• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    lemis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2008
    Mesajlar
    401
    Karizma Gücü
    0

    İşte banka kurbanı firmalar !

    Bankalar 2008'i oldukça karlı geçirmelerine rağmen, 'kredi vermeyerek'kendilerine kan sağlayan reel sektörü ölüme terkediyor. Ayrıca Merkez Bankası'nın borç verme faizini düşürmesine ve devlet desteğine rağmen tüm bankalar kredi musluklarını kapatıp paraları kasalarında tutuyor...



    Bankalar parayı kendine saklıyor

    Dünya krizle boğuşurken, Türkiye'deki gelişmeler Batı'dakinin tam tersi yönde seyretmeye başladı. Onlarda banka iflaslarıyla patlak veren kriz reel sektöre yansıyacak korkusu hakimken, Türkiye'de ise bankacılık sektörü oldukça sağlam durumda ancak bu kez de reel sektör tehdit altında... Bankalar 2008'i oldukça karlı geçirmelerine rağmen, 'kredi vermeyerek'kendilerine kan sağlayan reel sektörü ölüme terkediyor. Ayrıca Merkez Bankası'nın borç verme faizini düşürmesine ve devlet desteğine rağmen tüm bankalar kredi musluklarını kapatıp paraları kasalarında tutuyor...

    Küresel kriz tüm dünyada yoğun bir şekilde yaşanadursun, Türkiye'deki durum ise Batı'dakinin tersi yönde seyretmeye başladı. ABD ve İngiltere başta olmak üzere banka iflaslarıyla patlak veren kriz reel sektöre yansıyacak korkusu hakimken, Türkiye'de ise bankacılık sektörü sağlam ancak reel sektör tehdit altına girdi. Bankalara yönelik reel sektören 'krediler yenilenmiyor' ya da 'geri çağrılıyor' şikayetleri hat safhaya ulaştı. Reel sektörle ayakta duran bankalar, kendilerini koruma altına aldı.

    İŞ DÜNYASINI ZORA SOKUYORLAR

    Bankalar korktukça ellerindeki nakit oranlarını arttırmaya başlıyor ve sisteme bankalar üzerinden verilen para aslında ekonomiye yansımıyor. Merkez Bankasının bankacılık sektörüne yönelik piyasa düzenleyici adımları da şimdilik sadece bankaların kendilerini sağlama alma amaçlarına hizmet eder oldu. Hatta Merkez Bankası'nın para verme faizini bir tam puan düşürerek bankaların daha rahat nakit ihtiyaçlarının karşılama yolunu açması da çare olmadı. Bankalar ucuz para bulmaktan değil verdikleri parayı geri almaktan korktukları bahanesi ile sistemi açan değil sistemi kilitleyen bir role büründüler.

    İŞTE RESMİ RAKAMLAR...

    Merkez Bankasının son kararında “DİSBS”, yani kamu borçlanma kâğıtları karşılığı para verme girişiminin de benzer akıbete uğramasından korkuluyor. Burada Başbakanın da işaret ettiği “kamu bankalarının” kullanılması akıllara geliyor. Ama yine görüyoruz ki kamu bankaları da benzer tavır ile sağladıkları kaynakları çok daha güvenli gördükleri devlet kâğıdına yatırmayı tercih ediyorlar. Merkez Bankası'nın hazırladığı haftalık verilere bakıldığında oluşan rakamlar da hayli dikkat çekici. Bankaların mevduat toplamakta sıkıntı yaşamadıkları çok net ortadadır. Yurtiçi mevduat tutarı 26 Eylül'de 249,6 milyar YTL'den 14 Ekim itibari ile 257,8 milyar YTL'ye ulaşmıştır. İşin ilginç tarafı aynı dönemde kamu bankalarının mevduatları ufakta ola gerilemiştir. Özel bankaların mevduatı 6,8 milyar YTL ile yüzde 6,2 artış gösterirken yabancı bankaların mevduatı 1,7 milyar YTL ile yüzde 5,9 artış göstermiştir. Oysa kamuoyunda yabancı bankalar ile başlayan ve özel bankalar ile süren kamu bankalarına yönelen mevduat kaymasından bahsediliyordu.

    PARANIN YOLLARI AÇILDI

    Mevduat artışı yaşanırken Eylül'den Ekim ayına kredilerde bir artış yaşanmadı. Merkez Bankası'nın bülteninde kredi stoku 26 Eylül'de 307,4 milyar YTL iken 14 Ekim günü 306,6 milyar YTL'ye düştü. BDDK verilerine göre mevduatın kredileşme oranı Ekim sonunda yüzde 87,8 iken 27 Kasım günü yüzde 85,0'e gerilemiştir. Merkez Bankası'nın hem faiz hem de DİBS müdahale kararlarının ardından gösterge piyasada hızla gerileyen faizlere rağmen bankalar kredi piyasasına bunu yansıtmakta direniyor. 27 Ekim'de yüzde 25'i gören tahvil faizleri, yüzde 19'un altında. Devlet faizi düşürdü, paranın yollarını açtı ama bankalar direniyor. Artık sıra görevi aracılık olan bankaların gerçek işlevlerine dönmesine gelmiştir. Reel sektör, devletten desteği alan bankaların bu desteği piyasaya yansıtmalarını bekliyor.

    Başbakan ibreyi göstermişti

    Başbakan Erdoğan başta olmak üzere tüm hükümet erbabı “Bugünün yarını da var” diyerek bankaları kredi konusunda uyarmıştı

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın da 'kriz gerekçesiyle kredilerini geri çağırmayın' diyerek uyardığı bankaların bir kısmı kredi taleplerinde zorluk çıkarmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Finans sektörü dikkatli adım atmalı. Kimse reel sektör darda, bir tekme de biz vuralım diyemez. 'BUGÜNÜN YARINI DA VAR' diye bankaları sert şekilde uyarmıştı. Erdoğan, finans sektöründeki bankaların reel sektöre para satmak suretiyle çok ciddi imkanlar elde ettiğini dile getirirken şunları söyledi: “Ama şimdi böyle bir dar zamanda kalkıp da eğer bu tür, kredi geri çağırma gibi bir şey yaptıklarında haklı olarak onların farklı tepkileri var. Ama kimse 'şurada darda duruyor, sıkıntıda olan reel sektöre bir tekme de ben vurayım' diyemez.” Başbakan Erdoğan, YASED toplantısında da “Finans sektöründe geçen yıl kriz yoktu geçen yılın kârı 11,7 milyar dolardı. Bu yıl kriz var bu yıl finans sektörünün karı 11 milyar dolar civarında. Finans sektörü kredi geri çağırmayı neden yapıyor?” demişti. Başbakan Erdoğan, 24 Ekim'de de finans kesimine “Reel sektöre yaklaşımınızı hoş bulmuyorum. 2001'deki gibi bir yanlışın içine giriyorsunuz” uyarısında bulunmuş bankalara, “O reel sektörle ayakta duruyorsun, onların ödediği faizlerle ayakta duruyorsun. Ama kriz dönemini de kendin için fırsata dönüştürüyorsun. Böyle olmaz” diye çıkışmıştı.

    'İşler kötü giderse' endişesi yaşanıyor

    Küresel mali krizin Türkiye'ye yansıması bankaların krediler konusundaki tavrında hissedilmeye başlandı. Türkiye'de bankalar, risk almak istemediği için müşterilere kredi vermeye yanaşmadığı öğrenildi. Nakit karşılık şartının dışında sektör genelinde bankaların, kredisini düzenli ödeyen büyük müşterilerine bile yeni kredi talebiyle karşılaşmaları halinde, kredi vermek konusunda isteksiz davrandıkları da gelen bilgiler arasında.

    Güneşli havada şemsiye açıp yağmurda kapatıyorlar

    1994 ve 2001 krizini yaşamış bir iş adamı olarak bankalardan o dönemlerde bile böyle bir tutumu görmediklerini belirten Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, “Şu anda bankaların yüzde 50'ye yakını yabancı sermaye tarafından alınmış durumda. Bu yüzden müşterilere bu kadar sert davranıyorlar. Geçenlerde bankacı arkadaşlarımla konuşuyorum 'gelen çek ve senetlerin yüzde 30'u ödenmiyor' diyorlar. Kendilerine göre tedbir alıyorlar. Ama güneşli havada şemsiyeyi açıyorlar yağmurlu havada ise şemsiyeyi kapatıyorlar. Bankalar para satıyor biz ise ürün satıyoruz. Bankaların gelip ipotek yaparım, şöyle yaparım böyle yaparım demesi reel sektörü sıkıntıya sokuyor' dedi. Reis, bazı uyanıkların, krizi fırsata çevirmeye çalıştığını bu durumunda Türkiye'de kriz ortamı yarattığını ifade etti. “Fakat bahsettiğim iş ahlâkının bankalarda da olması lazım” diyen Reis “Yabancı sermayeli bankaların 2001 yılındaki değeri neydi? Çok düşük fiyatlara aldıkları bankaları 5 yılda büyüttüler. Peki şimdi neden büyümesine sebep olan kişileri arkalarından bıçaklıyorlar?” dedi.

    Reel sektör sıkıştırılıyor

    Alınan kredilerin geri çağrılması ile ilgili serzenişlerinin ardından bankalara bir eleştiri de iş dünyasından geldi

    Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, faizlerin zaten yüksek olduğu bir ortamda bir de bankaların kredi vermediğini belirterek, bunun iş dünyasını zora soktuğunu belirtti. Orakçıoğlu, 'Bu kriz oratmında öyle ya da böyle kervan yürüyor. Ama bugün bize kredi vermekte zorluk çıkaran, bankalar yarını hiç düşünmüyor. Onlar bizsiz biz de onlarsız olamayız. Bu bir etkiye tepki meselesidir. Bankacılık sektörünü Merkez bankaları rahatlatırken diğer taraftan bankalar reel sektörü sıkıştırıyor kredileri geri çağırıyor. Zor duruma düşüyoruz.' TİM Eski Başkanı Oğuz Satıcı, Merkez Bankası'nın borç verme faizlerini düşürdüğü ortamda reele de kredi akmasını beklediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti. Bunun da tekstil, otomotiv gibi ekonominin lokomotifi olan sektörlerin de sıkıştığını belirtti.

    İşte banka kurbanı firmalar

    KATARTAŞ FİRMASINI BANKALAR BİTİRDİ

    Kayseri'de tekstil alanında faaliyet gösteren Katartaş Grubu'nun üretime ara vererek, bin işçisinin işine son vermek durumunda kaldığı bildirildi. Katartaş Grubu'ndan yapılan açıklamada, “ Katartaş Grubu, bankalar tarafından, mali kriz bahanesi ile kredilerinin vadesinden en az 6 ay öncesinde geri çağrılması, kredi limitlerinin dondurulması neticesinde hareket edemez hale sokulmuştur” denildi.

    DÜNYA MARKASI 'ELEGANT' BATTI

    Ev tekstili sektöründe 'Elegant' markasıyla ünlenen, bu alanda dünyanın 3'üncü büyük firması olan Gaziantep'te kurulu Tekerekoğlu Tekstil'de sonun başlangıcına gelindi. Bir dev çökerken, bin 800 kişi işsiz kaldı. Şirketin yöneticisi Cemal Tekerekoğlu ise, şirketlerini bankaların kredileri daraltmasının batırdığını söyledi.

    KRİZ SAMSUN'A BALYOZ GİBİ İNDİ

    Ekonomik krizin Samsun'a etkisi ciddi oldu. Firmalar ihracatta siparişlerin kesilmesi ve bankaların kredileri kesmesi nedeniyle önünü göremez oldu. Samsun Ticaret Odası Başkanı Adnan Sakoğlu, Türkiye'nin yaşadığıkrizin Samsun'u da etkilediğini belirterek, “Son iki yıldır yaşanan süreçte, elde edilen kazanımların da kaybedilmesi riskiyle karşı karşıya kalınmıştır” dedi.

    İŞÇİ ÇIKARMAMAK İÇİN DİRENİYORLAR

    İpek Jüt Çuval Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Tarık Karslı yaşanan küresel krizin etkilerinin iyice hissedilmeye başladığını söyledi. Siparişlerin kesildiğini kaydeden Karslı, işçi çıkartmamak için direndiklerin dile getirdi.

    Bonoya yatmayı sevdiler

    Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, derinleşen küresel kriz ortamında bankaların reel kesim ve ihracatçıya verdiği uzun vadeli kredileri bile geri çağırmasının ve yeni kredi vermemesinin, ihracatçıların tükenişine çanak tuttuğunu savundu. Gürdoğan, şöyle devam etti: 'Piyasalarda yaşanan nakit sıkıntısı esnaf ve sanayiciyi bitme noktasına taşımaktadır. Bankalar ise kasalarındaki parayı bonoya yatırıyor. Firmalar da çareyi kapıya kilit vurmakta buluyor”
    http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=100263

    Bankalar sanki zarar ediyormuş gibi bde işçi çıkarıyor.
    Serbest piyasa iyi güzelde bu kadar serbestik fazla değil mi. Türkiyede kazan ama krize girince Türk hkına kredi verme bunu yasa ile durdurmalılar.
    Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür...

  2. #2
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,302
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    koskoca dunya sallantida

    bankalarda korkuyo tabi 2 ay sonra ne olacak kim biliyo

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İşte Neo nazi kurbanı Almanya Güzeli Türk kızı!!!!
    2005 Konuları bölümünde Flagellum Dei tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 12.12.07, 19:06
  2. Türk ve Rus firmalar, Çin’e karşı güçlerini birleştiriyor
    2005 Konuları bölümünde espriler tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 17.02.05, 13:33

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •