• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
49 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    AFAKİ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2007
    Mesajlar
    1,428
    Karizma Gücü
    5

    Akıllı Tasarım [Intelligent Design] Teorisi

    Akıllı Tasarım [Intelligent Design] Teorisi

    ABD'deki devlet okullarında Darwin'in evrim teorisine alternatif olarak okutulması tartışılan Akıllı Tasarım, son 15 yıldır giderek güçlenen ve büyüyen bir teori. Gücünü de, Darwinizm'in varsayımının aksine, yaşamın hiç de rastlantı olmadığı gösteren bilimsel kanıtlardan alıyor.

    Aslında bu konudaki tartışmanın başlangıcı 150 yıl öncesine uzanıyor. Darwin'in 1859'da yayınlanan Türlerin Kökeni adlı kitabından bu yana, biyolojideki temel kuram, canlıların doğal seleksiyonun ürünü olduklarını öngören evrim kuramı oldu. 20. yüzyılda Darwinizm'e genetik ışığında getirilen yeni yorum, doğal seleksiyona bir de mutasyon mekanizmasını ekledi. Ancak bu iki mekanizmanın, yani doğal seleksiyon ve mutasyonun, canlılığın tek kaynağı olduğu yönündeki geleneksel anlayış, son yıllarda önemli eleştiriler alıyor. Pek çok bilim adamı, canlılığın sadece bu gibi amaçsız ve bilinçsiz faktörlerin ürünü olamayacağını, hayatın kökeninde "tasarlayıcı bir aklın" olduğunu savunuyorlar.

    Bu anlayış son yıllarda yeni bir teoriyi de beraberinde getirdi: "Akıllı Tasarım" (Intelligent Design) teorisi. Time dergisinin 12 Ağustos 2005 sayısının da kapak konusunu oluşturan teori, halen ABD'de ateşli bir tartışmanın odak noktası. Bilim dünyasında Akıllı Tasarım'ı kabul edenlerin sayısı artarken, bazı eyatler de teoriyi ders kitaplarına Darwinizm'in alternatifi olarak koymayı tartışıyorlar.

    Bu teori, 1990'lı yıllarda bir grup Amerikalı bilim adamı tarafından ortaya atıldı. Teorinin ilk büyük çıkışı, Pennsylvania'daki Lehigh Üniversitesi'nden biyokimya profesörü Michael J. Behe'nin "Darwin'in Kara Kutusu: Evrime Karşı Biyokimyasal Başkaldırı" adlı kitabı oldu. Behe, kitabında canlı hücresinin Darwin zamanında içeriği bilinmeyen bir "kara kutu" olduğunu, hücrenin detayları anlaşıldığında ise, burada çok kompleks bir "tasarım" bulunduğunun ortaya çıktığını anlatıyordu. Behe'ye göre, canlılardaki kompleks sistemlerin doğal seleksiyon ve mutasyonla, yani bilinçsiz mekanizmalarla ortaya çıkması imkansızdı ve bu durum hücrenin "bilinçli bir şekilde tasarlandığını" gösteriyordu. Fransız felsefe profesörü Peter van Inwogen, bu kitabın önemini şöyle vurgulamaktaydı:

    "Eğer Darwinistler bilimsel gerçeklerle dolu bu kitabı, önemsemeyerek, yanlış anlayarak veya ona gülüp geçerek karşılarlarsa, bu durum bugün Darwinizm'in bilimsel bir teori olmaktan çok bir ideoloji olduğu yönündeki gitgide yayılan şüpheler için önemli bir kanıt olacaktır."(1)
    Darwinistler Behe'ye tatminkar bir cevap veremediler. Ve Akıllı Tasarım teorisi giderek daha fazla bilim adamı tarafından savunulmaya başlandı. Bugün bu hareketin önemli isimleri arasında California Berkeley Üniversitesi'nden Philip Johnson; MIT, Chicago, Princeton Üniversiteleri'nden Willam Dembski; doktorasını Cambridge'de yapmış olan Stephen C. Meyer; Chicago Üniversitesi'nden Paul Nelson gibi isimler yer alıyor. Seattle merkezli Discovery Institute adlı bilimsel enstitünün çatısı altında bilimsel çalışmalar yürüten gruba, internet üzerinden ulaşmak mümkün. (www.discovery.org)


    İndirgenemez Komplekslik

    Akıllı tasarım teorisini savunanların en çok vurgu yaptıkları kavramlardan biri, "indirgenemez komplekslik" (irreducible complexity).

    Bu kavram, aslında Darwin tarafından ortaya konmuş bir "kıstas"a dayanıyor. Darwin, kendi teorisinin nasıl yanlışlanabileceğini Türlerin Kökeni'nde şöyle ifade etmişti:

    "Eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle kompleks bir organın oluşmasının imkansız olduğu gösterilse, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır. Ama ben böyle bir organ göremiyorum."(2)
    Darwin'in buradaki kastını iyi incelemek gerekiyor. Başta belirttiğimiz gibi, Darwinizm canlıların kökenini iki bilinçsiz doğa mekanizması ile açıklıyor: Doğal seleksiyon ve rastlantısal değişiklikler (yani mutasyonlar). Darwinist teoriye göre, bu iki mekanizma, canlı hücresinin kompleks yapısını, kompleks canlıların vücut sistemlerini, gözleri, kulakları, kanatları, akciğerleri, yarasaların sonarını ve daha milyonlarca karmaşık tasarımlı sistemi meydana getirmiş durumda.

    Ancak son derece kompleks yapılara sahip olan bu sistemler, nasıl olur da iki bilinçsiz doğal etkenin ürünü sayılabilir? İşte bu noktada Darwinizm'in başvurduğu kavram, "indirgenebilirlik" kavramı. Teori, sözkonusu sistemlerin çok daha basit hale indirgenebileceklerini ve sonra da kademe kademe gelişmiş olabilecekleri iddia ediyor. Bu kademeler sayesinde, Darwinizm'in iddiasına göre, önceden gözü olmayan bir canlı türü kusursuz bir göze sahip oluyor, önceden uçamayan bir başka tür de kanatlanıp uçar hale geliyor.

    Ancak Akıllı Tasarım teorisyenleri, bu klasik hikayede çok önemli bir yanılgı olduğunu savunuyorlar. Dikkat edilirse, Darwinist teori, bir noktadan bir başka noktaya (örneğin kanatsız canlıdan kanatlı canlıya) doğru giden aşamaların hepsinin tek tek "avantajlı" olmasını öngörüyor. A'dan Z'ye doğru gidecek bir evrim sürecinde, B, C, D... U, Ü, V ve Y gibi tüm "ara" kademelerin canlıya mutlaka avantaj sağlaması gerekiyor. Doğal seleksiyon ve mutasyonun bilinçli bir şekilde önceden hedef belirlemeleri mümkün olmadığına göre, tüm teori canlı sistemlerinin avantajlı küçük kademelere "indirgenebileceği" varsayımına dayanıyor.

    İşte Darwin bu nedenle "eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle kompleks bir organın oluşmasının imkansız olduğu gösterilse, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır" demişti.

    Akıllı Tasarım teorisyenleri, işte bu noktayı vurguluyorlar ve 20. yüzyıl biliminin, Darwin zamanında yeterince bilinmeyen pek çok "indirgenemez kompleks" yapı ortaya çıkardığını belirtiyorlar.3 Michael Behe'nin kitabında indirgenemez kompleks sistemlere verdiği ilginç örneklerden biri, bakteri kamçısı.


    Bakterinin Kamçısı

    "Kamçı" olarak Türkçe'ye çevrilen "flagella" isimli organ, bazı bakteriler tarafından sıvı bir ortamda hareket edebilmek için kullanılır. Organ, bakterinin hücre zarına tutturulmuştur ve canlı ritmik bir biçimde dalgalandırdığı bu kamçıyı bir palet gibi kullanarak dilediği yön ve hızda yüzebilir.

    Bakterilerin kamçısı, uzun zamandır biliniyordu. Ancak son 10 yıl içindeki gözlemler, bu kamçının detaylı yapısını ortaya çıkarınca bilim dünyası şaşkına döndü. Çünkü kamçının, önceden sanıldığı gibi basit bir titreşim mekanizmasıyla değil, çok karmaşık bir "organik motor" ile çalıştığı ortaya çıktı.

    Bakterinin hareketli motoru, elektrik motorlarıyla aynı mekanik özelliğe sahiptir. İki ana bölüm söz konusudur: Bir hareketli kısım (rotor) ve bir durağan kısım (stator).

    Bu organik motor, mekanik hareketler oluşturan diğer sistemlerden farklıdır. Hücre, içinde ATP molekülleri halinde saklı tutulan hazır enerjiyi kullanmaz. Bunun yerine kendine özel bir enerji kaynağı vardır: Bakteri, zarından gelen bir asit akışından aldığı enerjiyi kullanır. Motorun kendi iç yapısı ise olağanüstü derecede komplekstir. Kamçıyı oluşturan yaklaşık 240 ayrı protein vardır. Bunlar kusursuz bir mekanik tasarımla yerlerine yerleştirilmiştir. Bilim adamları kamçıyı oluşturan bu proteinlerin, motoru kapatıp açacak sinyalleri gönderdiklerini, atom boyutunda harekete imkan sağlayan mafsallar oluşturduklarını ya da kırbacı hücre zarına bağlayan proteinleri hareketlendirdiklerini belirlemişlerdir. Motorun işleyişini basitleştirerek anlatmak amacıyla yapılan modellemeler bile, sistemin karmaşıklığının anlaşılması için yeterlidir.

    Bakteri kamçısını kitabında detaylı olarak anlatan Michael J. Behe, sadece bu kompleks yapısının dahi, evrimi "yıkmak" için yeterli olduğunu savunmaktadır.(4) Çünkü kamçı hiç bir şekilde basite indirgenemeyecek bir yapıdadır. Kamçıyı oluşturan moleküler parçaların tek bir tanesi bile olmasa, kamçı çalışmaz ve dolayısıyla bakteriye hiç bir faydası olmaz. Bakteri kamçısının ilk var olduğu andan itibaren eksiksiz olması gerekmektedir. Bu gerçek karşısında evrim teorisinin "kademe kademe gelişim" modeli anlamsızlaşmaktadır.


    Tasarım Nasıl Belirlenebilir?

    Bakteri kamçısı kuşkusuz Akıll Tasarım savunucularının tek örneği değil. Behe kitabında daha pek çok "indirgenemez kompleks" yapının örneğini veriyor. Sadece Behe'nin kitabında değil, Akıllı Tasarım'ı savunan pek çok biyolog tarafından yayınlanan kitaplarda ve bilimsel makalelerde, evrimin "kör" mekanizmalarının açıklayamadığı kompleks tasarımlara dair sayısız örnek var: İnsan gözünün anatomisi, retina hücrelerindeki karmaşık biyokimyasal düzenek, DNA replikasyonunda görev yapan enzimler (5), insanın diz ekleminin tasarımı veya "tek yönlü ve daimi nefes akışı" sağlayan özgün kuş akciğeri (7) gibi.

    Akıllı Tasarım teorisyenleri, bu yapıların hiç birinin "doğal mekanizmalarla" oluşmuş olamayacağını, mutlaka bilinçli bir düzenlemenin ürünü olduğunu savunuyorlar. Peki bir yapının tasarım ürünü olduğu nasıl anlaşılıyor? William Dembski The Design Inference: Eliminating Chance through Small Probabilities (Dizayn Çıkarımı: Küçük Olasılıklar Yoluyla Şans Faktörünü Elimine Etmek) adlı kitabında bu soruyu cevaplıyor.(8)

    Dembski'ye göre, doğada var olup da doğal faktörlerle ortaya çıkma olasılığı aşırı derecede küçük olan yapılar, bilinçli bir tasarımın bilimsel kanıtını oluşturuyor. Örneğin fonksiyonel bir protein molekülünün, doğadaki 20 farklı aminoasitin rastlantısal biraraya gelmesiyle oluşma ihtimali, matematikte "imkansız"ın başladığı nokta sayılan 10 üzeri 50'de 1'den bile çok çok daha (trilyarlar kere trilyarlarca kat) küçük. Bu durum, proteinin rastlantısal bir sürecin ürünü olmadığını, "tasarlanmış" bir yapı olduğunu gösteriyor.

    Daha kolay anlaşılır bir örnek ise şöyle: Balta girmemiş bir ormanda bir heykele rastlarsanız, bundan çıkardığınız sonuç ne olur? Doğal faktörlerin bu heykeli oluşturmuş olmaları ihtimali çok çok küçük olduğu (yani böyle bir alternatif "imkansız" olduğu) için, heykelin tasarlanmış olduğu sonucuna varırsınız. Akıllı Tasarım teorisyenleri, canlıların kompleks mekanizmalarının, bir ormanda bulunan heykelden çok daha açık birer "tasarım kanıtı" olduğunu savunuyorlar.


    Bilim İçin Bir Dönüm Noktası

    Kuşkusuz Akıllı Tasarım konusundaki bu çalışmalar, önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor: Tasarımcı kim? Canlıları dizayn eden bilinç, kimin bilinci?

    Akıllı Tasarım teorisyenleri, bu sorunun cevabının, bilimin alanı dışında kaldığını belirtiyorlar. Onlara göre bilimin yaşamın kökeni hakkında varabileceği sonuç, canlılığın tasarlanmış olduğunu tespit etmekten ibaret. Yani, bu tasarımın sahibi kim, amacı nedir gibi soruların, kendi alanlarından çıkıp dinin veya felsefenin ilgi alanına girdiğini düşünüyorlar. Profesör Philip Johnson'a göre, "herkes bu sorulara kendi inançlarına ve düşüncelerine göre cevap arayabilir, ama önemli olan bilimin, hayatı amaçsız bir rastlantılar zinciri olarak gören Darwinist teoriyi reddediyor olması."(9)

    Akılı Tasarım teorisi, hem bilim dünyasını hem de toplumu derinden etkileyeceğe benziyor. William Dembski, teoriyi yeni bir bilimsel devrim olarak niteliyor. Nitekim son 10 yılda ABD'de büyük bir Akıllı Tasarım fırtınası esiyor. Teorinin Behe, Johnson, Dembski gibi öncüleri, ABD'nin saygın üniversitelerinde bilimsel konferanslarda söz alıyor, Darwinist bilim adamlarıyla tartışmalara katılıyor ve teorinin her geçen gün daha fazla yayılması için çalışıyorlar. Darwinistler ise, her ne kadar teoriyi çeşitli suçlama ve saldırılarla diskalifiye etmeye çalışsalar da, bunun 150 yıldır karşılaştıkları en ciddi bilimsel meydan okuma olduğunda birleşiyorlar.

    Akılı Tasarım teorisinin en önemli mesajı, tüm doğayı "planlanmamış, amaçlanmamış bir rastlantılar yığını" olarak gören ortodoks biyoloji anlayışının geçersiz olduğunu savunması. Michael Behe, bu yeni anlayışın bilim dünyası tarafından kabullenilmesinin kolay olmadığını, ancak zaten hiç bir bilimsel devrimin kolay gerçekleşmediğini belirtiyor:

    "Hayatın üstün bir akıl tarafından tasarlanmış olduğu anlayışı, hayatı basit doğa kanunlarının bir sonucu olarak algılamaya alışkın bizlerde bir şok etkisi yaratmış durumda. Ama diğer yüzyıllar da benzer şokları yaşamışlardı ve şoklardan kaçmak için bir neden de yok."(10)
    Bilim dünyası bu "şok"u kabullenecek mi, bunu zaman gösterecek.


    NOTLAR
    1) Michael Behe, Darwin's Black Box, New York, The Free Press, 1996
    2) Charles Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press, 1964, s. 189
    3) Ayrıca bkz. Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis. London: Burnett Books, 1985, ss. 199-220
    4) Michael Behe, Darwin's Black Box, The Free Press, New York, 1996, s. 69-73
    5) Stephen C. Meyer, "Word Games: DNA, Design and Intelligence", Signs of Intelligence, (ed. William Dembski James Kushiner), 2001, Brazos Press, ss. 102-117
    6) Stuart Burgess "Critical Characteristics and the Irreducible Knee Joint", 1999, http://www.trueorigin.org/knee.htm
    7) Michael J. Denton,. Nature's Destiny. Free Press. New York. 1998, s. 361
    8) William Dembski, The Design Inference: Eliminating Chance through Small Probabilities, Cambridge University Press, 1998
    9) Phillip Johnson, The Wedge of Truth, Splitting the Foundations of Naturalism, InterVarsity Press, 2000, s. 23
    10) Michael Behe, Darwin's Black Box, New York, The Free Press, 1996, s. 252-53


    MUSTAFA AKYOL

    ‘‘... “Çağdışılık” ithamı, iftiraların en alçakçası, en abesi. Çağdaşlaşmak neden Hristiyan Batı’nın putlarına perestiş olsun.’’

    Cemil Meriç

  2. #2
    Misafir paramex adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-02-2005
    Mesajlar
    5,732
    Karizma Gücü
    0
    Bu bilimsel bir konu değildir.. Din bölümüne taşındı....

  3. #3
    SeRKaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    5,379
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Bu bilimsel bir konu değildir.. Din bölümüne taşındı....
    Hocam saçmaladın şimdi.Bilimsel verilerle birşeyler verilmek istenmiş.Bilimin(bir zamanlar) ciddi ciddi tartıştığı bir konu.
    http://www.turkforum.net/showthread.php?t=754481
    Burada da konusu var zaten..

  4. #4
    Misafir paramex adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-02-2005
    Mesajlar
    5,732
    Karizma Gücü
    0
    Bilimsel bir Teori veya hipotezin kanıtları bilinmeyen ve sonucu ise baştan çözümsüzlük (bilinmeyen) ise o bir bilimsel konu değildir..

    3+5=Tanrı

    şeklinde bir sonuç çıkıyorsa bunu bilim bölümünde tutamayacağımız gibi bu konuyu da bilimsel icatlar teoriler ve teknoloji içinde tartışamayacağımız açık.. Konu bu bölüme uygundur..

  5. #5
    SeRKaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    5,379
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Paramex Akıllı tasarım Evrimin önüne cok ciddi sorular koymuştur.Evrim bu sorunları tartışmıştır zamanında.Üstelik bilimsel olarak.4*4=TANRI demeden.
    Bilimsel bir yönü olduğu açık,ne kadar tabanı muhazafakarlardan olsa da..
    İtirazım geçersizse genel şikayet bölümünde konuyu gündeme taşıyacağım.

  6. #6
    Misafir paramex adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-02-2005
    Mesajlar
    5,732
    Karizma Gücü
    0
    Eldeki veriler bilimsel ancak sonuç dinsel.. Bilimsel olduğu iddia edilen bir tez veya teori reel bir çözümü amaçlar.. Bir başka teorinin verilerini kullanarak tanrıya ulaşmak amaç olamaz...

    Konu evrim teorisi içerisinde tartışılabilir hatta ayrı bir topicte evrim karşıtı düşünce olarak da bilimsel açıdan tartışılabilir ancak bu haliyle bilimsel teori ismi (ve teması) altında bilim bölümünde tartışılamaz.. Bunun sakıncalarını gördük forum içerisinde.. Bilim bölümünde gözün yapısı tartışılabilir.. Koni hücreleri, retinanın yapısı, görme sinirleri, yapı ve fonksiyonları, işleyişi, vs.. Ancak tüm bunlar yazıldıktan sonra gözün bu muhteşem fizyolojik ve anatomik yapısı şüphesiz ki Allaha mahsustur, o yaratandır, o birdir, doğmamış doğrulmamıştır şeklinde sonuçlanamaz.. Bilim bölümünde buna müsaade edilmez en azından.. Yazılan sözde teorinin bundan veya bir dini hedef içeren bilimsel belgeselden farkı yoktur.. Ve işte aslanlar çiftleşiyor, bu bilinç şüphesiz ki Allah tarafından….. şeklinde belgeseller ne kadar bilimsel nitelik taşıyorsa yazılan bilimsel olmayan teori de o derece bilimsellik taşıyordur.. Bilim bölümünde harun yahya sitesi görünümü istemiyorum işin özü bu...

    Şikayet bölümüne veya istediğiniz herhangi bir bölüme konuyu taşıyabilirsiniz.. Ayrıca konudan iki yere birden açılmış olması sebebiyle sanırım konuyu da silmek yerinde olur.. Bölüm idarecisi arkadaşlar ilgilenebilir...

  7. #7
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı SeRKaN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Paramex Akıllı tasarım Evrimin önüne cok ciddi sorular koymuştur.Evrim bu sorunları tartışmıştır zamanında.Üstelik bilimsel olarak.4*4=TANRI demeden.
    Bilimsel bir yönü olduğu açık,ne kadar tabanı muhazafakarlardan olsa da..
    İtirazım geçersizse genel şikayet bölümünde konuyu gündeme taşıyacağım.
    Sana göre bu akıllı tasarım denen şey bilimsel bir teori midir?Evet ise neden?
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

  8. #8
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Konu buraya uygundur.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  9. #9
    ÇaĞaTaY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-05-2007
    Mesajlar
    7,653
    Karizma Gücü
    7
    Tamam da , bu Darwinizm teoremine karşıt olarak öne sürülmemiş midir ? Bilimsel veriler sunulmuştur. Sonucu ne olursa/ne çıkarsa çıksın ? Sonucunu sen farklı değerlendirirsin , olur biter. Bu kadarı da yapamıyor musun ?
    Bilimsellikten uzak addedenler , Bilim'i " Darwinism " den ibaret mi sanıyorlardır ? Karşıt teoremlerin Bilimsel olarak değer verilmemesinin tuhaf bir uygulama olduğunu belirteyim , lutfen konu muallak kalmasın.
    Eeee , Bilimsel olması gayet tabii olamaz mı ?


    Bence de ;

    Bilimsel , güzel bir konu olmuş. İçerik gayet hoş , dokuları güzel biçim de işlenmiş. Geniş yelpazede bulunması ise ayrı bir hava katmış.


    Saygılar..
    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/logoyeni2.gif

    TEK ÖLÜMSÜZ BİZ ,
    SİZ İSE GEÇİCİSİNİZ !


  10. #10
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı ÇaĞaTaY tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tamam da , bu Darwinizm teoremine karşıt olarak öne sürülmemiş midir ? Bilimsel veriler sunulmuştur. Sonucu ne olursa/ne çıkarsa çıksın ? Sonucunu sen farklı değerlendirirsin , olur biter. Bu kadarı da yapamıyor musun ?
    Bilimsellikten uzak addedenler , Bilim'i " Darwinism " den ibaret mi sanıyorlardır ? Karşıt teoremlerin Bilimsel olarak değer verilmemesinin tuhaf bir uygulama olduğunu belirteyim , lutfen konu muallak kalmasın.
    Eeee , Bilimsel olması gayet tabii olamaz mı ?


    Bence de ;

    Bilimsel , güzel bir konu olmuş. İçerik gayet hoş , dokuları güzel biçim de işlenmiş. Geniş yelpazede bulunması ise ayrı bir hava katmış.


    Saygılar..

    Bir konunun bilimsel olup-olmaması senin,benim,onun öznel kriterlerinin dışında, objektif kriterler ile(yine bilimsel olarak yani) belirlenir.Bu bakımdan akıllı tasarım konusu bilimsel değildir.Kaldı ki konunun açıldığı yer bilim ve teknoloji haberleri.Konu ne bilimsel, ne de habersel nitelikte değil.
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •