• Login:

  • Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş hobaa , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0

    Başarısız Nikâhsız eşe tazminat tartışması

    CHP’li Keleş, yasa tasarısıyla imam nikâhının da “meşrulaştırıldığı” yolunda kuşku belirtti.

    TBMM Adalet Komisyonu’ndaki Borçlar Kanunu Tasarısı ile “manevi tazminat” hükümlerinde değişikliğe gidilerek, başta trafik kazaları olmak üzere, kişilerin gözünü, kolunu veya bacağını kaybettiği olaylarda “aile bireyleri” dışında “yakınlarına” da tazminat isteme hakkı getiriliyor.
    Görüşmeler sırasında “düzenlemeden nikâhsız eşler ile nişanlısı şehit düşenlerin de yararlanabileceği” yorumları, iktidar ve muhalefetten kadın milletvekilleri arasında tartışmalara yol açtı. CHP İstanbul Milletvekili Birgen Keleş, şunları söyledi:
    “Malların eşit paylaşımını 2002’den sonraki evlilikler için kabul etti. Oysa biz, tüm evlilikler için geçerli olmasını istemiştik. İmam nikâhlı eşe tazminat, hukuken yasak olan ‘imam nikâhı ile evliliği’ meşrulaştırıyor. Bir erkeğin, imam nikâhı ile ikinci kez evlenmesi, birinci eşe karşı yapılmış bir sadakatsizliktir. İktidar mensupları ’kadınları koruyoruz’ derken, başka kadınların ezilmesine yol açıyor.”

    Kadının aleyhine değil
    MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal da, tasarının resmi nikâh olmadan beraber yaşamayı teşvik edeceğini iddia etti. Hiçbir zaman kadının mağdur olmasını istemediklerini ifade eden Bal, “Hükümet, bu çalışmasıyla bir yerde imam nikâhını meşrulaştırmış oluyor. Bu duruma karşı gerekli girişimlerde bulunacağız” diye konuştu.
    AKP Adana Milletvekili Fatoş Gürkan ise düzenlemeyi kadınların aleyhine gibi değerlendirmenin doğru olmadığını, kadını korumanın amaçlandığını belirterek, şunları kaydetti:
    “Haksızlığa uğramış bir kadının korunmasının güvence altına alınmasını desteklememek mümkün değil. İmam nikâhı ile de olsa, bir kadın kocasına verilen herhangi bir zarara karşı tazminat talebinde elbette bulunma hakkına sahip olmalı.”

    Tasarı ne getiriyor?
    Haksız fiilden doğan manevi tazminat düzenlemesini içeren tasarıda, hakime, sadece “ölüm” halinde değil “ağır bedensel zararlarda” da zarar görenin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine karar verebilme olanağı tanınıyor.
    Borçlar Kanunu’ndaki “zarar gören veya ölenin ailesi” ile sınırlı olan tazminatın kapsamını genişleten tasarıda, “Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun miktar paranın ödenmesine karar verilebilir” ifadesine yer veriliyor.
    Bu sayede, beraber olup aralarında resmi nikâh olmayanların, nişanlıların, sevgililerin tazminat isteyebilmelerinin sağlanabileceği ileri sürülüyor.

    http://www.milliyet.com.tr/Guncel/Ha...t%20tartismasi

    +

    İyicene azdılar.
    AKP'nin önderliğinde kalkan zinadan sonra şimdi de bu.
    Anlaşılan bir çok sapık Hüseyin Üzmez için AKP yol açıyor.
    Sözde!!! süper müslüman AKP'ye de bu yakışır.

  2. #2
    Misafir BliSs_ , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    04-09-2008
    Mesajlar
    3,716
    Karizma Gücü
    0
    iki ucu b. degnek..bu yasa hem imam nikahini ozendiriyor hemde imam nikahi olan kadinlarin ortada kalmasini onluyor bir nevi guvence veriyor

  3. #3
    gunbatımı , TurkForum'a Hoşgelmiş gunbatımı , TurkForum'a Hoşgelmiş gunbatımı , TurkForum'a Hoşgelmiş gunbatımı , TurkForum'a Hoşgelmiş gunbatımı , TurkForum'a Hoşgelmiş gunbatımı , TurkForum'a Hoşgelmiş
    Kayıt Tarihi
    02-05-2008
    Mesajlar
    1,610
    Karizma Gücü
    4
    “Haksızlığa uğramış bir kadının korunmasının güvence altına alınmasını desteklememek mümkün değil. İmam nikâhı ile de olsa, bir kadın kocasına verilen herhangi bir zarara karşı tazminat talebinde elbette bulunma hakkına sahip olmalı.”

    burada haksızlığa uğramış kadından bahsediyor... ilginç yani...

    ikinci eşi olan erkekler birinci eşlerine haksızlık etmiş sayılmıyormu yani, aynı zamanda ikinci eş de kocasıyla beraber birinci eş'e haksızlık ediyor doğal olarak koca ve ikinci eş birlikte birinci eş'e tazminat ödeyecekmi, hayatı alt üst etmenin bedeli nedir acaba... madem haksızlığa uğrayan kadını korumak amaçlı öyleyse buyrun bakalım birinci eşin düştüğü durumu düzeltin akp gurubu....

    yasadışı beraberlikleri yasalaştırmak haksızlıkları ortadan kaldırmıyor maalesef, daha fazla mağduriyetleri getirir...


