Erdoğan, DTP’li belediyelerin halkı pislik içinde yaşattıklarını belirterek “Bu pisliklerden 29 Mart’ta inanıyorum ki Hakkari halkı kurtulacak. Belediye gelirlerini artırdık, bu paraları nereye veriyorsun? Şemdinli’ye suyu biz götürdük” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Güneydoğu gezisinde söylediği iddia edilen “Ya sev, ya terket” sözü ile DTP’ye yönelik eleştirilerde bulundu.
Bugüne kadar hiçbir yerde ‘Ya sev, ya terket’ ifadesi kullanmadım, bu ifadenin patenti MHP’ye aittir, AKP’ye değil. Ben şahsen bu ifadenin karşısındayım” diyen Başbakan şöyle konuştu:

“Biz ‘tek vatan, tek bayrak’ anlayışındayız. Yıllarca ABD’de zencilere karşı ayrımcılık yapıldı ancak olimpiyatlarda madalya kazanan zenci atletler omuzlarında ABD bayrağıyla şeref turu attı. Sen tur atabiliyor musun Türk bayrağıyla? Yüksekova hastane diye doğru dürüst bir şey görmemiş, biz 150 yataklı modern bir hastane kurmuşuz ve oraya gelmek isteyenlerin önünü kesiyorlar. Bu pisliklerden 29 Mart’ta inanıyorum ki Hakkari halkı kurtulacak, temizleyecek bunları. Hani sen diyorsun, Kürtlerin temsilcisisin, pislik içinde yaşatıyorsun halkı. DTP’li belediyelerin bir tanesi çıkıp diyemez ‘Bize AK Parti iktidarı ayrım yapmıştır’ diye. Belediye gelirlerini artırdık, ödemeleri yapıyoruz, şimdi vatandaş soracak, kardeşim bu paraları nereye veriyorsun? Şemdinli’ye su götürmek DSİ’nin görevi değil, belediyenin görevidir ama Şemdinli’ye suyu biz götürdük. Ayrımcılık yapmamak suçsa biz bu suçu işledik. Hakkari’de şimdi üniversite var, 15-20 yıl önce kentte üniversite kurulacak dense buna kimse inanmazdı, Hakkarili’nin kendisi de inanmazdı. Bir de yiğit bir profesör çıktı Oxford’tan, ‘üniversiteye ben rektör olayım’ dedi ve şimdi Hakkari’deki üniversitenin başında Oxfordlu bir rektör var.”

Başbakan’ın hedefinde muhalefet partileri ve medya da vardı. Erdoğan şunları söyledi:

“Ana muhalefet veya yavru muhalefet, şimdiye kadar hiçbir sorun karşısında hiçbir somut öneri getirmedi, hiçbir somut proje sunmadı. AK Parti’nin iki özelliği var. Birincisi, AKP’nin izlediği birlik siyaseti, etnik, dini ve bölgeler arasında ayrım yapmaz ve 70 milyon insanı kucaklar. İkincisi, AKP Türkiye’de yegane değişimci, dönüşümcü ve reformcu partidir. “Sessiz devrim” niteliğinde reformlar yapıyoruz. AK Parti çeteleri, mafyayı tasfiye eden, hukukun standartlarını yükselten iktidardır. 6 yıllık performansımızı görmezden gelip AK Parti’yi başka bir platformda görmek isteyenler şunu bilmelidir: AK Parti statükonun değil, değişimin partisidir. Bir gazete Erzurum’da istasyon meydanının 22 Temmuz seçimlerinden önceki ve geçtiğimiz hafta sonu çekilmiş fotoğraflarını kullanıp ‘Erdoğan kalabalık toplayamadı’ diyor. Senin gözlerin görmüyorsa ben ne yapayım, mitingin sabah saatlerindeki fotoğrafı koyarak Erzurumlu’yu mu aldatacaksın, avucunu yalarsın.”

kaynak
seçim dönemine girildi