Akreditasyonları iptal edilen gazetecileri yalan haber yapmakla suçlayan Başbakan Erdoğan’ı, iddialarını kanıtlamaya çağırıyoruz
Başbakanlık tarafından, aralarında muhabirimiz Sultan Özer’in de bulunduğu 7 gazetecinin akredite edilmemesine ilişkin tartışmalar sürüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuya ilişkin olarak tehdit içeren bir üslupla, “yalan yanlış haber yapıyorsa akreditasyonları iptal edilebilir” dedi ve basın organlarına da başka muhabirler göndermeyi çözüm olarak önerdi. İddiasını hiçbir somut delile dayandırmayan Başbakan’a soruyoruz: “Peki bunu kanıtlayamazsan; yani yalancı sensen, Başbakan değişecek mi?” AKP Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı’nın Bilkent Otel’de düzenlediği “Uluslararası İş’te Kadın Kongresi”nden ayrılırken Başbakan Erdoğan gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin “Yıllardır sizi takip eden muhabirlerin Başbakanlığa akreditasyonları iptal edildi. Bu konudaki görüşünüz nedir” sorusunu yanıtlayan Başbakan Erdoğan, “Arkadaşlar, muhabirler yalan yanlış haber yapıyorsa akreditasyonları iptal edilebilir. O medya organı veya grubu bir başkasını göndersin. Yalan yanlış haber yapanlarla biz yola devam etmeyiz. Bizim ölçümüz o. Yalan yanlış haber
yapmayacak” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın bu sözleri, Başbakanlık tarafından muhabirimize gösterilen “devamlılık kriterine uymadığı” gerekçesiyle de çelişti.
Akreditasyon Meclis gündeminde
DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal da konuyu Meclis gündemine taşıdı. Meclis Genel Kurulu’nda dün gündem dışı söz alan Birdal, insan haklarında, ağır ihlaller yaşanmayan günün olmadığını söyledi. TCK’nın 301. maddesinin kaldırılmamasının düşünce ve ifade özgürlüğü önünde engel oluşturduğunu belirten Birdal, yazar Temel Demirer’in bu maddeden yargılandığını hatırlatarak, “Hâlâ 301 neden kaldırılmıyor” diye sordu.
Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nun çıkarılmasından sonra, 2007’den bu yana 19 kişinin polislerce öldürüldüğünü belirten Birdal, “Bu nasıl hukuk devleti” diye sordu. Polisler hakkında hiçbir ciddi soruşturma açılmadığını, hiçbirinin tutuklanmadığını ve mahkum olmadığını kaydeden Birdal, “Bu ülke polis devleti mi, hukuk devleti mi? Polisi cesaretlendirici böyle bir yasayı nasıl ortadan kaldırmıyoruz?” dedi.
Adalet Bakanlığı’nın genelgesine rağmen cezaevlerinde 10 sohbet hakkının uygulanmadığına dikkat çekerek, “Adalet bakanının verdiği söz üzerine ölüm sınırından dönen Behiç Aşçı ve ailelerin” kendisini ziyarete geldiğini ve sorunu ilettiklerini söyleyen Birdal, cezaevlerinin 100 bini aşan tutuklu ve hükümlü ile tarihinin en kalabalık dönemini yaşadığını da sözlerine ekledi. “Türkiye çapı büyük bir cezaevine dönüştürüldü” diyen Birdal, cezaevlerinde, devletin güvencesinde olan 27 mahkumun da yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.
İhlallerin sürdüğüne, basın özgürlüğünde de yaşandığına vurgu yaparak, akreditasyon sorununa vurgu yapan Birdal, “Sultan Özer arkadaşımız Evrensel muhabiri, devamsızlıktan ötürü akreditesi elinden alınmış. Olur mu böyle bir şey?” diye sordu.
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=41237
Herzaman oldugu gibi kaypaklıkla sıyrılacaklardır


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla


