Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e bu köşeden sürekli bir şekilde "Olumlu Bir Davranışı Ne Zaman Göreceğiz?" temelinde sorular yöneltip, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı makamında oturan kişinin milli konularda herkese örnek olması gerektiğini vurguluyoruz.

Dışişleri Bakanı iken hiçbir hassasiyet göstermeyen Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı olduktan sonrada göstermemek için elinden gelen tüm gayreti sarf etmektedir.

"Başkomutan" sıfatı ile Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Abdullah Gül'e defalarca yapmış olduğu davranışlardan örnekler sunduk ve bulunduğu makama yakışmayan davranışlar içinde olduğunu vurguladık…

Ama o,yanlış davranışları terk etmek yerine, yapmış olduğumuz vurgulamalardan rahatsızlığını Ortadoğu Gazetesi'ni Cumhurbaşkanlığının resepsiyon listesinden çıkartarak gösterdi.

Türk milliyetçiliğinin 35 yıllık sesi, soluğu olan ve bu mücadele hayatında şehitler veren Ortadoğu Gazetesi tarihinde ilk defa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından resepsiyon listesine alınmayarak, yayın politikasına yönelik rahatsızlık mesajı verilmeye çalışıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ortadoğu Gazetesi'nin yayın politikasından rahatsızdır, çünkü Abdullah Gül'ün milli konularda yapmaması gereken davranışlarını en net şekilde halka anlatan Ortadoğu Gazetesi olmaktadır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisinden PKK'lı teröristler istendiğinde "Türkiye'ye bir Kürt kedisi bile vermem." Şeklinde tavır gösteren Talabani çapulcusunu Çankaya köşküne davet ederek adeta ödüllendirme merasimi yaparken, Türkiye'nin menfaatleri için milli politikada yayın izleyen Ortadoğu Gazetesi'ne yönelik bu tavrını kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

Türklüğe hakaret eden Elif Şafaklardan, Orhan Pamuklardan ilgisini eksik etmeyen, Talabani Barzani'ye her zaman sıcak alaka gösteren, Ermenistan'ın ayağına kadar giden, açılışını yaptığı fuarlardaki sözde Kürdistan haritalarına ses çıkarmayan, cezaevinde iken milletvekili seçilen ve kendini "silahsız terörist" diye tanımlayan PKK'lı olduğu ile övünen kişileri Çankaya'ya davet eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ortadoğu Gazetesi'ne almış olduğu bu tavırla bizleri şaşırtmamıştır.

Şu yapılan davranışlara baktığımızda, kendisinin bu tavrı geç kalınmış bir karar olmuştur.

Sayın Abdullah Gül, kendi zihniyeti ve AKP çizgisinde ilerleyen düşünceleri ile bu karara varmış olabilir, bu açıdan bakıldığında, bu kararı doğal görünebilir.

Ama Çankaya köşkü, Türk milletinin en yüksek temsil noktasıdır.

Türkiye'nin milli, manevi ve sosyal meselelerinde önceliği hep ülkesi olan Ortadoğu Gazetesi'ne almış olduğu bu kararı, gözden geçirmelidir.

O makam kalıcı, kendisi o makamdan gelip geçicidir.

Ortadoğu Gazetesi ise gönüllerde, yüreklerde yaşamaya her daim devam edecektir.

Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'e de her zaman yaptığımız anlamlı çağrıyı tekrar yapıyoruz.

Sayın Gül, AKP zihniyetinin değil, Türk milletinin Cumhurbaşkanı olduğunuzu milli konularda hassasiyetli davranarak gösteriniz…

İşte o zaman kazanan Türkiye olacaktır…

ÜZMEZ SAPIK MI, KAHRAMAN MI?

AKP medyasından Vakit Gazetesi'nin en popüler kalemlerinden olan Hüseyin Üzmez, Bursa'nın Mudanya İlçesi'nde 14 yaşındaki B.Ç.'ye tecavüz ettiği iddiasıyla geçtiğimiz aylarda tutuklanmıştı.

Aylarca cezaevinde kalan Hüseyin Üzmez, olayla ilgili olarak sunulan Adli Tıp Raporu'ndan sonra serbest bırakıldı.

Serbest bırakılması ayrı bir tartışma konusu olduğu gibi, serbest bırakılmasından sonra birçok televizyon kanalında konuk edilmesi de oldukça tuhaf gelmektedir.

Sanki sapıklıktan değil, kahramanlıktan yargılanıyor gibi bir hava yaratılmaktadır. Kanallar adeta sıraya girmiş ve Hüseyin Üzmez'i ekrana çıkartıp, sapıklığın derecesini ölçmek için birbirleri ile yarışmaktadır.

Medya bu gibi malzemelerde toplumun değer yargılarını değil, alacağı reytingleri düşünerek hareket etmektedir. Hüseyin Üzmez, milyonların karşısında kahraman edasında cinsel sapıklıklarından kesitler sunmaktadır.

Medya, Hüseyin Üzmez gibilere bu şekilde alan açıp, sapıklığı meşrulaştıran ve popülerleştiren katkılarda bulunarak, yeni sapıklara iştah vermektedir.

Medya önce kendini sorgulamalıdır.14 yaşındaki bir çocuğu tacizle, tecavüzle suçlanan birini ekranlara taşıyıp, iğrenç bir muhtevası olan konuşmalarına fırsat tanıyan medya resmen sapıklığın reklamını yapmaktadır.

Hüseyin Üzmez'in tavırları, konuşmaları ve anıldığı suçlama akıl ve ruh sağlığı açısından kontrol edilmesini gerektirmektedir.

Böyle birini ekran ekran gezdirip, söyleşiler, programlar yapanların akıl ve ruh sağlığını kim ölçecek ki?

Hüseyin Üzmez'den önce bu medya tarzını tedavi etmek gerekmektedir.

Tedavi edilmezse, sapıklığı popüler hale getiren ve yeni Hüseyin Üzmez'ler üreten bir toplum haline dönüşmek kaderimiz olacaktır.

Allah, bu kaderden Türkiye'yi korusun…

Yıldıray Çiçek / Ortadoğu

Sayın(!) Başbakanın, Aydın Doğan'a uyguladığı ambargoyu, Daha sayın(!) Cumhurbaşkanının Ortadoğu Gazetesi'ne uygulaması cidden çok doğal..

Hiç şaşırılacak bir durum değil. Türklük şuuru, bunlar da hiç mi hiç yok...

Bi sıralar Türkçü Cumhurbaşkanı imajları verse de, ne olduğu, nereden geldiği, kime hizmet ettiği, hangi gömlekleri giyip çıkarttığı biliniyor..

Türk Milleti'nin Cumhurbaşkanı olmak yerine, Teslimiyetçi akp hükümetinin Cumhurbaşkanı oluyor..

Köşe yazısının 2. bölümünde de yorum yapmaya gerek yok.. Malûm, reyting uğruna.....