Benim korkum; fıkıh ve tefsir kitaplarını kıyaslayacak ne Kuran'ı Kerim Arapça'sı var ne zamanım... Ama dinin farklı yorumlandığını pratik olarak İslam Dünyasında görmekteyiz. Aklıma ilk gelen örneklerden RECM ve kol kesmelerin dini sebebi ne olursa olsun şahsen ceza bedelini vücuda ödetilmesini anlayamıyorım?! Tabi ki RECM gibi birçok suçun cezası olmalı ama tecavüz etti diye hadım edilmemeli!... Ağır hapis ölüm hariç ne ise o olmalı... Tıp artık ilerledi, yarın tecavüz geni bulunsa ve dolayısıyla tedavisi de çıkarsa suçluları aşılayıp şartlı tahlil edilse yine eski kanunlar geçerli olacak mı? Vicdanlarımız rahat olacak mı? Öldürerek sorunlar çözüldü mü?... Tecavüzler RECM ler maalesef her zaman var tedavi için çözüm bulunmadığı sürece bu dini cezalarla bir yere varamayız!...
RECM ve tecavüz olayları aslında beyinde olup biten bir şey... Islah edilecek bir çözüm yoksa toplumdan uzak tutulur mesela, hapis gibi… Ölüm cezası mağdurlara aslında refah getirmiyor ki!… Sebebi her ne olursa olsun insan öldürmek İslam Dini'ne ters değil mi? Buları dile getirdim diye Kutsal Kitabımız ı değiştirmiş mi oluyorum? ... Zaten kötü olan her türlü eylemler devam etmekte!...
Aslında bir dini yozlaştırmanın en müsait ortamı İslamiyet'i anadilinde konuş

mamaktır. Türkiye gibi ülkelerde bu mümkün de değil...
3-5 namaz süresini Arapça olarak bilsek yeter diyorsun! Yani namazda azıcıktır diye anadil de okunmasın mı?. Olay az olması yada çok olması değil ki!?
Kendini bilen aydınlar yabancı dillerini hiçbir zaman anadillerinden daha fazla öğrenmiyor veya çabalamazlar! Yabancı dil bir araçtır, yaşam biçimi değildir. Yani yabancı dil en yagını mesela İngilizce ise bu mecburiyettendir… En yeni bilgiyi genelde yabancı dilerden öğreniriz, bu da genelde İngilizcedir… Arapça da bu manada bilgiyi almak için kullanırız, ama Arapça ile namazımızı kılmamalıyız... İnsan olmanın, medeni olmanın doğruyu bulmanın, huzuru bulmanın yolu en iyi, en verimlisi ANADİL den geçer. Güvenirliği mutabık olunmuş her türlü eseri önce anadilimde daha çabuk ve doğru anlarım.
Haşa Kuran’ı Kerim değiştirilmesine gerek yok ki?! İslam Alimlerin olası hatalarını denetleyen, dinamik ve gecikmeksizin her türlü eserlerini dünya dillerindeki çevirileri basılmadan önce kontrolden geçiriliyor mu? Yada bu kişiler de sonuçta insan değimli kasıtlı veya kasıtsız hata yapma ihtimalleri olmaz mı?...
Alimlerin, günümüz dünyasındaki sosyolojik gelişmelere karşı yetersiz kalan konuları örnekleriyle derleyip yazmak için biraz zamana ihtiyacım var… (önümüzdeki hafta sonu olabilir…)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Malum Diyanet gibi bir devlet kurumu vardır. Aslında Diyanet bu topraklarda yaşanan tüm dinleri ve mezheplerini kucaklamalıyken öyle değildir! Sadece İslam'a yöneliktir… Bu da yanlış!…
Bence imamların Devlet memuru olup ta maaş alması Laiklik ilkesine aykırıdır. Devletinden maaş alan devletin hükümetin propagandasını yapmasını doğru bulmuyorum… Şık değil… Aklıma şimdi gelmiyor ama imamların devletten bağımsız halktan maddi de destek alan bir tür kapsamlı bir dini vakıftan maaşlarını alsın sonra özgürce yorumlarını yapsınlar… Hukukta nasıl güçler ayrılı var ( yasama, yürütme ve yargı) birbirlerine müdahale etmesi kanunen yasak… Din işlerinde de devlet imamları memurluktan çıkartmalıdır. Diyanet bağımsızlaşmalıdır. Ama bunları yapabilmek içinse toplum olarak dünyevi çıkarların had safhada olduğu günümüz Türkiyesinde bu çok zordur… Bir ütopyadan öte olamaz biliyorum... Bence ideal olan buna yakın olsa gerek… Sizlerin de düşüncelerini nelerdir birlikte beyin fırtınası yapalım…
Tarafçı bir zihniyetle cevap vermeyelim, gerekçeleriyle yorumlarsanız sevinirim
