Facebook'ta bir Azeri dostumuz Türkiye'ye derin ama nezaketle bir serzenişte bulunmuş.Özellikle bazı dikkat çektiği konular varki bu konuda çok haklı.Bu yazıyı aşağıda dikkatinize sunuyorum.
Bazı yerlerini dikkatlice okuyun.
Anar Asadov 03.11.2008-Facebook
İzninizle bu haberi yazanı kısaca takdim edeyim.
Ben 11 yıl Türkiyede tıp okumuş, son 5 yıldır Baküde çalışan bir gencim. Son zamanlarda Türkiye-Ermenistan ekseninde baş veren olaylar konusunda fikirlerimi bildirmek isterim.
Türkiye Azerbaycan halkının ona olan sonsuz desteğini kazandığını tabii anlıyor, ama bunun çeşitli güçler tarafından kıskançlıkla karşılandığını maalesef unutuyor. Bu kadar zaman zarfında Azerbaycanın iç dinamiklerini iyi öğrenemediyi anlaşılıyor. Ermenistanla şimdiki koşullarda sınırları açar ve Ermenistanı mali iflastan kurtarırsa, Türkiye Azerbaycandaki samimi destekçisi halkın inamını yitireceği kesindir. Bunun çeşitli dış güçler tarafından destekleneceyinin anlaşılması basit bir konudur. Bu sırada Baküde hangi simgenin hedef alınacağı ve halkın buna itiraz edemeyeceyi de sanırım anlaşılır.
Şimdi serbest ifade edersem, Türkiye Irak politikasından hiç ders almamış gibi gözüküyor. Zor zamanlarında Kuzey Iraktaki kürtlere destek, liderlerine pasaport bile verdi. Şimdi kızdığı zaman Habur sınır kapısını arada kapatması ne işe yarıyor, Allah aşkına bir söyleyin? Kuzey Irak kendi tarih kitaplarına Türkiyeyi zor zamanlarda kürtleri koruyan bir güç olarak değil de, arada bir Kürdistanın bağımsızlığını saymayarak saldırı yapan güç olarak yazıyor. Ermenistanın da neler yapacağını artık siz düşünün sevgili arkadaşlar.
Konunun geçmişine baktığımız zaman şunları görüyoruz. SSCB-yi 1990-ların başında dağılma sürecine girdiğinde Rusya tarafında geçmiş etki alanında gelecekte kontrolü ellerinde tutmak için çeşitli sıcak noktalar oluşturuldu. Bunların bazılara zamanla söndü. Ama büyük bir kısmı hala faal.
1. Moldovanın bir kısmı rus askerleri tarafından işgal edilerek Pridnestrovye cümhuriyyeti kuruldu. Bütün moldovalılar Pridnestrovye'den kovuldu.
2. Gürcistanda iki merkez oluşturuldu: Osetya ve Abhazya. Gürcüler Abhazyadan 1990-larda, Osetyadan ise 2008 yılında Yaz operasyonu ile kovuldu.
3. Azerbaycanda 3 merkez yaratıldı. Karabağda ermeniler rus ordusu ile birlikte bütün Azerbaycanli ahaliyi kovdu. Güneyde talışlar, kuzeyde lezgiler bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ama Karabağda zafer kazanan Rusiyanın desteyi çekilince Azeraycan ordu birlikleri talış ve lezgi bölgesinde kıyamı yatırabildi.
4. Özbekistanda Ahıska türkleri Fergana vadisinden kovuldu.
Neticede Azerbaycan ,istemediyi bir konfliktin esiri halina geldi, Gürcistandan istediyi desteği alamayan Ermenistan Türkiye tarafından Karabağ ve Ermenistanda etnik temizlikler esas getirilerek sınırlar bağlanınca kısmen ablukaya alındı. Gürcistan Abhazyada söz hakkını kaybederken, Osetyada kendi askerlerini koruya bildi. Ama bu durum 2008 yaz operasyonu ile değiştirildi, Gürcistan ve gürcüler Osetyadan kovuldu.
Azerbaycan Rusya ile savaşamayacağını anladığı için Ermenistanı ekonomik açıdan çökertmek planını uygulamaya koydu. Bu konuda büyük işler görüldü, ordu kuruldu, güçlendirildi. Gerçi Rusya Ermenistana önce 1 milyar dolarlık silahı öylesine verdi, daha sonra Ermenistandakı kendi ordusunun silahlarını her gün artırdı. Bunun karşılığında Azerbaycan kendi silahlarını kendi aldı ve Türkiye tarafından yardımlar aldı. Gürcistan Amerika ve Israil tarafından silahlandırıldı.
2008 Ağustosunda ne oldu? Ben bu sırada Kuzey Kafkasyada, Gürcistan sınırında olduğum için ordu hareketlerini bizzat izleme şansım oldu. Osetya güçleri tarafından sürekli taciz ateşine maruz kalan ve kendi gücünden emin olan Gürcistan bir gecede bütün Osetyanı kıyamcılardan temizledi. Ama hemen Rusya tarafı Stavropol bölgesindeki (Gürcistan sınırında) 65 binlik ordusu ile Gürcistana girdi ve Tiflis şehrine kadar geldi. Gürcistanın 3 esas limanından ikisi rusların nezaretine geçti. Abhazyadakı liman daha 1992-de rusların nezaretinde idi. Petrol sevkiyatı yapılan Poti limanı bu operasyonda alındı. Sadece Amerikan gemileri Poti'ye yaklaşınca ruslar çekilmek zorunda kaldı. Gürcülerin elinde kalan son liman Batum'a giden demiryolu ise yine ruslar tarafından patladıldı. Tamiri Azerbaycan tarafından yapılan demiryolu 2 ay çalışmadı. Sonuçta Gürcistan Tiflis ve Gori şehirlerini bombalayan uçakların Yerevandan desteklendiyini esas getirerek Ermenistana giden yegane yol olan bu demiryolunu Ermenistanın yüzüne kapattı. Ermenistan tam ablukaya alınmış oldu.
Burada Türkiye işin içine sokuldu. Türkiye olaya aktif müdahele ederek Kafkasya güvenlik paketini ileri sürdü. Paket Kafkasya bölgesinin güvenlik meselelerini AB ve ABD tarafından değil, bölge ülkeleri tarafından karalaştırılmasını öngören taslaktır. Üç eksende problemler çözümlenmesi gerektiği anlaşıldı: Bunlar Azerbaycan-Ermenistan, Türkiye-Ermenistan, Rusya-Gürcistan şeklindedir. Azerbaycan-Ermenistan ve Türkiye-Ermenistan ekseninde hemen aktif hareketler başladı. Sonuçta:
1. Ermenistan Karabağ etrafında işgal ettiyi 7 bölgeden 5-ini boşaltmayı, Azerbaycanlı ahali Karabağa dönmeden 5 yıl sonra Karabağda referandum yapılarak bağımsızlık teklifini ortaya koydu.
2. Azerbaycan önce 5 bölgenin boşaltıması, sonra Azerbaycanlı ahalinin Karabağa dönerek meskunlaşmasını, sonra kalan 2 bölgenin ermeniler tarafından boşaltılmasını, 20 yıl sonra ise Azerbaycan anayasası talebine uygun şekilde bütün Azerbaycanda Karabağın bağımsızlık referandumunun yapılmasını talep ediyor.
3. Türkiye şimdiye kadar Ermenistandan
a. soykırım baskısının ortadan kaldırılmasını, detayların ortak tarih komisyonunda araştırılmasını,
b. Ermenistanın bağımsızlık bildirgesi ve anayasısından Türkiyeye toprak taleplerinin çıkarılmasını,
c. Karabağ ve etrafındaki 7 bölgenin boşaltılmasını talep ediyordu. Şimdi Türkiyenin son girişimlerde pozisyonu hala açığa kavuşmadı. Ali Babacanın son Bakü ziyaretinde her 3 konuda Türkiyenin kendi talebini çektiği anlaşılıyor.
Türkiyenin cumhurbaşkanı dahil üst düzey yetkililerinin Ermenistan ve Azerbaycan'a yaptıkları ziyaretler sonucunda Ermenistanın ve Azerbaycanın kendi görüşlerinde kaldığı anlaşılıyor. Türkiye kendi taleplerinden el çekerek Ermenistanla sınırı açarak diplomatik ilişkileri berpa edecek gibi anlaşılıyor.
Sonuçta Ermenistan Türkiye tarafından ticaret ve çeşitli yatırımlarla desteklenerek zayıflamasına imkan verilmeycek. Ermenistan belki Türkiyeye karşı yapılan baskı girişimlerinde bir yumuşalmaya gidecek. Ermenistan bu konuda söz veremez, soykırım konusu Ermenistandan değil, Fransa ve Amerikadaki ermeni lobisi tarafından yapılıyor. Ayrıca Ermenistan kendi bağımsızlık bildirisi ve anaysasını değiştireceğine dair hiç işare vermedi. Karabağ konusunda ise talebi malum.
Kısası, Türkiye ne sebeple ise Ermenistanla diplomatik ilişkileri berpa etmek istiyor. Bu konuda Azerbaycanın anlayışına güveniyor. Bu konuda Azerbaycan devletinden de izin alacak gibi görünüyor.
Ama bu işin bir "ama"sı var. Türkiyenin Azerbaycandaki en büyük destekçisi halktır. Halk daha sovyet zamanında (1990 yılında) Baküde eğlence parkı altında gizletilmiş 1918-ci yılda Azerbaycanda şehit düşmüş Türk askerlerinin şehitliyini o zamanki yönetiminin gafletinden yararlanarak açığa çıkarmış, Türkiye Genelkurmay Başkanlığı da hemen şehitliyi tamir ettirmiş, Diyanet vakfı ise orada bir "Şehitlik cami" yaptırmıştı. Ingiltere 1918 yılında Baküde kayb ettiği askerlerine de aynı muameleyi isteyince Şehitliye buna dair bir plaket asılmış, ama defalarca halk tarafından hakarete ve boya saldırılarına maruz kaldığı için plaket indirilmişti.
Türkiye Azerbaycan halkının ona olan sonsuz desteğini kazandığını tabii anlıyor, ama bunun çeşitli güçler tarafından kıskançlıkla karşılandığını maalesef unutuyor. Bu kadar zaman zarfında Azerbaycanın iç dinamiklerini iyi öğrenemediyi anlaşılıyor. Ermenistanla şimdiki koşullarda sınırları açar ve Ermenistanı mali iflastan kurtarırsa, Türkiye Azerbaycandaki samimi destekçisi halkın inamını yitireceği kesindir. Bunun çeşitli dış güçler tarafından destekleneceyinin anlaşılması basit bir konudur. Bu sırada Baküde hangi simgenin hedef alınacağı ve halkın buna itiraz edemeyeceyi de sanırım anlaşılır.
Şimdi serbest ifade edersem, Türkiye Irak politikasından hiç ders almamış gibi gözüküyor. Zor zamanlarında Kuzey Iraktaki kürtlere destek, liderlerine pasaport bile verdi. Şimdi kızdığı zaman Habur sınır kapısını arada kapatması ne işe yarıyor, Allah aşkına bir söyleyin? Kuzey Irak kendi tarih kitaplarına Türkiyeyi zor zamanlarda kürtleri koruyan bir güç olarak değil de, arada bir Kürdistanın bağımsızlığını saymayarak saldırı yapan güç olarak yazıyor. Ermenistanın da neler yapacağını artık siz düşünün sevgili arkadaşlar.
Bu arkadaş gayet haklı olarak şunu söylüyor.
Rusya-AB ve Abd tarafından desteklenen,zamanında insanlarımızı vahşice katletmiş Ermenistan'ı ekonomik ablukadan eğer Türkiye kurtarırsa, bu durum Azerbaycan halkı ile Türkiye halklarının arasını açmak isteyenler için savunamayacağımız bir fırsat olur.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla







