Bu kaypak, bu yalama siyaset… Bu satılmış aydın (!)… Satılmış medya… Türk insanının beyni üzerine bütün yalan, saptırılmış, pespaye düşüncelerini boca ediyor. Üstelik hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan.
Avrupa denilen “tek dişi kalmış canavar”ın bazı basını “Diyarbakır Kürdistan’ın gizli başkenti” yazıyor, oralardan güdülen maşalar Diyarbakır’da grup toplantısı yapıyor. Cezaevinden meclise taşınan PKK uzantıları ayaklanma provaları yapıyor.
Birtakım soysuzlar, “aman, bunlar seçim provakasyonları” diyor. Dangalak, bunları provakasyon yapabilecek boyuta vatandaş mı taşıdı? Bu maşaları “paşa” yapan Erdoğan Diyarbakır’a giremedi. Bir başbakan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki bir ile, binlerce korumaya rağmen kendi aracında değil, zırhlı araç içinde giriyorsa, o başbakan aslında o ile girememiştir.
Sayın Başbakan Diyarbakır’a gidip “Kürt sorunu” dediğinde, “BOP projesi kapsamında Diyarbakır bir yıldız olabilir” dediğinde Diyarbakır’a girebiliyordu. Kimin sayesinde? Beğenmedikleri eski terör ile mücadele yasaları sayesinde. Kendi demokratik açılımları sayesinde Diyarbakır’a giremiyor. PKK demokratik haklarını(!) kullanarak vatandaşa cebren kepenk kapattırıyor, Diyarbakır’ı PKK için “yıldız” yapan başbakan, o "yıldız"a ancak zırhlı araç içinde ve çok yüksek devlet korumasında girebiliyor. Yaşasın AKP DEMOKRASİSİ (!)..
Gene dangalaklar korosu hep bir ağızdan DTP kapatılmasın diyor. Niye? O zaman seçimlerde DTP kazanırmış (!)
AKP’nin farkı ne? BOP’un eşbaşkanlığı Türkiye’nin bölünme projesi değil mi? Eeee…PKK da aynı şeyi söylemiyor mu? Söylüyor. O zaman fark ne? Barzani İsrail Kürdistanı’nı kurmak isteyen bir kukla. Dostları kim? Tayyip Bey ve sayın Gül… 30 bin Kürt kestik diyen Orhan Pamuk’a kim sahip çıktı? Tayyip Bey ve Gül… Cezaevinden çıkan ve PKK’ya yataklık ve yardımdan davası devam eden Sabahat Tuncel “dokunulmazlık zırhından dolayı bekliyor” Cumhurbaşkanlığı konutunda ağırlandı. Gül, Dışişleri Bakanı’yken PKK’nın manifestosunu yazan, Atatürk’e diktatör diye dil uzatan Hollandalı Türkoloğa ödül verdi. Aynı Gül Almanya’da Fuarda KDP’nin standında Türkiye’nin bölünmüş haritası için bir tepki vermediği gibi, “geçmişte Kürtler’e haksızlıklar yapılmıştır” diyerek Türk Devleti’ni tarihe not düşürecek bir şekilde mahkum etti. En yüksek makamdan söylenen bu söz hiç kuşkunuz olmasın ki, gelecek yıllarda bu milletin önüne gelecektir.
Sayın Gül ve şürekasının ülkeyi düşürdükleri o pek saygın durum gereği kendisini Almanya’da ancak belediye başkanı karşıladı (!)
Pekiii, soldan AKP’ye monte olan Kültür Bakanı stantdaki haritayı “yeter artık” diyerek söken vatandaşımıza ne diyor? “İşgüzarlık(!)” diyor değil mi? Keşke kendilerinde de işgüzarlık yapacak yürek ve duyarlılık olsaydı. Oysa onların Almanya’da yapamadığını Turan Çömez Barzani’nin ininde yapmıştı. KDP’nin bürosunda böyle bir haritayı duvardan söküp yere atmıştı ama şimdi Ergenekoncu diye kırmızı bülten ile aranıyor (!)
Taraf gazetesi, Utah uzantılı sızdırmaların manşet yapıldığı, AB-D’nin ordu üzerindeki oyunlarının uzantısı gazete (!)… Hani şu AKP’lilerin meclis koridorlarında “BİZİM TARAF” diye konuştukları paçavra… AKP’nin “bizim” dediği Taraf’ın Ahmet Altan’ı ülkeyi bir kadın memesine satacağını zaten teyit etmiş bir zat. Bu zatın enses ilişkileri onaylayan bir söyleşisi var. ABD den koşarak gelen Çongar var bir de… Yaptığı bir haberin nasıl verileceğini bazı gazeteleri arayarak dikte ettirdiği söylenen Egemen Bağış (!)…Yasemin Çongar ve Ahmet Altan Kandil’e çıkmadılar mı? Yasemin Çongar “gönlüm Kandil’de kaldı “ demedi mi? Eminiz Kandil’de birilerinin de aklı O'nda kalmıştır ama ne yapsınlar? Eeee… İşte size AKP’lilerin “bizim Taraf” ları… Ülke durup dururken bu hale gelmedi.
Türkiye’de siyaset ahlaklı olsa parti kapatılmaz, darbe de olmaz. Hem de o kadar basit bir mantıkla yapılır ki… Parti kapatılmasının önünü kapatmak için NAMUSLU olmak gerekir. Fakat nedense kimse bu çözümü önermiyor.
Partiler niye kapatılıyor? Partilerde ki insanların belli kanunları çiğnemesi neticesinde dava açılıyor değil mi? O zaman yapılacak iş çok basit. DOKUNULMAZLIKLARI kaldırırsınız…
Dokunulmazlıklar kaldırılırsa ne olur? Suç atfedilen vekil dava edileceği için, partinin tamamı bu suça iştirak etmekten kurtulur. Partiler safralarını atacağı için de kapatılmazlar. İşte bu kadar basit.
T.B.M.M. hırsızların, bölücülerin, yabancı istihbarat ajanlarının sığındığı, korunup- kollandığı bir yer olmaktan kurtarılmalıdır.
Buradan namuslu, vatansever vekillere bir öneride bulunuyorum:
Eğer T.B.M.M çatısı altında hainler, bölücüler, hırsızlar ile bir arada bulunmak istemiyorsanız, her oturuma sıralarınıza vurarak protosto ile başlayın. Kendine güvenen, ortak nefes aldığı meclis ortamını namuslu insanlarla paylaşmak isteyen her vekil, dokunulmazlıkların meclis kürsüsü ile sınırlı kalması için mücadele etmelidir! Bu kirliliği protosto etmek için yakalarınıza temizlik ifade eden bir simge takın.
Adaletin tecelli ettiği bir meclis için kimse ne darbe düşünür, ne de parti kapatılır.
Hodri meydan… Adaletten kaçmayacak kadar namuslu kaç vekil var, görelim.
O zaman DTP de kapatılmaz, DTP içinde suç işleyenler bireysel olarak dava edilir.
Kendi evinizi kendiniz temizleyin. Çöpleri dışarı taşanların, belediyenin yazdığı cezayı "ödemiyorum" deme lüksü ve keyfiyeti yoktur!..
Evet beyler ve bayanlar, sızlanmayın, kıvırmayın, karartmayın… MERT OLUN, MERT!.. Daha açığı, dokunulmazlık zırhına sığınma ihtiyacı duymayacak kadar NAMUSLU OLUN!
Son söz:“Ters trene bindiyseniz, koridorda ters tarafa yürümenin faydası yoktur.- Diettich Bonhoeffer”
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla