NuruLik@ tarafından gönderildi.
Bismihi Subhanehu
Saliha kardeşim önemli olan Allah için bişeyler yapmaktır.malumdur ki allah için olursa bir "dane" boş olarak harcanılan ve Allahın rızası olmadan yapılan tonlarca şeye müreccahtır.O yüzden yazdıkların ihlas sırrına binaen muhimdir ve Allahın hoşuna gider.Bende bir ateistle tartışmıştım fakat msn kayıtlarını tutmadım ona yazdığım bir makalemden bir kaç parça ekleyeyim.İsteyene makalemin hepsini yolalrım şimdilik bir kaç parçasını ekliyorum
Allah Bizi Neden yarattı?
..............
Allah denilen varlık ne gibi sıfatlarda olması lazım?
Allahın sıfatları:
1) En azından kâinatın milyarlarca yıllık ömrünün (bizim bildiğimiz kadarı ile) zamanı suresince bu varlık asla tagayyür etmemesi lazım (değişim geçirmemiş lazım) (sabitlik kuramına göre)
2) Hiçbir şeye ihtiyacı olmaması lazım ki bu sabitlik kuramına göre kâinat dengede dursun
3) Mikroptan galaksilere kadar her bir varlığın her ihtiyacına aynı anda koştuğu gibi mikrobun vücudunda iş gördüğü aynı çekiçle alev toplar olan yıldızları da tamir etmesi lazım
4) Ve her bir ırktan milyonlarca ferdini incitmeyip kendinden küstürmemesi lazım
5) Allah olduğu için sanatı kendisine özgü olması lazım, taklit olmaması lazım
6) Astronomi , tıp , kimya,hendese (mühendislik) , matematik,fizik ve biyoloji gibi ilimlerin en ince ayrıntısına kadar bilmesi lazımdır..
7) Onu kimse yaratmamış olması lazımdır ki kaynak o olsun.
Peki, aklımızın sığışmadığı bu hesaplara ve bu bilgilere ve aynı anda milyonlarca işi görmesini aklımıza yakınlaştırabilir misiniz?
Evet, mümkündür çünkü o zat bazı yollar ile sınırlı aklımızı tatmin ediyor biyolojide malumdur ki insan beyninin 210milyon görevi vardır ve bu görevlerin çoğunu aynı anda yapıyor görürken nefes alabiliyor nefes alırken koşabiliyor konuşurken duyuyor vs vs vs
Allah'ın mahlûku olan bu beyin böyle Allah'ın kendisini düşünebiliyor muyuz ?
Aynı zamanda İnsan ruhu insanın vücudundaki trilyonlarca hücreye aynı anda işlemiş ve aynı anda onlarla temas içindedir.
.........
Peki,Allah bizden ne istedi ne diye bizi bu dünya denen çöle gönderip zulümlerle baş başa bıraktı?
Bir eylem yapıldığı zaman ve eylemi yapan kişilerin o eylemden netice bekledikleri gayet aşikârdır.(eylem yapan bir örgütün eylemi üstlenmesi gibi)
Allah bizi buraya göndermiş ve sessiz kalıp ne istediğini niçin gönderdiğini söylememesi mümkün değildir bir eylem yapmış neticesi elbette beklenir çünkü Allah kendisinin abes iş yapmayacağını söylemiştir.o zaman insan denen varlıktan birilerini istisna yapıp kendisi ile konuşturacak ve insanlardan ne beklediğini söyleyecektir ve yapmıştır.peygamberleri göndermiştir.peygamberliğine delili ise peygamberinin işareti ile dağları yerinden oynatmış ve davasının hak olduğunu yarattığı mahlûklarına belirtmiştir.
Allah biz onu bilelim ve kendi hür irademiz ile Allah’ı alkışlayıp yaptığı eylemlere maşAllah diyip yaratanı tebrik etmemiz için göndermiştir.
"Ben ins ve cinni, başkalarına değil, bana ibadet etsinler diye yarattım.” Başka bir ayette beni tanısınlar diye yarattım demiştir.
Çünkü Allahında kendisine ait Kutsi zevkleri vardır bu bizim anlamadığımız yüksek bir zevktir. Zaten aklımız her şeyi anlayıp kavrayamaz altın tartıları ile tonlarca yük tartılamaz.Bizim Aklımız sınırlı Allah ise bakidir tam olarak kavrayamamız normaldir.
Her güzel kendi güzelliğini görmek ister ve göstermek ister.o yüzden zahiri güzelliği olan kişiler bu yöne meyletmişler Allah güzeldir önce yarattığı kendi sanatına bakar kendisine has bizim bilmediğimiz Kutsi zevk alır ve sonra hür irade verdiği bir mahlûkunda o sanatı görüp hayretler içerisinde o sanatkârı tebrik etmesini istemiştir.
Peki, Allah denilen bu varlık (haşa) kendi zevkleri yolunda Neden bizi "Denek" olarak kullanmıştır bu zulüm değimlidir?
Haşa yüz bin defa haşa..! Allah zalim bir diktatör değildir ve bizi kendisi için denek gibi kullanıp hür iradeyi verdikten sonra bizi kendisine ebediyen küstürmesi Allahın kendisinden başka bir varlığa dönüşmesi lazımdır bu ise imkânsızdır.
Bize hür irade verdiğine göre bu hür irademiz ile kötülüğü anlar Allahın bizi denek olarak kullandığını kavrar ve ebedi olarak Allaha düşmanlık ederdik bu ise Allahın kabul etmeyeceği bir şeydir.
Bizi Yarattı doyurmadan idam urganını boynumuza takıp bizi ebedi olarak idam etti diyip Allaha küsecektik.
Bir diğeri ise deneğin manası “üzerinde deney yapılan canlı” olarak nitelendirilir.
Peki, bir deneğin o durumda karı nedir ? Ebetteki karı yoktur hele bilimsel bir deney ise canı bile bazen tehlikededir. Fakat bunu imtihan sırrı için kullanmak çok yanlıştır.Eğer bizim gayemiz sadece “denek” lik olsa idi ne “hür irade” ne de "Akıl" verilmezdi.
Diğer yandan bakacak olursak insanlar bu imtihanda kârlıdırlar yani Allah'ın dediği gibi:
"Biz göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları oyun olsun diye yaratmadık."
(Enbiya suresi, 16)
Allahu teala bizi aciz yarattı ki Allah’ı bilelim eğer ki hastalanmasaydık Allahın Şafi ismini bilemezdik ve acıkmasa idik Allahın Rezzak ismini bilemezdik vs vs
Peki, bu Dünyada Neden Allah kullarına acı çektiriyor ve neden bize zulüm ediliyor?
Allah kullarına acı çektirmez kullar kullarına acı çektiriyor Allah ayette zalimleri tehdit ederek:
"Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor." (İbrahim süresi 42.ayet) demiştir.
Allah ayetlerinde bizi zulüm etmememizi ve kardeşlerimizin nefislerini kendi nefsimize tercih etmemizi emrediyor Allah imtihan gereği bize “hür irade” yi verdiği için o zalim o irade ile zalimliği seçiyor cehenneme layık surete giriyor
Peki, mazlumların durumu nedir onların acısını kim sarabilir?
Allah…
Allah resulünün vasıtası ile ve kuranı keriminde mazlumların az bir zahmetle müthiş mükâfat gördüklerini söylemiştir hatta şehitlerin canını vermesin bedel fani kısa az ve zahmetli bir cana bedel Allah ona zahmetsiz üzüntüsüz elemsiz kedersiz baki bir ömür veriyor.
Marmara depremi gibi bizim halkımızın çektiği bir anlık acıya bedel onlara şehadeti nasip etti ve mallarını da sadaka hükmünde saydı..(r.n.k)
Hadisde:
(Kulun günahı çoğalır da onu yok edecek güzel ameli bulunmazsa ona sıkıntılar gelir ve günahlarına kefaret olur.) [İ. Ahmed]
Yusüf aleyhisselam zindanda iken kendisini ziyarete gelen Cebrail aleyhisselama babasının halini sordu. Cebrail aleyhisselam (Baban senin hasretinden yüz çocuk kaybeden annenin üzüntüsü gibi acı çekmektedir) dedi. Babasının bu acıya katlanmasının mükâfatını sordu. (Baban yüz şehid sevabı almıştır) dedi.
Şimdi soruyorum size kim karlı, denek mi bu veya Allah diktatör mü?
Haşa..
Allah bizi dünyaya getirmeden evvel yaratmadan evvel bize sormuş muydu, belki ben imtihana tabi tutulmak istemiyorum?
Bu sorunuzda iki tane çarpıklık var
1. Ehli dünyanın adalet sisteminde mevcuttur ki maktulun yani öldürülen kişinin cesedi ortada yoksa suçluda yoktur suçlu ceset bulunduktan sonra aranır
Buna göre olmayan birinin hakkı kendisi ile birlikte yoktur o halde onu yaratıp ona emaneti ve imtihanı kabul ediyor musun diye sormak gerekir ki bir hakkı olsun
Madem Allah her şeyi biliyor neden benim kabul edip etmediğimi bilmedi yada o şekil beni yaratmadı..?
Aziz kardeşim peki sen nerden sorup sormadığını yada bilip bilmediğini (haşa) biliyorsun?
Sen acaba hayatının bütün evrelerini hatırlıyor musun? Geçen ay bu vakitte ne yediğini sorsak eminim ki bilmeyeceksin ve yeni doğduğun zamanı hatırlamadığın açıkça belli hâlbuki bilim adamları demişler ki:
“..son yapılan bazı araştırmalar uzun süreli hafızaya kaydedilen bilgilerin mutlak bir şekilde unutulmadığını ortaya çıkarmıştır.” (Molla cami kütüphanesi hafıza eğitiminde saklama )
Demek ki hatırlamamak olur ama, silinmek olmaz. Mutlaka kayıtlıdır senin bebeklikten yaşadığın hayatın, hatırlamıyorsun diye yaşanmadığını göstermez
Kalu Bela Antlaşması:
Allah (c.c.) Ruh’ları alaca bir karanlıkta yarattı. Ve onlara sordu “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” O zaman her ruh ( Kalu Belada) Rabbini gördü, tasdik etti ve bütün ruhlar evet manasına “BELA” dediler.
Dikkat edecek olursak Allah bize sorduğunu ve bizimde kabul ettiğimizi gösterir peki aklımıza gelebilir ya bunda imtihan yoksa yani Allah bize “hür irade” yoksa?
Allah ayette demiş ki:
“Biz, emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik. Onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O cidden çok zalim, çok cahil bulunuyor.” (Ahzab Sûresi, 72)
Burada emanet “hür irade” manasını taşıyan “cüzi irade” olduğunu söyleyen alimlerde vardır çünkü “ene” bu mahiyettedir.
Sen bu antlaşmayı inkar etmek yerinde sakın hatırlamıyor olmayasın ?
Diğer bir husus: Mal Allah’ın, can Allah'ın, mülk Allah'ın ve sende Allah'ın mülküsün malumdur ki mal sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Zaten Allah sana zulüm değil iyilik etmiştir seninde insaniyetin gereği teşekkür etmen gerekir ibadet teşekkür olduğu ve nankörlük ile suçlanmamak için ibadet ile emrolunduk, tabi bu sadece ibadetin bir hikmeti, yoksa onlarca hikmeti vardır.
Peki neden hatırlamıyoruz?
Çünkü, imtihan gereği hatırlamıyoruz.
Hatırlasaydık imtihan olmazdı. Zaten biz bu dünyaya Allah’ı bilelim diye geldik.
Allahın amacının bize iyilik olduğunu nerden bileceğiz?
Bir sevaba bazı gecelerde 30 bin sevab vermesi ve günahları 1 yazması bazende hiç yazmaması ve bir tevbe ile deniz köpüğü kadar günahlarımıza affedeceğini söylemesinden anlıyoruz.
Sonuç olarak :
Bizi yaratan ve bizi nimetlendiren ve her dediğimize koşan her arzumuzu duyan ve ufak bir sıkıntımıza muthiş fiyatlar biçen ve bize ebedi olarak cennet gibi bir mutluluğu bahşeden Allahımıza binlerce kez şükürler olsun ve bize ceset denen libası giydiren ve dünya denen çölde ebedi tutmayan ve bizi ebedi olarak yok etmeyen Rabbi zul celale şükürler olsun kulu ve resulü Muhammed’e selamlar olsun
NuruLikA