Tayyip Erdoğan'ı peygamber sayan AKP'lilerden sonra yeni bir şok daha. Tayyip Erdoğan'ı Allah'la bir tuttular.
EtikHaber sitesi olarak geçtiğimiz aylarda Recep Tayyip Erdoğan'ı "Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan'a biz o kadar bağlıyız ve aşığız ki bizim için adeta ikinci peygamberdir" şeklindeki sözleri ile peygamber gördüğünü ifade AKP Aydın il başkanını haber yapmıştık... Bu haberimiz çok büyük yankı uyandırdı ve bu sözlere çok büyük tepkiler geldi.
Ama AKP'li yönetici ve yandaşların Recep Tayyip Erdoğan'ı sadece peygamber olarak görmediklerini, aynı zamanda onu Allah'la bir tuttuklarına dair kitaplar yazdıkları da ortaya çıktı.
Yanlış duymadınız, o kitap içinde yeralan şiirden bir cümle aynen "Tayyibi üzmek Allah'ı üzmektir" şeklindedir.
DENİZLİ'de eşi emekli imam olan ev kadını Fatma Durmuş'un yazdığı `İlahilerle Hakka Çağrı' adlı ilahi kitabı ortalığı karıştırdı.
Diyanet Onaylı Mı?
Fatma Durmuş, yazdığı `İlahilerle Hakka Çağrı` adlı ilahi kitabının ön sözünde, yayını Diyanet`ten izinli olarak yayımladığını belirtti. Önsözün bu bölümünde şu ifadeler yer aldı:
"Recep ve Şaban aylarında yazdığımı Diyanet Yayın Kurulu`na gönderdim. Bir sene sonra neşriniz hayırlı olsun diye yazı geldi. Ben de Allah`ın izni ve Resulümün ve Diyanet`in teşviki ile bu ilahilerimi kitap olarak bastırdım."
Camilerde Ücretsiz Dağıtıldı
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından onaylanan, 10 bin adet bastırılan ve ücretsiz olarak özellikle camilerde dağıtılan kitap hakkında, halkın kin ve düşmanlığa teşvik edildiği, Atatürk'e hakaretlerde bulunulduğu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Peygamber ve Allah gibi gösterildiği iddiasıyla Denizli Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.
Kitaptan Bölümler
179-182 Sayfalar `Tayyibim' isimli şiirden:
-Nerede hürriyet, cumhuriyet. Bütün taşıdıkları kötü niyet. Sade başörtüsünde vardır diyet. Suçun şiir değil dini yaşaman. Nerede dini hür vicdanı hürler. Atatürk'ün yolunda yürüyenler, okullardan kızları kovuyorlar. Suçun şiir değil, dini yaşaman. Halkçılık, insan hakları nerededir. Nerededir imam hatipliler, kurslar. Okusa da işe alınmaz bunlar. Suçun şiir değil, dini yaşamak. Tayyibim nerededir bu eşitlik. Bütün sevdikleri sarhoşluk, pislik. Deniz kıyısından bizler tiksindik. Nüfus cüzdanımızda dinimiz İslam, yaşayışta dinimiz Hristiyan. İş vermezler sonra mecbur yaşaman. Böyle yapanlar askeriyeymiş derler. Oradaki erler de bizim erler. Askeriyemiz yapmaz böyle şeyler. Nerede Necmettinler, Menderesler. Şart koşmuşlar leylek gibi açmayı, sindirmişler bunlar bizim atalarımızı. Oğlanla kız okurlarsa beraber, Sokaklar atılan çocuklarla dolar. Pamukla benzin ateşte durmazlar. Şuçun şiir değil, dini yaşaman. Tayyip Allah yolunun bekçisidir. Tayyibi üzmek Allah'ı üzmektir. Sevenlerini üzmek de aynıdır. Suçun şiir değil, dini yaşaman.
183. Sayfa, `Dinsizler Gülüyor' isimli şiirden:
-Dinimi sömürüyor bu kargalar, dinsizler gülüyor bense ağlarım. Yaşanan görüntüler büyük dehşet, Türkiye'de yaşanıyor bu dehşet. Bir Allahım bizden bu zulmü def et. Dinsizler gülüyor, bense ağlarım. Din kardeşlerim size hayranım, bir hayatınız vardır buna yanarım. Gel birleşelim bu dehşeti yıkalım. Dinsizler gülüyor, bense ağlarım. Birleşmezsek kardeşlerim eğer biz. Bu Allahsızlar bırakmaz tozumuz. Gelin verelim elele biz, dinsizler gülüyor bense ağlarım.
119. Sayfa,`Erkek Kardeşim' başlıklı bölüm:
-Senin kahraman ecdadın, namusu için can verdi. Sense bunları unuttun. Karışıp kafir, Müslüman denizlerde karını soydu. Yoksa kalmadı mı arın, inan senin ecdadın böyle yatağa yatmazdı. Eğer sen böyle gidersen inan perişan olursun. Ne ukba kalır, ne devlet. Ne karın kalır ne avlat. Zaten kalmadı itaat. Gel kardeşim kendini topla. Sözde hanım giymiş şortu, görünüyor ayıp yeri. İnan ben utanıyorum, senin kalmadı mı gücün. Çıkamaz olduk sokağa. Onları görmeyeyim diye. Kadın hakkıymış güya. Biz hiç böyle hak görmedik. Erkek giymiş baştan sona, karı açmış baştan sona. Madem eşitlik var ise; onu da ört baştan sona. Hayvanı örtmüş tüyü ile, ayıp yerini kuyruğu ile. Bize vermiş en güzelini, sende örtün onun ile.
174. sayfada `Münacaat' şiirinin dördüncü kıtası:
-Soyunup sokaklara çıkanlara, arını namusunu unutanlara. Göster ya Rab, bu güzel şeriatı. Kararmış kalpleri yıka ya Rab.
175. Sayfa `Münacaat' şiiri:
-Kötülük yapanları görmeyenleri, müminlere saldıran azgınları, Atatürk'e sığınan acizleri, kararmış kalpleri yıka Ya Rab. Atatürk'ün annesi örtülü iken başı beli açıkları koruyup, başörtümüze saldıranların kararmış kalplerini yıka Ya Rab. Bunca yapılanları unutup, ana baba köpekmiş gibi kaçanı, keyiflerince yaşayanların kararmış kalplerini yıka Ya Rab.
http://www.haberanadolu.com/haberoku.asp?id=7136
korkunç....


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla







