• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-08-2008
    Mesajlar
    1,945
    Karizma Gücü
    0

    19 Aralık katliamı protesto edildi

    19 Aralık 2000 yılında 20 hapishaneye eş zamanlı olarak gerçekleştirilen ve 28 sol-devrimci tutuklu-hükümlünün yaşamına mal olan "Hayata dönüş" katliamı, kapanan Bayrampaşa Hapishanesi önünde bugün İHD ve TAYAD üyeleri tarafından protesto edildi.
    19 Aralık Katliamı'na ilişkin eski Bayrampaşa Hapishanesi önünde yapılan ilk açıklama İHD İstanbul Şubesi tarafından gerçekleştirildi. İHD'liler, katliamda Bayrampaşa Hapishanesi'nde yaşamını yitiren 12 tutsağın fotoğrafları ile "19 Aralık katliamını unutmadık, unutturmayacağız" yazılı pankart açtı. İHD'liler sık sık "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" sloganları attı.

    Basın açıklamasını okuyan İHD MYK üyesi Rıza Dalkılıç okudu. "Hayata dönüş operasyonu" adı verilen saldırıda onlarca tutsağın yaşamını yitirdiğini yüzlerce tutuklu ve hükümlünün yaralandığını söyleyen Dalkılıç, ölüm orucu eyleminde de 122 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

    Dalkılıç, hapishanelerde yıllardır devam eden hak gasplarının giderek ağırlaştığına vurgu yaptı. "Cezavleri o kadar sivil denetimden ve hukuksal denetimden uzaktır ki 2008 yılının ilk dokuz ayında cezaevlerinde 238 kişi işkence görmüş, 11 aylık dönemde 36 insan yaşamını yitirmiştir. Ayrıca sağlık haklarının ihlali keyfi disiplin cezaları ile anadil yasakları uygulanmıştır." dedi.



    19 Aralık katliamını kimler yaptı açıklayın

    TAYAD'lı Aileler de hapishane önünde açıklama yaparak, katliamın kimler tarafından yapıldığının ortaya çıkarılmasını istedi. TAYAD'lılar "19-22 Aralık katilleri hala cezalandırmadı", "Diri diri yakanlar açıklansın" pankart ve dövizleri açtı, "Adalet istiyoruz" ve "Devrim şehitleri ölümsüzdür" sloganlarını attı.

    TAYAD adına açıklamayı okuyan Gülsen Kargın, gerçekleşen operasyonda yaşamını yitirenlerin sorumlularının halen ortaya çıkarılmadığını belirtti, "Açık ki bu katliamı unutmamızı istiyorlar.Bu katliamı unutmayacağız. Adalet istiyoruz. Adalet arayışımız devam edecek" dedi.

    Açıklamanın ardından, TAYAD'lı Aileler söyledikleri türkülerin ardından, ellerindeki karanfilleri eski hapishanenin kapısı önüne bıraktı.

    http://www.haksozhaber.net/news_detail.php?id=5959

    Devlet böyle hayat kurtarır.

  2. #2
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Devlet kurtarmak istedi ama kendilerini yakıp düzeni bozmak isteyenlere ne yapsınlar.
    destek veren kuruluşlar İHD ve TAYAD başka söze gerek yok.


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-08-2008
    Mesajlar
    1,945
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı alpi1907 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Devlet kurtarmak istedi ama kendilerini yakıp düzeni bozmak isteyenlere ne yapsınlar.
    destek veren kuruluşlar İHD ve TAYAD başka söze gerek yok.
    Devletin orada ne yapmaya çalıştığı açıktı "kendileri yaktı" diyerek sansasyon yaratan medyanında devletin yaptığı katliami meşru çıkarmak için yaptığı açık birşeydi. Burada pyro(lav silahi) ve değişik kimyasal maddelerle hayat kurtarır değil mı devlet?

  4. #4
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Alıntı lesaht tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Devletin orada ne yapmaya çalıştığı açıktı "kendileri yaktı" diyerek sansasyon yaratan medyanında devletin yaptığı katliami meşru çıkarmak için yaptığı açık birşeydi. Burada pyro(lav silahi) ve değişik kimyasal maddelerle hayat kurtarır değil mı devlet?
    T.C kimyasal silah kullanmaz delil varsa öyle inanırım.lav silahı kendilerini yakan için kullanmaya gerek yok cezaevinde bile düzeni bozmak isteyenlere devlet izin mi verseydi.gerçi artık F tipi geldi sorun kalmadı.


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  5. #5
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    devlet kendine bas kaldirmayan
    milleti isyana tesvik etneyen
    hakka hukuka uyan
    yasalara uyan
    suc islemeyen ......vs vs vs hic kimsenin kilina dokunmaz




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-08-2008
    Mesajlar
    1,945
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı alpi1907 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    T.C kimyasal silah kullanmaz delil varsa öyle inanırım.lav silahı kendilerini yakan için kullanmaya gerek yok cezaevinde bile düzeni bozmak isteyenlere devlet izin mi verseydi.gerçi artık F tipi geldi sorun kalmadı.
    02/07/2001

    ertuğrul mavioğlu istanbul - 'hayata dönüş' adı verilen operasyonda, bayrampaşa cezaevi'nin c-1 kadınlar koğuşunda altı kadın tutuklu diri diri yandı. resmi açıklamalarda yanan tutukluların hepsinin 'kendi kendisini yaktığı' ileri sürülse de, bilirkişi raporları bu açıklamaları yalanladı. ebru dinçer, 19 aralık operasyonunda c-1 koğuşunda ağır yaralı kurtulan dört kadın tutukludan biri. yüzünde, kafa derisinde, sırtında ve kolunda o günden kalan ağır yanık izlerini taşıyor. ebru dinçer 24 yaşında bir genç kız. bir ay önce tahliye oldu ve 19 aralık'ta 9 saat dehşet içinde yaşadığı 'hayata dönüş'ün vücudunda ve ruhunda bıraktığı izleri anlattı:

    'matkap sesine uyandım'
    "operasyon 04.30'da aniden başladı. matkap seslerine uyandım, tavanı deliyorlardı. matkap sesi bomba ve silah sesine karışıyordu. koğuş kapısında barikat olmadığı için kapıdan girebilirlerdi. onların neden tavanı tercih ettiğini sonradan anlayacaktık. c-1'in tavanında kısa sürede 30-35 delik açtılar. ve beklemeden üzerimize gaz bombalarını yağdırdılar. çatılardan tarıyorlardı ve kurşunla yaralananlar oldu. yarı baygın durumdaydık. kendimizi gazdan savunacak ıslak havlu dışında bir şey yoktu elimizde. deliklerden sinir gazı ve biber gazı püskürtmeye başladılar. sinir gazı boğulma etkisi yaratıyor. öleceğinizi sanıyorsunuz, çıldıracak gibi oluyorsunuz. istemsiz hareketler yapıyor, çığlıklar atıyorsunuz.

    'kapı girişini yaktılar'
    artık nefes alamaz hale gelmiştik. koğuştan kurtulmalıydık. sürüne sürene kapıya yaklaştık. işte o anda kapı girişini yaktılar. tavandan yayılan bir yangındı bu. çığlıklar yükseldi. vücudum alev almadı ama ani bir sıcaklık hissettim. bazı arkadaşlar alev makinesi tutulduğunu görmüş. yananların çoğunun elbiselerinde yanık izi yoktu. ama vücutlarımız kavrulmuştu. sağ çıkan ve yanık durumda olanların hepsinin yaraları birbirine benziyor. yaralar baş, yüz, kollar ve sırt bölgesinde.

    'derilerim eridi'
    yandığımı hissetmedim. elimi başıma götürdüğümde derimin sıvı gibi eridiğini
    gördüm. alev yok. sıvı ya da gaz, yakıcı bir kimyasal madde olabilir bu. tavandan üzerimize döküldü ve yüksek ısıyla birleştiğinde kafa derimi, yüzümü, kollarımı ve sırtımı kavurdu. kendimi kaybetmişim. arkadaşlar merdivenlerden sürükleyerek indirirken ayıldım. şok halde ve büyük acılar içinde havalandırmaya çıktım.
    o anda altı arkadaşımızın yukarda yanan koğuşta kaldığını fark ettik. koğuşun camlarından alevler fışkırıyordu. bazı arkadaşlar onları kurtarmaya çalıştı ama başaramadı. bir yandan havalandırmada itfaiye hortumlarıyla üzerimize su sıkılıyordu. biz suyu yanan koğuşa sıkmaları için bağırdık. ama aldırış eden olmadı. nilüfer alcan, yazgülü güder öztürk, seyhan doğan, özlem ercan, gülser tuzcu ve şefinur tezgel diri diri yanarak can verdi.
    operasyon baştan sona kameraya alındı.
    koğuşun nasıl bombalandığı, bizim operasyon sırasında ne yaptığımız, nasıl yakıldığımız. bunların hepsi belgeli aslında. kendi ellerinde görüntüleri var tüm operasyonun.
    iki asker kameraya aldı baştan sona. bu görüntüleri ortaya çıkarırlarsa başka bir delile ve tanığa da ihtiyaç kalmayacak.

    kimliği belirlenemedi
    mesela özlem ercan öyle bir yanmış ki, cesedini kimse teşhis edemedi. dna testi yaptılar ondan da bir sonuç çıkmadı. kimliği bile belirlenemeden toprağa verildi. özlem ercan 18 yaşındaydı tutuklandığında. 5 yıldır cezaevinde yatıyordu. mahkemeden her an tahliyesi gelebilirdi. ama o artık yok. bir gecede olup bitti her şey. bilinen ve bilinmeyen bütün acı ve zulümleri bir geceye sığdırmayı başardılar

    gerçeğe dönüş

    operasyondan sonra basın mensuplarına açılan cezaevinde koğuşların tümüyle yandığı görülmüştü. adli tıp uzmanları, gaz bombalarının yangına yol açtığını belirtti.

    rapor, 'kalaşnikof'la ateş ettiler, kendilerini yaktılar' diyen bakan türk'ü yalanlıyor: koğuşlardan ateş edilmemiş. öldürücü dozun çok üzerinde gaz bombası kullanılmış

    02/07/2001

    ahmet şik

    istanbul - bayrampaşa kapa-lı cezaevi'ndeki
    'hayata dönüş operasyonu'nda c-1 koğuşundaki kadın tutukluların güvenlik görevlilerinin kullandığı göz yaşartıcı, gaz ve sinir bombalarının çıkardığı yangında öldükleri belirlendi. adli tıp uzmanlarının raporunda, yanarak ölen kadınların giysi parçaları ve ciltlerinde yanıcı olan solvent maddelerinin bulunduğunun tespit edildiği vurgulandı. bilirkişi raporunda ayrıca mahkûmların bulunduğu taraftan güvenlik görevlilerinin bulunduğu yöne doğru ateş açılmadığı, atışların dışarıdan içeriye doğru yapıldığı kaydedildi.
    bayrampaşa kapalı cezaevi'nde 12 kişinin öldüğü operasyonda c-1 koğuşunda bulunan altı kadından beşi yanarak, birisi de duman ve gazdan zehirlenerek ölmüştü. yaralı kadın tutuklular ise arkadaşlarının askerler tarafından tavana açılan deliklerden üzerlerine bir sıvı serpildikten sonra yakıldığını öne sürmüştü.

    ölüm nedenleri
    raporda, c-1 koğuşundaki kadınlar yazgülü güder öztürk, gülser tuzcu, seyhan doğan, şefinur tezgel ve özlem ercan'ın cesetlerinde
    yapılan otopsilerde elbise parçaları ile saç, doku ve cilt örneklerinde tinerde bulunan organik solventlerden toluen, xylene ve metanol saptandığı belirtildi.
    ölümlerin yanık, duman soluması ve karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu olduğu, nilüfer alcan adlı tutuklunun ise duman soluması ve karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu öldüğü tespit edildi.

    öldürücü doz aşılmış
    dört adli tıp uzmanı 22 aralık 2000 ve 19 ocak 2001 tarihlerinde bayrampaşa'da inceleme yaptı ve 14 şubat 2001 tarihli bir rapor hazırladı. raporda şu bulgulara yer verildi:

    30 metreküplük bir kapalı
    alanda 20 gram c-s (göz yaşartıcı gaz bombası) maddesi kullanıldığında öldürücü dozaj süresi 38.1 dakika olduğu, olay yerinde 35 gram c-s ve 0.21 gram patlayıcı madde bulunduğu, 12 saniyelik gaz çıkarma süresi boyunca yuvarlanarak hareket ettiği için ortamdaki kişiler tarafından geriye atılma olasılığının yok denecek kadar az olduğu,

    göz yaşartıcı gaz bombasına maruz kalmış kişilerde gözlerde ve deride yanma hissi, tahriş, solunum yollarına etkisiyle yanma, boğulma hissi neticesinde panik, mide bulantısı, baş dönmesi ve ağrısı, halsizlik ve hareket kısıtlanmasına yol açtığı bilindiğine,

    c-1 koğuşunun hacminin hesaplanandan daha az olduğu,

    c-1 koğuşunda patlayanların dışında 45 adet farklı tipte patlamamış göz yaşartıcı gaz bombası bulunduğu tespit edildiğine göre, c-1'de öldürücü dozun çok üzerinde göz yaşartıcı gaz etkisi açığa çıkmış olduğu belirlenmiştir.

    'kapalı yerde atılmaz'

    koğuşta bulunan ve üzerinde 'kapalı yerde kullanmayın, yeterli hava akımı olması gereklidir. bombayı insan veya yanacak malzeme olmayan sahaya fırlat' yazılı göz yaşartıcı gaz bomba ve roketlerinin bazı tiplerinin yangın çıkabilecek sahaya atılmaması gerektiği bilindiğine,

    yangının çok miktarda kolayca tutuşabilecek materyalin bulunduğu koğuşa çok sayıda göz yaşartıcı gaz bombası atılması sonucu olabileceği gibi koğuştaki kişilerce de meydana getirilmiş olabileceği tespit edilmiştir.

    ateş yönü

    c blok maltası boyunca tüm mermi çekirdeği deliklerini oluşturan atışların, 'idari kısım tarafından maltanın sonu olan 19. koğuş yönüne doğru yapılmış olduğu, ters yöne doğru yapılmış atış veya atışlara ait herhangi bir bulgu saptanmadığı', koğuşlar arasındaki avlularda yapılan incelemelerde duvarlarla pencerelerde ve koğuş içlerinde mermi çekirdeği deliklerini oluşturan atışların, 'karşı koğuş çatıları ile avlu iç cephe duvarlarındaki mazgal deliklerinden yapılmış olduğu' tespit edilmiştir.

    av tüfeği de kullanılmış

    raporun 4'üncü sayfasında c-1 koğuşu kolonları, duvarları ve pencere demirleri ile koğuş içindeki duvar ve ranzalarda mermi çekirdeği delikleri görüldüğü ve bunların c-2 koğuş çatısı ile avlunun iç cephe duvarlarındaki mazgallardan yapılan atışlarla oluşmasının mümkün olduğu belirtildi. ayrıca avluda iki adet 12 kalibrelik av tüfeği fişeğine ait plastik tüp tıpa bulunduğu belirtildi. (aramalarda tutuklulara ait herhangi bir av tüfeği bulunmamıştı.)

    raporun 5'inci sayfasında c-15 koğuşunun merdiven girişindeki yoğun kan lekelerinin üzerinin çimento ile kısmen kapatılmaya çalışıldığı ve yoğun kan lekesi olduğu yer aldı.

    c-14 koğuşunun girişinde görevlilerce olaydan sonra oluşturulduğu belirtilen çok büyük bir gazete, dergi ve kitap yığını olduğu ve yığının altında çok büyük kan lekelerinin bulunduğu kaydedildi.

    'mahkûmlar ateş etti' demişlerdi

    02/07/2001

    radikal - istanbul - 'hayata dönüş operasyonu'ndan
    sonra yapılan resmi açıklamalarda mahkûmların büyük bölümünün kendini yaktığı öne sürülmüştü. adalet bakanı hikmet sami türk, özellikle bayrampaşa ve ümraniye'de güvenlik güçlerine kalaşnikoflarla ateş açıldığını söylemişti. dönemin içişleri bakanı sadettin tantan, güvenlik güçlerinin özenli davrandığını iddia ederken, içişleri bakanlığı'nın brifinginde "hiç silah kullanmadık" denilmişti.
    işte o dönemde yapılan açıklamalardan satır başları:
    adalet bakanı hikmet sami türk: zayiat beklenenden az oldu. mahkûmların çoğu kendisini yakarak öldürdü. özellikle bayrampaşa ve ümraniye'de mahkûmlar güvenlik güçlerine kalaşnikoflarla ateş ediyor. 17 kişinin ölümü örgütün kendini imha etme planının sonucudur. ağır silahları olabilir. kendilerinin ürettiği lav makinesi silahları var.
    içişleri bakanlığı brifingi:
    16 tutuklu kendini yakarak öldürdü. silahla karşılık veren hükümlü ve tutuklulardan 10'u ölmüş, 103'ü yaralanmıştır. müdahale esnasında hiçbir tutuklu ve hükümlünün zarar görmemesi için silah kullanılmadığı halde, özellikle bayrampaşa, ümraniye ve çanakkale'de güvenlik güçlerine karşı kalaşnikof piyade tüfeği, av tüfeği, el bombası ve el yapımı boru tipi bomba kullanılmıştır.
    içişleri bakanı tantan:
    tutuklu ve hükümlülere karşı önceden belirlenen plan dahilinde müdahale ediliyor. kapılar kırılıp girilseydi kayıp daha fazla olurdu. mahkûmların çoğu örgüt yöneticilerinin verdiği emir üzerine kendini yaktı. teslim ol çağrısına da
    ateşle karşılık veriyorlar."
    *************************************************

    Siz hayata Counter-Strike ekseninde baktığınız için insan hayatının pek önemi olmayabilir. Ama Nazi Almanyasıdaki hücreleri aratmayan şekilde dizayn edilmiş ve AB uyum yasası içerisinde kabul edilen insanlık dışı F-tipi uygulmasınıda zorla dayatmaya gidilemez

  7. #7
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    evet çok cs oynuyoruz nasılda bildiniz.İnsan hayatını önemsiyoruz ama Doğuda şehit olan gazi olan askerlerin.F tipi geldi her şey yoluna girdi.Türk cezaevleri birçok avp cezaevinden iyidir.ama İhd ve TAYAD her sene 19 aralıkta toplanabilir.


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  8. #8
    Atilla adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2004
    Mesajlar
    1,051
    Karizma Gücü
    0
    28 insanin hayatini kaybetmesi, bir bakanin istifasi ve hukumetin ozur dilemesi icin yeterli bir sebeptir...

    hicbir sey, 28 insanin kapali cezaevinde olmesini hakli gosteremez...

    Tarihimize kara gunlerden biri olarak gececek birbaska uzucu olay, bir baska ayibimiz...


    Goruntuler ki mahkumlara ates acildigini gosteren goruntuler, raporlar, mahkumlarin anlattiklari, gazetecilerin izlenimleri v.s hepsi Hukumetin ve yetkililerin hata yaptigini, yanlis yaptigini ve bir katliama goz yumdugunu gostermektedir...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tunceli Valisi protesto edildi 25.07.2005
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 27.07.05, 07:32

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •