• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    ..No Brain, No Pain.. ..NemesiS.. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2007
    Mesajlar
    11,282
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25

    şehit kemikleri yola saçıldı

    Yol inşaatında şehit kemikleri çıktı

    30 Ekim 2008
    Burak GEZEN- Ersan KÜÇÜKKURU/ÇANAKKALE, (DHA)

    Çanakkale Conkbayırı'nda yol genişletme çalışmaları sırasında şehit kemikleri ortaya çıktı.

    Çanakkale Kara Savaşları'nın yaşandığı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda daha önce Anzak Yolu'nda yaşanan kriz, bu kez Conkbayırı Yolu'nda ortaya çıktı. Bir ay önce asfaltlanan yoldaki kot farkını kapatmak ve genişlik kazandırmak amacıyla iş makineleri kullanılarak yapılan çalışmalar sırasında şehitlerin kemikleri ortaya çıkarken, bu durum tepkilere yolaçtı. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürlüğü'nce Karayolları ekipleri'ne yaptırılan genişletme çalışmalarının bir çivi dahi çakılırken izin alınması gereken Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun bilgisi dışında yapıldığı bildirildi.

    Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda tek yönlü olarak hizmet veren Kabatepe Mevkisi'ndeki eski Jandarma İskelesi ile Conkbayırı arasında kalan 4 kilometrelik yol, bir ay önce ihaleyi kazanan özel bir şirket tarafından asfaltlandı. Ancak, yarımadanın diğer yollarında olduğu gibi eski asfalt kazınmadan üzerine dökülen yeni asfalt her iki tarafta da yarım metreye yaklaşan kot farkını ortaya çıkardı. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürlüğü, olası bir trafik kazasını önlemek amacıyla Karayolları ekiplerine kot farkını kapatmak için yolun sağına ve soluna çıkma asfalt malzemesiyle dolgu yaptırıp yola genişlik kazandırdı. Fakat genişletme çalışması için yolun her iki tarafı iş makineleriyle kazıldı. Ortaya şehit kemiklerinin çıkması başta Avustralya Çanakkale Konsolosu Peter Rennert olmak üzere tarihçileri ve ziyaretçileri kızdırdı. Konsolos Rennert, durumu Vali Orhan Kırlı'ya bildirdi. Vali Kırlı, bunun üzerine bölgeye giderek bir inceleme yaptı. Olayın, Konsolos Rennert tarafından Avustralya hükümeti yetkililerine bildirildiği ve daha önce Anzak yolunda olduğu gibi Avustralya’nın Türk Dışişleri Bakanlığı’na nota verebileceği ileri sürüldü.

    KEMİKLER MİLLİ PARKTA

    Yaklaşık 20 gündür süren yol genişletme çalışmaları sırasında ortaya çıkan çok sayıda şehit kemiği Gelibolu Yarımadası Milli Park Müdürlüğü'nde muhafaza altına alındı. İki torba dolusu kemiğin tutanak altına alındığı ve belirlenecek bir şehitliğe gömüleceği belirtildi. Bu arada yol çalışması nedeniyle iş makinelerinin kazdığı yerlerde yapılan detaylı aramalarda halen şehit kemiklerine rastlandığı görüldü.

    KURUL ÜYELERİ BÖLGEDE İNCELEME YAPTI

    Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Tarih Danışma Kurulu Üyeleri Selim Meriç, Gürsel Akıngüç ve Cemalettin Yıldız iş makineleriyle yapılan çalışmalar sırasında kemiklerin ortaya çıktığı bölgede incelemede bulundu. İş makineleriyle yapılan çalışmalara tepkilerini dile getiren üyeler, Avustralya’nın Lone Pine anıtının ön tarafında da şehit kemiklerine rastladı. Gazetecilere kemikleri göstererek tepkisini dile getiren alan kılavuzu ve Tarih Danışma Kurulu üyesi Cemalettin Yıldız, “Şu an Çanakkale Savaş alanları Arıburnu bölgesinde Kanlısırt ve Şehitler Tepesi arasında bulunuyoruz. Burada 19 Mayıs 1915 gecesi büyük bir destan yazılmıştı.istanbul Üniversitesi'nden gelen tıbbiyeliler ile bir gecede binlerce zayiat verildi. Bu şehitlerimize kabir ve mezar yapamadık. Siperler onların kabri olmuştur. Fakat, daha sonra torunları olarak bizler onları ziyarete geleceklere yol açarken siperlerde onların kemiklerini rahatsız ettik. Burada savaşın izlerine yapılan bu tahribatı protesto ediyorum. Bu şehitlerimize yapılan ayıptır” dedi.

    İŞ MAKİNELERİNİ BEKLEMİYORLARDI

    Alan Kılavuzları Derneği Başkanı Selim Meriç ise Kırmızı Tepe Mevkisi'nde yine yol genişletme çalışması nedeniyle iş makinesinin zarar verdiği bir servi ağacını göstererek, şunları söyledi:
    “Buraya atılan bıçak sadece bu ağaca ve Kırmızı Tepe’nin kenarına atılan bir bıçak değildir. Aynı zamanda Çanakkale’nin tarihine atılan bıçaktır. Burada çarpışan kahramanlar bir destan yazmışsa bu fedakarlığın ötesinde, düşmanlarına ‘Hep buradayız. Burada kalacağız. Kim gelirse gelsin, bekliyor olacağız’ diyorlardı. Mustafa Kemal’in askerlerini, gençlerini ve çocuklarını bekliyorlardı ama, maalesef bu iş makinelerini kesinlikle beklemiyorlardı.”

    KURUL ÇALIŞMADAN HABERSİZ

    Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ülkü Altınoluk da yarımadada yapılan yol çalışması için izin alınmadığını doğruladı. Altınoluk, çalışma yapılabilmesi için kendilerine Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan proje gelmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Ancak, bize gelen bir şey yok. Yapılan çalışmalardan haberdar değiliz” dedi.

    ANZAK YOLUNDA DA AYNI KRİZ YAŞANMIŞTI

    Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda Çanakkale Kara Savaşları’nın 90'ıncı yıldönümü törenleri öncesinde 2004 yılı sonunda Kabatepe Tanıtım Merkezi’nden başlayıp Büyük Anafarta Köyü’ne kadar uzanan ve ‘Anzak Yolu’ olarak bilinen 6.5 kilometrelik Anafartalar Sahil Yolu’nun yapımı da Avustralya ile krize neden olmuştu. Çalışmalar sırasında Anzak Koyu çevresinin doğal görünümün tahrip edildiğini ve Anzak askerlerin ait kemiklerin ortaya çıktığını ileri süren Avustralya hükümeti Türkiye’ye nota vererek çalışmaların durdurulmasını istemişti. 90'ıncı yıldönüm törelerinin ardından devam etmesi gereken çalışmalar, Avustralyalılar'ın proje üzerinde yapılmasını istedikleri değişiklik talebi nedeniyle halen tamamlanamadı. Avustralyalılar atalarına saygısından yola kazma dahi vurdurmazken, Eski Jandarma İskelesi ile Conkbayırı arasındaki yola Milli Park Müdürlüğü’nün talimatıyla Karayolları'nın iş makineleri sokularak şehitlerin aziz hatıraları hiçe sayıldı ve bölge talan edildi. Tek yönlü yolda adeta bir duble yol çalışması yapılıyormuşçasına yolun sağ ve sol tarafları kazılarak yer yer üçer metre genişletildi.
    kaynak


    sorumsuzluğun bu kaarına pes..yazık hemde çok yazık...
    BİR KURDUN KURT SAYILABİLMESİ İÇİN
    ARDINDAN EN AZ ON KÖPEĞİN HAVLAMASI GEREKİR..





    s.k.s.o

  2. #2
    yok
    Kayıt Tarihi
    17-07-2005
    Mesajlar
    5,074
    Karizma Gücü
    8
    umursamazlık ve saygısızlık bu oluyor sanırım... yazık yazık



  3. #3
    piüçolsunhocam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-08-2008
    Mesajlar
    1,383
    Karizma Gücü
    0
    büyük saygısızlık
    24 mart 2009 hoşgeldin kızım KATREM


    Bu imzaya erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. (SansüreSansür Yay! Hareketi)

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    16-10-2008
    Mesajlar
    224
    Karizma Gücü
    0
    Yazık...

    Bence orada bir şehitlik yapılmalı ve şehitlerimizin kemikleri oraya gömülmeli.

    Nasıl bir ülke isek; bir yandan yeni şehit haberleri alıyoruz doğumuzdan, öbür yandan bu ülkeyi kuranların şehitleri bir bir kendilerini gösteriyorlar batıdan...

  5. #5
    csyasoo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    16,466
    Karizma Gücü
    10
    http://www.turkforum.net/543704-vefasizligin-adi-kumkale.html

    Alıntı AlpeR tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Vefasızlığın adı: KUMKALE



    Adını 17. yüzyılda yapılan Osmanlı kalesinden alan Kumkale, Çanakkale tarımında çok önemli bir bölge konumu itibarıyla Anadolu topraklarında yer alan ve Çanakkale boğazının tam giriş noktasında verimli toprakları olan manzarası ile Çanakkale boğazı ve şehitler abidesini içine alan konumu ile bir doğa harikası, bir yakası Ege denizinde, bir yakası ise Çanakkale boğazında olan belde toprakları tam bir tarım bölgesidir.

    Tüm Türkiye’de ‘’Çanakkale domatesi’’ olarak ün yapan domatesler Kumkale ovasından yetiştirilerek tüm Türkiye pazarlarına sunulmaktadır.


    KUMKALE DÜN...
    Kumkale’den Gelibolu’ya bakan güzel bir manzara vardır ve Türk bataryaları, sefer boyunca Seddülbahir’deki Müttefik mevzilerini bu civardan bombardıman etmiştir.


    Asya kıtasından atılan top mermisiyle Avrupa kıtasındaki Seddülbahir'de
    bir duvarın üzerinden uçarak yaralanıp "Médaille Militaire" nişanı alan Fransız,
    General Henri Gouraud


    Kumkale'yi de içine alan savaş planlarından biri

    25 Nisan 1915 günü saat 04.30’da Fransız filosu Kumkale önlerinde savaş düzeni almıştı. Kumkale ve Kumkale-Orhaniye arasını hedef alan şiddetli donanma ateşinin ardından Fransız birlikleri karaya çıktılar.



    Charlemagne


    Gaulouis

    Suffren

    Türk tabyalarını top ateşine tutan Fransız donanmasının üç gemisi

    Kumkale’de 15. Kolordu'ya bağlı 3. Tümen'den oluşan Türk birliği Fransız bombardımanlarına ve karaya çıkan iki Fransız bölüğüne karşı kahramanca dayandıysa da, sürekli takviye edilerek tabur seviyesine çıkan Fransızlar karşısında kaleyi bırakarak Kumkale köyüne çekilmek zorunda kaldı.
    Donanmanın ateşi ve savaş alanı ışıldakların aydınlaması taarruzlarımızın başarılmasını önlüyordu. Sadece yarım takımlık 6. Bölük’ün ihtiyatıyla takviye edilebilen takım, Kumkale sokaklarında Fransızlarla kısa süren sokak muharebelerine girdi. 6. Bölük komutanı, birliklerini Kumkale mezarlığına çekti. Takım komutanlarından birinin şehit düşmesine, diğerinin de yaralanmasına ve cephane sıkıntısına rağmen, bölük inatla savunmasını sürdürdü ve Fransız kuvvetlerinin kanadını Kumkale’de bastırıp, bütün cephesini hareketten alıkoydu.

    Akşam saat 19.00’da Türk karşı taarruzu başladı, Türk kuvvetleri Fransızları geri atarak karanlıkta Kumkale köyüne girdiler. Köydeki çarpışmalar, Türk birliklerinin yanlışlıkla birbirlerine ateş etmeleri yüzünden başarılı olamadı.

    Bu arada azınlık (Rum ve Ermeni) erlerinin bir kısmı da düşman tarafına kaçmıştı. Gece yarısından sonra ki taarruzda ise köy Fransızlardan alındı. Düşman 100 esir vermiş ve bir kısım silahlarını terk ederek köyden zorlukla çekilebilmişti.

    Fransızlar ikinci gün 26 Nisan sabahı erkenden donanma topçusunun desteğinde yeniden taarruza geçtiler. Kumkale köyü etrafında şiddetli çarpışmalar oldu. Türk kuvvetleri köyü boşaltmak zorunda kaldılar. 39. Alay komutanı Yarbay Nurettin şehit olmuştu.

    Türk birlikleri Kumkale’yi geri almak için taarruza geçince Kumkale sokaklarında göğüs göğüse yakın muharebe başladı. Fransızlar da direnişlerini sertleştirmişlerdi. Türk hücumlarının en şiddetli bir anında Fransızlar beyaz bayrak çektiler. Üst rütbeli Fransız subayı da kendi rütbesine denk bir Türk subayına teslim olmak istedi, fakat dil farkı yüzünden anlaşılamadı.

    Teslim alma olayı uzayınca Fransızlar tekrar toplanarak mevzilerine döndüler ve yer yer ateş muharebeleri başladı. Fransız filosu da kendi birlilerine zayiat verdirme pahasına, Fransız ve Türk birliklerinin birbirine girdiği Kumkale’ye şiddetli ateşlere başladı. Türk birlikleri Mezarlık-Kumkale-Orhaniye hattına çekilmek zorunda kaldılar.


    Bir ressamın, Kumkale’deki Türk toplarını imha etmek için patlayıcı madde yerleştiren Binbaşı Eric Robinson’ı tasviri
    26 Şubat 1915

    [Stephen Snelling’in, Stroud Basımevi tarafından 1999’da basılan Birinci Dünya Savaşı’nda Victoria Cross madalyası kazananlar: Gelibolu adlı kitabından alıntı.]

    Fransızların Kumkale çıkarmaları, müttefik ordunun Gelibolu yarımadası üzerinde Seddülbahir ve Arıburnu bölgesine yapacağı asıl harekatın başarısı şansını artırmak üzere yaptığı oyalamalardan biriydi. Bu sayede Anadolu yakasındaki Türk birliklerini 2 gün süreyle yerlerinde tutmuşlardı.

    Fransızlar da Kumkale’de kıyı başı tutmuşlar ama ilerleyememişlerdi. Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yapan İngiliz kuvvetlerinin takviye edilmesi amacıyla, Seferi Kuvvetler Başkomutan’ı General Hamilton’un emriyle, Fransız kuvvetleri 26/27 Nisan 1915 gecesi başarılı bir çekilme harekatıyla geri alındılar.

    Kumkale’deki bu iki günlük çarpışmada Türklerin kaybı (şehit, yaralı ve yitik olarak) 1.735 kişi, Fransızların ise 786 kişi idi.

    Sonraları, Kumkale’yi ziyareti sırasında Türk askerlerini gören Amerikalı gazeteci Granville Fortescue, onları ‘haşin ve etkileyici’ olarak tarif etti. Fortescue onlar hakkında ayrıca şunları söyledi: “talimlerini ciddi bir ağırbaşlılıkla yaptıklarını görmek, [onların] nasıl savaşacakları konusunda, Müttefikler için hiç de iyi olmayan bir mesaj yolluyor.

    KUMKALE BUGÜN...

    Gelibolu yarımadasını gezmiş, görmüş olmalısınız. Hiç olmazsa duymuşsunuzdur. Ve yüksek ihtimalle Çanakkale Kara Savaşları'nın mekanını sadece Gelibolu yarımadası olarak biliyorsunuz.

    Oysa buradaki iki günlük savaş, şiddetli çarpışmaların kucağında pekçok genç insanın hayatına maloldu.

    Öyle bir boşvermişlik ve Allah'a emanet durum var ki şaşarsınız !

    Hepinizin kolayca hatırlayacağı bir ÖRNEK; Gelibolu belgeseli ile ünlenen Tolga ÖRNEK, belgeselin canlandırma çekimlerini Kumkale bölgesinde yapmış, ve örnek (!) bir davranış göstererek tüm çöpünü, atık malzemesini olduğu gibi bırakarak ayrılmıştı. (Detaylı bilgi için tıklayınız)

    Sadece bu da değil. İnsan boyu otlar içinde kalan mezarlar, tarla yapılmış siperler, serserinin-ayyaşın mekanı olmuş bataryalar...

    Kendi gözlerinizle görün,


    Bu fotoğraflar Orhaniye Tabyası civarında çekildi. Gördüğünüz gibi bir kafatasının üstü.
    Soldaki fotoğraf Mart 2007 sağdaki ise Nisan 2007 tarihli.
    Siz hiç üzerinden araç tekerleği geçtiği için kırılan şehit kafatası gördünüz mü ?


    Bunlar da aynı bölgeden muhtelif kemikler !



    Şehitler Çeşmesi bölgesinde içinden ağaç çıkan mezar


    Askeri bölge içinde bakımsızlıktan yok olmaya yüz tutan bir başka mezar

    Akıl alıyor mu?

    Gelibolu'ya 100 milyon Amerikan doları gömenler burayı görmüyor mu?

    Rant savaşları burada sürüyor mu?

    Bunlar şehit değil mi?

    "Aslanız, kaplanız !..." edebiyatı yapmaya hakkımız var mı?

    Bunlardan haberdar olanlar rahat uyuyor mu?


    Peki kim suçlu?




    KAYNAKLAR:

    - Canakkale.gen.tr
    - Anzacsite.gov.au
    - Gallipoli1915
    - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
    - Wikipedia France


    --------------------------------------------------------


    REZİLLİĞİN GÖRÜNTÜLERİ



    --------------------------------------------------------
    Konu hakkında daha farklı fotoğraf ve bilgiler almak üzere
    Bir Kanalturk üyesinin sayfasını izlemek için tıklayınız
    Sn. Serdar Ataksor'un kişisel sitesindeki ilgili sayfayı okumak için tıklayınız

    --------------------------------------------------------

    Değerli Arkadaşlar,

    20 nolu mesajda açık metnini verdiğim protesto metninin dosyası ekte ilginize sunulmuştur. Bu metni aşağıdaki adreslere bireysel tepkinizi göstermek amacıyla gönderebilirsiniz.

    Saygılarımla.



    Çanakkale Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
    17basin@canakkale.gov.tr

    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı
    byh@comu.edu.tr

    Doğa Koruma ve Milli Parklar İletişim Dairesi
    kamilunver@milliparklar.gov.tr[/font]

  6. #6
    ..No Brain, No Pain.. ..NemesiS.. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2007
    Mesajlar
    11,282
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    Değerli Arkadaşlar,

    20 nolu mesajda açık metnini verdiğim protesto metninin dosyası ekte ilginize sunulmuştur. Bu metni aşağıdaki adreslere bireysel tepkinizi göstermek amacıyla gönderebilirsiniz.

    Saygılarımla.



    Çanakkale Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
    17basin@canakkale.gov.tr

    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı
    byh@comu.edu.tr

    Doğa Koruma ve Milli Parklar İletişim Dairesi
    kamilunver@milliparklar.gov.tr[/font]




    bunu sadece ayrı koyalım ki uzun metni okumaya üşenenlerde görebilsin. hemde daha belirgin olsun
    BİR KURDUN KURT SAYILABİLMESİ İÇİN
    ARDINDAN EN AZ ON KÖPEĞİN HAVLAMASI GEREKİR..





    s.k.s.o

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk'ün kemikleri sızlıyor - 1 (1938-1950)
    2005 Konuları bölümünde Borase tarafından açılmış
    Yanıt: 32
    Son Mesaj: 02.09.05, 13:08
  2. Yanıt: 31
    Son Mesaj: 14.06.05, 22:07

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •