• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
16 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    yehuyagin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2008
    Mesajlar
    314
    Karizma Gücü
    0

    TARAF'tan GİZLİ MUHTIRA iddiası !

    Taraf'ın haberine göre Jandarma, Hükümetin Ulusal Program taslağında yer alan sivilleşme taahhüdünden rahatsız oldu, verilen sözü 'artniyetli' buldu.

    Jandarma Genel Komutanlığı, Korgeneral Mustafa Bıyık imzasıyla, 26 eylülde İçişleri Bakanlığı'na bir yazı gönderdi: Ulusal Program taslağına iç güvenlik hizmetlerinin sivil iradenin denetimine gireceğini yazmışsınız, basından öğrendik; size böyle bir şey önermemiştik. Gizli yazıda ulusal programların AB Katılım Ortaklığı belgelerindeki talepleri karşılamayı öngördüğü, bu yılki belgede iç güvenlikle ilgili talebin bulunmadığı belirtilip art niyet aranıyor: Durum buyken taslak ulusal programa eklenen söz konusu ifade dikkat çekicidir. Yazıya muhtıra niteliği veren ifade ise sona saklanmış. Jandarma Genel Komutanlığı'nın yazısı "İç güvenlik hizmetinin yürütülmesi için 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Kanunu yeterlidir. Sivilleşmeye ilişkin ifadenin programdan çıkartılması uygun olacaktır" diye bitiyor

    Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik sürecinde Türkiye'nin yol haritasını gösteren üçüncü Ulusal Program Taslağı, Jandarma'nın direnişiyle karşılaştı. Jandarma Genel Komutanlığı, ilk kez bir Ulusal Program'a giren ve "sivil-asker ilişkileri"ni yeniden düzenleyen bölümlerin taslaktan çıkarılmasını istedi. Jandarmanın karşı çıktığı taslaktaki düzenleme iç güvenlikte kışlanın yetkilerine sınırlama getirip, Jandarmayı bir sivil idare olan İçişleri Bakanlığı'nın denetimine tabii tuttuğu şeklinde yorumlanıyor.



    BAKANLIĞA GİZLİ YAZI Jandarma Genel Komutanlığı adına Korgeneral Mustafa Bıyık tarafından 26 Eylül 2008'de İçişleri Bakanlığı'na gönderilen "gizli" ibareli dört maddelik yazıda, iç güvenlikle ilgili bölümlerin taslaktan çıkarılması talep edildi. Son derece buyurgan bir dil kullanılan dört maddelik yazıda şöyle dendi:

    GÖRÜŞÜMÜZÜ GÖNDERDİK "AB Genel Sekreterliği'nin 'AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin 2008 Yılı Ulusal Program' hazırlık çalışmaları kapsamında hazırlanan Taslak Ulusal Programın 'Siyasi Kriterler' bölümüne ilişkin J. Gn. K.lığı görüşleri, ilgili gereği ilgi (b) ile gönderilmiştir."

    İŞTE BUNDAN RAHATSIZLAR "Ancak görüş verilen söz konusu taslakta bulunmamasına rağmen, halen basına da yansıyan Taslak Ulusal Programın 'Siyasi Kriterler' bölümünde: 'İç güvenlik hizmeti, sivil iradenin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine onun denetim ve gözetiminde; 'hukukun üstünlüğü' ve 'hürriyetleri' çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirilecektir. Bu kapsamda, iç güvenlik yönetiminin koordinasyonunu ve sivil iradenin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını etkin olarak yerine getirmesini güçleştiren mevzuat hükümleri ve uygulamaları değiştirilecektir' ifadesinin yer aldığı öğrenilmiştir."

    KATILIM ORTAKLIĞI'NDA YOKMUŞ "Ülkenin önemli bir kesiminde, 169 yıldan bu yana iç güvenlik hizmeti veren J. Gn. K.lığı'nın görüşü alınmadan ve koordine edilmeden Taslak Ulusal Programa dâhil edilen söz konusu ifade oldukça muğlak ve ucu açıktır. Ayrıca, Ulusal Programların AB tarafından hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgelerinde yer alan talepleri karşılamak maksadıyla hazırlandığı bilinmektedir. 2008 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi'nde iç güvenlik hizmetine ilişkin herhangi bir husus bulunmamasına rağmen, Taslak Ulusal Programa dahil edilen söz konusu ifade dikkat çekici bulunmaktadır."

    O BÖLÜMLER ÇIKSIN "İç güvenlik hizmetinin yürütülmesi için, 2803 sayılı 'Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu'nun mevcut hükümlerinin yeterli olduğu kıymetlendirilmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin AB'ye uyum sürecindeki öncelikleri dikkate alındığında, söz konusu ifadenin Taslak Ulusal Program'dan çıkarılmasının uygun olacağının değerlendirildiğini arz ederim."

    HÜKÜMETİN TAVRI NE OLACAK Jandarmadan gelen bu çıkış karşısında hükümetin nasıl bir adım atacağı merakla bekleniyor. Ulusal Program Taslağı'nın Meclis'e gelmesiyle birlikte Jandarma'nın çıkarılmasını istediği bölümlerle ilgili gelişmeler netleşecek.

    ASKERİN "ÇIKSIN" DEDİĞİ BÖLÜM Jandarma Genel Komutanlığı'nın Ulusal Program Taslağı'ndan çıkarılmasını istediği düzenlemeler, "Siyasi Kriterler" bölümünde "Sivil-Asker İlişkileri" başlığıyla yer alıyor. Taslakta şöyle deniyor: "İç güvenlik hizmeti, sivil iradenin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine onun denetim ve gözetiminde; 'hukukun üstünlüğü' ve 'insan hak ve hürriyetleri' çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirilecektir. Bu kapsamda, iç güvenlik yönetiminin koordinasyonunu ve sivil idarenin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını etkin olarak yerine getirmesini güçleştiren mevzuat hükümleri ve uygulamaları değiştirilecektir."

    JANDARMA NİYE KARŞI ÇIKIYOR Silahlı Kuvvetlerle ilgili görevleri eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığı'na, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin yerine getirmesi konusunda İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı'nın sorumluluk alanı Türkiye yüzölçümünün yüzde 92'sini kapsıyor. Ulusal Program Taslağı'ndaki düzenleme ile birlikte Jandarma bütün yönleriyle İçişleri Bakanlığı'na karşı sorumlu olacak.

    UP MECLİS'İ BEKLİYOR Hükümet tarafından ağustosta son şekli verilen Ulusal Program Taslağı, 400 sayfadan oluşuyor. İşkencenin önlenmesi, ifade özgürlüğü ve sendikal haklar konusunda ileri adımların atıldığı taslağa ilk kez sivil-asker ilişkileri de girdi. Hayat bulması büyük ölçüde Anayasa değişikliğine bağlı olan Ulusal Program için Meclis'te grubu bulunan partilerden randevu isteyen Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'a sadece DTP Genel Başkanı Ahmet Türk randevu verdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal randevu verme gereği duymazken, MHP lideri Devlet Bahçeli, "Babacan gelmesin, taslağı göndersin" yanıtı gönderdi.

    18 Ağustos 2008'de toplanan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cemil Çiçek, Anayasa ile birlikte 131 yasanın da değiştirilmesini içeren Ulusal Program'ın ekimde Meclis'in açılmasıyla birlikte Genel Kurul'a getirileceğini söylemişti.



    kaynak:http://www.samanyoluhaber.com/haber-122692.html
    ilginç...
    BİZ HZ. MUHAMMED DERİZ, ONLAR MUHAMMED!!! DER

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    285
    Karizma Gücü
    0
    Hadi bunu inkar etsinler de görelim.

    Yalanlamak kolay iştir.

    Sıkıyorsa TARAF'a tazminat davası açsın Genelkurmay.

    Madem TARAF'ın belgelerine yalan diyorlar (Aktütün belgeleri) neden TARAF aleyhine dava açmıyorlar?

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    Niye jandarma haksız mı.
    Sivil olması epey sakıncalı olabilir.

    Ama boş boş TSK düşmanlığı yapmak için taraf denen PKK yandaşı bunu bile malzeme yapmış.

  4. #4
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Bu taraf ne taraf?
    Muhtıraymış mış-mışda mış mış..
    Attırıp butturup, alayıp pullayıp kendi tarafınıza uyarlayarak yuvarlayınız bakalım.

    Yine de tercümeniz şu oluyor, ülkede isyan var, ülke sınırlarını yeniden çizmeye çalışan bir takım güçler ve bu güçlerin bir kolu AB, isyanı bastıracak olan jandarma sivilleşecek buyurmuş..
    Tabii buyuracak, isyan bastırılırsa planları suya düşecek..

    Siz de hala burada askeri, jandarmayı; ülkenin bütünlüğünü koruyacak kurumlarımızı kötüleyin.

    Ne taraftan bakarsanız bakın sizin tarafınız belli....
    Bu mesaj en son " 26.10.08 " tarihinde saat 13:51 itibariyle erin 16 tarafından düzenlenmiştir...

  5. #5
    TF Haber Sorumlusu 5 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-07-2008
    Mesajlar
    1,085
    Karizma Gücü
    0
    Ieandrosyazısıdır... Jandarma ic guvenlik ile ilgilenirken muhatabi vatandas oluyor; hukuki anlamda Türk Silahli Kuvvetleri İc Hizmet Kanununa gore sorgulanip yargilanabiliyor, vatandas ise TCK'ya gore...

    Yani polisin yaptigi gorevi yapiyor fakat bir polisten sikayetci oldugunuz gibi, bir jandarmadan sikayetci olamiyorsunuz... Sikayet durumunda, yargilamasi sizden farkli kanunlarla yapiliyor.

    Ve, bizim jandarmamizin halkimiza yonelik olusturdugu korku psikolojiside ayri bir trajedidir. Yani vatandas jandarmadan korktugu gibi hic kimseden korkmuyor. Neden?
    Cunku diyor ki: "Jandarmaya vur emri verilirse hic dusunmez vurur ve netice olarak da kim vurduya gidersin"

    Ben boyle bir durumu kabul etmedim hic bir zaman ve edemiyorumda. Vatandas kanunlar nezlinde en ustte olmalidir. Cunku butun bu guvenlik onlemleri vatandas icindir. Oysa jandarma da bu boyle degil.

    Jandarma tamamen sivillestirilsin. Bu yapilamiyorsa, jandarma asamali olarak gorev alanlarini polise devretsin ve kadrosuda TSK'dan kaldirilsin. Jandarmaya ayrilan butce ile ayni alanlara polis gorevlendirilebilir.

    Not: Bu ozel belgelerin bu kadar rahatlikla ortalarda dolasabilmeside cok ciddi guvenlik problemleri oldugunu gosteriyor. Bu bilgiler boyle ortalarda dolasabiliyorsa cok daha muhim devlet sirlarimizin yabancilarin elinde olmasi cok sasirtmaz herhalde...

  6. #6
    Bilge Kaan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-08-2005
    Mesajlar
    1,405
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Haberin doğruluğu ya da yanlışlığı bir yana, neden hep Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine açıkca düşmanca tavır alanların potası haline gelmiş TARAF'a servis ediliyor bu tür haberler? Kişiye özel yazılar kim tarafından bu paçavraya veriliyor? Acaba içişleri bakanı bu köstebek(ler) hakkında soruşturma başlatacak mı, yoksa tüm bu olanlar siyasi misyonlarına uygun olduğundan mı sessiz kalıyor?
    Bu mesaj en son " 26.10.08 " tarihinde saat 14:29 itibariyle Bilge Kaan tarafından düzenlenmiştir...
    Bonum vinum lætificat cor hominum

  7. #7
    _OlguN_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2005
    Mesajlar
    18,827
    Karizma Gücü
    10
    Türk askerinin yanındadır..
    Fethullahçı terörist oluşuma ve Abd istihbarat gazetesi Taraf'a karşı herkes vatanseverdir..

    Pkkcı oluşum ile, dini terörist oluşumun Türkiye çıkarlarını bilmesi gerekmez..
    Kan lazım önce..
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ
    1923

    İLALABET !




    Kemalin Askerleri


    1919 Ruhu İle ...



    Bağımsız vekilim Kamer Genç ...




    Mes rêves guident mes pas

  8. #8
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Kuruluşu Selçuklu devletine, 1830larda yapılmış bir kurumun bu kadar süredir faaliyet vermesine rağmen nedense günümüzde miadını doldurduğundan bahsedilmesi tuhaf.
    Görevi ise şehir dışı asayişten sorumlu olması, bu görevi neden şimdiye kadar polis teşkilatı devir alamamış belki de tartışılması gereken konu bu olmalı.
    Ancak bunu cevaplayabildiğimiz an bu teşkilatın fesh edilmesinden bahsedebiliriz.

    Her kurumda görevini kötüye kullanan veya başarısız olan kişiler mutlaka vardır. Ben Jandarmanın hakkındaki negatif eleştirilerin biraz abartıldığını, sırf bu yüzden fesh edilmesi ya da yetkilerinin azaltılmasını 'pire için yorgan yakmak' olarak değerlendiriyorum.

    Sorun bir çoklarına göre Jandarma kuvvetlerinin TSK'nın bir parçası olması.
    Doğrudan ve sadece içişlerine bağlanmasının, sivilleştirilmesinin istenmesinin sebeplerinin politik olduğu apaçık..

    İç işlerimize rahatlıkla karışabilen bir AB, iç işleri bakanlığına da AB'ye uyum politikası adı altında yaptırımlarda bulunabilir. Burada TSK ile bağlantılı bir Jandarmanın şu an ülkemizin içinde bulunduğu neredeyse iç savaş ya da sivil isyan durumunda üzerine düşen görev çok önemlidir.
    Bu kadar önemli sorunların olduğu bir dönemde Jandarma sivil toplum olumsuz ilişkilerinin abartılıp vurgulanması anlamlıdır. Liberallik adına yapılan kaprislerden de daha derin bir sebebi olmalı bu vurgulamaların..
    Zira Jandarmanın feshi ya da sivilleştirilmesi şu an sürmekte olan dış odaklı PKK terörü ile başedilmesinde büyük bir savunma boşluğu yaratacak..

  9. #9
    fetullahh adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-03-2008
    Mesajlar
    826
    Karizma Gücü
    5
    Ortadoğu'yu ulusal çıkarları doğrultusunda şekillendirmek isteyen ülkelerin Ulusal Güvenlik Proğramlarımızdan rahatsızlık duydukları bir gerçektir.Ulusal Güvenlik Proğramlarını sivilleştiriyoruz adı altında Türkiye'nin altını oyma,bölüp parçalama faaliyetlerine, doğrudan veya dolaylı destek verdikleri girişimleridir. Bu girişimlerin bir kısmı geçmişte ve günümüzde "Avrupa Birliği değerleri" adı altında AB ülkeleri tarafından; bir kısmı ise "Stratejik ortaklık ilişkiler" adı altında doğrudan ABD tarafından gerçekleştirilmiştir!.. Aynı tavır bugün de sürdürülmektedir.!..
    Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi iradesi, etnik tabanlı bölücü hareket tehdidi karşısında, etkin politikalar ve çözüm tarzları üretebilecek konumdan gün geçtikçe uzaklaştırılmaktadır. Türkiye'nin ulusal sorunları artık gün geçtikçe yabancıların müdahil olduğu zeminlere çekilmektedir. Türkiye her geçen gün ulusal çıkarlarını koruyabilmek için daha büyük güçlükler karşısında mücadele vermeye zorlanmaktadır.
    Bu mücadelede en büyük tehlike; Türkiye'nin ulusal sorunlarının uluslararası ortamlara taşınmasına aracılk eden siyasi iktidarlardır
    İkinci büyük telike ise bu doğrultuda taşeronluk görevi üstlenmiş taraf ve benzeri medyadır.

    Ne yapmış Jandarma; Arkadaş siyasi çıkarların uğruna Ulusal Güvenliğimizi zaafa uğratma demiş.

    Demesemiydi ?

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    2,782
    Karizma Gücü
    0
    Bizim ulusal guvenlik programimiz nedir? Jandarma ulusal guvenlik programimiz midir?

    AB sureci dun baslamis bir surec degildir. Uzun yillardir hatta Cumhuriyetin kurulusundan beri yonumuz daima batiya donuk olmustur.

    Terore karsi "etkin politika ve cozum tarzlarimiz" dan uzaklasiliyor derken; bizim terore karsi ne zaman etkin bir politikamiz olmus? Ne zaman cozume yaklasmisiz ki bu gun o cozum noktasindan uzaklasmis olalim?

    Bilakis; bu gune kadar gudulen teror politikalarinin yanlisligi, bir netice vermeyisi ile ortadadir. Artik ayni yanlislari devam ettirmek yerine, daha yeni arayislar, cozumler ve metodlar kullanilmalidir.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Gİzlİ Anayasa !!!!!!!!
    2005 Konuları bölümünde nburakt tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 31.10.05, 14:30

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •