• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    lemis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2008
    Mesajlar
    401
    Karizma Gücü
    0

    Türkiye'nin 6 ayıbı ve Taraf!

    Hasan Cemal Türkiye'nin en büyük 6 ayıbının neler olduğunu sıralıyor. Bütün ayıplara başkaldırabilen 'Taraf'ın hakkını vererek. iyibilgi zoom



    Hasan Cemal - Milliyet

    Türkiye'de ayıplardan kurtulmak için Taraf gazetesi...

    AYIP I
    Nurettin Yılmaz, 1938 Cizre doğumlu bir Kürt. 1980 öncesi CHP Mardin milletvekili. 12 Eylül askeri yönetimiyle birlikte yolu Diyarbakır Askeri Cezaevi'ne düşüyor. İşkence görüyor. Başı, dışkı dolu çukura sokulup nefessiz bırakılıyor.
    1980'lerde tekrar milletvekili, bu kez Özal'ın ANAP'ından. Yaşadıklarını kitaplaştırıyor 2007'de. Televizyona çıkıp anlatıyor, 12 Eylül'deki işkence günlerini.
    Tarih, 29 Mart 2008.
    Bir savcı, dava açıyor Nurettin Yılmaz'a, hapishanedeki işkenceleri kamuoyu önünde anlattığı için.
    Gördüğü işkenceleri televizyonda anlatarak, "dış güçlerce yürütülen bölücü ve yıkıcı propaganda"ya alet olmuş...
    "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmiş" gördüğü işkenceleri televizyonda anlattığı için... Kısacası, işkence anlatma suçu işlemiş Nurettin Yılmaz...
    12 Eylül'de Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde yaşadıklarını Kürtler kitabı için bana, "Genç olsam dağa çıkardım" diye anlatan sevgili Felat Cemiloğlu yaşıyor olsa acaba ne derdi?..


    AYIP II
    Ayvalık'ta Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen atletizm yarışları. Beş bin metre kızlar yarışı bitmiş, herkes yerini almış ödül töreni bekleniyor.
    Madalyaları verecek olan Garnizon Komutanı, kürsüye gelirken sırtını dönüp gidiyor. Çünkü kürsüdeki atlet kızlardan biri başörtülü...
    Tören yapılamıyor, madalyasını alamıyor kızlar. Komutanın tepkisini aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir iki kişi alkışlamış. Ama genellikle kimsenin sesi çıkmamış...


    AYIP III
    Güneydoğu'daki yatılı okul günlerini anlatıyor Muhsin Kızılkaya:
    "Ben gittiğimde Kürtçe'nin yasak bir dil olduğunu bilmiyordum. Yeni bir dil öğrenip kendi dilimle yaşayacağım sanıyordum. Bize, 'Bildiğiniz dili unutun' dediler. Bir dilsizlik dönemi yaşadık. Tuvalete giderek, öğretmenlerden saklanarak, birbirimize çok alçak sesle derdimizi anlatmaya çalışıyorduk. Her duydukları Kürtçe kelimeye karşı sırtımıza bir zincir indirirlerdi.
    Koğuş kapıları akşam kapanınca Kürtçe masal anlatırdım. Meğerse nöbetçi öğretmenler bizi dinliyormuş. Kimse beni ele vermedi ama ben herkes sıra dayağı yemesin diye kendimi ele verdim. Çok dayak yedim. Devlet Türkçe bilmediğimi biliyordu ama ben dilimin yasak olduğunu bilmiyordum.
    Kızım Lian'ı geçen gün yuvaya götürürken taksiye bindik. Aramızda Kürtçe konuşurken taksi şoförü büyük bir şaşkınlıkla, 'Kürtçe konuşuyor' dedi.
    Kendisi de Mardinliymiş. Taksiyi hemen kenara çekti, 'Kürtçe konuşuyor' diye ağlamaya başladı. Para almak istemedi. Bu olayı insanlara anlatamazsın. Bunu ancak ve ancak bu kadar haksızlığa uğramış, incitilmiş bir halk anlar."


    AYIP IV
    Manisa'da, 1.Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nda yemin töreni... 40 yaşın altındaki başörtülü asker yakınlarına yasak... Vatani görevini yapan çocuklarının yemin töreni için yurdun dört bir yanından gelen aileler sabahın erken saatlerinde, nizamiyenin önünde kuyruk oluşturuyorlar.
    Kimlik kontrolü yapılıyor. Kırk yaşının altındaysan ve de başörtülüysen içeri girmen yasak! Yemin törenini dışarıda, tel örgülerinin arkasından izliyorsun.


