Kararı hakim verdi
46’sI tutuklu 86 sanığın yargılandığı Ümraniye davasında dün ilginç bir gelişme yaşandı. Çok organize bir örgütün üyeleri olduğu iddia edilen sanıkların, iddianamenin okunup okunmaması konusunda bile anlaşamadığını gören hakim “Okunacak” kararı verdi.
İddianame okunuyor
Sİlİvrİ’deki mahkeme salonunda saat 10.00’da başlayan dünkü duruşmaya 46 tutuklu sanığın yanı sıra 30 tutuksuz sanık katıldı. Yaşanan tartışmalar ve verilen ara sonrası, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, 2445 sayfalık iddianameyi okumaya başladı.
Savcılara suç duyurusu!
SanIklardan Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun avukatı Metin Çetinbaş, kimlik tespiti sonrası söz aldı ve iddianameyi eleştirdi. Çetinbaş, “Savcılar hakkında suç duyurusunda bulunduk. Adil yargılama hakkı uyarınca o savcılar bu duruşmada yer almamalı” dedi.
SİLİVRİ CEZA VE İNFAZ KURUMLARI YERLEŞKESİ’NDE ÜÇÜNCÜ DURUŞMA
İddianame kargaşası
Ümraniye sanıkları iddianamenin tamamının okunup okunmaması konusunda fikir birliğine varamadı. Hakim 2 bin 445 sayfanın tümünün okunmasına karar verdi
Ümraniye Davası’nın dünkü üçüncü duruşmasında, sanık avukatları ortak karar alamayınca Mahkeme Heyeti, 2445 sayfalık iddianamenin tamamının okunmasına karar verdi.
Savcılara suç duyurusu
Çetinbaş, savcılar hakkında suç duyurusunda bulunmanın olağan bir şey olmadığını, adil yargılama hakkına göre iddianameyi hazırlayan savcıların duruşmada yer almamasını talep etti. Çetinbaş, haklarında suç duyurusunda bulundukları savcılardan mütalaa alınmasının hukuka aykırı olduğunu da iddia etti. Telefon dinlemelerinin soruşturma öncesinde başladığını ifade eden Çetinbaş, iddianame ve ekinde bulunan yasak delillerin okunmamasını da talep ederek, “Yasak delillerle ilgili şimdiden bir karar vermenizi talep ediyoruz” diye konuştu. Çetinbaş “Sanıklar hakkında AKP hükümeti medyasında yapılan yayınlarla ilgili savcılar ne yapmıştır. Sanıklar lehine ifade verenlerin ifadeleri neden alınmamıştır. Savcılar neredeyse, ’cumhuriyeti bile Ergenekon kurdurmuştur’deme noktasına gelmişlerdir” dedi. Avukat Çetinbaş, Ergenekon soruşturmasına itiraz edenlerin nasıl tasfiye edildiğinin de araştırılmasını talep ederek, “Ortaya çıkacak olan tablodan AKP ve Başbakan Erdoğan memnun olmayacaktır” diye konuştu. Çetinbaş, iddianamenin içeriğine yönelik savunmalar yapmaya başlayınca Hakim Şengün, iddianamenin henüz okunmadığını ve ondan ötürü iddianamenin içeriğine girmemesini gerektiğini belirtti. Şengün verilen hakkı kötüye kullandığı taktirde Çetintaş’ı sözünü kesebileceğini belirtti. İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in avukatı Mehmet Cengiz, “İddianame ile tüm belgeler bize CD ortamında verildi. İddianameyi ve tüm belgeleri okuduk. Duruşmanın 3. günündeyiz hâlâ esasa giremedik iddianame okunmaksızın sorgulara geçilmesini talep ediyoruz” diye konuştu. Mahkeme Başkanı Şengün, “Aranızda bir karara varın. Vardığınız karar doğrultusunda bir daha ki oturumda buna göre hareket edilecek” ifadelerini kullandı. Duruşmaya saat 12.40’ta ara verdi.
Bugüne ertelendi
Aranın ardından duruşma saat 13.00’te yeniden başladı. Hakim Şengün, sanık avukatları ortak karara varamayınca iddianamenin amamanının okunmasına karar verdi. İddinameden 73 sayfa okunduktan sonra duruşma bugüne ertelendi.
Türkiye AİHM’de milyarlarca dolar zarara uğrar
Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz, savcıların iktidarın baskısıyla bu iddianameyi oluşturduklarını öne sürdü. Kerinçsiz, “Bu savcıların gücü yetse mavi gözlü büyük Türk’ü bile sözde Ergenekon örgütünün kurucusu olarak göstermekten çekinmeyeceklerdir. Türk milleti dün olduğu gibi Ali Kemal ve Damat Feritlere bugün de fırsat vermeyecektir” dedi. İddianame okununcaya kadar yapılan tüm işlemlerin usulüne aykırı olduğunu savunan Kerinçsiz, mahkemenin usul hatalarına yapılan itirazlara ilişkin verdiği yanlış karar nedeniyle AİHM’in Türkiye’yi milyonlarca dolar tazminata mahkum edeceğini, bunun tahsili için de kendisinin büyük bir uğraş vereceğini ifade etti.
Yetki tecavüzü
Kerinçsiz, “Ortada bir yetki tecavüzü vardır. Yetkisiz bir mahkemenin vereceği karar şaibeli bir karardır. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi verdiği kararında buradaki sanıklarla Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombalara ilişkin yargılanan kişilerin arasında bir bağlantı olmadığını belirtmiştir. Buna uymamaları Yargıtayın kararına saygı duymadıklarını gösterir” dedi.
Adalet istiyorum
Kerinçsiz, “Sıkıyönetim mahkemelerinde uygulanmayan yöntem ve usulleri bu mahkemede görmekteyiz. Tarafsız bir mahkemede yargılanmak istiyorum” diye konuştu. Kerinçsiz, ortada maalesef bir örgütün olduğunu ancak bunun üyelerinin ’hayali Ergenekon senaryosunu yazanların’ olduğunu öne sürdü. Kerinçsiz, “Biz değerli mahkemeden merhamet değil, adalet istiyoruz” dedi.
İşsiz kaldım bankadaki paralarımı harcıyorum
Kimlik tespiti sırasında Ümraniye davası sanıkları, tutukluluk nedeniyle işlerinin bozulduğunu, hayatlarının alt üst olduğunu ifade etti
Kimlik tespiti sırasında sanıklardan ilginç beyanlar geldi. Gazeteci Güler Kömürcü kimlik tespiti sırasında “Öztürk” soyadının okunmaması üzerine, “9 Temmuz’da evlendim. Eşimin soyadı olan Öztürk de soyadıma eklendi. Temmuz ayı sonuna kadar Akşam Gazetesi’nde köşe yazarıydım. Şimdi serbest gazetecilik yapıyorum. Sabit aylık gelirim yok. Bankada bulunan paramı harcıyorum” dedi. Tutuksuz sanıklardan Zeki Yurdakul Çağman, aylık gelirinin sorulması üzerine esnaf olduğunu belirterek, “Bu işlere bulaştıktan sonra işimiz kötü. Eski aylık gelirim yok” diye konuştu.
İşler kötü gitti
Tutuksuz sanıklardan İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Yalçın Alemdaroğlu ise 13 Şubat 1939 doğumlu olduğunu belirterek, “Evli ve 2 çocuk babasıyım. Emekli hekimim. Aylık gelirim 7-8 bin YTL” dedi. Duruşmanın başlamasının ardından Ümraniye’de ele geçirilen bombaların bulunduğu gecekonduda oturan tutuksuz sanık Ali Yiğit de duruşma salonuna geldi. Ali Yiğit’in babası Şevki Yiğit’in ihbarı ile Ümraniye’deki gecekonduda 27 el bombası ele geçirilmiş ve soruşturma başlatılmıştı. Kimlik tespiti sırasında Ali Yiğit, olaydan önce manav dükkanının olduğunu ancak şu sıralar işsiz olduğunu belirtti. Yiğit ev adresi olarak da Ümraniye Çakmak Mahallesi’nde oturduğunu belirtti. Diğer tutuksuz sanıkların kimlik tespitlerinin yapıldığı sırada salona giren Selçuk, kendisine uzatılan mikrofondan ismini söyledikten sonra tutuksuz sanıkların bulunduğu bölüme geçti.
Aylık geliri 10 bin YTL
Sırası gelince kimlik tespiti yapılan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, 1925 doğumlu ve dul olduğunu, çocuğu bulunmadığını söyledi. Eğitim durumu sorulunca “Hukuk fakültesi” diyen Selçuk, sabıkasının olmadığını ve gazetecilik yaptığını ifade etti. Selçuk, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün’ün ne kadar ücret aldığına ilişkin sorusu üzerine, telif ücretleriyle birlikte aylık gelirinin 10 bin YTL olduğunu bildirdi. Avukat Recep Gökalp Sipahioğlu, bir kısım sanıkların bu dava nedeniyle ekonomik çöküntü yaşadığını söyledi. Dava celselerinin daha kısa zamanda sonuçlanmasını talep ederek, “Her celse gelirsek biz bu işin altından kalkamayız” dedi.
Yıldırım’dan banyo ve kantin talebi
Duruşmada söz alan emekli Astsubuy Oktay Yıldırım, “16 aydan beri tutuklu bir şekilde yargılanmayı bekliyorum. Duruşmanın her gün yapılmasından ötürü hafta içi gerçekleştirilen ziyarette telefon görüşmeleri, banyo yapabilme hakkımız, kantin gibi ihtiyaçlarımızı giderememekteyiz. Bu konuda mahkeme hafta sonlarında bu ihtiyaçlarımızı cezaevinde giderebilmemiz için bize hak versin. Soruşturma aşamasında basın yoluyla her türlü hakarete uğradım. Konuşabilecek olmama rağmen konuşmadım. Savunmamı Türk milletinin huzurunda yapabilmem için gerekirsi canlı yayın yapılsın. Duruşma salonuna alınabilecek maksimum gazeteci ve köşe yazarı alınsın” dedi.
Hakime internet sorusu
Tutuklu sanıklardan Behiç Gürcihan “Basında Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün duruşmayı teknik yollarla izlediği iddiası var. Duruşmalardan bulunan savcıların bilgisayarlarının internete bağlı olup olmadıklarını, buradaki görüntülerin internet yoluyla izlenip izlenmediği konusunda bilgi verilmesini istiyorum” dedi.
Suçlayana hoşgörü
Tutuklu sanık Sevgi Eren Erol’un avukatı Nevzat Erdemir, bu davanın sanıkların yargısız infazına dönüştüğünü öne sürerek, “Bir ülkede başkalarını suçlayanlara gösterilen hoşgörü, dışlananlardan saklanıyorsa o ülkede adaletten söz etmek imkansızdır” diye konuştu.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha....php?hit=10405
------------------------------------------------------------------
uydurma örgüt bu kadar.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla