırılmasında 7.6 kat olan en yoksul ve en zengin kesim arasındaki gelir farkı, yüzde 10'luk dilimlerin karşılaştırılmasında 13 kata yükseliyor.
Kömür, pirinç ve sadaka dağıtımını konu edinmeyen OECD araştırması, yoksulluğa karşı "magazin etkisi" konusunda da şunları belirtiyor:
"Eşitsizlikte artış çok yaygın ve önemli olmasına rağmen, çok kimse bunu fark etmiyor. Veriler ve insanların hissettikleri arasındaki fark, 'magazin etkisi'nin bir yansıması. İnsanlar, süper zenginlerin hayatlarını okuyor, onlara gıpta ediyor ve onlar gibi lüks bir hayat yaşadıklarını hayal ediyorlar."
Zengin ve fakir arasındaki uçurum hakkındaki OECD araştırması, birliğe üye 30 ülkeden 24'ünde yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre, 1980'lerin ortalarından 2000'lerin ortalarına kadar eşitsizlik, yaklaşık yüzde 7 arttı. Artışın çoğu ilk on yılda gerçekleşti. Ancak eşitsizlikte bu artışa rağmen toplumlarda büyük bir kırılma yaşanmadı.
Ne diyelim, sağolasın televole!
http://www.skyturkonline.com/news.jsp?c=2&newsId=76214
----------------------------------------------------------------------
iktidarın yolsuzlukları televole magazini gibi artık.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