    AYIP V
    Sevgili Hrant'ın oğlu Arat Dink yazıyor:
    "Savunma Bakanı Gönül soruyor: 'Bugün eğer Ege'de Rumlar devam etseydi, Türkiye'nin pek çok yerinde Ermeniler devam etseydi, bugün acaba aynı milli devlet olabilir miydi?'
    Bir önerim var. Hani hep bir ağızdan ant içtiriyoruz ya, 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' diye...
    Azınlık okullarında şöyle dedirtelim çocuklara, mesele kapansın: 'Yokluğum Türk varlığına armağan olsun!' Sür kardeşim bizi o zaman. Gönlümüz zaten çoktan sürüldü. Her gün yaşamaya çalışarak yaşadığımız DÜNYAMIZDAN, sür bizi de gayrı. Sür gitsin, sür bitsin. Bu lafı yutmayacağım ben."


    AYIP VI
    Türkiye'de bugün 1500 internet sitesi yasak... YouTube'un kullanımı da tam altı aydır yasak... Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, dünya rekabet liginde nal toplayan ve bu yıl on basamak birden gerileyerek 63. sıraya düşen Türkiye'nin geleceğinden ürktüğünü belirtiyor.

    * * *

    Bu gibi ayıpları bıkmadan usanmadan sergilediği, haberleştirdiği, en çarpıcı biçimde vitrinlediği ve ayıpların köklerine inerek yorumladığı, bu konuda yürekli ve samimi olduğu için, lafı hiç dolandırmadan söylediği için seviyorum Taraf gazetesini.
    Taraf'ın bugün yaptığını yapabilmek kolay değil. Herkesin kabul edebileceği klişelerle, çok genel doğrularla gazetecilik yapmıyor Taraf çünkü. Eli sürekli arı kovanının içinde... Demokrasinin, hukuk devletinin, insan hakları ve özgürlükler düzeninin dikenli alanlarında, düzene en aykırı görüşleri de savunarak, korkmadan başı dik dolaştığı için önemsiyorum Taraf'ı.
    Ve inanıyorum, Türkiye ayıplarından günün birinde kurtulacak ve bunda Taraf'ın katkısı da unutulmayacak.
    Zor günler yaşayan Taraf çalışanlarını kutluyorum, gazetelerinin birinci yıldönümünde...
    http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=98215

    Taraf gazetesinin hakkı yeniyor, haksızlıkların karşısında oldukları için dışlanıyorlar.
    1- Diyarbakır cezaevinde olanları okumaya yüreği dayanmıyor insanın.
    2- Küçük bir kız başını örtüyor diye ödül verilmiyor kimsede ses yok, örtmesin denilip geçiliyor. Tek tip düşünen tek tip giyinen insan modelleri isteniliyor.Baş kaldırılan cezalandırılıyor kimine ödülü verilmiyor, kiminin eğitim hakkı elinden alınıyor, kimi ise evladının mutluluğunu paylaşamıyor.
    3- İnsanların dilini konuşmasına müsade etmiyorsun, yıllarca yasaklıyorsun, o bölgeye hizmet götürmüyorsun, tepkiler öfke terör eylemlerine dönüşüyor. Ardından yıllarca terörüde durduramıyosun.
    4- Belirli yaşın altındaki insanlar senin için tehlike, 40 yaş üzeri taktığı zaman tehlikesiz oluyor onlar irticacı olmuyor. başörtüyü destekleyen ve örten insanlar öfke biriktiriyorlar tıpkı kürt vatandaşlar gibi onların da patlaması an meselesi.
    5- Dedelerinin davetle getirdiği insanları, binbir eziyetle kovuyorsun sınırlarını yeni belirlediğin ülkenden, ardından birde övünüyorsun kendi varlığınla...
    6- Ve öyle aşamaya getiriyorsun ki yasakları web sitelerini yasaklıyorsun. Sonra en yetkili ağızdan ben giriyorum o sitelere diyorsun.
    Halkı ayrı, seçilmişler ayrı, atanmışlar ayrı düşünüyor bu ülkede, sonuç mutsuz insanlar...
    Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür...

  2. #2
    Dokuz_Işık adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-11-2008
    Mesajlar
    811
    Karizma Gücü
    4
    Taraf gazetesi AB fonlarıyla kurulmuş içinde ülkenin dinamiklerine zarar verecek her türden insan bulunan ve hepsi sanki mükemmel gazetecilermiş gibi nedense ülkenin en kritik haberlerini veriyorlar. taraf gazetesi bir ihanet odağıdır. Haklı falan değildir. Yalan haberleri ortaya çıkıyor. Karalama kampanyaları için kendileri özür diliyor.
    Dinimiz bir, dilimiz bir,
    Bir millətik, iki dövlət
    Ayımız bir, ilimiz bir,
    Eyni arzu, eyni niyyət.
    Eşqimiz bir, yolumuz bir
    Hər ikisi cümhuriyyət
    Azərbaycan-Türkiyə


    Bahtiyar Vahapzade

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. derbi maçlarda karşı taraf yok
    2005 Konuları bölümünde mavzer tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 02.08.05, 16:58

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •