• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    22-06-2005
    Mesajlar
    13
    Karizma Gücü
    0

    Herkes bunu mutlaka okumalı mevlana hazretlerinin eseri : Nat-i Ali

    Nat-i Ali

    O açıklayıcı imam, o tanri velisi safa ehlinin vücut güneşidir.
    Yerde, gökte, makânda, zaman da Hakla duran o imamın zati,
    iç ve dış temizliğiyle Vasıflamak vaciptir.
    Çünkü küfürden,ikiyüzlülükten kurtulmuştur, temizdir...
    Onun konağı birlik âlemidir.
    Dünyevi ve beşeri sıfatlardan dışarıdır. o, insanın hakikati ve canı gibiydi. Her şey fanidir, fakat
    can yaşar, ölmez. Onun hareketi kendinden diri olan ezeli
    varlıktandır. Beka çevresinde döner dolaşır, yaratıkları yarata
    nın zati gibi o bakidir. Hakkın yüksek sıfatları Ali'nin vasfıdır.
    Hakkın sıfatları zaten ayrı değildir. O, Tanrının yapışmış ol
    muştur. Hani duyduğun lâhûtun o gizli hazinesi yokmu; işte
    odur.
    Çünkü o, haktan hakla görünmüştür. O hazinenin nakdi,
    tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksût, yüce Ali'dir. Hakkın
    hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o hakimdir, her-
    şeyin bilginidir.
    İbtidasız evvel o idi, sonsuz ahirde odur. Peygamberlere
    yardım eden o idi, velilerin gören gözü de hakikatten odur.
    Yüzünün nurlu pırıltısı, kendi ziyasından bir güneş yarattı. O,
    hak iledir; hak ondan görünür. Hakka ki, o hak ile ebedidir.
    Âdem'in toprağı onun nurundan idi. O sebeple meleklerin tacı
    oldu; Allah'ın isimlerini ondan belirledi. O temiz ve yüce
    imamın ilmi sayesinde, Âdem herşeyi anladı. O nur tek olan
    yaradanın nuru olduğu içindir ki, melekût onun huzurunda secde
    ettiler. Evet, muhakkak ki, Âdem, o imamın nuru ile bütün ilahi
    isimleri bildi...
    Şit, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi öğrendi.
    Nuh, kendinde yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep
    ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehir de
    gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu. Halil Peygamber,
    dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu Nemrud'un ateşi, o
    Allah'ın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu. Gene o idi ki, keyfiyle
    kendi koyununu İsmail'e kurban etti. Yûsuf, kuyuda onu andı da
    o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup onun önünde
    bir çok inledi de Yûsuf'un kokusunu alıp gözleri açıldı. İmran'ın
    oğlu Mûsa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı.
    Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı.
    Sonra dediki: Yarabbi! Bana bu lütuftan bir âlâmet ver
    Hak ona iste sana Yed-i Beyza (Nurlu el) 'i verdim; dedi.
    Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkadas oldu da Isa
    vücuda geldi...
    O seriatte ilim sehrinin kapisidir. Hakikatte ise iki cihanin
    beyidir. Iki cihanin sultani Muhammet, hakka yakinlik gece-
    sinde, Allah'a kavusmanin harem yerinde onun sirrini gördü.
    Ali'nin nutkunu, Ali'den dinledi. Ali ile birlesilen o yerde
    Ali'den baskasi bulunmaz.
    Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyle-
    yenler söylerler, susarlar. O susmaz söyler. Ebedi ilim,
    onun gögsünde parlayip görüldü. Vahyolunanlarin sirlarini,
    o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetine haykirdi:
    - Allah yolunda Ali, sizin kilavuzunnuzdur.
    Allah'a içi dogru olanlar yüzlerini ona çevirmislerdir. Zira o
    sahtir, dogru yolu gösterendir, efendidir...
    O bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa:
    - Benimle açıkça beraber bulundu dedi.
    Dinde evvel, ahir o idi. Allah ile içli dışlı idi...
    Iste bunlari söyledim ki, bu yüksek mananin nüktesini ög-
    rensin de yüksek velayete ersin. Sence apaçık bilinsinki,
    hakkiyle yüce olan odur.

    Ey efendi! Benimle bosuna kavga etme bu böyledir. Hakikat
    budur ki, hepimiz zerreyiz, günes odur. Biz hepimiz damla-
    yiz, deniz odur.

    Cihan var oldukça Ali var olur
    Cihan var olurken de Ali vardi.

    Cihanin temeli suret buluncaya kadar var olan Ali idi. Yer
    resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan Ali
    'idi. Veli, vasiy olan? ah Ali, cömertliğin, keremin, bagisin
    Sultani Ali idi.
    Ali'den ötürü melekler Ademe secde ettiler. Adem bir kible gibi
    idi, secde olunan Ali idi., Adem de, Sit de, Eyyub da, Idris de,
    Yusuf da, Yunus da, Hud da, Musa da, Isa da, Ilyas da, Salih
    peygamber de, Davud da Ali idi.
    Nefsin tamamindan ötürü cihan sofrasi üzerinde elini bulastir-
    mayan kahraman aslan Ali idi. Kur'an'in yer yer, ayetlerinde
    Tanri'nin ismetini vasf ile övdügü Kur'an sirlarinin kasifi Ali idi.Kapisinin topragi kadir ve kiymette Arsin semasindan daha
    ileri geçen, o durmadan hakka secde eden arif Ali idi. Islamin
    yolunda is düzelmedikçe, durup dinlenmeyen o serefli, vekar-
    li Sah Ali idi. Hayber kalesinin kapisini bir hamlede koparip
    açan o kalalar fatihi Ali idi.
    Afaka her bakisimda gördümki, yakin yüzünden her varlikta var
    olan Ali idi. Bu küfür olmaz, küfrolan bu söz degildir.
    Cihan var
    oldukça Ali var olur,
    cihan var olurken de Ali vardi.Tebriz'in Sems-ül Hakki cihanin gizli ve açik sirlarindan her ne
    gösterdinse hepside Ali idi.

    MEVLANA CELALETTİNİ RUMİ/NAAT-I ALİ

  2. #2
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Çok güzel bir yazı.

    Ali'den kasıt Nuru Muhammedi.

    Yeryüzünden hiç eksik olmayan Nur.

    Yaratılış sebebi.

    "Sen olmasa idin bu eflakı yaratmazdım", hitabı ilahinin zuhur kaynağı.

    Cümle Peygamber Efendilerimiz'de ve Varisleri olan Evliyaullah'ta olan Nuru Muhammedi.

    "Ben gizli bir hazine idim, bilinmekliğimi diledim, zatımdam zatıma teclli ettim, Nuru Muhammedi'yi halk ettim", hitabını iyi anlayalım.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    22-06-2005
    Mesajlar
    13
    Karizma Gücü
    0
    Defalarca okumama ragmen asla doyamıyorum.
    Hakikaten olağan üstü bu bilgi,bu birikim bu tayyip lisan mevlana hazretlerine hayran olmamak elde değil..
    Evrenin sırlarını açıklamış neredeyse.

    Şit, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi öğrendi.
    Nuh, kendinde yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep
    ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehir de
    gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu. Halil Peygamber,
    dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu Nemrud'un ateşi, o
    Allah'ın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu. Gene o idi ki, keyfiyle
    kendi koyununu İsmail'e kurban etti. Yûsuf, kuyuda onu andı da
    o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup onun önünde
    bir çok inledi de Yûsuf'un kokusunu alıp gözleri açıldı. İmran'ın
    oğlu Mûsa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı.
    Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı.
    Sonra dediki: Yarabbi! Bana bu lütuftan bir âlâmet ver
    Hak ona iste sana Yed-i Beyza (Nurlu el) 'i verdim; dedi.
    Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkadas oldu da Isa
    vücuda geldi...

  4. #4
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Up...

    Okumaya doyamıyor insan.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    30-05-2011
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    Mevlana hazretleri ziyadesiyle güzel yazmış, ancak vasfettiği yüce şahsiyetin faziletleri daha ön planda olmalı diye düşünüyorum ve yorumlarda bu minvalede yapılmalıdır. Hz. Ali'yi gerçekten hakkıyla tanıyabildik mi? Hayatımızda örnek alabildik mi? Bence Hz. Mevlana'ya değil Hz. Ali'ye hayran ve aşık olmamak elde değil..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •