AntiNationalist tarafından gönderildi.
Film bazılarını çok ağlatacağa benziyor.
Deniz Baykal şimdiden ağlamış, "filmi beğenmedim" demiş.
Karşımıza "insan" olan Atatürk'ü çıkarmış. Yani kadınlara düşkün, her akşam bir şişe rakı (o zaman büyük, küçük, balina ayrımı var mıydı bilmiyorum) birkaç paket sigara içen, hatta ülkeyi terk etmeyi bile düşünen, yeri gelince yalnız kalmış, en yakın arkadaşlarını harcamış bir Atatürk karşımızda.
Bence "insan" olan Atatürk bu. Yıllardır karşımıza "peygamber" gibi birini koyuyorlardı. Her adım başı heykeli-büstü dikiler, hamasiedebiyatlar yapılan pamuk-melek-tonton bir adamdı sanki. Yok yahu diyorduk, bu da insan. O da yeri gelir annesine sinirlenir cenazesine bile gitmez.
Aşk hayatı dillere destandır. Refik Halit anılarında anlatır... Sanırım 1909/1910 kışıdır... Beyoğlu'nda, bizim Emek Sineması olarak bildiğimiz yer, ünlü Skating Palace... Tekerlekli paten salonu... İstanbul'un belki de en fiyakalı lokali... Refik Halit de buranın müdavimi...
Bir seferinde birtakım kızlara asılacak olmuş, fakat kızlar sarışın, mavi gözlü, genç ve çok yakışıklı bir "zabitin" kolunda çıkmış gitmişler...Refik Halit çevresine sormuş, kim bu çocuk? "Mustafa Kemal Bey," demişler, "yamandır... İleride adını çok duyacaksın!"
En önemlisi, İzmit'te gazetecilere Kürtlere özerklik verileceğini söylediğini de filme koymuşlar. MHP'li-Milliyetçi-Ulusalcı-Faşist-NeoNazi ler pek kuduracaklar.
Kürt Sorunun çözümüne yönelik sembolik güzel bir adım olabilir. En azından sağlam bir referans var artık.