AKP=Kömür denklemi 29 Mart yerel seçimleri öncesi yine kendini göstermeye başladı. BOTAŞ'a olan borcunu ödemeyip doğalgazın rekor derecede zamlanmasını sağlayan Melih Gökçek ve halkı sistemli şekilde yoksullaştırıp, bir torba kömüre muhtaç hale getiren AKP iktidarı kömür tırlarını gezdirmeye başladılar.
Kömür karası siyaset yapan AKP, halka dağıtığı kömürü yine halkın cebinden ödemekte ama kömür dağıtma işini oya dönüştürme olarak değerlendirmektedir.
Halkın parası ile halka kömür dağıtan AKP iktidarı, sosyal devletten ziyade sadaka kültürünü Türkiye'de yerleştirmeye çalışmaktadır.
Devletin kömürünü dağıtıyorlar, parasını ödemiyorlar. Bunun faturasını da halka zam olarak dönmektedir. Doğalgazlı evleri bile kömüre muhtaç eden bu zavallı iktidar, birde utanmadan kömür dağıtım işini dünyanın en büyük icraatı olarak göstermeye çalışıyorlar.
22 Temmuz seçimleri öncesi, o yaz ayının sıcağında kömür dağıtarak tarihe geçen AKP, her halinden belli ki bunu oy için yapmaktadır.
Siyasi ahlakı ve edebi olan bir iktidar seçim öncesi rüşvet gibi, devletin imkânlarını oya dönüştürmeye çalışır mı?
Ama bunlarda o değerler olmadığı için herşeyi oya dönüştürme gayreti vermektedirler.
Mesele ihtiyacı olanlara yardım edilmesi değil, mesele bu manzaranın oya dönüştürülmeye çalışılmasıdır.
Kömür dağıtıp, devletin hazinesine olan borcunu ödemeyen AKP, siyasi ruhunu kömürleştirmiştir.
Bunların derdi ne garibanı, ne fakiri düşünmektedir. Garibanın ve fakirin sayısı ne kadar çoğalırsa AKP o kadar mutlu olmaktadır.
Ekonomik kriz bugün Türkiye'nin tamamını etkisi altına almıştır. Vatandaş sistemli şekilde fakirleşmiştir ve bugün ekmeğe muhtaç hale getirilmiştir.
Ama bu durumu fırsat bilmektedir. Fırsatı oya nasıl dönüştürürüm kurnazlığı göstermektedir.
Kömür tırlarının caddelerde kapı kapı ilerleyişi AKP'nin rezaletidir.
Eskiden bir mahallede on ailenin kömüre ihtiyacı olurdu, şimdi tüm kapılara kömür bırakmaktadırlar.
AKP=Kömür denklemi çoğu zaman fakire dahi ulaşmamakta ve AKP'nin kömür savurganlığı çoğu zaman ihtiyacı olmayanlara da verilmektedir.
AKP'nin kömür karası siyaset tarzı Türkiye'nin her tarafına bulaşmıştır. AKP iktidarı, bu kömür dağıtım işini bile yandaşlarına para kazandırma olarak değerlendirmektedir.
Geçen akşam Star Tv'nin haber bülteninde kömür torbalarının da AKP'nin kurucusu bir şahıs tarafından yapıldığını öğrendik…
Sosyal bir olayı hem oya, hem paraya dönüştürme AKP'nin bir siyasi ayıbı olarak konuşulmaktadır.
Para kazanma ve kazandırma, AKP'nin en başarılı olduğu alan olmuştur.
Sözde fakire ve ihtiyacı olanlara hizmet etme durumunu bile yandaşa para kazandırma olarak görenlere bu devlet emanet edilir mi?
İki dönem AKP'ye emanet edilen devlet, bugün onların elinde can çekişmektedir.
TKİ devletten 78 milyon 558 bin YTL alacaklı bulunuyor. Ama onlar bu savurganlığı siyasi rant için her seçim öncesi en yüksek düzeye çıkarmaktadır.
Vatandaş kömüre, makarnaya, nohuta aldanmaya devam ederse, yakın bir zamanda bunları bile evinde göremeyecek hale geçecektir.
O yüzden AKP'nin bu aciz yönetim tarzı vatandaşı tamamen esir almadan, vatandaş uyanmalı ve bu acizliğe artık bir ders vermelidir.
Doğalgazını elinden alıp, kömüre muhtaç eden bu yönetim tarzı ders almayacaksa, kim alacaktır?
29 Mart seçimlerinde kömür tırlarına güvenip, ahkam kesen Melih Gökçek'ten başlamak üzere AKP'nin tüm belediyeleri ve zihniyeti sandıklara gömülmelidir.
Türkiye'nin geleceği için bu kaçılmaz bir şarttır.
Huzura, refaha ulaşmanın yolu hırsızlara, arsızlara, yolsuzlara dur demekle başlar.
Kömür karası siyaset, Türkiye üzerinden kazınmalıdır. Vakit gelmiştir…
29 Mart'ta herkes üzerine düşeni bu manada yapmalıdır. Sadaka kültürü değil, sosyal devlet hayata geri dönmelidir.
Yıldıray Çiçek / Ortadoğu
Zaten adalet ve kalkınma (!) partisinden "AK" bir siyaset beklemek garip olur. Neyi doğru dürüst yaptılar ki bugüne kadar ?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




