• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-11-2008
    Mesajlar
    105
    Karizma Gücü
    0

    Özür Dileriz (!)-Prof. Baskın Oran(Radikal 2)

    Evet, birçoğunuzu huzursuz ettik, özür dileriz. Çünkü bayramın hemen ardından internette imzaya açılacak şu metni hazırladık:

    “1915'de Osmanlı Ermenileri"nin maruz kaldığı Büyük Felâket"e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”

    Gelen hakaret ve/veya tehdit mesajlarıyla bayramdan sonra mahkemelerimiz ilgilenecek. Bu meselenin Ermenilik veya Türklük değil, İnsanlık meselesi olduğunu anlamayanlar da ilgim dışı. “Fwd” tuşuna basıp yollanan maket mesaj şöyle diyor: “Gerçekten bir "Türk" olarak atalarımıza, vatandaşlarımıza yapılan bu katliamları görmezden gelen vicdanlarınız rahat mı?” Bir başkası aynen: “[Öldürülen Türklerle] bir kan bağınız olduğunuda unutmayınız.” Bu zihniyetin kısa vadede onması mümkün değil.

    Onun için bendeniz bu yazıyı temelde bir vicdan taşıyan insanların duyduğu huzursuzlukla ilgili olarak yazdım sadece: “Kabul ediyorum, 1915"te üzücü olaylar yaşanmıştır ama bu tek taraflı değildir. Soykırım hiç değildir. Eğer karşılıklı özür dilenecek ise ben varım.”

    Bir diğeri: “Soykırım demekten vazgeçsinler, elin şusu busu meseleden elini çeksin, ben o zaman zorunlu tehcir için Ermeni kardeşlerimden her platformda özür dilerim. Ermeni olayları bir "genocide" değildir, üzüntü verecek katliamlardır. Olmadı mı, oldu. Ama bize de oldu.”

    Ermeniler de Müslümanları öldürdü

    Temelde doğru. Ben bunu Taşnak yayınlarına (Armenian Weekly, Asbarez, vd.) Temmuz 2008"de verdiğim röportajda söyledim (ayrıca bkz. Radikal, 17-20 Ağ. 2008). Tabii, ne ölçüde “karşılıklı” olduğu biraz tartışmalı. Bu tartışmaya önce “toplu öldürme” kavramını tahlille başlayalım. Dünya yüzünde bu 3 temel biçimde olmuştur:

    Durum I: Bir devlet içindeki farklı gruplar/halklar birbirini öldürür. Üzücü olmakla birlikte bu durum izah edilebilir bir durumdur.

    Durum II: Bir devletin halkı yabancı bir devlet tarafından öldürülür. Bu da izah edilebilir bir durumdur ve normalde “savaş” adı altında vuku bulur.

    Durum III: Bir devlet kendi azınlık grubunu/halkını bizzat öldürür veya öldürülmesine göz yumar. İşte bunun izah edilebilecek tarafı olamaz. Çünkü Devlet denilen kurumun tek bir varlık nedeni vardır: Vatandaşını ölümden korumak.

    Şimdi devam edelim. Azınlık Ermenilerin de çoğunluk Müslümanları/Türkleri öldürdüğü görüldü. 3 farklı dönemde:

    1) 19. yüzyılın son çeyreğinde. Şöyle: 1806-1847 arası isyan eden Kürt beylikleri dağıtılınca muazzam bir otorite boşluğu doğdu. Kabak, doğrudan Doğu Anadolu Ermenilerinin başına patladı: O zamana kadar her yıl altın yumurta (haraç) toplamakla yetinen beyler yok olunca Kürtler tavuğu kestiler yani bölge ekonomisinin yegâne direği Ermenileri yağmalamaya ve öldürmeye başladılar. 93 Harbi"nin azdırdığı “Gâvur"un malı helâldir” ortamında bu yağmaya bir de Şeyh Şamil"in 1859"da Rusya"ya yenilmesinin ardından Anadolu"ya perperişan gelen Kafkas mültecileri katılacaktır.

    Devlet oralı olmadı çünkü zaten 1839 Tanzimat"ın gayrimüslimleri eşit ilan etmesinin büyük tepki yarattığı bir ortamda Müslüman"a karşı gayrimüslim"in haklarını savunacak değildi. Tuzu kuru İstanbul Ermenileri ve Patrikhane de kulaklarını tıkadılar.

    Sonunda, D. Anadolu Ermenileri canlarının çaresine silahlanarak baktılar. İlk Müslüman öldürmesi budur. Yani, Durum I. Tabii, devlet baskısı altındaki bir gayrimüslim azınlık, Halife"nin yönettiği Devlet desteğindeki Müslüman çoğunluk"u ne kadar öldürebilirse, o kadar. Bunun ne kadar “mukatele”, yani “karşılıklı” olduğunun takdiri size ait. Ama en hafif yorum herhalde şu: “Millet-i Sadıka” durup dururken patlamadı.

    Dahası, Devlet bu çatışmayı engellemediği oranda, Emperyalizm enfes bir müdahale olanağı yakaladı. Olay bundan sonra Durum I"den derhal Durum III"e dönüşecektir, çünkü kendi sebep olduğu Batı müdahalesinden ürken Abdülhamit, Kürtleri Hamidiye Alayları adıyla Doğu Ermeni köyleri üzerine gönderecektir. Aynen, 5 Numaralı Diyarbakır Askerî Cezaevi"nin yarattığı PKK"ya karşı devreye sokulan Hizbullah ve Köy Korucuları gibi.

    2) Birinci Dünya Savaşının sonunda. 1915 yapılıp bitirilmiş, Anadolu Ermenilerden “temizlenmiş”tir. Ermenistan Ermenileri intikama girişirler: Durum II. Kazım Karabekir Paşa hemen müdahale edecektir.

    3) 1973-1985. ASALA 43 Türk diplomatını katleder. Amacı, unutulmuş 1915"e dikkatleri çekmektir. Çeker de. Türkiye başta, herkes 1915"i ilk defa öğrenir.

    Gelelim 1915"e

    1915 ise tam tamına bir Durum III. Bu nedenle de rezaletin son perdesi. “Ruslara yardım etmemeleri, orduyu arkadan vurmamaları için cepheyi temizledik” diye kendimizi aldatmayalım hiç. Kastamonu ve Bursa da mı Rus cephesiydi? Ya Tekirdağ ve Edirne? İttihat-Terakki"nin Derin Devlet"i olan Teşkilat-ı Mahsusa"nın katilleri Ermeni vatandaşlarını Trakya"dan bile kaldırıp Suriye çöllerine yani savaş cephesine sürdü.

    Kadın ve çocuklar da mı orduyu arkadan vuruyordu? Birkaç bin komitacıyı vurmak yerine Anadolu"nun 1,5 milyon Ermenisi etnik-dinsel temizliğe uğratıldı. Bırakın öldürüldüler mi yoksa yolda soğuktan mı öldüler"i. Tek şeye bakın: Anadolu"nun bu otokton (yerli) insanları elli beş bin kişi kaldı bugün. Gerisi Almanya"ya çalışmaya mı gitti? Bütün dünya biliyor bunları, bir tek biz duymak istemiyoruz.

    Geçen gün Ankara"daki diplomatik çevrelerde laf arasında duydum: “Yargıçlarınızı AB hukuk uygulamasını incelemek için davet ettik, pasaportları olmadığını öğrendik”. Çoğu hiç yurt dışına çıkmamışlar. Özellikle merak ediyorum epostayla bana siyaset bilimi öğreten “gençler” acaba hiç yurt dışına gittiler mi. Orada hiç Ermenilerle konuştular mı. Yoksa her şeyi Türkiye"de “tahsil” alarak öğrenme sonucu mu “biliyor”lar. Hey gidi, “Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür” diyen Sakallı Celal.

    Ermenilerle konuşsalar; dedeleri nereden sürülmüşse oranın köylü Türkçesini kullandıkları gerçeği dışında, bu insanlarda 2 şey onları şoke edecektir: 1) Türk devletinin İNKÂRI onların ulusal kimliğinin tek belkemiğidir; 2) Sırf bu İNKÂR yüzünden “Soykırım” kelimesi onların tek tatmin biçimidir.

    Onun içindir ki şimdi diasporanın şahin olanları bizim bu “Özür” işinden pek hoşnut değil. Hatta, bir biçimde sabote etmek isteyenleri de çıkabilir. Çünkü bir kere, Türkiye insanına “Senin deden Nazi"ydi!”den başka hiçbir şey söylemeyen “soykırım”ı kullanmıyoruz, bu kelimenin büyük PR (halkla ilişkiler) kolaylığı sağladığını keşfetme öncesinde Ermenilerin kullandığı “Metz Yeğern”i (Büyük Felaket) kullanıyoruz. İkincisi, 1915 rezaleti inkâr edilmeyince Ermenilerin tahrik edilme katsayısı düşüyor. Fakat bizim derdimiz değil bütün bunlar. Bunları söyleyişimin tek sebebi, bizdeki “tahsil” almışların ne yapmakta olduklarını kendilerine göstermek.

    Bizim derdimiz, sabah kalkınca aynaya bakabilmek. 85 yıl geç kalmış bir işi artık başlatmak. Devlet"in Ermenistan"la nihayet normal ilişkiye geçme sürecine paralel olarak Ulus"un 85 yıllık “tahsil” yüzünden düştüğü bu vaziyeti sona erdirmek. Geçmişimizle nihayet yüzleşerek özgürleşmek.

    Çünkü kendi geçmişimle yüzleşmeden ben başkalarına hesap soramam. Ancak bundan sonra sorabilirim diasporanın şahinlerine: “Niçin Ermeni komitacıların D. Anadolu"da yaptıklarını kendi halkınızdan sakladınız?” Çünkü benim o röportaj çıkınca mektuplar geldi: “[Yüzyılın son çeyreğinde] Ermenilerin Türkleri öldürdüğüne dair hiçbir örnek hatırlayamıyorum. Bu vaatler ve sözlerle dolu bir dönemdi. En başta, birilerini öldürebilmeleri için silahlanmaları lazımdı ve silah falan taşımıyorlardı.” (Radikal, 19.08.08). Ulusalcı kardeşlerim, gördünüz mü milliyetçinin “bilmesi” nasıl bir şey? Gördünüz mü “tahsil”i? Gördünüz mü kendinizi Ermeni aynasında?

    Özür Kültürü"nü yerleştirmek zordur

    İşimiz çok zor. Çünkü “Müslüman mahallesinde salyangoz” satıyoruz. Öyle bir mahalle ki, her şeyden önce “Özür Dileme Kültürü” yok; sadece “Otomatik Savunmaya Geçme Kültürü” var. Sen otururken gelir ayağını ezer, bırakın özür dilemeyi, hayretle baktın diye bir de suratına dik dik bakar. Asansöre girer, bırakın günaydın demeyi, yüzünüze bakmaz ve çıkacağı kata kadar da mecburen havaları seyreder.

    Böyle bir mahallede “Özür Diliyoruz”. Ankara"ya kaçan 1915"in Muhacirin Umum Müdürü Şükrü Kaya"yı dahiliye vekili, Tehcir"in ünlü Bitlis ve Halep valisi Abdülhalik Renda"yı TBMM reisi yapmış bir ülkede. Talat Paşa"nın adını en geniş bulvarlara vermiş ülkede. “Anadolu sermayesi”nin Ermeni mallarına konarak oluştuğu bir ülkede. Kurtuluş Savaşı"na bu malları geri vermemek için katılan aşiretlerin ülkesinde. Millet-i Hakime zihniyetinin gayrimüslimleri hâlâ ikinci sınıf hatta tehlikeli saydığı ve hâlâ öldürdüğü bir ülkede. Nihayet, ASALA cinayetlerine kadar bütün bunlardan tek kelime duymamış ülke burası. Aynen, PKK saldırılarının 1984"te başlamasına kadar Kürt sorununu duymadığı gibi.

    Oysa, farkında mısınız, Özür Dileme Çağı geldi: İspanya"da savcı, Franco dönemini soruşturmaya başladı (Bianet, 17.10.08). ABD Kongresi, 1908"de kazandığı ağırsıklet şampiyonluğu ırk yasaları yüzünden geri alınan Siyah boksör Jack Johnson"dan özür dileme tasarısı hazırladı (Taraf, 29.09.08). İngiliz Kilisesi Darwin"den özür diledi (Radikal, 16.09.08). İtalya, 1911-47 arasındaki sömürgecilik için Libya"dan özür diledi (Radikal, 31.08.08). Kanada, 1990"lara kadar süren asimilasyon politikası için Yerlilerden özür diledi (Radikal, 13.06.08). Avustralya"da yeni hükümet Aborijinlerden özür diledi (Radikal, 14.02.08). Hatta İsrail Cumhurbaşkanı Peres, 1956"da katliam yapılan Arap köyü Kfar Kasem"e kurban bayramında giderek özür diledi (Milliyet, 23.12.07). Yahu, bizde bile Adalet Bakanı Şahin, Engin Ceber"in ailesinden devlet adına özür diledi (Radikal, 15.10.08).

    18 Kasım"da Fransa"da Millet Meclisi Başkanı B. Accoyer tarihe karışmamak gerektiğini ilan etti. Le Monde"da “Tarihe Özgürlük” isteyen Blois Çağrısı 43 ülkeden 900 imzayla tam sayfa yayınlandı (28.11.08). Bu çağrıyı imzalayarak Fransa ve İsviçre gibi devletlerin 1915 konusunda resmî ahkâm kesmesini protesto ettim. Yabancıların ne yaptığına karıştıktan sonra, müsaade edin de kendi ülkemde yapılmış etnik-dinsel temizliğin 85 yıllık inkârının farkına bu kadar geç varmaktan dolayı olsun kendi payıma bir ÖZÜR dileyeyim vatandaşlarımın torunlarından. Şu sayede ki, benim bazıları kadar “tahsil”im yok, bin şükür.

    Osmanlı"nın alfabesini bile reddeden bu ülke Osmanlı"nın bu en büyük günahına sahip çıkmasın artık. Yetti.


    http://www.medyaironik.com/news_detail.php?id=1998


    Baskın Hoca'ya katılmamak elde degil.Ülkenin böyle çagdaş,demokrat akılcı insanlara ihtiyacı var

  2. #2
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Özür dileyecek en son millet biziz.

    Biz HAİN değiliz.

    Biz sömürgeci devletlerin kucağına oturup, devlet içinde devlet haritaları çizmedik.

    Biz, "Batılı bizi sömüremiyor, bizi yönetemiyor, Osmanlı engelliyor(!)" diye onlarca kez isyan etmedik.




    Tehcirin amacını, ERMENİYİ SAVAŞ BÖLGESİNDEN SÜRMEK diye gösterirsen; "Suriye'ye gönderildiler, orada savaş alanıydı, yok olmaları istendi" diye bitaraflarınızdan uydurursunuz.


    "Özür diliyorum, adam oldum"

    Sizden hiçbir bok olmaz. Neden BÜYÜK ERMENİSTAN için isyan eden Ermeniler'den bahsetmediniz?

    Asala'nın amacı 1915'e dikkat çekmekmiş. 43 diplomatımızı öldürmüş. "Aferim" diyecekler utanmasalar. Türk evlatları sahipsiz zaten.!



    Özür dilemiyorum. Özür dilemesinler.


    İhanetin bedeli... Kesinlikle soykırım değil. TKK, o kadar belge, o kadar açıklama yaptı.

    Baktılar olmuyor, TARİH YALAN SÖYLEMİYOR...

    Aydınlar(!) çıktı; "Biz özür diliyoruz, insanız." dedi.. Dilemiyorsan da; "hayvansın" manasına gelen böyle saçma birşeyin peşine düştüler.

    Yürüyün gidin...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  3. #3
    eagle^ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-07-2008
    Mesajlar
    1,931
    Karizma Gücü
    4
    Özür dileyen en büyük şerefsizdir.
    Time to go...

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Bu durumu azıcık vicdanınız varsa özrünüzü dileyin gibi bir duruma getirmek ne manaya geliyor anlayamadım.Bu konuda rahatsızlık duyan kişi gitsin kendi özrünü dilesin.
    ....

  5. #5
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Diyor ya, "Müslüman mahallesinde salyangoz satıyoruz" diye...

    Satacak işi o onun...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  6. #6
    *ada* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-07-2007
    Mesajlar
    1,692
    Karizma Gücü
    0
    Amaç bellii,yavaş yavaş empoze etmek bu soykırım hadisesini konuya tam malik olmayan insanların beynine...Baskın Oran kimdir...Kimin tarafında yer almaktadır..Bu Propagandasını kime hizmet yapmak adına başlatmıştır..Konudan önce konuyu gündeme taşıyan bu sahsiyeti irdelemek gerekmektedir inancındayım..Soykırım olmamıştır..Bununda ardında Amerika var velhasıl..O zaman sormak lazım onlara VİETNAMDA yaptıkları neydi peki..?



    Türkiye, Atatürk'ü Allaha borçlusun.
    Geri kalan her şeyi de Atatürk'e

    ______________
    TF-BeşiktAŞK
    _________________________

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    285
    Karizma Gücü
    0
    Yorum yazanlardan kaçı bu yazının tamamını okudu acaba.

    Çünkü hiçbir yazılan yorum, Baskın Oran'ın yazısının 1 tek cümlesine bile cevap vermiyor.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Özür dileriz Atam...
    2005 Konuları bölümünde GöKBöRü tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 13.11.05, 00:53

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •