• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #FFFFFF'><span class='glow_800080'>hüsobaba</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    9,267
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Neden Öğrenci Affı İstiyoruz

    Neden Öğrenci Affı İstiyoruz


    AFLARDA BAŞARI

    İlk önce başarı yada başarısızlık neye göre değerlendirilmelidir?

    Konuya eğitim bilimleri açısından bakacak olursak "Bloom" tam öğrenme methoduna göre başarılı bir sınıfın ortalamasının %93 olması gerekir yani her yüz öğrenciden 93'ü başarılıysa o öğretme methodu dolayısıyla öğretim elemanı başarılıdır diyor.
    Gagne'ninde genel anlamda ifade ettiği gibi her bireye öğrenmesi için gereken zaman verildiğinde başarı kaçınılmzdır.
    Peki afla dönen öğrencilerde başarı oranı nedir ?


    İstatistikler

    Öğrenci affı, Türkiye'nin gündemine 1983'de girmiş. Bu tarihten sonra 1984, 1986, 1988, 1991, 1993, 1995, 1997, 2000 ve 2005 yıllarında tekrar öğrenci affına ilişkin yasal düzenlemeler yapılmış.
    1997 yılına kadar çıkarılan 9 af kanunundan 163 bin öğrenci yararlanmış, bunların başarısı ise yüzde 48 olduğunu aktarıldı.
    Başarı Oranı İlk Yıllarda Çok Yüksek
    İlk çıkarılan 1983, 1984 ve 1986 yıllarındaki aflarda başarı oranı çok yüksek çıkarken, 1984’te çıkarılan ve ilişiği kesilen tüm öğrencileri kapsayan aftan 43 bin öğrenci yararlandı.
    Bunlarında yüzde 78’i üniversitelerinde başarı sağladı.
    Bakanlığın YÖK’ten aldığı verilere göre, 1986 yılında çıkarılan aftaki başarı da yüzde 66 oldu.
    Sonraki yıllarda çıkarılan aftan yararlanan ve başarılı olan öğrenci sayı ve oranları yüzde 35’ler seviyesine kadar inerken, 2000 ve 2005 yılındaki aflarla ilgili istatistikî kesin bilgi edinilemedi.

    2000 yılında 70 bin öğrenci (örgün öğretim) öğrenci affından faydalanmış, bu öğrencilerin yaklaşık 3’te biri başarılı olmuş.

    2005 yılında çıkarılan son öğrenci affından 52 bin öğrencinin yararlandığı bilgisi verilirken, öğrencilere verilen sınav ve okula devam haklarından faydalanma süreci devam ettiğinden başarı oranı kesinlik kazanmadı.
    Öncelikle şunu belirtelim, aftan dönen öğrenciyle normal öğrencilerin durumları karşılaştırılırsa aslında başarı durumlarında çok büyük farklılıklar görülmeyecektir.
    Örmeğin 1. sınıftan ikinci sınıfa geçen öğrenciler arasında hiç zayıfsız bir üst sınıfa devam etme oranı yaklaşık %35, yani son yıllardaki öğrenci aflarından başarılı olanlarla aynı. Aradaki fark normal öğrenci bir üst sınıfa 1 yada 2 dersinden başarısız olsada geçebiliyor ama öğrenci affıyla dönen öğrenciler 1 dersten dahi başarısız olsalar okuldan tekrar atılıyorlar. Aslında sıkıntı afla dönen öğrencilerde değil genel eğitim sisteminde, özellikle öss sistemiyle (tek sınavlı üniversite seçme sınavı) gelen öğrenciler mühendislik, Fizik kimya gibi bölümlerde gerekli eğitimi lisede almadıkları için başarısız oluyorlar.

    Sıkıntının sistem sorunu olduğu aşikardır.
    2000-2005 yılları arası 677 bin (200 bin örgün öğretim) okullarından ilişik kesmiş, çıkarılan öğrenci affından 58.000 öğrenci (örgün öğretim) faydalanmış.
    2005-2008 yılları arasında ise 600 bin (400 bin açık öğretim) öğrencinin okullarından ilişiği kesilmiş, muhtemel bir düzenlemede bu haliyle yaklaşık olarak 50 bin civarında öğrencinin okullarına girebileceği düşünülmektedir…
    Çalışmaya örnek olması amacıyla Trakya Üniversitesinin son 3 yıllık istatistikleriyle başlayalım. İlişikleri kesilmiş öğrencilerin sayısının net bir tablo ile gösterdikleri için Trakya Üniversitesini tercih ettik. (İlgili Kaynak: http://www.trakya.edu.tr/ogr_bilsis/ogr_sayilari.htm)

    Son 3 yılda Trakya Üniversitesinden ilişiği kesilmiş öğrencilerimizin sayısı 5480, bu üniversitemizin toplam öğrenci adedi 21.000 olduğuna göre buradan bir oranlama yapacak olursak yaklaşık oranı %26 yapar. Aşağı yukarı aynı oranın tüm üniversitelerimiz de olduğunu kabullenirsek son 3 yılda 2.500.000 (açık öğretim, uzaktan eğitim, ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeyinde) üniversite öğrencisinin %26 ‘sı sayısal olarak 650.000 yapar. Yani sonuçta kaba bir hesapla hata payını da koyarsak, son 3 yılda 500 bin öğrencinin yüksek öğrenim kurumlarından ilişiğinin kesildiğinin ya da kendi isteğiyle ayrıldığının sonucuna ulaşabiliriz.
    Peki, son 3 yılda 500 bin öğrenci neden okullarına devam etmiyor ilişiğini kesiyor ya da kendi inisiyatifi dışına ilişiği kesiliyor. Ulaşabildiğimiz 10 bin öğrenci üzerinde yaptığımız araştırmanın sonuçları şu şekilde;





    Okullarından ilişiği kesilmiş öğrencilerin büyük bir kısmı maddi sıkıntı çekiyor, bu sıkıntılar zaman zaman okula gidemeyecek ya da kayıt yaptıramama boyutuna kadar ulaşıyor, sıkıntılarla rağmen okula devam edebilenler ise maddi sorunların verdiği baskıyla okulda başarısız oluyor.
    Hem çalışıp hem de okumaya çalışan öğrenciler ise işyeri ile okul arasındaki zamanlama sorunları yüzünden okullarına ya hiç devam edemiyor ya da eksik devam ediyor.
    Barınma, ulaşım gibi zorunlu giderler için gerekli masrafları karşılayamayan, burs alamayan öğrenciler, maalesef okulda istenilen başarıyı yakalayamıyor.
    Kendisinde ya da aile bireylerinin bir veyahut bir kaçında sağlık sorunları ortaya çıkması yine okula devam konusunda ve eğitiminde elde edeceği başarı konusunda belirleyici. Sağlık sorunlarının önemli bir bölümü psikolojik ve uzun tedavi süreci gerektiriyor. Üniversitelerine bir taraftan devam edip bir taraftan da tedavisini sürdüren gençler okullarında başarısız oluyor.
    Psikolojik sebepler dışında patolojik sebeplere dayalı uzun süreli rahatsızlıkları olan öğrencilerde en fazla 2 yıl kayıt dondurma hakkı veriliyor, devamında kayıt dondurma hakları olmadığı için eğitim hayatları bitmek zorunda kalıyor.
    Diğer göze çarpan nokta ise sağlık sorunları yaşayan gençler kayıt dondurmak yerine tedavi sürecinde okula devam etmeyi tercih ediyorlar. Bunun ana sebebi hayata bir an önce atılma telaşı. Maalesef bu telaş gençlerin okuldaki başarı durumunu etkiliyor.
    Ön lisans eğitimini tamamladıktan sonra Dikey Geçiş Sınavıyla lisans eğitimi almaya hak kazanan öğrencilerin, anlaşılmaz bir intibak süreci sonrası tek dersten bile başarısız olduklarında okullarından ilişiklerinin kesildiği zaten biliniyor. Ama geçtiğimiz aralık ayında resmi gazetede yayınlanan kanun değişikliği sonrası artık intibak sürecinde olan öğrenciler 3 derse kadar başarısız olsalar dahi bir üst sınıfa geçebiliyorlar. Bu güne kadar bir ders ya da 2 dersten başarısız olan öğrencilerin okullarından atılarak uğradığı haksızlık yine belirgin sorunlardan biri. Ayrıca intibak sürecinin okullarda uygulanışı dar bir zaman aralığında olmayacak kadar fazla ders yükünün intibak sürecinde öğrenciler üzerine bindirilmesi de başarısızlığı tetikleyen başka bir unsurdur...
    Yine başka önemli bir konu ise eğitimleri devam ederken yurt dışına çeşitli başarı burslarıyla ek eğitim almak üzere giden öğrenciler, bu öğrencilerin üniversitelerden niyeti belli olmayan sebepler yüzünden atılıyor olması hepimiz için üzücü. Açıkça okuluna bildirildiği, okulunda sorun yok dediği halde öğrencilerin sebepsiz ve gereksiz olarak belki art niyetli bir şekilde eğitim hayatı dışına itilmesine sebep olması, üzerinde düşünülmesi gereken çok önemli bir diğer konu...
    1999 ve 2001 Ekonomik krizleri sonrası Kıbrıs’ta eğitim almakta olan bir çok gencin eğitimlerini yarıda bırakmalarına sebep olmuş. Kısıtlı imkanlarla Kıbrıs'ta üniversite eğitimi almak isteyen gençlerin bir çoğu ekonomik rahatlama amaçlı yapılan dövizdeki dalgalı kur uygulaması sonucu 1 gün içerisindeki ödeyecekleri harç miktarları 2'ye ya da 3'e katlandığı için bir çoğu son sınıf aşamasında okulunu yarım bırakarak ülkemize dönmüşlerdir. Maddi durumları düzelip tekrar başvurmak isteyen bu öğrenciler eğitim alırken Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Öğretim Kanununa tâbi iken okuldan ilişikleri kesildiklerinde ya da daha önce çıkan öğrenci aflarından yararlanmak istediklerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yüksek Öğretim Kanununa göre hareket edilip okula dönüşleri kabul edilmemişlerdir.
    Yine birçok arkadaşımız 1999 Düzce ve Gölcük depremlerinden sonra hem maddi ve manevi yıkıma uğramış ki birçok akrabasını, yakınını kaybeden, sakat kalan ya da çok uzun süreler tedavi gören bu insanlar 2000 yılı öğrenci affına malum sebeplerden ötürü başvuramamışlar devamında 2005 Yılına kadarda herhangi bir af kanunu çıkarılmamış akabinde 2005 yılı yapılan düzenleme ise süre kapsamından bu gençleri kapsamamıştır. Bu depremlerin dahi yaralarını üzerinden geçen 9 yıla rağmen hala saramadığımız burada açıkça belli olmaktadır.
    Son olarak Mesleki Eğitim programları, güvenlik birimlerinin açık öğretim fakültesinde İç İşleri Bakanlığının bir iç protokolle eğitim aldığı Jandarma Meslek Eğitim ve Polis Meslek Eğitimi Ön lisans programlarında başarısızlık adeta geliyorum diyor. Sınav zamanları görevde oluşları, mesleğin getirdiği psikolojik yıpranma ve yetersiz maaşlar Meslek Eğitimi programlarında çok fazla eğitim dışına itilmeye sebep oluyor.


    Kapsam İlişikleri 2000 yılı öncesinde kesilmiş yaklaşık 1300 kişi üzerinde yapılmış anket sonucumuz aşağıdadır.

    Beddualarım her gece seninle,
    Konuştuğumuz saatlerde istisnasız tek bir cümle tekrarlıyorum;Sende birinin elinde oyuncak ol ve o kişiyi herşeyin sandığında aslında bir şerefsize gönül verdiğini anla.Yolladığın öpücükleri hatırladığım her anda yine tek bir cümle var aklımda; Kalbin alev olsun ve tüm bedenini sarsın,sarsın,sarsınki ateş bedenini ebedi dünyada karşıma geldiğinde yaşayacaklarını hisset.Özür dilerim dayanamam aslında acı çekmene ama helal olmaz sana hakkım,hesap soracak sana o masum duygularım...
    ---Hüsobaba---

  2. #2
    sturkoglu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-06-2005
    Mesajlar
    12
    Karizma Gücü
    0
    https://reklammatik.com/member_main....b8e24957487e27


    Arkadaşım; Maddi imkansızlık yüzünden okuyamayan veya okumayı bırakmak zorunda kalanların dilimi şuan türkiyede %10 ununda altın. Geri kalan pay dilimlere bölüştürülürse ki okumayı bırakanların çoğunluğu sadece okumak istemeyişinden veya herhangi bir disiplinsizlik suçundan atılanlardan oluşmaktadır. Çete kurmak ve/veya yönetmek. Düzeni bozmak. Türkiye cumhuriyeti anayasasını ihlale teşebbüs vb. adını burada sıralayamacağım milyonlarca sebep. lütfen.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Öğrenci affı Meclis’te
    2005 Konuları bölümünde drmuratsahin tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 11.02.05, 16:43

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •