Taraf yazarı, emniyet amiri ve Okyanusu uçarak geçemiyor
02/12/2008
Emniyet, TSK ‘nın başvurusu üzerine üç ayda bir gönderdiği "Okyanus ötesi uçması sakıncalıdır" raporlarıyla 8 yıldır ABD’den dönmeyen Taraf gazetesi yazarı, Emniyet Amiri Emrullah Uslu hakkında inceleme başlattı
Taraf Gazetesi’nde Emre Uslu imzasıyla TSK’yı eleştiren yazılar yazan Emniyet Amiri Emrullah Uslu, 3 ayda bir gönderdiği "Okyanus ötesi uçması sakıncalıdır" raporlarıyla 8 yıldır ABD’den dönmüyor. Emniyet’te, bugüne kadar hiçbir işlem yapılmayan raporlarla ilgili olarak, TSK’nın başvurusu üzerine inceleme başlatıldı.
Hürriyet’in haberine göre Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nda görevli Emniyet Amiri Emrullah Uslu’nun burslu olarak gittiği ABD’den sekiz yıldır geri dönmemesi üzerine inceleme başlatıldı.
2 yıl izinliydi
Aynı zamanda Taraf Gazetesi’nde "Emre Uslu" imzasıyla yazan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) eleştiren yazılar kaleme alan Uslu’nun, emniyete ABD’den, "Okyanus üzeri uçması sakıncalıdır" raporu gönderdiği, üç ayda bir gönderdiği raporlara ilişkin bugüne kadar EGM’nin hiçbir işlem yapmadığı öğrenildi.
1999 yılında Polis Akademisi’nden mezun olan Uslu, komiser yardımcısı olarak çeşitli birimlerde görev yaptı. Uslu, komiser rütbesine terfi ettikten sonra da EGM Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nda görevlendirildi. Yabancı dil bilen Uslu, yüksek lisans için ABD’deki çeşitli üniversitelere burs başvurusu yaptı. Uslu’nun başvurusuna Utah’tan olumlu yanıt gelince EGM de kendisine iki yıllığına yurtdışı için "Pasif görev" izni verdi.
Uslu, yüksek lisans amacıyla 2001 yılı ağustos ayında ABD’ye gitti. Burs süresi sonunda Türkiye’ye dönmeyen Uslu, 2003’ten bu yana sürekli rapor gönderdi. ABD’de çeşitli hastanelerden aldığı, "Okyanus ötesi uçuş yapması sakıncalıdır" raporlarını her üç ayda bir Türkiye’ye gönderen Uslu için herhangi bir işlem yapılmadı. Uslu, geçen yıl yayın hayatına başlayan Taraf Gazetesi’nde, Polis Akademisi Öğretim Üyesi Önder Aytaç’la ortak imzalı yazmaya başladı.
TSK, ağır eleştiriler yönelten Uslu ile ilgili rahatsızlığını Başbakanlık aracılığı ile emniyete bildirdi. Bunun üzerine Uslu’nun personel dosyası EGM’nce incelemeye alındı.
Gelmezse ihraç
EGM’den üst düzeyde bir yetkili, Hürriyet’e, "Bu kadar uzun süreli bir rapor kullanan personel şimdiye kadar teşkilatta bulunmuyor. Raporları, Ankara’da ilgili birimlerce incelenecek. Arada boşluklar var mı yok mu bakılacak. Şüpheli bir durum bulunması halinde gemi ile de olsa Türkiye’ye geri dönmesi için çağrıda bulunulacak. Bu çağrıya rağmen gelmezse meslekten ihraca kadar hakkında cezai işlem yapılabilecek" dedi
Okyanus aşamayan komiser asker kaçağı
5.12.2008
Emniyet’in 8 yıldır ABD’den getirtemediği Emrullah Uslu asker kaçağı çıktı. Milli Savunma Bakanlığı, Emniyet’e gönderdiği yazıda ‘Okyanus yasaklı’ Uslu’nun nerede olduğunu sordu
Eğitim amacıyla 2001 yılında gittiği ABD’den Türkiye’ye bir daha dönmeyen Emrullah Uslu bir de asker kaçağı çıktı. Emniyet’in ‘Yurda dön, yoksa istifa etmiş sayılacaksın’ çağrısında bulunduğu Uslu için Milli Savunma Bakanlığı da Emniyet’e başvurdu. Yazıda Uslu’nun nerede olduğu sorularak ‘bakaya’ olduğu bildirildi. Taraf Gazetesi’nde Emre Uslu adıyla devlete ağır hakaretler içeren yazılar yazan başkomiser yurda giriş yaptığı anda asker kaçağı olduğu için gözaltına alınacak. Öte yandan Uslu’nun Emniyet tarafından iki yıllığına ABD’ye değil Ottowa’ya gönderildiği belirlendi. Uslu “Okyanus mesafesini uçamaz” raporunu da Kanada’da bel ağrısı şikayetiyle başvurduğu Dr. A. Bogosyan’dan aldı.
Ardından ABD’ye geçti ve özel bir üniversitede 2 yıllık yüksek lisans eğitimine başladı. Uslu, 5 Ağustos 2003’te devlet üniversitesi olduğu öğrenilen Sam Houston States Universty’e geçiş yaptı ve eğitimi bittikten sonra aynı raporu iki kez aldı. İçişleri ve Emniyet’i karıştıran olayın ardından yapılan incelemede ABD ve Kanada’ya eğitime giden 6 polisin daha süreaşımına rağmen Türkiye’ye dönmedikleri belirlendi.
Ufuk TÜRKYILMAZ
Ey komiser, memleket seni bekler!
5.12.2008
Eğer bu işlere hiç bulaşmasalardı... Boylarından büyük oyunlara kalkışmasalardı... Cemaat’e sırtlarını dayayıp her şeyi yapabileceklerini düşünmeselerdi... Türkiye’yi jurnallemenin, kötülemenin, bu ülkenin yegane koruyucusu askere saldırmanın karşılığının olmayacağını sanmasalardı...
Kimse onlara dokunmazdı... Hiçbirimiz ilgilenmezdik... Umursamazdık. İşlerini yapan memurlar olarak kalırlardı.
Emrullah Uslu, uslu uslu Utah’ta dolaşmaya devam ederdi...
Ortağı Önder Aytaç da Polis Akademisi’nde ders vermeye...
Ama yetmedi bu onlara... Sadece akademisyen olmak ya da doktora yapmak kesmedi. Polisin evrensel kuralı “hizmet etmek ve korumak” onlara işlemedi.
Oysa meydan boş değil. Onlar misyon gazetelerinde her türlü kurum ve kişiye saldıracaklar, her türlü yalanı yazacaklar, iftira atacaklar, tehditler savuracaklar ve onlara karşı gerçek gazeteciler hiçbir şey söylemeyecek, öyle mi?
Güneydoğu’daki olayların sorumlusunun Ergenekon olduğunu savunacaklar mesela? “Polisin gayriresmi görüşünün bu olduğunu” yazmayacak mıyız? Yazınca küfrediyorlar, tehdit savuruyorlar çünkü.
Yaşar Büyükanıt’ı yıpratmak için yapılan kampanyanın merkezi Utah’ta bulunmaları yadırganmayacak mı? Bunu söyleyince “adi ve aşağılık” diyorlar. Her kimse o “Fabrikatör”den emir aldığımızı ima ediyorlar.
Beyler, maalesef öyle değil. Maalesef işler sandığınız gibi işlemiyor. Kendinizle karıştırmayın, siz kimden emir alıyorsunuz, hangi Cemaat’in kanadı altındasınız bilmem.
Ama bildiğim bir şey var ki ben gazeteciyim. Hakkınızda haberler yapanlar da sadece gazeteci.
Siz bir şeyler yazarken, başkaları da sizin yazdığınızın gerçeğini elbette yazacak.
Basını Taraf gibi yalancı bir yayın organından ibaret zannediyor olabilirsiniz, ama bu ülkede gerçekten gazetecilik yapmak isteyenler de var. Ve onlar her gün sizin yalanlarınızın peşindeler.
Nihayet yaptığımız gazetecilik sonuç verdi.
O küçük köşesinde kendi kendine komplolar kuran Emrullah Uslu adı artık kamuoyuna mal oldu. Kendi görev tanımının dışına çıkan başka polisler gibi o da deşifre oldu.
Psikolojik harbin bir piyonu olarak.
Şimdi Emrullah Uslu tam sekiz senedir çıkamadığı (ve “okyanus aşırı uçamaz” raporlarıyla bunu meşru kılmaya çalıştığı) Amerika’dan çağrılıyor. Dönmek zorunda. Dönecek ve orada ne yaptığını anlatacak. Türkiye kamuoyu ondan bunu bekliyor.
Ne demek “okyanus aşırı uçamamak”, bunun hesabını vermeli.
Bu işler öyle köşede tehdit savurmakla, hakaret etmekle olmuyor.
Ne işi vardı Utah’ta? Türkiye’de psikolojik harbe katkıda bulunan belgelerde parmağı var mı? Bu belgeleri o mu ele geçirdi ve Utah’tan Türkiye’ye servis etti?
Cemaat’in rolü nedir bu işte?
Bütün bunları açıklamasını bekliyoruz.
Bir de şu sorumu tekrarlamak istiyorum: Emniyet, kendi kapısının önünü temizliyor. Peki Cemaat bu komiseri sahiplenmeye devam ediyor mu? Hâlâ arkasında duruyor, destek veriyor mu?
Ve bir de Ahmet Altan’a:
Taraf gazetesinden Emrullah Uslu’yla ilgili gelişmeleri okumamız mümkün olacak mı? Uslu’nun yazılarından dolayı Taraf’ın bir sorumluluğu var mı? Sahiplenecek, arkasında duracak mı yoksa yalnız mı bırakacak? Gazetenin pozisyonu ne olacak bu şaibeli komisere karşı?
Ermeni doktordan Kanada'da uçamaz raporu alan bu şahısın Abd Utah'ta ne işi var acaba?
Kastedilen cemaat hangisi?
Peki Utah'ta kim var?![]()


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla