• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    nadogma adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-08-2008
    Mesajlar
    1,770
    Karizma Gücü
    4

    'Yetimhane değil terk edilmiş çocuk deposu'

    Gizli çekim yapan bir televizyon ekibiyle Türkiye’deki yetimhaneleri gezen Düşes Sarah Ferguson gördükleri karşısında gözyaşlarını tutamadı. ITN televizyonu muhabiri de “Burası bir yetimhane değil, terk edilmiş çocuk deposuydu” yorumunu yaptı

    İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in ortanca oğlu Prens Andrew’un eski eşi York Düşeşi Sarah Ferguson’un, ITN muhabiri ile Türkiye’de iki yetimhanede yaptıkları çekimler sonucu hazırladıkları haber daha yayımlanmadan büyük yankı uyandırdı.
    Mail on Sunday gazetesinde yayımlanan haberde, Sarah Ferguson ve ITN ekibinin Ankara yakınlarında Saray Çocuk Esirgeme Kurumu ve İstanbul’daki Zeytinburnu Rehabilitasyon Merkezi’nde yaşadıklarına geniş yer verildi.
    Habere göre, York Düşesi Ferguson, Ankara yakınlarındaki 700 çocuk ve genci barındıran Saray yetimhanesine girmek için normal yollarla başvuru yaptı. Ancak bunun kabul edilmemesi üzerine siyah peruk ve eşarpla kılık değiştirip binalara girdi.

    Gözyaşlarını tutamadı
    Gazete, gizli çekimler sonucu hazırlanan ve 6 Kasım’da ITN televizyonunda yayımlanması beklenen programın hazırlanması sırasında gizlice girilen yetimhanede oturdukları yerlere bağlanan çocuklar, altları değiştirilmeyen yetişkinler, yerlerde yatırılanlar gibi kötü görüntülerin bulunduğunu yazdı. Düşeşin bu görüntüler karşısında gözyaşlarına hâkim olamadığı belirtildi.
    Mail on Sunday’e konuşan ITN muhabiri, yetimhane görevlisinin kendilerini içeri almaya pek istekli olmadığını ileri sürerek şunları söyledi:
    “Kendisinden binanın kapısını açmasını istediğimiz bir görevli pek istekli görünmedi. Niçin böyle yaptığını şimdi daha iyi anlıyorum. Gözlerimizin önünde yüzlerce kırmızı ve mavi renkli çocuk karyolası denizi vardı sanki. Emekleyen ve 13-16 yaş arasında olan çocuklar bir mekânda bu karyolalar içindeydiler, birçoğu el veya ayaklarından karyolaların metal korkuluklarına bağlıydılar. Bir köşede 1.5 metre yükseklikteki bir kutu içinde olan küçük bir erkek çocuğu bizi merakla gözlüyordu. Çalışanlar çocuğun karyolada tutulamayacak kadar hiperaktif oldugu için oraya konduğunu söyledi. Burası bir yetimhane değil, terk edilmiş çocuk deposuydu.”
    ‘Çok ürkütücüydü’
    Türkiye’deki yetimhanelere daha önce de gittiğini anlatan ITN muhabiri, Türk hükümetinin yetimhanelerde değişiklik yapacağına söz verdiğini ve gelişmeleri görebilmek için yeniden gittiğini anlattı. Mail on Sunday, ITN muhabirinin “AB’ye girmeye çalışan Türkiye’ye gittik. Bu bağlamda gördüklerimiz çok ürkütücüydü” sözlerine de yer verdi. Gazete, yurttaki durumu değiştirmek için Ferguson’un kızlarıyla birlikte mücadele etmeye karar verdiklerini de yazdı.

    Utandıran raporla gündeme gelmişti
    Sarah Ferguson’un, kılık değiştirerek çekim yaptığı, SHÇEK’e bağlı İstanbul’daki Zeytinburnu Rehabilitasyon Merkezi ile Ankara Saray ve Ayaş Rehabilitasyon Merkezi daha önce de işkence iddialarıyla gündeme gelmişti.
    Washington merkezli, Uluslararası Zihinsel Engellilik ve Psikiyatride İnsan Hakları Kuruluşu (MDRI), Türkiye’de iki yıl süren çalışma sonrası hazırladığı raporda, söz konusu iki kurumda zihinsel engellilere işkence gibi tedavi yöntemleri uygulandığını iddia etmişti. Eylül 2003 - Temmuz 2005 tarihleri arasında yapılan araştırmada, iki merkezde de beyne elektrik akımı verilerek uygulanan EKT’nin gereğinden fazla ya da bir ceza yöntemi olarak kullanılabilir hale geldiği vurgulanmıştı.
    Söz konusu raporda, Dünya Sağlık Örgütü’nün anestezili bile olsa çocuklar üzerinde EKT uygulamasını yasaklamasına rağmen, Türkiye’de 9 yaşında çocukların bile EKT uygulamasına tabi tutulabileceği belirtilmişti. Adı geçen merkezlerde insan hakları ihlalleriyle ilgili olan rapor, dünya basınında da şoke edici ifadelerle yayımlanmıştı.

    Uzmanlar görüntüleri bugün inceleyecek ITN televizyonundan Türkiye’ye gönderilen görüntüler, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun talimatıyla sosyal hizmet uzmanlarınca bugün incelenecek. ITN’nin benzer görüntüleri Romanya’da da çektiğini savunan yetkililer, “harmanlama yapılıp yapılmadığını” anlamaya çalışacaklar. Çekimlerin izinsiz yapılmış olabileceğine dikkat çeken yetkililer, Çubukçu’nun 3 yıl önce İngiltere’deki bir kimsesizler yurduna yapmak istediği ziyaretin kabul edilmediğini anımsattı.
    http://www.milliyet.com.tr/Yasam/Son...08&b=Yetimhane degil terk edilmis cocuk deposu&ver=36

    ...bir defa,sahsen benim gozumde,bu haberlerin yabancilar tarfindan gorulmesi ve izlenmesi umurumda bile degil...asil onemli olan,bu gerceklerin bizim ulkemizde,%99 musluman olan bir ulkede,her sokakta bir cami olan ulkede olmalari...dusunuyorum da,her cuma verdigimiz paralar nereye gidiyorlar,devletimizin topladigi vergiler nereye gidiyorlar,sosyal bakanliklarimiz ne ise yarar,sosyal hizmetler memurlari,mufetisleri ne is yaparlar...kadrolasma,rand saglamanin ulkemize nekadar buyuk sorunlar yarattiginin bir ornegi daha...Allah bizi affeder mi acaba...subyancilarla,teroristlerle ugrasmaktan gercek yardima ihtiyac olanlari her zaman oldugu gibi unutuyoruz...ne bicim insanlariz biz Allah askina ?!
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
    İşin kolayına kaçmadan ama,
    Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
    Ne de ak örtüde elmaların
    Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini
    Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?


    Ampulle kararan tek ülkeyiz, gururluyuz !!!


  2. #2
    lemis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2008
    Mesajlar
    401
    Karizma Gücü
    0
    Bir defasında bende şahit olmuştum. Ankara Saray ilçesindeki zihinsel engellilerin bulunduğu merkez yakınına dolaşmaya gitmiştik. Arka bahçe tarafında tellerin arasından sürünerek bir 15-16 yaşında kız çocuğu çıktı. akşam karanlığında dayak yememek için kaçmış. artık nasıl kurtulduğunu bilemiyorum sıkıntısını çok zor anlatıyordu . çocuğun ellerine pet şişe geçirilmiş, vücudu yara bere ve pislik içindeydi Hali ve gözlerindeki korku aklıma geldikçe çok üzülüyorum. Ve o çevrede yaşayan insanlar hergün akşam çığlıklar geldiğinden bahsediyorlardı.
    Ailelerde bir garip çocukları oraya bıraktıktan sonra bir daha hiç aramıyorlarmış. Sahipsiz insanları ezmek daha kolay oluyor sanırım...Ve bunları yapanların müslüman olduğunu düşünmekde daha çok canımı yakıyor.(Doğuştan ezberci müslümanlar)
    Eskiden gazeteciler olayların üzerine gidebiliyordu gizli kamera ile çekim yapıp halkın bilgilenmesini sağlıyordu. Hangi akla (yada kimleri korumak içinse artık) hizmet içinse gizli kamera çekimi ile haber yapmayı yasakladılar. Sizde hatırlarsınız bir kaç yıl önce ne çok olay bu şekilde açığa çıkartılmıştı.

    Reha Muhtarın deyimiyle "Nerde bu devlet, nerde bu milllet" diye haykırası geliyor insanın
    Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Vitamin Deposu Kivi.
    2005 Konuları bölümünde vAlinOr tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 01.09.06, 12:56

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •