Bilkent Üniversitesi ve Alman Uluslararası Hukuki İşbirliği Vakfı’nca birlikte düzenlenen “Anayasalardaki değiştirilemez ilkeler” bilgi şöleninde (sempozyumda) konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, “Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde konu olarak biz de bunu tartışmayı düşünüyoruz. Ancak bu konuda ne kadar cesaretli olabilirim, o konuda biraz endişeliyim” sözleri medyaya yansıyınca her taraftan eleştiri almaya başladı.
Bunun üzerine, Sayın Kılıç, yazılı bir açıklama yaparak, 10 Kasım 2008 günü Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı'nın telefon ile bizzat davet ettiği bilgi şölenine katıldığını, “her türlü görüş ve düşüncelerin özgürce tartışıldığı yetkin bir üniversitenin hukuk fakültesi”nce düzenlenen bilgi şöleninde, “Anayasalarda yazılı değiştirilemez ilkeler ve değerleri” konusunun konuşmacılar tarafından katılımcıların bilgilerine sunulduğunu, toplantının birinci bölümünde sunulan tebliğlerden sonra mazereti nedeniyle toplantıdan ayrılmak istediğini, oturum başkanının kendisinin de birkaç kelime konuşma yapmasını istediğini belirterek şunları söyledi.
“Bunu istemesi üzerine böyle önemli ve hassas bir konunun bizim mahkememizin kuruluş yıl dönümünde yaptığımız sempozyumlarda konu olarak tespit etmemizin mahkemenin konumu nedeniyle mümkün olamayacağını, buna cesaret edemeyeceğimizi, cesaretle seçilen bu konu nedeniyle toplantıyı tertip edenlere teşekkürlerimi ileterek toplantıdan ayrıldım….. Altını çizerek ifade etmek gerekirse toplantıda Anayasamızın söz konusu maddelerine ilişkin herhangi bir değerlendirme, yorum veya görüş tarafımdan ileri sürülmemiştir…… Yaptığım iki cümlelik davete teşekkür konuşması içeriğini, bazı basın ve yayın organları ile kişilerin 'Anayasamızın ilk üç maddesini tartışmaya açıyor, değiştirmek istiyor' biçimindeki niyet okumaları ve maksatlarını aşan, eleştiri ötesi, şahsımı ve kurumu yıpratmak nitelikli siyasi değerlendirmeler yaparak ütopya yarattıklarını görmek üzüntü, kaygı ve hayret vericidir.”
Sayın Kılıç bu açıklama ile zevahiri (görünümü) kurtaracağını zannediyor.
Oysa bu beyanından da anlaşılacağı gibi yayın organları niyet okumamış, Sayın Kılıç’ın söylemek istediklerini çok doğru bir şekilde tercüme etmişlerdir.
Gönül isterdi ki laik Cumhuriyetin temel direklerini oluşturan Anayasa’nın değişmez maddelerinin tartışmaya açıldığı bu bilgi şöleninde konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Kılıç bu konuşmasında, Anayasada yazılı değiştirilemez ilkelerin Anayasanın 4. maddesi gereğince değiştirilmesi dahi önerilemeyeceğine göre, bu maddelerin tartışılması için düzenlenen bu bilgi şölenini Anayasaya aykırı görüyorum diyebilseydi, hatta daveti bu gerekçe ile geri çevirebilseydi.
Sayın Kılıç ne yapıyor? Daveti kabul ederek toplantıya katılıyor ve düzenleyenlere teşekkür ediyor. Mahkemenin konumu nedeniyle böyle hassas bir konuyu kuruluş yıl döneminde bilgi şöleni konusu olarak saptama olanağının olmadığını ve buna cesaret edemeyeceklerini söylüyor.
Demek ki mahkemenin konumu olmazsa, Sayın Kılıç kendinde cesaret bulursa, bu konuyu gündemine almaktan büyük zevk duyacağını, toplantıyı düzenleyenlere teşekkür etmekle itiraf etmiş oluyor. Bu yorum niyet okuma değildir. Sayın Kılıç’ın gerçek niyetini açığa çıkarmadır.
Ayni toplantıda bildiri sunan Sayın Kılıç’ın fikirdaşı ve bu tür kritik konularda görevlendirdiği Anayasa Mahkemesinin değişmez raportörü Osman Can’da bu değişmez Anayasa maddelerinin tartışılması gerektiğini söylemekte sakınca görmüyor.
Bunların tümü yan yana gelince ve Sayın Kılıç, her kesimden büyük eleştiri alınca, “Erkekliğin yüzde doksanı kaçmaktır” diyen özdeyişte olduğu gibi TORNİSTAN hareketiyle gündemden çıkmaya çalışıyor.
Başaracağını sanmıyorum.
Çünkü
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 7. maddesine göre Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilenler, görevlerine başlamadan önce, Mahkeme Başkanının davet edeceği Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan, Yüksek Mahkeme Başkanları, Adalet Bakanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay, Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi başsavcıları, Sayıştay Başkanı, Yükseköğretim Kurulu Başkanı, üniversite rektörleri, hukuk, iktisat ve siyasal bilimler fakülteleri dekanları ve Anayasa Mahkemesinin emekli başkan ve üyeleri huzurunda, Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyelerinin oluşturacağı kurul önünde aşağıdaki andı içerler:
"Türk milleti tarafından demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını koruyacağıma; görevimi doğruluk, tarafsızlık ve hakka saygı duygusu içinde, sadece vicdanımın emrine uyarak yapacağıma, namusum ve şerefim üzerine and içerim."
Sayın Kılıç’ta göreve başlarken bu şekilde ant içmişse de, uygulamalarıyla andına bağlı kalmadığını kamuoyu çok iyi biliyor.
kaynak
Hukuk okumamış bir akp taraftarı olan Kılıç'ın ettiği anda riayet etmemesi ve sanki bir parti üyesi gibi davranması Anayasa Mahkemesi ve ilkelerine düşen büyük karanlık bir gölgedir.
Özal dön.den beri koltuğuna nemalanmak için oturan Kılıçtan istifa etmesini beklemek hayaldir.
Anayasa Mahkemesi değiştirilemez kararlarını tartışmaya sunma girişimleri ise bu statüsüne kimlerin yolu doğrultusunda
devam ettiğinin göstergesidir.
Sözlerinde takıyye ile dönüş yapması özünde yatan niyeti örtemeyecek kadar aşikardır.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
