Ergenekon” davasının bugün başlanan 12. duruşmasında sanıkların sorgularına geçildi. Sorgusu yapılan Oktay Yıldırım, Ümraniye’de ele geçirilen bombaları hem kendisinin hem de imha kararı veren mahkemenin görmediğini savundu.
Bazı sanıklar yüzlerce sayfa tutan savunma hazırladı, sorgu işleminin uzun savunmalar nedeniyle hayli uzun sürmesi bekleniyor. Sorgular tamamlandıktan sonra davanın müştekileri dinlenecek ve ardından da ifadeleri ve konumları çok tartışılan gizli tanıkların dinlenmesine geçilecek.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın bugünkü duruşmasına, Mehmet Adnan Akfırat dışındaki diğer 45 tutuklu sanık ile başka suçtan tutuklu Semih Tufan Gülaltay ve tutuksuz sanıklardan Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Güler Kömürcü Öztürk, İbrahim Benli, Kemal Şahin, Mehmet Murat Yücel, Ferudun Refik Nuhoğlu, Ali Yiğit, İsmail Eksik, Emin Caner Yiğit, Murat Özkan ve Yaşar Arslanköylü katıldı. Sanık avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmaya, başka suçtan hükümlü Sedat Peker ise raporlu olduğu için getirilmedi.
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, sanıkların isimlerini tek tek okuyarak avukatlarıyla birlikte salonda olup olmadıklarını kontrol etti. Gelen avukatlar arasında tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün kızı avukat Zeynep Küçük ile Kemal Kerinçsiz’in eşi avukat Gönül Kerinçsiz’in de bulunduğu gözlendi.
YILDIRIM: BURADA OLDUĞUM İÇİN GURURLUYUM
Mahkeme heyeti önünde hazırlanan kürsüye gelerek savunmasını yapan ve malulen astsubay emeklisi olduğunu ifade eden Oktay Yıldırım, “Burada olduğum için gurur duyuyorum” dedi.
Yıldırım, diğer sanıklardan Mahmut Öztürk ile daha önce birlikte çalıştıklarını, Muzaffer Tekin’le ise Öztürk ile Kadıköy’de gezerken tesadüfen tanıştığını anlatarak, “Bugüne kadar ikisinden de zarar görmedim. Onlar da benden görmemiştir” diye konuştu.
Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen el bombaları ile ilgili olarak, bunların kendisine ya da evin sahibi olduğu iddia edilen Mehmet Demirtaş’a da ait olmayan bir evde bulunduğunu ifade eden Yıldırım, “Demirtaş eskiden askerimdi. Bu kişiye ait LPG istasyonuna yolum düştükçe gider ve otomobilim için LPG alırdım. Bunun dışında herhangi bir örgütsel bağımız bulunmuyor” dedi.
Yıldırım, Demirtaş’ın yeğeni olduğunu sonradan öğrendiği tutuklu sanık Ali Yiğit’i ise “göz aşinalığı” dışında tanımadığını öne sürdü.
Demirtaş’ın, el bombaları ve patlayıcıların ele geçirildiği evde daha önce kiracı olduğunu, kendisinin de Demirtaş’ı ziyarete gittiğini anlatan Yıldırım, Demirtaş’ın gözaltına alınmadan 1,5 yıl önce bu evden taşındığını iddia etti.
Oktay Yıldırım, gözaltına alınırken kendi evindeki aramada “hizmet anısı” ve arkadaşlarınca verilen ya da satın aldığı bıçakların bir kısmına da el konulduğunu, ayrıca o an için ruhsatını bulamadığı beylik tabancasının da alınarak ruhsatsız kabul edildiğini öne sürerek, emniyete götürüldüğünde ruhsatın nerede olduğunu hatırladığını söylediğinde kendisine “Artık çok geç” yanıtının verildiğini anlattı.
YILDIRIM: BOMBALARI GÖRMEDİM
Emniyete getirildiğinde bombalardan sorumlu tutulduğundan bahsedildiğini anlatan Yıldırım, “Ne daha önce ne emniyet müdürlüğünde ne avukatım ne ben o bombaları gördük. O bombaları imha kararı veren mahkeme de o bombaları görmedi” görüşünü savundu.
Yıldırım, tutuklandığı sırada mahkemenin 2 dakika kadar sürdüğünü, burada önce kendisine bombaların sorulmadığını, sadece evindeki bıçakların sorulduğunu öne sürerek, daha sonra avukatının “sormayı unuttunuz” diyerek hatırlatması üzerine mahkemenin el bombaları konusunu da sorduğunu iddia etti. El bombaları ile kendisiyle ilişkilendiren tek iddianın “ihbarcının ve polise göre bir başka sanığın ifadesi” olduğunu savunan Yıldırım, sorgulamasında ayrıca kendisine Danıştay saldırısı ve sanık Muzaffer Tekin ile ilgili sorular sorulduğunu vurguladı.
YASAK DELİLLER KLASÖRÜ OLUŞTURULMASI İSTEMİ
Duruşmada söz alan Kemal Kerinçsiz’in avukatı Mehmet Tolga Akalın da mahkemenin veya mümkünse cumhuriyet savcılarının her sanığa somut iddiaları ve olay örgüsünü okuduktan sonra sorgu yapılmasını isteyerek şöyle konuştu:
“Daha önce de dile getirilen yasak deliller konusunda mahkemenin bir karar vermesi gerekir. Yasak delillerin avukatlara tek tek sorularak tespit edilmesi ve bu konuda bir karara varılması, ardından da bu delillerin sanıkların sorgulamasından ayrı tutulması gerekmektedir. Yasak deliller başlığı altında ayrı bir klasör de toplanmasını istiyorum. Yasak delilleri bugün tespit edemezsek, yasak delillere dayalı sorgu yaparsak ileride hukuki bir karmaşaya neden olacağız.”
Bu talep konusundaki görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın, “Hukuka aykırı delil bulunduğunun sanık avukatının iddiası olduğunu ve soruşturmanın usule uygun yapıldığını” belirterek, söz konusu talebin reddine karar verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, duruşmaya verilen kısa aranın ardından talebi reddetti.
kaynak
dizi film gibi her gün var![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