    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ

  4. #4
    lemis
    Kayıt Tarihi
    18-10-2008
    Mesajlar
    401
    Karizma Gücü
    0
    Bu konuda kafam çok karışık, maksat kadını korumaksa eğer imam nikahı adı altında yapılmamalı, sonuçta birlikte yaşamayı seçen onlarca insan var bu durumda yasa tasarısı genişletilmeli diyorum. O zamanda o kadınla adamın nasıl birlikte oldukları ispatlanmalı
    Diğer yandan adamın resmi nikahlı eşi varsa ki adam birde imam nikahlı eşle birlikteyse hukukun yok saydığı (suç saydığı) imam nikahı nı meşrulaştırır. O zamanda yasalar kendi kendiyle çelişir.


    Yargıtay: Nikahsız birlikte yaşayan ayrılıkta tazminat isteyemez
    Evlilik kurumunun zayıfladığı günümüzde, çiftler birlikte yaşamayı tercih edebilmekte, birlikte yaşamın bir sonucu olarak beklentiler gelişmekte, bunların yerine gelmemesi de tazminat davalarına konu olabilmektedir. Birlikte yaşama bir "nikah" beklentisi olmadan gerçekleşebileceği gibi, söz verilmiş bir nikahın yerine getirilmesi sürecinde birlikte yaşanıyor olabilir. İlk türde ayrılık veya geçimsizlik bir davaya konu olmadığı halde, resmi nikah sözü verilerek birlikte yaşama durumunun sıklıkla tazminat davalarına konu olduğu gözlemlenmektedir. Kendisine verilen resmi nikah sözünün tutulmamasından yakınan davacıya, Yargıtay 'ın hiç de hoş bakmadığını aşağıdaki karar özetinden anlamak mümkün:



    ÖZET: Dava vaat edilen resmi nikahın yapılmaması nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Davacı üniversite mezunu ve ergin bir kişi olup, resmi nikahsız olarak davalı ile karı-koca hayatı yaşamış ve daha sonra tarafların anlaşamaması ile bu birliktelik sona ermiştir. Üniversite mezunu ve reşit kişi olan davacının yasal bir evliliğin nasıl gerçekleşebileceğini bilmemesi düşünülemez. Birliktelik için başlangıçta yapılması gereken nikah akdinin en sona bırakılmasının hiçbir haklı nedeni olamaz. Amaç evlilikse nikahın baştan gözardı edilmesi, kişi için ağır bir kusurdur. Hiç kimse, kendi kusurunun getirdiği sonuç, acı da olsa. ıstırap da verse, katlanmaktan kurtulamaz. Davacının, kendi eylem ve davranışlarıyla öngörülebilen bir sonucu, tazminata dönüştürmek istemesi, bundan karşı yanı sorumlu tutması, hukuken mümkün değildir. Kişi haklı olduğu ölçüde hukukun himayesindedir. Ortada, sonucu başlangıçta öngörülebilen bir olay, yani sonuçta nikah kıyılmaması olasılığı varken, hayatın olağan yaşantısı ve akışı içinde bunu iyi bildiği kabul edilen davacının tazminat isteme hakkı tanınamaz. Davanın reddi gerekir.

    KARŞI OY AÇIKLAMASI
    Davacı ile davalının aile büyüklerinin aracılığı ile evlenmeye karar verip, yakınlarının da katılımı ile düğün töreni de yapılarak evlendikleri, ancak resmi nikah yapılmadan bir süre karı koca hayatı yaşadıktan sonra ayrıldıkları hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Evliliğin başlangıcı için önce resmi nikahın yapılması esas ise de; Türk toplumunun geleneksel aile yapısı itibariyle genel olarak evlilikle ilgili törensel işlemlerin aileler arasında kararlaştırıldığı ve zaman zaman önce düğünün yapılıp resmi nikahın sonraya bırakıldığı da bilinen bir gerçektir. Davacının üniversite mezunu olması bu konuda ailelerin verdiği karara karşı çıkma imkanı vermeyebilir.

    Somut olayda; dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre tarafların beraberliği, şekilsel bir değerlendirme ile nikahsız birliktelik olarak değerlendirilemez. Davacı ile davalının uzun süre nişanlı kaldıkları, geleneklere uygun şekilde düğün töreni yapılarak evlendikleri sabit iken davacının nikahın düğünden birkaç gün sonra yapılması şeklinde oluşan karara karşı çıkmamış olması olayda tamamen kusurlu kabul edilmesini ya da hukuki himaye dışı bırakılmasını gerektirmez. Bu nedenle daire çoğunluğunun davanın reddi gerektiği yolundaki bozma kararına katılamıyorum. 5.2.2002



    Yargıtayın bu sert tutumu nikahsız birlikte yaşayan çiftlerden birinin destekten yoksun kalma tazminatı sözkonusu olduğunda da devam ediyor. Aşağıdaki örnek kararda Yargıtay, iş kazası nedeniyle ölen erkeğin geride bıraktığı nikahsız eşine, nikahlı bir eşe göre daha az tazminata hükmedilmesi gerekliliğinden bahsetmektedir:
    Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür...


 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Nikahsız temas aurayı karartıyormuş! (Dr. Ahmet Maranki)
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 32
    Son Mesaj: 08.11.08, 00:59
  2. Özkök'e yüklü tazminat!
    Televizyon, Radyo, Gazete, Dergi - Medya bölümünde GOL11 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 08.03.06, 10:50
  3. Baykal ve kızı tazminat kazandı
    Televizyon, Radyo, Gazete, Dergi - Medya bölümünde GOL11 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 31.12.05, 11:12
  4. Chelsea tazminat istiyor
    İngiltere Ligi - Premier League bölümünde SeRHaT259 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 24.03.05, 22:24
  5. Gözaltına tazminat
    2005 Konuları bölümünde KaOs__64 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.01.05, 11:46

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.