• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    Bertold adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-09-2008
    Mesajlar
    2,882
    Karizma Gücü
    4

    Tek Vicdan-Can Dündar

    Yıllar önceydi. Ahmet Kaya bir gün stüdyosuna davet etti.

    “Gel sana son albümümü dinleteyim” dedi.

    Girdi camlı bölmeye, kulaklığını taktı. Acı çeker gibi inleyen bir gitar sesinin üzerine haykırmaya başladı: “Yılan bana / çiyan bana / h’stir çeker yılan bana/ Lan gardaş bu nasıl yara / kanar her yerimden....”

    Sözler, şair Enver Gökçe’nindi. Ama Kaya için yazılmış gibiydi: “Sövülmüşüm, dövülmüşüm, kovulmuşum ben / H’stir çekilmişim yani / kendi öz yurdumdan çeker giderim”.

    “Yeni albümümde Kürtçe bir şarkı söyleyeceğim” dedi diye üzerine çullanmışlardı, Ahmet Kaya’nın; “Ya sev ya terk et” demişlerdi; daha önce nicelerine dedikleri gibi...

    Severek terk etti o da, kendinden öncekiler gibi...

    Severek can verdi sürgünde...

    Kaya’yı ölümünün 8. yıldönümünde anarken yeni bir “Ya sev ya terk et” dalgasıyla karşı karşıyayız yine...

    Bu kez kırmızı kartı elinde taşıyan, daha önce aynı karttan birkaç kez gördüğü için oyun dışı kalmış bir Başbakan...

    Şimdi “azınlıktaki mağdur”un dilini bırakmış, “çoğunluktaki mağrur”un diliyle konuşuyor: “’Tek millet’e, ‘tek devlet’e karşı çıkanın Türkiye’de yeri yok” diye haykırıyor Hakkâri’de; “Buyursun istediği yere gitsin.”

    Üslubu öylesine otoriter ki ardından gelecek “tek”leri tek tek sayabilir insan: “Tek fikir... Tek parti... Tek şef...”

    Tam ona, “Kimin öz yurdundan kimi kovuyorsun?” demeye hazırlanırken, “Milli” Savunma Bakanı, eski “toprak kovgunları”nı hatırlatarak Başbakan’ın kutsadığı “tek millet”in sırrını açıklıyor: “Milli devlet olabilmemizi Rum ve Ermenileri kovmamıza borçluyuz” demeye getiriyor.

    Eksildikçe birleşmişiz yani; eşimizi dostumuzu, kapı komşumuzu sürdükçe sefasını sürmüşüz. “Ne mozaiği ulan!” diye taş döktükçe solmuş renklerimiz; gri betondan sağlam bir duvara dönmüşüz.

    Bakan’ın açıklaması, yüz binlerce cana mal olmuş bir trajediyi unutmuş olanlara acı gerçeği hatırlatıyor: “Huzurla oturduğunuz betonun altında, kovduklarınızın kalıntıları var.”

    Arat Dink’in Taraf’ta patlayan isyanı, sizde de “her yerinden kanayan” bir yara açtı mı bilmem: “Gönlümüz zaten sürüldü çoktan...” diyordu Arat, “...zaten zar zor durduğumuz memleketimizden sürün bizi de gayrı... sürün gitsin, sürün bitsin...

    Ve azınlık okullarındaki çocuklarımızı şöyle bağırtalım bundan böyle: “Yokluğum, Türk varlığına armağan olsun!”

    Böyle kanlı bir armağanı, ant yapıp sabahları çocuklara içirebilir miyiz “milli devlet”imizde?..

    “Tek bayrak” yapıp çekebilir miyiz göndere?..

    “Tek millet” şiarımız, “Bizden farklı düşünüyor, farklı dilde söylüyor” diye sövdüklerimizi, dövdüklerimizi, sürdüklerimizi, öldürdüklerimizi unutturabilir mi?

    “Tek vatan” dediğimiz, bizim beğenmediklerimize “hstr çekebildiğimiz” bir sürgün kapısı olabilir mi?

    Belki de bize hepsinden önce “tek vicdan” lazım. Ama öyle görünüyor ki; sürülenler, sürenlerin vicdanını da sürüp götürmüşler.

    Can Dündar
    17 Kasım 2008/ Milliyet Gazetesi
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ

    tam yüzyıl..
    tam yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli
    gözlerin içimde durmayalı.
    NAZIM HİKMET RAN

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    22-11-2008
    Mesajlar
    180
    Karizma Gücü
    0
    arkadasim hakikaten cok guzel yazi paylasim icin tesekkurler

  3. #3
    CengizHann adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    3,027
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Türkiye Cumhuriyeti mozaik değildir, olmayacaktır. Bunu yapamayacaksınız... Ulus Devletimizi, Üniter Yapımızı bozamayacaksınız.

    Bu ülke de aynı kimliği taşıyan herkes, aynı şartlar da, aynı haklara sahiptir. Bu ülke de Kürt kökenli bir vatandaş Başbakan olabiliyorsa (Gerçi senelerdir ben Türk kökenli birini hiç görmedim ama) bu herkese eşit davranıldığının göstergesidir.

    Hatta etnik köken olarak Kürtlere yapılan imtiyazlar bile vardır eleştirdiğiniz Başbakan tarafından. Devlet televizyonun da Kürtçe yayın yapılması, etnik unsurlar da bile ayrım yapıldığına işarettir. Kürtlere ayrıcalık yapıldığı aşikârdır...

    Aman siz ayaklanmayın, kanal açarız diliniz de, Devlet kanalında..
    Aman sinirlenmeyin, meclise Kürtçe gazete de sokarız..
    Aman kızmayın, esrar, eroin işinize karışmayız..
    Aman miting yapmayın, öcalan'a gül gibi bakarız..

    Bu ayrıcalıklar nereye kadar ?

    Şahsen ben Laz, Boşnak, Çerkes olsam, Kürtlere tanınan bu ayrıcalıkların bana da tanınmasını isterim.

    Belki de yapılmak istenen budur ???

    Ne de olsa çok muhterem başbakanımız 36 etnik kökenden bahsetti. Can Dündar, bence Başbakan'ı yüceltmek için yazmış bu yazıyı. Yani Milliyetçi, Ulusalcı çevrelere hoş göstermek için.

    Çünkü her seçim öncesi Başbakanın bu tarz çıkışları / duruşları vardır. Dini sömürdüğü gibi sıra Millî Duygulara gelir seçim öncesi, bu hep böyle oldu bugüne kadar.

    Başbakanın söylemlerini buraya yazsak isim vermeden, eminim bilmeyen bir kişi kesin "bunları ancak Abdullah Öcalan söylemiştir" der. O derece tehlikeli söylemleri var yani, tabii bu olay normal şartlar da. Seçim zamanı en kral Milliyetçi, en kral Laik, en kral Cumhuriyetçi, en kral Dindar, O'dur..

    "Ve azınlık okullarındaki çocuklarımızı şöyle bağırtalım bundan böyle: “Yokluğum, Türk varlığına armağan olsun!”

    Böyle kanlı bir armağanı, ant yapıp sabahları çocuklara içirebilir miyiz “milli devlet”imizde?..

    “Tek bayrak” yapıp çekebilir miyiz göndere?..

    “Tek millet” şiarımız, “Bizden farklı düşünüyor, farklı dilde söylüyor” diye sövdüklerimizi, dövdüklerimizi, sürdüklerimizi, öldürdüklerimizi unutturabilir mi?

    “Tek vatan” dediğimiz, bizim beğenmediklerimize “hstr çekebildiğimiz” bir sürgün kapısı olabilir mi?"


    Bunlar ne kadar saçma sözlerdir ? Bu söylemlerle federal yapı mı istiyorsunuz ?

    "Tek Bayrak, Tek Devlet, Tek Vatan" cümlesinden rahatsız olana "hstr" çekmek tabii ki boynumuzun borcudur. Kimse etnik kökenine göre "hstr" çekmedi birilerine bu ülke de. Kimse bu sebepten sürgüne gönderilmedi...

    Ama siz, Tek Bayrak bana ters, Tek Vatan bana ters derseniz, size "hstr" çekmek, bize farz olmuş, kazaya bırakmamak gerek.

    Mağdur edebiyatı yaparak bu değerlere taş atamazsınız...

    "Andımızdan" birileri rahatsız oluyor diye değiştirecek halimiz yok. O andımızı okuyupta bugünlere gelen, ne hainler gördük biz... Keşke andımızı okuyan herkes o bilinçle yetişse...

    Bir şiir de ben ekliyerek bitireyim..

    "Öz yurdunda garipsin, Öz yurdun da parya,
    Yüz üstü çok süründün, Ayağa kalk Sakarya!"

    İlkokul çağlarımdan, yirmi yaşıma kadar; Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

    Saygılarımla...
    Sene 2010 Mayıs 16
    Bitirdik biz saltanatı !

    BursAnkara

  4. #4
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    Kalemini ticarete dokmenin de boylesi!

    Oyle bir giris yapacaksin ki kose yazina, okuyan irkilecek ve devamini getirmek zorunda kalacak. Guzel taktik.

    Can Dundar yazilarini okudugum yazarlardan biri. Usta kalemlerden oldugunu dusunuyorum. Ancak, bu yazisini kabul etmiyorum.

    Konuya, temcit pilavi kivamina gelen, sayisiz tartisma yasatan ama yine sonuca varilamayan Ahmet Kaya ile girmesi, durulmus bir nehri sahlandirmaya benziyor. "Seveni var , sevmeyeni var, E bu yuzden yazmayalim , konusmayalim mi? " diyebilirler; fakat olaylarin bu asamaya gelmesinin baslangici Ahmet Kaya'nin ulkemizden surulmesi ile baslamiyor.


    Yillardir sonu gelmeyen tartismalari, isitip milletin onune koyanlara canak tutan fertler haline geldik. Getirildik.

    Turk-Kurt arasindaki kivilcimi tirmandiranlarin, hali hazirda TBMM kursulerinde, Avrupa Konferanslarinda ve bilimum Dogu sehirlerimizde verdigi gazlar artik, balon olup ucuracak bir hal aldi.

    Imrali'daki kopegi ele alalim. O seref, haysiyet, sahsiyet ve bilimum insani olgulardan nasibini almamis yaratik icin "YA SEV YA TERKET" demek yanlis midir?

    Yanlissa bile soyluyorum o kopege:

    YA SEV , YA TERKET...!



    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  5. #5
    ßûLéNT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2007
    Mesajlar
    1,877
    Karizma Gücü
    5
    Ya sev, yani bu şekilde kabul et, araştırma, sorgulama, eleştirme... Ya da sittir ol git... Böyle mantığa koyayım...
    Romanın bir yerinde Erkek:
    "Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendine zincire vurmaktır.
    Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir.
    Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanmak, bir kere daha yanılmaktır.
    Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır." der.

  6. #6
    Özgü A. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2008
    Mesajlar
    2,849
    Karizma Gücü
    5
    Vallahi Apo'yu özledim diyen Ahmet Kaya yaşasaydı imralıya gönderebilirdik.
    Ahmet Kaya ve onun gibiler tabiki bu vatanı terkedecektir. İslam'ın ve Türklüğün ebedi bağımsız bu yurdu dünyanın sonuna kadar ayakta kalacaktır!
    BİLİM + GÖNÜL


    Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız !

    *

    Kızılların ve Kürtçülerin Şer Birliğini Yıkacağız!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. din ve vicdan özgürlüğü
    2005 Konuları bölümünde yabancı tarafından açılmış
    Yanıt: 10
    Son Mesaj: 13.06.05, 18:24
  2. Vicdan güvenliği
    2003 - 2004 Konuları bölümünde genius-xl tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 05.08.04, 18:44

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •