29 Mart 2009 tarihi Türkiye'nin dönüm noktası olacaktır. Bu tarihte yapılacak olan "Mahalli İdareler Genel Seçimleri" Türkiye'nin kaderine karanlık bir yönetim anlayışını hâkim kılan AKP'den kurtulmak için yeni bir fırsat olacaktır. AKP'nin geçen yıllardan bugüne biriken sicili ile siyasi ahlak, siyasi dürüstlük adına artık topluma kendini müspet bir şekilde anlatacak hali ve yüzü kalmamıştır.
AKP'nin günlük, aylık, yıllık değişen ve sırf toplumu siyasi menfaatleri için aldatan fikirleri artık deşifre olmuştur.
Türk Milleti'ne hizmeti değil, bugüne kadar ABD-AB çizgisine ve kendi yandaşlarına hizmeti esas ölçü alan AKP, bugün olduğundan farklı görünerek yaklaşan 29 Mart 2009 "Mahalli İdareler Genel Seçimleri" öncesi kendince yine göz boyama kurnazlıklarına girmektedir.
Türk Milleti bu oyuna bir kez daha düşmemelidir. Vatandaşın vergisi ile hazinede oluşan paralarla kömür, makarna, fasulye, nohut dağıtarak oya dönüştüren ve gerçek siyasi kimliğini saklayarak ikiyüzlülükle halkı kandıran AKP'ye karşı kullanılacak oylar, vicdan ve ahlak silahı olacaktır.
AKP'nin kirli politikalarla şekillenen iktidarı, vicdanı olanlarla, ahlakı olanlarla vurulacaktır.
Toplumun değer yargılarını kendine ölçü alan tek siyasi temsilci olan Milliyetçi Hareket Partisi bu manada AKP'yi siyasi alanda vuracak zengin ve güçlü bir sosyal donanıma sahiptir.
AKP'nin sahte muhafazakâr, sahte milliyetçi söylemlerini, gerçekleri ortaya koyarak çürütecek tek adres MHP'dir. Bugüne kadar AKP'nin birçok sahteliğini ortaya çıkaran MHP, bu manada yaklaşan 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesi milliyetçi-ülkücü tabanı ile kenetlenip, azmini, inancını enerji olarak tüm Türkiye sahasına yayarsa AKP'ye en büyük darbeyi indirecek siyasi güç olacaktır.
MHP'nin Türkiye genelindeki il-ilçe-belde teşkilatları MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin vizyonuna ayak uydurur, dışarıdan özellikle MHP'nin önünü kesmek için uydurulan fitnelere-fesatlara aldanmaz ve kanmazsa, iktidarın tek alternatifi konumundadır.
Özellikle fitnelere-fesatlara 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesi uyarı mahiyetinde dikkat çekmek istiyorum. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi 22 Temmuz genel seçimleri öncesi bunun zararını çok görmüştür.
Kutuplaşma yaratmada fitne uzmanı olan AKP'lilerin, 22 Temmuz seçimleri öncesi "CHP-MHP koalisyon yapacak" şeklinde yalana dayalı propagandalarına kananlar MHP'nin yaşayacağı oy patlamasını engellemiştir.
AKP, bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından "Şartlar oluşursa DTP ile koalisyon yapabileceğini" söylediği halde bunu dikkate almayanlar, ahmakça bir tavır içinde yine onların "CHP-MHP koalisyon kuracak" yalanlarına inanarak, MHP için negatif hava oluşturdular.
22 Temmuz seçimleri öncesi yapılan bu tür fitne propagandaları MHP'lilere tecrübe olmalıdır.
MHP'liler 29 Mart 2009 tarihinde gerçekleşecek seçimde bu tür tuzaklara düşmeden kendi adayları etrafında kenetlenmelidir.
Bu seçimler Türkiye'nin geleceği ve Türk Milleti'nin istikbalinin sigortası olan MHP açısından çok önemlidir.
AKP'nin bilinçli çıkarttığı sanal AKP-CHP ve AKP-DTP kavgası, muhafazakâr-milliyetçi kesimlere yönelik atılmış siyasi oltadır. Bu oltadaki yeme aldanmak için zekâ özürlü olmak gerekir.
MHP'nin siyasi donanım olarak eksiği değil fazlalığı vardır. Herkesten önce MHP'liyim diyenler bunu idrak etmeli ve bu seçimlerde kara propagandalara yenik düşmeden, kendi milli propagandaları ile kirli zihniyetleri ezmelidir.
Ülkücüler, Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi öncelikli olarak Başkent Ankara'da yıllardır oynanan yılışkan adamın oyunlarını bozmalıdır.
Her dönem "Ankara'yı sola kaptırmayalım" şeklindeki tezgâhla milliyetçi-muhafazakâr oyları toplayan Melih Gökçek'e artık ders verme vakti gelmiştir.
Melih Gökçek şimdi yine Murat Karayalçın'ın karşısına aday olarak çıkmasının kesinleşmesi ile aynı nakaratları dillendirmeye başladı.
Milliyetçi ve muhafazakârlar, yapmış oldukları politikalarla "milliyetçilik-muhafazakârlık" düşmanı oldukları anlaşılan AKP zihniyetinin kutuplaştırma oyununu, Ankara'da ve Türkiye'nin her yerinde bozmalıdır.
Ankara'nın Melih Gökçek ve Murat Karayalçın gibi isimlere bir mahkûmiyeti ve mecburiyeti yoktur. Hele hele milliyetçi-muhafazakâr kesimlerin bunların kutuplaştırma oyununda konu mankeni olmak gibi hiçbir mecburiyeti yoktur. Milliyetçi-muhafazakâr politikaların üretildiği, korunduğu tek siyasi merkez MHP'dir. MHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı da Beypazarı Belediyesi'ndeki başarılı çalışmaları ile tanınan ve dürüst kimliği ile bilinen Mansur Yavaş'tır. Milliyetçiler kendinden yana olacak ve Türkiye'nin her türlü değerini sömüren vurgunculara karşı artık "dur" diyecektir.
Türkiye'yi düşünenlerin ortak hedefi "Belediyeleri AKP'ye kaptırmayalım" olmalıdır. Hırsızlığa, soyguna, vurguna,hainliğe karşı çıkanların ortak noktası bu düşünce ile şekillenmelidir.
29 Mart 2009 tarihi Türkiye ve Türk milliyetçileri için çok önemli fırsattır. O halde sen-ben kavgası değil, sevdası ve davası Türkiye ve Türk Milleti olanlar için yüreklerindeki coşku doruğa çıkmalıdır.
İnanç, azim, kararlılık, sadakat birleşince ABD, AB, Barzani, Talabani ruhlu ampuller Türkiye genelinde patlayacaktır…
Yıldıray Çiçek / Ortadoğu
Yaşadığım şehirde ki belediyelerden biliyorum bir tek Osmangazi Belediyesi işini doğru dürüst yaptı.. (AKP belediyesi olarak) Geri kalanının işi daha çok vurgun, soygun, talan oldu.. 3-4 batçık yaparak trafiği rahatlatmak isteseler de, eskisinden daha çok kaza olması ve trafik yoğunluğunun azalmaması yeterli sebep..


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla