DELİ YÜREK ŞEHMUZ
Şehmuz her zaman durduğu camii sokağının başında, çökmüş ağlıyordu. Hiç böyle görmemiştim onu. Şehmuz, aslen Mardinli bir ailenin çocuğu. Bir garip, bir yoksul, yüreği aşk dolu bir mecnun. Herkes Deli Şıho derdi ona. Bana sorarsınız bir “Deli Yürek” o.
Neden mi Deli Yürek? Anlatayım; Adı sözde Müslüman olan, bir aile vardı mahallemizde. Oğulları her gün içer, sonra balkona çıkar, küfrün bini bir para, gırla giderdi. O gün yine içmiş, hızını alamamış, sağa sola elindeki tüfekle ateş açmıştı. O sırada camii dağılmış, cemaat dışarı çıkıyordu. Polis gelmiş, ekipler çevrede tertibat almıştı.
Sarhoş daha da hiddetlenmişti, dağılan cemaate doğru döndü ve “O galiz küfrü” yaptı. Şehmuz fırladı, kendisini engellemek isteyen polisi geçti “Sen, o küfrü yapamazsın” diyerek vatandaşın üstüne yürüdü. Tüfek patladı, Şehmuz acıyla sol kolunu tuttu. Kolundan yaralanmıştı Şehmuz. O günden sonra o aile mahalleden taşındı. Şehmuz artık çolak olan koluyla hep sokak başında bir nöbetçi gibi beklemeye devam etti.
Deli Yürek Şehmuz, Gazi Şehmuz, şimdi ağlıyordu. 1,90’nın üstündeki boyuyla yerinden kalktı, bana doğru yürüdü. “Ne oldu Şehmuz?“ dedim.
Şehmuz’un gözlerinden akan yaşlar, çağlayan oldu coştu, “ Abi duymadın mı? Bölücü başını bırakın diyorlar? O kanlı katili. Dün de …….. mahallesinde maçtan sonra, alınan galibiyeti kutlamak için bayrak asanları, bölücüler tehdit etmişler. Bayrakları indirmelerini istemişler.” Diye söylendi öfkeyle.
Sustu Şehmuz, deli yüreği kanıyordu usul usul. Sesi acı dolu devam ederek “Abi, bizim dedelerimiz bu Bayrak için omuz omuza birlikte savaşmadılar mı, dedelerimiz Çanakkale’de birlikte ölmediler mi?” dedi.
Boynuna sarıldım. “Sen ağlama Şehmuz. Sen ve ben, biz; bu Bayrak için yine savaşırız, bu Vatan uğruna yine birlikte ölürüz. Sen de bu yürek oldukça, ben de bu bağır oldukça, bizi kimse bölemez.” Şehmuz’un hüzünlü yüzü gülümsemedi. “Ölürüz, elbet!” dedi, coşkuyla. Döndü, asker adımlarıyla, nöbet yerine yürüdü.
Yarın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Ey! Bu Vatanın Evlatları, etnik kimliği ne olursa olsun ki; senin gerçekte böyle bir alt kimlik, üst kimlik meselen yoktur. Allah-u Ekber Dağları’nda, Galiçya’da, Yemen’de, Çanakkale’de, Sakarya’da Atalarımızın omuz omuza verdiği gibi, haydi! Bu gün de onların; o kahramanların torunları olan bizler el ele verelim. Ay-Yıldız’lı Bayrağımızı balkonlarımıza asalım. Gelincik tarlasına dönsün Şehit Kanlarıyla sulanmış Vatanımız. Düşmanlarımız bir defa daha kahrolsunlar. Alperen KARAKARTAL 28.10.2008


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla