AKP-DTP arasında yaşanan sözde kavga günlerinde, bu danışıklı dövüşün ileride bölücülere verilecek birçok tavize zemin oluşturacağını Türkiye'de ilk ve tek söyleyen lider Devlet Bahçeli olmuştu. Bunun haklılığını gösteren örnekler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. İmralı'da başlayan hareketlilik (AB)(D)ullah Öcalan üzerinden bölücülere verilecek taviz olarak kendini göstermektedir.
Söylendiğine göre Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi, (AB)(D)ullah Öcalan'ın yalnızlıktan dolayı ruhsal problem yaşadığı ve akıl sağlığını yitirme durumuna geldiğini belirterek "Öcalan'ı başka bir cezaevine nakledemiyorsanız, temasta olabileceği mahkûmları İmralı'ya nakledin" şeklinde talimat vermiş ve AKP de talimat uygulamada çok başarılı olduğu için, İmralı'ya arkadaş taşımak için seferberlik başlatmıştır…
(AB)(D)ullah Öcalan'a "Sayın Öcalan" diyecek kadar saygılı olan, 1 Ağustos 2002 yılında onu idamdan kurtaran oylamaya katkıda bulunan ve kendi iktidarında o alçağı serbest bırakacak af düzenlemesi yaparken yakalananlar şimdi de "onun için ne yaparsak mutluluk" havasında İmralı'da onun için güzellik peşindeler…
30 bin kişinin katili olan Öcalan'ı "İmralı'da nasıl rahat ettiririz" düşüncesi AKP'ye dert olmuş olmalı ki, (AB)(D)ullah Öcalan'ı korumayı misyon edinmiş Avrupa'dan ne talep gelirse gelsin, sonrasını düşünmeden yerine getirmektedirler.
Ey AKP'nin gafil yöneticileri bunca şehidin katiline, onca masum ve mazlum insanın cellâdına gösterdiğiniz bu ilgiden utanmıyor musunuz?
Sizdeki bu Öcalan sevdası ve ilgisinin kaynağı nedir?
(AB)(D)ullah Öcalan'ın akıl sağlığını korumak, bozulan psikolojisini düzeltmek sizin asli göreviniz mi?
(AB)(D)ullah Öcalan, 30 bin kişiyi öldüren cani, katil değil de sanki kader mahkûmu…
O caniye gösterilen ilgi ve korunmasına yönelik ortaya konan titizlik artık abartılmakta ve vicdanları sızlatmaktadır.
Şehit babasına hapis cezası veren, şehit anasının telefonuna "onu mu dinleyeceğim" diyerek çıkmayanlar, (AB)(D)ullah Öcalan'ın bir dediğini iki etmemektedir.
Rakı masasında DTP'li yöneticilerle (AB)(D)ullah Öcalan'ın sağlığını ve İmralı'daki durumunu değerlendirmenin sonucu demek ki, İmralı'ya yeni arkadaş bulmak olmuştur. Bu gidişat göstermektedir ki, (AB)(D)ullah Öcalan yavaş yavaş özgürlüğüne kavuşmaya doğru ilerlemektedir.
(AB)(D)ullah Öcalan alçağını Türkiye'ye 56.Hükümet zamanı teslim eden ABD'den ve onun koruyucu kalkanı AB'den bir "bırakın" talimatı gelse onu da yerine getirmek için küresel memur gibi beklemekte olan AKP, artık şu katile şefkat ve merhamet gösterme huyundan vazgeçmelidir.
İmralı'da avukatları aracılığı ile örgütü yöneten, propaganda yapan, kitap yazan, gazete okuyan, kitap okuyan (AB)(D)ullah Öcalan'ın yaşadığı bir eksiklik yoktur. 30 bin kişinin katili olarak şuan lüks içinde bir hayat sürmektedir. Her türlü belayı hak etmesine rağmen, onun kılına dahi zarar verilmemektedir, verilmediği gibi Türkiye'nin ve hatta dünyanın en iyi korunan ve beslenen mahkûmu durumdadır.
Sağolsun(!) AKP iktidarı şimdi, o caninin durumunu daha da iyi hale getirmek için elinden gelen çabayı göstermektedir.
Bütün mesele şimdi İmralı'ya arkadaş olarak kimlerin geleceğidir. Seçim öncesi yine paket olarak geleceklere mi hazırlık var, yoksa Türkiye'den seçme bölücüler mi (AB)(D)ullah Öcalan'ın kapı komşusu olacak, yakın tarihte bunun cevabını öğreneceğiz?
İmralı'da hummalı bir çalışmayı yürüten Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin "Kuzey Irak'ta halen terör örgütünün elebaşılığını yapan kişilerden bazıları, Türkiye'ye gönderilebilir ve onlar da İmralı'da bulunur şeklinde değerlendirme yapmak mümkün mü?" şeklindeki muhabir sorusu üzerine, "Şu anda böyle bir değerlendirme yapacak durumda değilim. Bütün bunları bekleyip göreceğiz. İzin verirseniz şu anda bu konuda hiçbir yorum yapmayayım" diyerek bekle-gör sürprizi içinde olduklarını göstermiştir.
(AB)(D)ullah Öcalan'ın yanına normal şartlarda aktif haldeki teröristbaşları Barzani-Talabani getirilmelidir. Ama bu çapulcular, PKK'ya destek verdikleri halde, Türk devletini yönetenler tarafından "kardeşim, dostum" diye karşılanmaktadır.
Barzani ve Talabani ile olan dostluklarını bozmak istemiyorlarsa, Almanya'da yüzyılın soygununu, vurgununu yapan Deniz Feneri Derneği'nin hapisteki yöneticilerini (AB)(D)ullah Öcalan'ın yanına getirsinler… Morali bozulan bebek katiline Deniz Feneri Derneği olarak nasıl vurgun, soygun yaptıklarını, inançlı insanları nasıl aldattıklarını anlatırlar ve anlatımlar matrak tadında olursa belki morali yerine gelebilir. Ne dersin AKP iktidarı?
Bir tarafta "Sayın Öcalan" dediğiniz katil, diğer yanda omuz omuza fotoğraflar çektirdiğiniz Deniz Fenerciler…
Yazıya son noktayı koyacakken, (AB)(D)ullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan'ın Milliyet'ten Namık Durukan'a yaptığı açıklama haber ajanslarına düştü.
Osman Öcalan o açıklamasında, hükümetin üç aşamalı plan doğrultusunda harekete geçtiğini, amacın uzun vadede Öcalan'ı özgürlüğüne kavuşturmak olduğunu söylemiş…
(AB)(D)ullah Öcalan'ın akıl sağlığını koruyacaklar ama bu gidişle bizler akıl sağlığımızı yitireceğiz anlaşılan… AKP iktidarı zaten çoktan yitirdi akıl sağlığını…
Yıldıray Çiçek / Ortadoğu
Yıldıray Çiçek'ten inciler..![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


