• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    lemis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2008
    Mesajlar
    401
    Karizma Gücü
    0

    DTP Haberlerinde Medya Terörü

    [COLOR=""]Medya, Kürtlerle ve siyasi alanda Kürt halkının sorunları, istem ve beklentileri yolunda mücadele veren DTP ile uzlaşmazlığın, anlaşmazlığın, kutupsallaşmanın oluşmasında işlevseldir.

    Uzun yıllardır yaygın medyanın toplumdaki azınlıklarla, özellikle Kürtlerle ilgili haberleri ya görmezden gelme yoluna gitmesi, ya da gördüğünde bunu bir çığırtkanlıkla, çatışma ve kamplaşma yaratacak temeller üzerine inşa etmesi şeklinde zuhur bulmuştur.

    Kürtlerle ilgili haberleri görmezden gelme, medyada hiç temsil edilmemeleri, yok sayılmaları, seslerinin duyurulmaması, ya da kıyıda köşede küçük bir haber olarak yer alabilmeleri şeklindedir. Görüldüğünde ise, Kürtler ancak abartılı bir şiddet, çatışma, terör haberleri içinde yer alabilmektedir. Bir başka deyişle, medyanın tavrı Kürtleri ya yok sayma, sorunlarına, beklentilerine, isteklerine kulak tıkama, ya da aşırı bir çığırtkanlık, gürültü, patırtı içinde, Kürtleri, bölücü, düzen/dirlik bozucu, şiddetsevici, terörist yanlısı olarak resmetme şeklindedir. Durum böyle olunca, Kürtlerle diyalog, uzlaşma ve barış içinde hoşgörülü, demokratik bir ortam yaratma önünde en büyük engellerden biri de medya olarak karşımıza çıkmaktadır. Medya, Kürtlerle ve siyasi alanda Kürt halkının sorunları, istem ve beklentileri yolunda mücadele veren DTP ile uzlaşmazlığın, anlaşmazlığın, kutupsallaşmanın oluşmasında işlevseldir.

    Geçen haftalarda, Doğu ve Güneydoğu’daki eylemler ve olaylarla ilgili yapılan haberler medyanın kutupsallaşma ve çatışma ortamı yaratmadaki rolünü gözler önüne sermiştir. Siyasi alanda Kürt halkının hakları, istemleri, beklentileri yolunda mücadele veren DTP ile ilgi haberlerin başlığına ve içeriğine şöyle bir bakıldığında, DTP’nin provokatif, tahrik unsuru, PKK yanlısı/destekçisi, gerilim yaratıcı, kışkırtıcı, galeyana getirici, olay çıkarıcı, ortalığı savaş alanına çeviren, terör örgütü yandaşları gibi resmedilmekte olduğunu görüyoruz. Televizyondaki art ses eşliğindeki görüntüleri izlediğimizde ve basındaki haberleri okuduğumuzda, sanki Doğu’ya yakıp yıkmak, ortalığı toza dumana katmak için gitmiş ve bütün istekleri buymuş gibi bir parti portresi çiziliyor. Kürtler ve DTP ili ilgili haberler taşlı, sopalı, silahlı, şiddet dolu sahnelerle ve sadece bu görüntüler ve haberlerle heyecanlı bir gayretkeşlikle resmedilirken, Kürtlerin ve DTP’nin asıl amacının, istek ve beklentilerinin, yani “asıl ses” in bastırılmış olduğunu görüyoruz. DTP ne anlatmaya çalışıyor, Kürtler ne istiyor buna dair açıklamalar, Kürtlerin demokratik taleplerini belirten ifadeler neredeyse hiç yok. Bu kadar yoğun şiddet merakı içinde yapılan şiddetsevici haberlerde, kimi kez belli belirsiz DTP’lilerin basın açıklaması yapmak için polisle mücadele ettiğini görüyoruz. Basın açıklaması yapmalarına bile müsaade edilmeyen, eylemlerini/yürüyüşlerini yapacakları yollar ve sokaklar tanklarla, panzerlerle, silahlarla tutulmuş olan DTP’lilerin konuşmak ve dertlerini anlatabilmek için bir fırsat yakalama gayreti içinde, boşuna bir çırpınış içinde olduklarını görebiliyoruz. Medyanın mikrofonları da DTP’lilere ve Kürtlere uzatılmıyor; sahi ne söyleyeceklerdi, ne söylemeye çalışıyorlardı, asla öğrenemiyoruz. Kimse de merak etmiyor. Başbakanın öfkeli ve şiddetli ses tonuyla yaptığı hamasi ve cengâver açıklamalara onlarca dakika ayıran medya, mikrofonlarını Kürtlere ve DTP’lilere uzatmaktan imtina ediyor. Bu kadar karmaşa, gürültü patırtı içinde, Ahmet Türk’ün, “savaş ve şiddet istemiyoruz, barış istiyoruz, Kürt sorununa demokratik çözüm istiyoruz. Ben görüşmem, merhabalaşmam diyen bir başbakanın diyalog yollarını tıkayan tutumunu eleştiriyoruz,” gibi bir saat şiddet görüntülerine ve başbakanın konuşmalarına ayrılan haberlerde, beş-on saniye içinde cılız ve zayıf kalan birkaç cümlesini duyabiliyoruz ancak.

    Diyarbakır’daki oturma eylemlerini de uzaktan/tepeden konuşlanmış halde izleyen ve haberi “Diyarbakır’da DTP’lilerin Oturma Tahriği” diye veren medya, halaylar çekip, istek ve dileklerini pankartlara yazmış Kürtler arasında dolaşıp demeç almıyor; oradaki binlerce insana samimiyetle yaklaşıp, düşüncelerini, fikirlerini sorma gereği duymuyor. Tepeden kameralarıyla, eylem alanını bir “tehlikeli bölge” gibi izleyip, tıpkı polis gibi, sadece bir olay çıkması halinde hemen müdahale edip, çatışma, şiddet görüntüleri almak için oradalar. Kürtleri iyi niyetle ve samimiyetle anlama çabası, isteği ve amacı yok. Haberler, tıpkı başbakanın yaptığı gibi “işaret parmağını sallama, uslu durun, yoksa…” gibi mesajlar verilerek, had bildirme, sınırları çizme, sindirme, korkutma, bastırma yöntemleriyle yapılıyor. Medya, Kürtlere bu tepeden bakma, had bildirme hak ve yetkisini, gücünü nereden alıyor? Çoğunluğun gücü, iktidarına ve milliyetçi ideolojiye bükülen medya çalışanlarının kendilerini ciddi biçimde sorgulaması, eleştiri süzgecinden geçirmesi gerekiyor.

    Bugüne kadar Kürt sorununu çözümsüzlüğe itenler, nasıl şiddet ve savaş yanlısı politikalardan başka bir çözüm üretemeyen politikacılar ve ordu ise, bir yönüyle de medyadır. Haberler çarpıtılarak, sadece olay, şiddet, çatışma görüntülerine odaklanılarak, Kürt sorununda demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir bakış açısıyla çözüm üretmeyi hedefleyen asıl ses bastırılıyor. Gerçek sese, asıl sese sağır kalınınca, diyalog, uzlaşma, barış yolundaki yollar tıkanıyor. Şiddet ve çatışma ortamının vazgeçilmez aktörleri, malzemeleri olarak görülen ve bu haliyle kullanılan Kürtler ve DTP, geniş kesimlerce, sadece bu görüntülerle hatırlanıyor, bu haliyle belleklerde yer ediyor.

    Medya, Kürtlerle ve DTP ile ilgili haberlerinde, tahrik, provokasyon, tehdit, şiddet, terör gibi ifadeleri bolca kullanır ve sadece şiddet ve çatışma görüntülerine odaklanıp, bir çığırtkanlık içinde yangına körükle giderken, gerçekte kendi yarattığı kışkırtıcı, tahrik edici, terörize edici dilinden habersizdir. Yapılan haberler, insanları kin ve düşmanlığa, çatışma ve kamplaşma ortamına daha keskin bir biçimde sürüklemektedir.

    Kürt halkına yaklaşım, gerçekçi, samimi ve iyi niyetli temeller üzerine kurulmalıdır. Kürtlerle ilgili, iyi niyetli, samimi, hoşgörülü, çözüm üretici, olumsal bir dil kurmanın vakti çoktan gelmiştir. Medyanın Kürtlerle ve siyasi alanda, meşru temeller üzerinde mücadele eden DTP ile ilgili yaklaşımında kullandığı tehlikeli biçimde terörize edici dilini artık görmesi ve bu dilini sorgulaması gerekmektedir.
    [/COLOR]
    http://www.sansursuz.com/haberler/te...49&zoneid=1&y=
    Medya sadece Kürtlerle ilgili sorunlarda değil, bir çok olayda ne kadar riyakar olduğunu göstermiştir. Ve bir çok gazetecenin aslında çıkarları için neler yapabildiğini görüyoruz.
    Bu mesaj en son " 24.11.08 " tarihinde saat 12:31 itibariyle lemis tarafından düzenlenmiştir...
    Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür...

  2. #2
    xalperx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2007
    Mesajlar
    102
    Karizma Gücü
    0
    klasik bir kürtcü yaklasimi.zaten israrla anlamak istemiyosunuz.kürt sorunu diye bir sorun yok.kürtcülük sorunu var ki bu sorun da cumhuriyetle yönetilen bir ülkede art niyetli bir grubun bir toplulugu temsil ettigini iddaa ederek elde edemeyecegi haklar üzerinde demogoji yapmasindan ibaret.sizin tabirinizle demokrasi yanlisi dtp liler aslinda pkk terör örgütünün siyasi kanadindan baska bir sey degil.ve bu insanlarin demokrasi,insan haklari,toplumsal baris gibi toplum icinde genel kabul gören kavramlari kullanmasi cok normal.bu art niyetli insanlar kendilerini bir kenara ayirip dislandiklarini iddaa ederken siklikla da "kürt halkinin haklari,istemleri,beklentileri" gibi ici bos ifadeler kullanirlar.sonra da molotof kokteyli ve kalesnikoflarla girdikleri sokaklarda polis panzerlerinin olmasini yadirgarlar.akp ile ortak hareket ederken kullandiklari medyayi akp ile ters düsünce uzuuun yazilarla yerden yere vururlar.dedigim gibi klasik bir kürtcü yaklasim.bence türkiyede kürt sorunu diye bir sorun yoktur.kürtleri kullanarak sorun yaratmak isteyenler vardir.
    Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
    Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
    Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
    Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur

    "Yavuz Sultan Selim Han"

  3. #3
    www.TurkForum.net
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    10,943
    Karizma Gücü
    10
    Verilen konu haber metninden çok köşe yazısı olarak nitelendirilmelidir.

    Bölüme konu açarken lütfen artık bu olgunun farkına varalım. Beğendiğiniz köşe yazıları için bölümümüz mevcuttur.

    Ben bu bölümden konu taşıdığım zaman veryansın eden üyeler var. Ama örnek olsun, açılan bu konu Radikal Gazetesi editörlerinden Derya Erdem'e ait bir köşe yazısıdır.

    Konu Kilitli...
    Tüm Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll
    ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³









    Dünyadaki en büyük değişimleri gerçekleştirenler, değişime önce kendilerinden başlayanlardır... (G. B. Shaw)

    Memnun değilsen Değişime Yardımcı Ol !..
    Fikir üret ki, Şikayet Etme Hakkın Olsun.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ''Cici'' medya ve ''kaka'' medya
    2005 Konuları bölümünde TYPHUS tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 11.11.05, 00:27

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •