AKP’yi oluşturan kadrolar ile AKP’den beslenen yandaşlar, kamu önünde açıkça söylemeseler de yaptıkları her türlü icraati “meşru” görüyor ve bunu da ilginç bir mantığa dayandırıyor. AKP’li birçok kişiye göre, rüşvet iddiaları, yolsuzluk ithamları hiç mi hiç önemli değil.
Çünkü; ortada bir “ganimet” var ve AKP’liler de o ganimeti paylaşıyor. Bu yüzden, Deniz Feneri yolsuzluğu, Şaban Dişli’nin rüşvet alması, Dengir Fırat’ın hayali ihracat yapması, AKP tabanında “soru işareti”ne yol açmıyor. AKP tabanı, “Buralardan gelen paralar dava için kullanılıyor” yalanıyla uyutuluyor.
Hatta; AKP’nin çok oy aldığı yoksul mahallelerine inildikçe, yardım paketi verilen yurttaşlara, “Bu yardımı Dengir Bey yaptırdı” deniliyor. İstanbul’un bazı bölgelerindeki yardımlar ise “Şaban Dişli’nin selamı var” denilerek dağıtılıyor.
Çaresiz bırakılan yurttaş ise; bu yardımları almak zorunda kalıyor. Zira; sosyal devletin yok edildiği günümüzde, yurttaşlar yaşayabilmek için, kendilerine uzatılan elin kimin olup olmadığına bakmıyor… Kendilerine dağıtılan yardımların kaynağını sorgulamaya çalışan yurttaşlara ise şu söyleniyor: “Bu verilenler ganimettir. Zenginlerden alıyoruz, size veriyoruz. Daha da alacağız. Daha çok dağıtacağız.”
Biliyorsunuz, “ganimet kültürü” İslamiyet’in yayıldığı ilk yıllarda, savaşçı bulabilmek için ortaya atılan söylemlerle birlikte oluşturuldu. İslam ordusunun komutanları, ‘kafirlerin’ mallarına el koyarken, bir kısmını da mücahitlere dağıttı.
Böylece, toplumun İslam adına savaşması da kolaylaştırıldı. Türkiye; ne yazık ki; şimdi yine aynı kültüre teslim ediliyor. Yoksullar, nerelerden elde edildiği belli olmayan kaynakları “ganimet” diye alıyor. Lüks jiplere binen ve sosyal statüleri değişen kadınlı-erkekli gruplar, değirmenin suyunun nereden geldiğini soran yakınlarına “Ganimetten pay aldık” diyorlar.
AKP; Türkiye’ye yeni bir kültür ve yaşama biçimi dayatıyor. Bunu yaparken kendisi dışında hiçbir sosyal sınıfa ise yaşama hakkı tanımıyor. Böylece, önüne çıkabilecek tüm engelleri de ortadan kaldırıyor. Parayı ve ticareti kendi elinde toplayan AKP zihniyeti, “Ya bendensin ya da değilsin” diyor. Ardından da ekliyor: “Benden olmayan, yok olmaya mahkumdur.”
İşte son örnek:
İstanbul’un değişik bölgelerindeki kulübelerde çiçek satarak yaşamını devam ettirmeye çalışan 800 yurttaşımız artık işsizlik tehlikesiyle karşı karşıya. Çünkü; çiçek satan seyyarlara verilen çiçek satışı tezgahları, AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden olan Kültür A.Ş’nin bir uygulaması sonucu sessiz sedasız bir şekilde kaldırılıyor.
AKP’li Kültür A.Ş. tezgahları kaldırtırken, aynı işi yapabilmesi için de AKP’li işadamı Bekir Uğur’a ihaleyle yetki veriyor. Böylece, AKP’li Bekir Uğur, çiçek satmak isteyen seyyarlara tanesi 20 bin dolar olan büfelerden satma hakkı kazanıyor. Bekir Uğur’un aldığı yetki ve hak bununla da bitmiyor. Uğur, satışa çıkardığı büfe başına satıcılardan ayda 600 dolar alacağını da söylüyor.
Kısacası; İstanbul genelinde bulunan 800 çiçek satıcısı, Bekir Uğur’a önce 20 bin dolar, ardından da her ay 600 dolar kira ödeyecek.
Bu ‘keyfi’ tutuma itiraz eden CHP’li Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Can Özyedierler, konuyu gündeme getiriyor. Özyedierler, uygulama yapılırken ne Meclis’e ne de Çiçekçiler Odası’na bilgi verilmediğini söylüyor. Özyedierler’in itirazı üzerine söz alan AKP Grup Başkanvekili Hüseyin Evliyaoğlu, tarihe geçecek şu sözleri söylüyor: “Bu ülkenin yüzde 50’si AKP’li. AKP’liler ticaret yapmayacak mı? Ticaret yapmak ayıp mı?”
CHP’li Özyedierler, AKP’li Evliyaoğlu’nun sözlerine şöyle karşılık veriyor: “AKP’lilerin ticarette ne kadar başarılı olduklarını, gemiciklerden, Unakıtanların yumurta işinden biliyoruz. Ayıp olan ticaret yapmak değil. Ayıp olan AKP’nin nüfuzunu kullanarak 1500 esnafın hakkını gasp etmektir.”
Özyedierler’in sözleri Meclis tutanaklarına geçiyor. Ancak değişen hiçbir şey olmuyor. AKP’nin yeni zenginlerinden Bekir Uğur, cebine koyacağı dolarların hesabını yaparken, oğlunun nikah şahitliğini yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a dua ediyor.
Artık çiçekçilek yapamayacak olan 800 aile ve onlara mal veren 700 esnaf ise; yaşam alanlarının yok edildiğini gördükçe, bir çıkış yolu arıyor. Çünkü; AKP kendisinden olmayan herkesin nefes borusunu sıkıyor. Çiçek tezgahları bile AKP’lilere teslim ediliyor.
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

