Uzaklarda ne bulunur bilinmez ama,
denizin en ucunda bir fenerin üstünde,
benim gibi yorgun kayalarin üstüne oturmuş,
uzakları seyre dalıyorum,
ufka bakıyorum ne görüyorum bende bilmiyorum...
Yanımda sanırım yeni evli bir çift,
sesli sessiz sevdalarını haykırıyorlar,
ve gökyüzü karaya bürünmek üzere,
ışıklar yakılıyor bir şehir yanıyor...
İçimde sessiz suâlsız öldürdüğüm bir ruh,
canlanmaya çalısıyor ve ben,
birkaç keskin sözümü bileyleyip,
yüreğinde derin yaralar açıyorum kapanmayacak..
Denizin sakinligi ve huzur.
Balıkçının hızla umuta asılışı,
umutu yakalayışı,
balığın umutsuzluğa bakışı..
Rüzgâr ılık ılık tenime esiyor üzerimde ki,
tüm huzursuzluk parçalarını tek tek yere döküyor...
Bu huzur beni ve ruhumu yıkayıp yeniden temize çıkarıyor...
Gözyaşı mahkemesinde halen söz alamadım iki damla söz vermiyorlar...
Bu gece dalgaların ve dalgalarım çok sakin RAB...
Acaba neden diyerek sorsam ya da sadece sussam hiç sorgulamasam.
Üzerinden geçilmemiş yalnızlıklar arıyorduk,
ve bundardır ki umutsuzluklarımıza,
yitik cümlelerle karşı koymaya çalışıyorduk,
başaramıyorduk…
Zafer...
16/08/2006
Dalgaların yüreğimi inlettigi vakit.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
Zamani geldiginde, her yurek verir o hesabi kendine





