• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 8 12345678 SonSon
75 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    13-10-2008
    Mesajlar
    1,809
    Karizma Gücü
    4

    İdam sebebi şapka değil!

    İdam sebebi şapka değil!


    Programa katılan Prof. Yaşar Nuri Öztürk, İskilipli Atıf Hoca’nın İstiklal Savaşı’nda ihanetine ve İngilizler ile işbirliğine dikkat çekti.



    Prof. İsmail Yakıt, programın stüdyo konuğuydu


    Şapka Devrimi’ndeki gerçekler
    Şapka devriminin 83. yılında Atatürk’ü karalamak için her fırsatı değerlendirenlerin “şapka giymediği için idam edildi” dediği İskilipli Atıf Hoca hakkındaki tarihi gerçekler Ceviz Kabuğu’nda masaya yatırıldı. Usta Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun ART’de canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu’nun stüdyo konuğu Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Yakıt idi.



    Şapka herkese zorunlu değil!..
    Programın başında Şapka Kanunu ile yanlış bilinen gerçeği açıklayan usta gazeteci Hulki Cevizoğlu şunları söyledi: “Şapka kanununda ve Atatürk ile Kurtuluş mücadelesine karşı çıkanlar, hatta Atatürkçülerin bir kısmı Şapka Kanunu’nu bilmiyor. Bunların arasında ne yazık ki, bazı partilerin genel başkanları bile var. Şapka Kanunu ’Herkes şapka giyecek’demiyor. ’Sarık, fes ya da başka bir şey giymeyeceksin. İlla bir şey giyeceksen şapka giyeceksin’diyor. Kanun, o tarihte devlet memurları ile milletvekillerine şapkayı zorunlu kılmıştı.”

    Şapkadan idam edilmedi
    Prof. Dr. İsmail Yakıt, 83 yıldır suistimal edilen ve siyasi propaganda yalanı olarak kullanılan İskilipli Atıf Hoca gerçeğini şöyle açıkladı: “İskilipli Atıf Hoca Şapka Kanunu kabul edilmeden bir buçuk yıl önce ’Frenk Mukallitleri ve Şapka’adında 1924’te bir risale (kitapçık) yayınladı. Onun şapka kanunu ile idam edildiğini, kanunun geriye yürütüldüğü iddia ediyorlar. İskilipli Atıf Hoca’nın idamının bu kitapçıkla ilgisi yoktur. Kimse böyle bir kitapçıktan dolayı idam edilmez. Kitapçıkta Hz. Muhammed’e atfedilen bir hadis üzerinde duruluyor. Hadis ’Bir kavme benzeyen, o kavimdendir’şeklinde bir hadis. Bu konu risalede ’frenk mukallitliği’üzerinde duruluyor. Frenk mukallitliğinin anlamı ’gavur taklitçiliği’dir. Şapkanın bu kitapçıkta İslami bir kisvesi olmadığı vurgulanıyor. ’Müslüman kisvesi değildir. Sarığı, fesi çıkarıp şapkayı takmak onlardan olmaktır’deniyor.

    Dini kullanarak isyan çıkardılar..
    Şapka kanunundan sonra Anadolu’da Malatya, Sivas, Kayseri, Rize, Maraş, Giresun gibi pek çok yerde isyanlar çıktığını kaydeden Prof. Dr. Yakıt, İskilipli Atıf Hoca’nın davasına Ankara İstiklal Mahkemesinin baktığını, Atıf Hoca’nın risale ile ilgili konudan beraat ettiğini ama başka olaylardan edemediğini belirtti. Anadolu’da çıkan isyanların şapkayla ilgili yapılan karalama propagandaların etkisiyle geliştiğini dile getiren Yakıt, ” ’din elden gidiyor’diye bağırmaları toplumun istedikleri biçimde hareketlenmesi için etkili bir yöntemdi “ dedi.



    Kurtuluş Savaşı’nı baltalayan beyannameleri
    Yunan uçaklarıyla dağıttı
    Kurtuluş Savaşını baltalamak için Yunan uçaklarıyla Prof. Dr. İsmail Yakıt İskilipli Atıf Hoca’nın idamının şapka ile ilgisi olmadığını asıl meselenin Kuvayi Milliye çalışmaları hakkında yaptığı karalama çalışmalarından kaynaklandığını söyledi ve durumu şöyle açıkladı: ” Asıl mesele Teali İslam Cemiyeti başkanıyken Anadolu’ya Yunan uçaklarıyla attırdığı beyanname ile İkdam gazetesinde yayınlamış olduğu beyanname. Bunlarda şapka ile ilgili bir şey yok... Kurtuluş Savaşını baltalamakla ilgili şeyler var bunlarda, ki İkdam gazetesi Atatürk hakkında idam kararı çıkaran gazetedir. Teali İslam cemiyeti adına Yunan uçaklarıyla 60 bin adet bildiri atılmış havadan. Onun idamı Kuvayi Milliye’ye karşı yaptığı çalışmalarla alakalı. “ İskilipli Atıf Hoca’nın yargılandığı mahkemenin üyeleri arasında bulunan Kılıç Ali’nin oğlu,gazetemiz yazarı Altemur Kılıç da Ceviz Kabuğu’na telefon konuğu olarak önemli açıklamalar yaptı: ” İskilipli Atıf Hoca’nın idamındaki gerçek neden 1920’de Kuvayi Milliye ile ilgili yayınladığı beyannamedir. Geçmişi şaibeli ise bu kişinin düşman saflarından beyannamesi bu tarafa atıldıysa başka bir şey vardır bu durumda. İstiklal Mahkemelerinde kılı kırk yarardı babalarımız. Bunlar 1789’daki Fransız ihtilal mahkemeleri gibi değildi. Babam sütkardeşini yargıladı ve hapse mahkum etti. Asker kaçağı olarak karşısına getirilenlere idam cezası verilmiştir.



    Kelime-i Şehadet düşmanları ile işbirliği
    Ceviz Kabuğu’nun telefon konuklarından HYP Genel Başkanı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk de şapka kanunu konusundaki yanlış anlamaya açılık getirerek sözlerine başladı. Prof. Dr. Öztürk önemli açıklamalarda bulundu: “İskilipli Atıf Hoca’nın mahkeme kayıtlarına da geçen idam nedeni şapka değildir. Ankara İstiklal Mahkemesi zabıtlarında göreceksiniz ki şapka risalesinin adı birkaç kere geçiyor ancak esas muhakeme İstiklal Savaşına ihanet üzerine oturtulmuştur. Bu da Damat Ferit ve İngilizlerle yapılan işbirliğinin vücut verdiği sonuçlarla ilgilidir. İdam kararın neresinde şapka var. Dinci yalancılık bunu böyle yayıyor. Bu çok insafsız, vicdansız , hayasız bir yalandır. Kelime-i şehadet düşmanları ile işbirliği yapmışlardır.



    Mehmet Akif Mısır’a şapka yüzünden gitmedi
    Yaşar Nuri Öztürk Mehmet Akif Ersoy’un şapka takmamak için Mısır’a gittiği ve Kuran’ı Türkçe’ye çevirmesiyle ilgili ortaya atılan iddialara da yanıt verdi. Mehmet Akif’in Kuran’ı “benim gücümü aşıyor” diye tercüme etmekten vazgeçtiğini belirten Öztürk, şöyle devam etti: “Mehmet Akif Muhittin Nalbantoğlu’na bir mektup yazıyor. Orada her şeyin açıklaması var. Mısır’a gidiş nedeni özeldir. Telaffuz edilmez burada ama damadı ve kızıyla ilgili ailevi bir meseledir... Kuran’ı tercüme etme konusunda ise açıklaması ’benim dini bilgim hatta Arapça’m Kuran’ı baştan sona tercüme etmeye kâfi değildir. ”

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha....php?hit=11557

    Ama yok gerçekler ortaya bir bir çıksada anlatamazsınız bunu kimseye çünkü bu insanların uzantıları İngiliz Bayrağı altında ibadeti makul gördükleri için.

  2. #2
    Son_Mohikan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    5,827
    Karizma Gücü
    7
    Bir balon daha mı söndü şimdi?

  3. #3
    Özgü A. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2008
    Mesajlar
    2,849
    Karizma Gücü
    5
    Bu zaten bilinen birşeydi tekrar gündeme getirdikleri için teşekkürü bir borç bilirim.
    Şapka Vs.yi kullanarak halkı isyana teşvik edersen asılırsın özet budur.
    Ama dediğiniz gibi bunlara bunu anltamazsınız, Ayyıldız yerine haç temalı bayraklar altında bunlara namaz kılmak daha makbuldur.
    BİLİM + GÖNÜL


    Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız !

    *

    Kızılların ve Kürtçülerin Şer Birliğini Yıkacağız!

  4. #4
    lemis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2008
    Mesajlar
    401
    Karizma Gücü
    0
    size el insaf diyorum başkada bir şey diyemiyorum ne yazık ki!

    İstiklal Mahkemeleri, Kurtuluş Savaşı sırasında ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında rejim muhaliflerini yargılamak için kurulan özel mahkemelerdir.

    Tek hoca ve tek sanık Atıf Efendi değildir. Uşaklı Hoca Süleyman, Uşak İmam-Hatip Mektebi Müdürü Antepli Salih Efendi, Bozkırlı Ahmet ve Sultaniyeli Durmuş Hocalarla, Dağıstanlı Şeyh Şerefüddin ve arkadaşları da vardır. 100 aşkın sanık mahkeme karşısına çıkar bu davalarda.

    1 Kasım 1925’te kabul edilen şapka kanunu, Anadolu’da yer yer protestolara sebep olunca, hükümet demir yumruğunu kullanmaya karar verdi. Konya, Maraş, Giresun, Rize, Erzurum, Kayseri gibi şehirlerde halkın şapkaya direnmesi, buralarda gezici İstiklal Mahkemeleri'nin dolaşmasına sebep oldu. Bu mahkemeler sadece Erzurum’da 30 kadar idam hükmü verdi.

    Duruşmaların birinden önce Tahirü’l-Mevlevi Atıf Hoca ile bir parça konuşma imkânı bulur. Hoca, Teali-i İslâm Cemiyeti’nin Anadolu’ya –İstiklâl Harbi aleyhinde- hiçbir beyanname göndermemiş olduğuna dair Vakit gazetesi ile yapılan ilanın para kesesinde gizlediği maktuasını mahkemeye gösterdiğini, beyanname cürmünden cemiyetin beri olduğuna dair heyete kanaat geldiğini, Şapka risalesini kanunun neşrinden bir buçuk sene evvel tab’ ettirmiş olduğunu, ikinci bir defa basılmak şöyle dursun, ilk baskısının tamamı ile satılmadığını ispat ettiğini, söyler Tahirü’l-Mevlevi’ye.

    - Sonunu nasıl görüyorsun, diye sorar, Tahirü’l-Mevlevi.

    Hoca emindir, bütün deliller ve vicdan onun suçsuz olduğuna hükmetmektedir aslında.

    - Cürüm bulunmadı ki ceza verilsin. Tabii beraat umuyorum.

    Savcı ve mahkeme heyeti aynı kanaatte değildir Atıf Hoca ile. Savcı Necip Ali Küçüka, 2 Şubat günü okuduğu iddianame ile Atıf Hoca hakkında üç yıl ağır hapis cezası istedi. Atıf Hoca, iddia makamına son celsede, ertesi günü, cevap verdi. Müdafaanamesini bizzat okudu, sonra dosyasına konulmak üzere mahkeme reisine uzattı. Savcı tekrar söz aldı, iki esasa dayandırdı ceza talebini; birincisi Teali-i İslâm Cemiyeti’ne Hocanın üye olması ve bu cemiyetin ülke İngilizlerin işgali altında iken kapatılmamış olması, ikincisi ise Hoca Efendi’nin Frenk Mukallitliği kitabının satış adedini 1300 olarak tespit edememesi, yani bundan daha fazla kitabın satılmış, dağıtılmış olma ihtimalinin olması. Savcı son sözünde sanık hakkında mahkeme heyetine son bir ikazda bulunur, Hoca’nın modern yaşam ile bağdaştırılabilecek bir durumda bulunup bulunmadığını yüce mahkemenin takdirine havale eder. Karar aynı gün 3 Şubat 1926 Çarşamba günü açıklandı. İskilipli Hoca Atıf ve Babaeski eski müftüsü Ali Rıza Efendilerin salben idamına...
    Tekrar Tahirü’l-Mevlevi’nin hatıralarına müracaat edelim: “Handa idim. Ortalık aydınlandı. Kalktım ve abdest aldım. Sabah namazını cemaatle kılmak hatırıma geldi ise de o civarda cami olup olmadığını henüz bilmiyordum. Yine yatağın üstünde oturduğum yerde kaldım. Kahve içmek için odadan dışarı çıktım. Hanın içinde bir kahvehane vardı. Lakin kahveci henüz mangalı uyandırmamıştı. Sokağa çıktım. Eski Meclis binasına doğru birkaç adım attım. Birden bire gözüme ilişen bir manzara beni olduğum yerde mıhladı. Evet, eski Meclis’in önündeki meydanın ortasına iki tane sehpa dikilmiş, onların arasına da beyazlar giydirilmiş iki vücut çekilmişti. Yüzleri diğer tarafa müteveccih olan bu cesetlerden birinin Atıf Efendi olduğu, boyunun uzunluğundan ve hâlâ görünen metin vaziyetinden anlaşılıyor, o ref’i vaziyetiyle merhum hayattaki halinden yüksek görünüyordu. Bila-ihtiyar gözlerimden yaş akarken dudaklarımdan da meşhur bir mersiyenin matla’ı olan; “Sen hayatta da ölümde de yüce / Hakkıyla mucizelerden bir tanesin” beyti döküldü. “

    Şehit edildiğinde tam elli yaşında idi. Cenazesi ailesine teslim edilmedi, Cebeci civarında kimsesizler mezarlığına gömüldü.

    Ailesine cenazesini çok gördünüz mezar taşı bile yok şimdide arkasından iftira atarsınız...

    Devrimler halk isterse yaratılır , dayatma psikolojisi ile devrim yapılmaz bunları görmek için göz ve gönül lazım...


    Kaynaklar

    Ankara İstiklâl Mahkemesi Zabıtları 1926, Hazırlayan: Ahmet Nedim, İşaret yayınları, İstanbul, 1993

    Frenk Mukallitliği ve İslâm, İskilipli Atıf Hoca, Sadeleştiren: Sadık Albayrak, Çile yayınevi, İstanbul, 1975

    Sahabe’den Günümüze Allah Dostları 9. cilt, Heyet, Şule yayınları, İstanbul, 1996

    Son Devrin Din Mazlumları, Necip Fazıl, Büyük Doğu yayınları, İstanbul, 1996

    Son Devir Osmanlı Uleması, Sadık Albayrak, İBB Kültür İşleri yayınları, İstanbul, 1996

    Matbuat Alemindeki Hayatım ve İstiklâl Mahkemeleri, Tahirü’l-Mevlevi, Nehir yayınları, 1991

    Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları, Derleyen: Hulusi Turgut, Türkiye İş Bankası Kültür yayınları, İstanbul, 2007

    Cumhuriyet Gazetesi, Aralık 1925 ve Şubat 1926 yıllı, aylı nüshaları
    Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür...

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    13-10-2008
    Mesajlar
    1,809
    Karizma Gücü
    4
    Şimdi senin dayadırdığın belgeler ve benim dayandırdığım belgeler tarihçileriden çıkmış ve bu konularda diğer bir çok konuda olduğu gibi tarihçiler ikiye ayrılmıştır.El insaf diyorsun,bende sana diyorum,şayet benim inandığım iddia sana göre ne kadar yanlışsa senin inandığın iddiada bana göre o kadar yanlış.Sen inanmak istediğine inan bende inanmak istediğime.Ama unutma bu ülkede hep ruhunu İngilize ,Almana,Rusa,Fransıza satan insanlar olmuştur.Bunlar bazen halkın gözünde dindar diye adlandırılan insanlar,bazende inançsız insanlardır.Yazıyı okudun tarihçilerde bu konuda aslında hem fikir Atıflı Hoca Şapka yüzünden değil,İngilizlerle işbirliği yapıp Teali İslam Cemiyeti adı altında halkı İngiliz mandasına karşı istekte fetva vererek kışkırttığı içindir.Bunları kimse inkar edemez bunlar bu ülkenin tarihinin birer parçasıdır,ve Türk Askerine karşı İngiliz,Yunan Askerini tercih eden insanların bu ülkede hala olduklarını da biliyoruz.Onlar ki zaten bu insanların uzantılarıdır.

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    5,022
    Karizma Gücü
    0
    5 kere 5 26 eder diyor bu adamlar.


    Isin ilginc yani INGILIZIN sapka kanunu cikaranlar, ONLARA EN SERT SEKILDE karsi cikan HATTA kitap yazan birine INGILIZ isbirliginden bahsediyor.


    Aslinda yillardir ISRAILDEN dönme heriflerin oyununu anlatiyor, DINDAR kisileri INGLIZ USAGI veya ABD usagi ilan EDIP KENDI KÖKLERINI ve AGA BABALARINI gündeme getirmek istemiyorlar.

    Baskalarina CAMUR ATIP, millet onunla ugrassin diyor. Millet onlarla ugrasirken BU DÖNME herifler saman altindan su yürütüyor.
    ------------------------------------------------

    Istiklâl Mahkemesi Baskani Kel Ali müstehzi (alayci) bir tavirla hocaya sesleniyor:

    - Hoca! Hoca! Basindaki sarik da çaput, su fötr sapka da... Onu çikarip bunu giysen ne olur?..

    Hoca kendinden emin, vakur ve ciddi bir ifade ile bir göz yumup açma zamani beklemeden cevabi yapistiriyor, hem kel Ali'ye hem onun sistemini savunan ebleh takimina..

    - Reis! Reis! Su arkandaki Türk Bayragi da çaput, Ingiliz bayragi da... Bunu çikarip onu assaniz ne olur?.. !!??

  7. #7
    Özgü A. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2008
    Mesajlar
    2,849
    Karizma Gücü
    5
    Vatanımızda hainlik edenleri asmamıza bile laf etmeye başladılar.
    Dikkat edelim arkadaş Din ve Kürtçülük adı altında ülkeyi bölmeye çalışıyorlar.
    Bunun en somut örneklerini bu mesajlarda görebiliyoruz.
    BİLİM + GÖNÜL


    Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız !

    *

    Kızılların ve Kürtçülerin Şer Birliğini Yıkacağız!

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    5,022
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Özgü A. tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Vatanımızda hainlik edenleri asmamıza bile laf etmeye başladılar.
    Dikkat edelim arkadaş Din ve Kürtçülük adı altında ülkeyi bölmeye çalışıyorlar.
    Bunun en somut örneklerini bu mesajlarda görebiliyoruz.
    Sizin gibilerin yedi sülalesini aratirsalar benim gibi TÜRK cikmaz.

    Birakin bu kürtcülük veya dincilik ayaklarini

    Millete ABD usagi su usagi bu usagi deren, SIZINKILER 90% ya göcmen, ya yahudi yada Ermeni.

    Hepinizin ORTAK noktasi baskalarini ABD usagi etmek, Kürtcü etmek, dinci etmek.
    Peki neden ?
    Siz BASKALARINA camur ATMALISINIZKI sizin GERCEK yüzünüz ortaya cikmasin ! Millet desinki BAK SUNLARA ABD'ye karsi, aslinda ONLAR gibi yasayip onlari KARSI olmak tam bir celiski ama neyse !


    Aslinda ABD usakligini birak, ABD KOPYASI olan sizsiniz.

    Yasam tarzinizdan tutun düsünce tarziniza.

    Veli Kücüklerin ABD aldigi emirlerden tutun, YAHUDI OLAN CUMHURIYET gazetesinin yayin KURULU BASKANI ILHAN SELCUGA kadar kim OLDUGUNUZU iyi biliriz.


    DÜN SERIAT elden gidiyor diyenlerin TORUNLARI BÜGÜN LAIKLIK elden gidiyor diyor. (Ittihat ve terakkiciler----> ilk basta SERIAT elden gidiyor dediler sonra laikligi getirdiler)

    Dün TAKMA SAKAL takip ortaligi karistiranlar bugün AVRUPAYI taklit edip cagdaslik tasliyor !


    Sizin icin en IYI MISAL SUDUR:

    Siz hirsizlik yaparken Polis baskin yapiyor, siz HEMEN yolda GECEN VATANDASIN kolundan TUTARAK yakaladim HIRSIZI diye ÜSTE süzülüyorsunuz ve KENDI SUCUNUZU baskasini yüklüyorsunuz.

    Ayni olayi simdi yapiyorsunuz, SIZIN ABD usaklari KENDILERININ ABD usagi oldugunu belli etmemek icin bunu BASKALARINA yakistiriyor !

  9. #9
    alibaba68 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2007
    Mesajlar
    1,119
    Karizma Gücü
    6
    Zamanımızdan 80 yıl sonra: Türkforumda yine iki karşıt görüşteki grup tartışmaktadır....
    alıntı:1
    Hocaefendinin anılarından nakledilmiştir...
    Hoca Tayyip efendi: Aaaah ah... Hoca zahid efendinin hiçbir günahı yoktur. O ne yaptıysa Allah yolunda yaptı. Ama işte, kendisine isnat edilen suçlardan dolayı sahte mahkemeler kurulup, o büyük-muhterem insana hapis cezası bile verdiler. Ben ve ekibimdeki hocalar taifesi kendisini kurtarmak için herşeyi yaptık ama; laikçi(!) mahkemeler çeşitli senaryo ve iftiraları doğru gibi gösterip cezalandırdı, masum hocayı. Allah, hoca zahid efendi iledir...
    ---------------------------------------------------------------------------------
    alıntı:2

    ....... Alman mahkemesi, Almanya'daki suçluların sadece piyon olduğunu asıl suçluların Türkiye'de olduğunu ve bu asıl suçlulardan birinin de hoca zahid efendi olduğunu gerekçeli kararında yazmıştır. Bu kişilerin; onbinlerce müslümanın dini ve vicdani duygularını sömürerek, onlardan yardım amaçlı topladığı paraları değişik amaçlarla kullandığı delilleri ve şahitleriyle tesbit edilmiştir........

    Bir grup; hoca Tayyip efendi, dini bütündür asla yalan söylemez deyip onun söylediklerine inanırken; alıntı 2 deki diğer grup mahkeme kayıtlarını sunmaktadır. Eeee gel de çık işin içinden.

    Not: alıntı 3'ü koyamadım. Çünkü o tarihe kadar hoca zahid efendi Türkiye'de hala yargılanamamıştır....
    °••[Bye Bye Türkçe Birligi]••°

    TÜRKFORUMFENERBAHÇELİLE
    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA GİDİCİ

  10. #10
    YINE YENIDEN OSMANLI GÜCÜ ottomansoul adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-11-2008
    Mesajlar
    1,731
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Son_Mohikan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bir balon daha mı söndü şimdi?

    zaten size tarihin gerceklerini balona benzetmeniz icin tek bir balon hocanız var oda yasar nuri, bu memlekette ondan ustun binlerce ilim adamı varken neden bu zat bunları konusuyor? eger gercekse binlerce digerleri neden bıyle bir beyan vermedi,

    bunu becertebileceginiz tek kişi yasar nuri de ondan yani sosyete hocası halkın tabiri ile...


    Yabancı kültürlere girmek demek,onun hakimiyetine girmek demektir.
    METE'nin oğlu

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •