Kaçınız yasa değişikliğini okudu bilmiyorum ve benim de çekincelerim olsa da olayı tek TARAFlı bakmadan tartışmakta fayda var. Özellikle güvenilirliği sorgulanır bir yayın organınca servis edilmişse bu durumda 2 kere fayda var.
"Ancak araştırma konusunun doğrudan kısıtlıları ilgilendiren ya da sadece kısıtlılarda incelenebilir bir durum olması halinde veya kısıtlının hastalığıyla ilgili mevcut tedavi seçeneklerinin tamamen tüketildiği durumlarda, araştırma kısıtlı sağlığı açısından öngörülebilir ciddi bir risk taşımıyor ve araştırmanın kısıtlılara doğrudan bir fayda sağlayacağı umuluyor ise, 5. maddede belirtilen hususlar da dikkate alınmak suretiyle, aşağıdaki hususlar çerçevesinde kısıtlılar üzerinde araştırma yapılmasına izin verilebilir"
Tartışılan madde bu. Şimdi er ve erbaşlar örneği verildiği için bu örnekten yola çıkalım. Diğer kısıtlıları şimdilik es geçelim.
1)doğrudan kısıtlıları ilgilendiren ya da sadece kısıtlılarda incelenebilir bir durum olması halinde
2)kısıtlının hastalığıyla ilgili mevcut tedavi seçeneklerinin tamamen tüketildiği durumlarda, araştırma kısıtlı sağlığı açısından öngörülebilir ciddi bir risk taşımıyor ve araştırmanın kısıtlılara doğrudan bir fayda sağlayacağı umuluyor ise...
Bu 2 genel şartdan ilki zaten er ve erbaşlar için sözkonusu değil. Çünkü sadece askerleri ilgilendiren ve onlarda incelenebilecek herhangi bir hastalığa henüz rastlanabilmiş değil. Böyle bir hastalık bilen varsa bizi aydınlatırsa sevinirim. Sadece askerlerde oluşan bir hastalık olmadığı sürece de askerlerin klinik araştırmalarda kullanılması imkansız hale geliyor.
2.şart ise ancak kısıtlının bir hastalığa yakalandığı halde işlev kazanabiliyor. Sadece bu da yetmiyor mevcut tedaviler tükendiği zaman sözkonusu oluyor. Ayrıca tehlike ve fayda gibi 2 kıstasla da kısıtlıların korunması daha genişletiliyor.
Yani x hastalığı için gönüllü(zorla) olsa da bu hastalığa yakalanmamış ve (dikkat veya değil) mevcut tedaviler tükenmemiş er/erbaşların sizin deyiminizle kobay fakat tıbbi deyimle klinik araştırmalarda kullanılması sözkonusu değil. Gazeteci ne değişikliği okumuş ne de araştırma yapmış. Üstelik yasa değişikliğinde hamileler,çocuklar ve diğer kısıtlıları ilgilendiren bölümlerde var fakat ne hikmetse sadece asker kısmı gazetecinin gözüne çarpmış. Geleneksel T.S.K. düşmanlığı ile kanunu hazırlayan Sağlık Bakanlığı yerine dikkatleri orduya yöneltmek istemiş herhalde. Zor günler yaşayan gazetesine iktidara yakın kesimlerce verilen reklamların kesilmesinden korktuğundan alakasız bir kurumu suçlayıvermiş
Konuyu açan arkadaşa ve yorum yazan arkadaşlara sadece bir TARAF'a güvenip fikir oluşturmamalarını tavsiye ediyorum. Çünkü o TARAF güvenilir değil
Üstelik iddia edildiğinin tersine A.B. mevzuatıyla (001/20/EC sayılı Direktifi ile 2005/28/EC sayılı Direktifine) çelişmediğini göreceksiniz.Her konuda A.B. diye tutturan o TARAF'ın bu konuda bir anda değişmesi de manidar.