Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisinin Güneydoğu ziyareti sırasında çöpleri toplamayan, başta Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir olmak üzere DTP'lileri sert biçimde eleştirerek, "Şehirleri, halkımı pislik içinde bırakanları, inanıyorum ki 29 Mart’ta da halkım o pisliklerin içine gömecek" dedi.
Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevdiklerini belirten Erdoğan, "Eğer farklı bir yaradan düşünen varsa onlara diyecek bir şeyim yok. İsterse başı incik büncik bir Arap olsun, Kürt olsun ne olursa olsun, aynı şekilde seviyoruz" diye konuştu. Erdoğan, dün AKP’nin Kızılcahamam'da düzenlenen İstişare ve Değerlendirme kampında İngiliz The Economist dergisi ve Reuters’ın kendisine ve partisine yönelik "demokratlıktan otokratlığa" kayma ve eski, yorgun partilere benzeme analizlerine sert tepki gösterdi. Konuşmasında laiklik mesajları veren Erdoğan’ın DTP, muhalefet ve yabancı medyaya yönelik eleştirileri şöyle:
DTP’ye sert eleştiri
KONUŞMAMIN ARKASINDAYIM: Birileri çıkıp diyor ki, 'Başbakan 2005'te Diyarbakır’da farklı bir konuşma sergiledi, şimdi farklı konuşuyor'. Bugün de aynı noktada duruyoruz. Bizde omurgasızlık olmaz. Hiçbir sorunu küçümsemedik. Ama birileri kendi kafalarındaki çözüm planlarını bizim hayata geçirmemizi bekliyorlarsa bu beyhude bekleyiştir. Ama ortak akıl üretiyorsa o beklenti, onu da değerlendiririz.
HAZMEDEMİYORLAR: Gittiğim her yerde halkımla buluşuyorum. Bazı yerlerde sıkıntılar olmuyor mu, oluyor. Hazmedemiyorlar, hazımsızlık var. Çünkü büyük geliyor o yatırımlar. Ama alışacaklar. Hakkâri’nin merkezinde modern hastaneyi kurduk, hazmedemiyorlar. Ne diyorlar, 'Geç bunları'. 'Niye' diyoruz. 'Bizimki' diyor, 'Bir kimlik siyaseti'. Dikkat edin, kimlik siyaseti. Benim kimlik siyaseti sorunum yok arkadaş. Benim, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı sorunum var.
EMİRLER FARKLI YERDEN: Sorduğun zaman Meclis'te, 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı sorunum yok' diyor, 'Bayrak noktasında, devlet noktasında sorunum yok' diyor. Çık bunu açıkça millete söyle, niye söyleyemiyorsun, yok söyleyemez. Çünkü emir farklı yerden geliyor da onun için. Bunu söyleyen Erdoğan’a da bazı mahviller, şunu söylüyor; devletçi. Ne demek devletçi? Tayyip Erdoğan bu milletin evladı, millet adına konuşur. Kurduğu devletin mekanizmalarını millet için seferber eder. Önce birey, sonra devlet var.
PİSLİĞE GÖMÜLECEKLER: Diyarbakır’da çöpler toplanmıyor. Halkını çöp içinde bırakmaya hiçbir belediyenin hakkı, yetkisi yoktur. Otobüsleri seferden kaldırıyorsun. Ne için? Bu Başbakan'a karşı bir davranışmış. Dükkanlara tehdit, 'Açarsanız yakarız ha!' Böyle demokrasi olur mu? Demokrasi anlayışı içerisinde Erdoğan ve partisini devirebiliyorsan devir, o zaman biz de seni alkışlarız.
Şehirleri, halkımı pislik içinde bırakanları, inanıyorum ki 29 Mart’ta da halkım o pisliklerin içine gömecek. Halkım bunlara layık değil. Tehditler bizi yolumuzdan ayırmayacaktır.
Dış basına çattı
ECONOMIST VE REUTERS’A TEPKİ: Kimse AKP'yi olduğundan farklı göstermeye çalışmasın. Bakıyorsunuz, akla hayale gelmedik analizlerle siyaseti bilmeyen, anlamayan, halkın arasına karışmayanların yaptığı analizlere Türkiye'yi mahkûm etmek istiyorlar. Ondan sonra, 'AKP lideri nedense çok kızgın' diyorlar. Hayır ben gerçekleri anlatıyorum. İşinize gelmediği için böyle yaftalama yapıyorsunuz.
Bunları benim milletim onlardan daha iyi biliyor. Bu analizleri benim milletim yutmuyor, yutmayacak. AKP'yi bu yanlış analizlerle izah etmeye, milletten gördüğü teveccühü kendilerine göre farklı şekilde aydınlatmaya çalışıyorlar. Sanki ellerinde röntgen cihazı var, beyinlerimizin arkasındakini görmeye çalışıyor. Bir de görüyorlarmış gibi kati yorumlar yapıyor.
Muhalefete tepki
HALK KÖMÜRE OYUNU SATMAZ: Milletin zekasını, ferasetini, hakimiyetini, tercihini aşağılamaya tahkire kadar götürüyorlar işi. 'Göbeğini kaşıyanlar oy veriyor AKP'ye' diyor. 'Bu ülkenin zencileri oy veriyor' diyorlar. Ama millet bunları yutmuyor, bunları elinin tersiyle itiyor, sandığa gömüyor. Bu millet bir çuval kömüre, una oyunu satmayacak kadar onurlu, gururludur. Birilerinin görmediği budur. Halkın arasına kendi ofislerinden çıkıp da karışmışlar mı? Hayır.
'FARKLI YARADAN': Milletin gönül verdiği her değeri biz de bağrımıza bastık. Biz hep ne dedik; 'yaradılanı Yaradan’dan ötürü severiz' dedik. Eğer farklı bir yaradan düşünen varsa onlara diyecek bir şeyim yok. İsterse başı incik büncik bir Arap olsun, Kürt olsun ne olursa olsun aynı şekilde seviyoruz. Biz Yunus'un, Mevlana'nın, Pir Sultan Abdal'ın, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Mehmet Akif’in, Nâzım Hikmet’in diliyle konuşuyoruz.
Bizim söylemimizin değiştiğini zannedenler bizi anlayamadıklarını, kavrayamadıklarını ortaya koyuyor.
70 milyona aynı dille konuşmayan, birleştirici, bütünleştirici olamayanlardan, bu ülkenin renklerini göremeyenlerden seçim öncelerinde görüyormuş gibi yapanlardan da olmadık. 6 yıl önce bunlar takiye yapıyor diyenlerin bugün yüzlerinin kızarması gerekiyor. Biz dün ne idiysek bugün de oyuz. Söylediklerimizi getirsinler önümüze, bugün söylediklerimizle mukayesesini yapsınlar. Eğer naksediyorsa, hesaplaşalım.
KADIN KARŞITI DEĞİLİZ: Doğu’da hamile kadınları doğuma 10-15 gün kala Sağlık Bakanlığı şehir merkezinde misafir ediyor. Risk yok, riski en aza indirmek var. Hani kadın hakları? Diğer partiler, diğer iktidarlar bugüne kadar kadınımıza yönelik böyle bir yaklaşım sergileyebildiler mi? Hayır, hayır, hayır. AKP’yi kadın karşıtı göstermek isteyenlere bunlar en güzel uygulamalı cevaplardır.
Kapatma davası süreci
KAPATMANIN HESABI: Ama ne yazık ki, öyle yaklaşımlarla bize yaklaştılar ki, Türkiye'nin enerjisi ne oldu. İşte 14 Mart (AKP'ye kapatma davasının açıldığı gün) ve bugün. Kaybettik mi, kaybettik. Kim kaybetti? Türkiye. Ama kaybettirenler tarihe bunun hesabını verecekler, bunu da açık söylüyorum, verecekler. Çünkü ben partimin, tüm partililerimin, laik karşıtı olduğunu kabul etmiyorum. Bunu söyleyenler bir iftiranın içerisindedirler.
CHP'YE NASIL YAKLAŞACAKLAR: Asla kabul etmiyorum. Söylediklerinin hiçbir tutarlı yanı yoktur. Bu ülkede başörtülü olanı, örtünenin laiklik karşıtı gösterenler şimdi de ortaya çıksınlar acaba, gündemi oluşturacak konuya nasıl yaklaşacaklar onu da görelim. Biz hep insan odaklı olduk, siyaseti böyle yaptık.
Medyaya da yüklendi
'ŞOK, ŞOK' HABERLERİ: Okullar açılınca bir okulu buluyor, unutulmuşsa, kitaplar bir nedenle gitmemişse hemen manşete, işte biz gittik bulduk. Bilmem Ardahan'ın neresinde kitap yok. Şok şok şok haberler yapıyorlar.
Millet bunları görmüyor. Asıl şoklamayı milletimiz onlara yapacak.
‘12 büyükşehir adayını haftaya açıklayacağız’
Başbakan Erdoğan, yerel seçimler öncesi aday belirleme çalışmalarıyla ilgili olarak, “Çarşamba günü 12 büyükşehrimizde kurulan komisyonlar gidecekler, temayülü alacaklar. Perşembe, en geç cuma günü hangi ilimizde aynen devam ediyoruz, bunu açıklayacağız. Geciktir-mek istemiyoruz” dedi.
Sadece Atatürk portresi
Daha önceki toplantılarda kürsünün arkasında Erdoğan ve Atatürk’ün portreleri bulunurken, bu kez sadece Atatürk olması dikkat çekti.
http://www.haber3.com/news_detail.php?id=427309
başbakan meydan okumuş yine![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla





