• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,407
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Sadece Er ve Erbaşların topluca kobay olarak ilaç için kullanılımı yasallaşmak üzere! ...

    Sadece Er ve Erbaşların topluca kobay olarak ilaç için kullanılımı yasallaşmak üzere! ...


    Kobaylığın yasallaşması Erbaş ve Erlerin böyle bir uygulamada red etme imkanı zaten olmadığına göre, toplumsal tepkiyi gösterilsin... Yapılacaksa niye sadece Er ve Erbaş kobaylık yapılmaktadır... Subay ve Astsubaylar da olsaydı bu ayrımcılık niye? Dünyada kobaylık için kobaylığı kabul edecek olan kişiye para karşılığında kabul eder veya etmez kişiye kalmış bir seçenektir. Ölümcül hastalıklı bir Er veya Erbaş olsa bile çürük alırdı!... İnsanları askeri kanunlar içinde itaat beklemek VİCDANINIZ kabul ediyormu?!... KEndin kardeşiniz yada evladınız olsa buna kaşı tepkiniz olmazmı?

    İş işten geçmeden ne yapılacaksa yapılsın!...

    Kaynak;

    http://www.hurhaber.com/news_detail.php?id=164967

    http://www.ttb.org.tr/mevzuat/index....=645&Itemid=33
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  2. #2
    <span style='color: #FF0000'>Kutadgu Bilig</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-03-2008
    Mesajlar
    5,141
    Karizma Gücü
    6
    Böyle rezillik olmaz!
    Çok istiyorlarsa Komutanların generallerin kendileri kobay olsunlar mehmetçikten ne istiyorsunuz!
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic389535_2.gif

    Rehber Kur'an Hedef Turan

    Türk Dünyası ve Türkiye, Hz. Muhammed (SAV) Gibi bir Önder Arıyor

  3. #3
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    hiç akıllarıdan geçirmesinler.........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  4. #4
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Kaçınız yasa değişikliğini okudu bilmiyorum ve benim de çekincelerim olsa da olayı tek TARAFlı bakmadan tartışmakta fayda var. Özellikle güvenilirliği sorgulanır bir yayın organınca servis edilmişse bu durumda 2 kere fayda var.

    "Ancak araştırma konusunun doğrudan kısıtlıları ilgilendiren ya da sadece kısıtlılarda incelenebilir bir durum olması halinde veya kısıtlının hastalığıyla ilgili mevcut tedavi seçeneklerinin tamamen tüketildiği durumlarda, araştırma kısıtlı sağlığı açısından öngörülebilir ciddi bir risk taşımıyor ve araştırmanın kısıtlılara doğrudan bir fayda sağlayacağı umuluyor ise, 5. maddede belirtilen hususlar da dikkate alınmak suretiyle, aşağıdaki hususlar çerçevesinde kısıtlılar üzerinde araştırma yapılmasına izin verilebilir"

    Tartışılan madde bu. Şimdi er ve erbaşlar örneği verildiği için bu örnekten yola çıkalım. Diğer kısıtlıları şimdilik es geçelim.

    1)doğrudan kısıtlıları ilgilendiren ya da sadece kısıtlılarda incelenebilir bir durum olması halinde
    2)kısıtlının hastalığıyla ilgili mevcut tedavi seçeneklerinin tamamen tüketildiği durumlarda, araştırma kısıtlı sağlığı açısından öngörülebilir ciddi bir risk taşımıyor ve araştırmanın kısıtlılara doğrudan bir fayda sağlayacağı umuluyor ise...

    Bu 2 genel şartdan ilki zaten er ve erbaşlar için sözkonusu değil. Çünkü sadece askerleri ilgilendiren ve onlarda incelenebilecek herhangi bir hastalığa henüz rastlanabilmiş değil. Böyle bir hastalık bilen varsa bizi aydınlatırsa sevinirim. Sadece askerlerde oluşan bir hastalık olmadığı sürece de askerlerin klinik araştırmalarda kullanılması imkansız hale geliyor.

    2.şart ise ancak kısıtlının bir hastalığa yakalandığı halde işlev kazanabiliyor. Sadece bu da yetmiyor mevcut tedaviler tükendiği zaman sözkonusu oluyor. Ayrıca tehlike ve fayda gibi 2 kıstasla da kısıtlıların korunması daha genişletiliyor.

    Yani x hastalığı için gönüllü(zorla) olsa da bu hastalığa yakalanmamış ve (dikkat veya değil) mevcut tedaviler tükenmemiş er/erbaşların sizin deyiminizle kobay fakat tıbbi deyimle klinik araştırmalarda kullanılması sözkonusu değil. Gazeteci ne değişikliği okumuş ne de araştırma yapmış. Üstelik yasa değişikliğinde hamileler,çocuklar ve diğer kısıtlıları ilgilendiren bölümlerde var fakat ne hikmetse sadece asker kısmı gazetecinin gözüne çarpmış. Geleneksel T.S.K. düşmanlığı ile kanunu hazırlayan Sağlık Bakanlığı yerine dikkatleri orduya yöneltmek istemiş herhalde. Zor günler yaşayan gazetesine iktidara yakın kesimlerce verilen reklamların kesilmesinden korktuğundan alakasız bir kurumu suçlayıvermiş

    Konuyu açan arkadaşa ve yorum yazan arkadaşlara sadece bir TARAF'a güvenip fikir oluşturmamalarını tavsiye ediyorum. Çünkü o TARAF güvenilir değil


    Üstelik iddia edildiğinin tersine A.B. mevzuatıyla (001/20/EC sayılı Direktifi ile 2005/28/EC sayılı Direktifine) çelişmediğini göreceksiniz.Her konuda A.B. diye tutturan o TARAF'ın bu konuda bir anda değişmesi de manidar.

  5. #5
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,407
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Fikir

    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kaçınız yasa değişikliğini okudu bilmiyorum ve benim de çekincelerim olsa da olayı tek TARAFlı bakmadan tartışmakta fayda var. Özellikle güvenilirliği sorgulanır bir yayın organınca servis edilmişse bu durumda 2 kere fayda var.

    "Ancak araştırma konusunun doğrudan kısıtlıları ilgilendiren ya da sadece kısıtlılarda incelenebilir bir durum olması halinde veya kısıtlının hastalığıyla ilgili mevcut tedavi seçeneklerinin tamamen tüketildiği durumlarda, araştırma kısıtlı sağlığı açısından öngörülebilir ciddi bir risk taşımıyor ve araştırmanın kısıtlılara doğrudan bir fayda sağlayacağı umuluyor ise, 5. maddede belirtilen hususlar da dikkate alınmak suretiyle, aşağıdaki hususlar çerçevesinde kısıtlılar üzerinde araştırma yapılmasına izin verilebilir"

    Tartışılan madde bu. Şimdi er ve erbaşlar örneği verildiği için bu örnekten yola çıkalım. Diğer kısıtlıları şimdilik es geçelim.

    1)doğrudan kısıtlıları ilgilendiren ya da sadece kısıtlılarda incelenebilir bir durum olması halinde
    2)kısıtlının hastalığıyla ilgili mevcut tedavi seçeneklerinin tamamen tüketildiği durumlarda, araştırma kısıtlı sağlığı açısından öngörülebilir ciddi bir risk taşımıyor ve araştırmanın kısıtlılara doğrudan bir fayda sağlayacağı umuluyor ise...

    Bu 2 genel şartdan ilki zaten er ve erbaşlar için sözkonusu değil. Çünkü sadece askerleri ilgilendiren ve onlarda incelenebilecek herhangi bir hastalığa henüz rastlanabilmiş değil. Böyle bir hastalık bilen varsa bizi aydınlatırsa sevinirim. Sadece askerlerde oluşan bir hastalık olmadığı sürece de askerlerin klinik araştırmalarda kullanılması imkansız hale geliyor.

    2.şart ise ancak kısıtlının bir hastalığa yakalandığı halde işlev kazanabiliyor. Sadece bu da yetmiyor mevcut tedaviler tükendiği zaman sözkonusu oluyor. Ayrıca tehlike ve fayda gibi 2 kıstasla da kısıtlıların korunması daha genişletiliyor.

    Yani x hastalığı için gönüllü(zorla) olsa da bu hastalığa yakalanmamış ve (dikkat veya değil) mevcut tedaviler tükenmemiş er/erbaşların sizin deyiminizle kobay fakat tıbbi deyimle klinik araştırmalarda kullanılması sözkonusu değil. Gazeteci ne değişikliği okumuş ne de araştırma yapmış. Üstelik yasa değişikliğinde hamileler,çocuklar ve diğer kısıtlıları ilgilendiren bölümlerde var fakat ne hikmetse sadece asker kısmı gazetecinin gözüne çarpmış. Geleneksel T.S.K. düşmanlığı ile kanunu hazırlayan Sağlık Bakanlığı yerine dikkatleri orduya yöneltmek istemiş herhalde. Zor günler yaşayan gazetesine iktidara yakın kesimlerce verilen reklamların kesilmesinden korktuğundan alakasız bir kurumu suçlayıvermiş

    Konuyu açan arkadaşa ve yorum yazan arkadaşlara sadece bir TARAF'a güvenip fikir oluşturmamalarını tavsiye ediyorum. Çünkü o TARAF güvenilir değil


    Üstelik iddia edildiğinin tersine A.B. mevzuatıyla (001/20/EC sayılı Direktifi ile 2005/28/EC sayılı Direktifine) çelişmediğini göreceksiniz.Her konuda A.B. diye tutturan o TARAF'ın bu konuda bir anda değişmesi de manidar.
    Öncelikle şu konuda açıklık getirmeliyiz!... Bir gazate (Taraf) yalakalık yaptığı partiden desteği kesilmesi ve akabinde de reklam desteklerin bıçak gibi kesilmesi şunu göstermektedir; bu devirde İktidar yandaşıysan medya olarak ayakta kalırsın, yada İktidar seni dışladıysa o iktidardan medet umanlarda kendilerinden İktidar nimetleri ve ayrıcalıkların kesilme korkusuyla Taraf gibi medya kuruluşlarını desteklememesini görece haklıdırlar ve iyi anlaşılmaktadır!... Sonuçta Taraf farketmeden İktidar'ın icraatlarını hatalarını göz yummadan belki de abartarak yazması çok doğaldır! ... Önemli olan önyargılarmızla yaklaşırsak objektifliğimiz hiç kalmaz!...
    Taraftar olduğumuz( hangi konularsa hepsi) şeyleri eleştirebilmek gerekir, varsa hatalarını herkesle paylaşıp bilinçlendirmek gerekir . Eleştirmek sadece karşı görüştekilere bırakırsak, hiçbir konuda ne gelişme olur nede hakikatlerden haberimiz olur... Anlamsız kutuplaşmalar ve politize olmalar artar ki sonu hayırlı olmaz. Şu an gidişat bu yönde...

    2001/20/EC ve 2005/28/EC e parallel olarak hazırlanması demek aynı şartları birebir kabul ediliyor anlamı ÇIKMAZ. Çıksa bile bu olayda behsetmdiğim dediğin hamile kadın gibi konularda ise gönüllük esas olduğundan kobay(hayvan değiliz ama anlaşılabilirlik içi kullandım ) olmayı red edebilir... Ama Asker isen emre itaatsizlik edemezsin, çünkü EN DÜŞÜK RÜTBEDESİN!... VURGULAMAK İSTEDİĞİM şudur; Subay yada Astubaysan bu kobaylığı red etme hakkın doğabilir. Ama Üstün Asta emrine itaatsizlikten ötürü askeri disiplinsizlikten yargılama yolu çıkacaktır da!. İşte bu yüzden BENCE bu gibi kobaylıklara en düşük rütbeler seçilmiştir!. ASKERİ KANUNLAR Avrupa Parlementosu'nun 2001/20/EC ve 2005/28/EC direktiflerini uyma şartı VARMI Kİ UYSUN! OLAMAZ!. Çünkü, GÖNÜLLÜ olmaktan bahsedilmektedir, Askeriyede bu önemsenecek mi? Şen şimdi Er sin ve kabul etmedin, askerliğin güzelmi geçecek sanki!... Tıpkı gönüllü(aslında zorunlu) 3 ay fazla askerliği red edenlerin çektiği ızdıraplar misali olmayacağı ne malum?!...

    Bu konuda beyin fırtınası yapılmalıdır! Olay Taraf gazetesi filan HİÇ değildir!...


    Zaten ikinci kaynak linkini vermeseydim objektifliğim SIFIR denilebilirdi!. Kaldı ki, bu haber hakkında farklı yorumlayan veya kaynak malesef yoktu!... Sonuçta TARAFsız yorumlarınızı bekliyorum . Bence böylesi daha hayırlı olacak ...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0
    TSK'ya bu yasa dahilinde bile saldıranlar, komutanlara saldıranlar acaba yasayı kimin çıkardığını biliyor mu. ?
    Yoksa yine kör partizanlık mı yapıyorlar.
    Cehalet diyecem ama o da bi yere kadar.
    Yasa AB uyumu çerçevesinde(yanılmıyorsam) pek sevgili!!! AKP hükümeti tarafından çıkarılmıştır.
    Gerçi kaiser açıklamış ama ANLAYANA!!.

    Ek olarak bu haberi servis eden dağdaki PKK'lılar ile gülerek foto çektiren bi kadroya sahip olan TARAF! böylesine saldırgan şekilde haber yapması şaşırtmıyor beni.
    Hatta bu düşünemeyen beyinlerin yasayı hiç okumadığını düşünüyorum.

    Bazı etik sorunlar çıkabilir ama kör kör TSK düşmanlığı yapacağınıza gidin bu yasayı hazırlayan hükümete çatın.
    Eee tabi içinizdeki partizan duygulardan kurtulmanız lazım bunun için.

    +

    Bu arada emin değilim ama bu yasa idi yada bunun benzeri bi yasada 3-4 maddeyi bu partizan kesimin beğenmediği sayın SEZER veto etmişti.
    Şimdi noter Gül geldi ya veto edilen bu rezil yasaları tek tek el altından yasalaştırırlar.

  7. #7
    fetullahh adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-03-2008
    Mesajlar
    826
    Karizma Gücü
    5


    Kaynağa bak bu TARAF a gel











  8. #8
    turkmenmen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-06-2007
    Mesajlar
    2,481
    Karizma Gücü
    0
    Başka çıkaracak yasamı kalmadı?

    Çıkması gereken yasalar raflarda kalsın...
    EFELİK MERTLİKTİR,
    KALDIRDINMI KOLLARI BEREKET GETİRİR,
    ÇIRPTINMI ELLERİ YÜREKLERİ TİTRETİR,
    VURDUNMU DİZLERİ YERİ GÖĞÜ İNLETİR !!!


  9. #9
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Açıkcası ilk olarak kanun TSK'dan ayrı olarak Sağlık Bakanlığınca hazırlanmış.Yani burada eleştiri yapılacaksa eleştirecek kurum Sağlık Bakanlığıdır. TSK'nın bu kanunla alakası yokken sanki askerleri kobay olarak kullandırmak istiyormuş havası ile haberin servis edilmesi çok büyük haksızlık. Yukarıda bazı arkadaşlar yazıyı bile okumadan "refleks" olarak TSK'ya giydirmeleri çok komik.

    İkinci olarak dara78'in eleştirileri ve çekincelerinin olması çok normal. Fakat yukarda yazımda bahsettiğim 2 şart gerçekleşmedikçe ast üst ilişkisi gereğince bile askerlerin klinik araştırmalarda kullanılması kanuna aykırı emir olacağı için böyle bir emirin verileceğinden emin değilim.
    Üstüne üstlük öyle ast-üst ilişkisi var diye her emir de yerine getirilmez. Bu Anayasa tarafından güvenceye alınmış bir haktır. Yukarda bahsettiğimiz 2 şart gerçekleşmeden bu emiri verenler sorumlu olurlar ki subay/astsubaylar böyle bir emri kolay kolay veremezler.
    Anayasanin 137 nci maddesi, kanunsuz emri hüküm altina almistir. Bu hükme göre, "Kamu hizmetlerinde herhangi bir sifat ve suretle çalismakta olan kimse, üstünden aldigi emri yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykiri görürse, yerine getirmez ve bu aykiriligi o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde israr eder ve bu emrini yazi ile yenilerse, emir yerine getirilir, bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. "
    Ayrıca kanunda subay/astsubaylardan bahsetmesine de gerek yok çünkü bu kişiler kanunda bahsedilen "kısıtlı" kişiler değildir. Onlar zaten herkes gibi gönüllü olarak "kobay" olabilirler.

    Bennim bu kanunda asıl tehlike altında gördüklerim (TSK sağlık konusunda oldukça hassasdır hatta ülkemizin en hassas kurumudur, denetimden geçmiş yeni ilaçlar konusunda bile çekingen davranır) maddi durumu kötü olanların daha rahat kullanılmasına ve mahkumlar konusunda da oldukça tavizler vermesidir.

    Bahsettiğiniz sorunların en az yaşanacağı kurum TSK iken sanki kanunun tek sorumlusu o gibi lanse edilip İktidarın Sağlık Bakanlığının es geçilmesi sadece tek TARAFLI habercilere mahsusdur

  10. #10
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Amaç neymiş... Hiçbir mantıklı gerekçe gelmedi benim aklıma.
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Müslüman olarak kendimizi ama sadece kendimizi eleştirelim.
    2005 Konuları bölümünde dundik tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 12.02.05, 04:24

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •