• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0

    Ermenistan başbakanı kaçaznuni'nin itirafları






    Türklere biz savaş açtık.
    Başbakanı Kaçaznuni'nin 1923'te parti konferansında sunduğu tebliğ metni olarak Mehmet Perinçek tarafından Rus arşivlerinde bulunmuş ve Kaynak Yayınları tarafından kitap olarak yayınlanmıştır.
    Uluslararası faaliyet gösteren Ermeni lobilerinin sözde soykırım iddiaları, Ermenistan'ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni tarafından yalanlandı. Kaçaznuni'nin 1923 yılında Bükreş'te yapılan Ermeni meselesi ile ilgili Taşnak Partisi toplantısında sunduğu rapor gerçekleri bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Kaçaznuni'nin Osmanlı döneminde yaşananları anlattığı kendi imzasını taşıyan rapor,
    Kitapta yer alan bilgiler Türkler'in Ermeni soykırımı yaptığı iddialarını kesin bir dille yalanlarken, kitap Türkiye genelindeki bütün kütüphanelere ulaştırıldı. Kaçaznuni'nin yakın tarihe ışık tutan belge niteliğinde sözlerinin yer aldığı kitap, Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu'na karşı nasıl bir ihanet içinde olduklarını da gözler önüne serdi. Yıllarca sözde soykırıma uğradıklarını iddia eden ve dünya kamuoyunu baskı altına almaya çalışan Ermenilerin bütün tezlerini çürüten ilk başbakanları, 128 sayfalık raporunda şu çarpıcı ifadelere veriyor:

    Operasyona katıldık

    1914 sonbaharında, Türkiye henüz savaşan taraflardan birine katılmadığı dönemde, Güney Kafkasya'da büyük gürültü içinde ve enerjik biçimde Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı. Sadece birkaç hafta içerisinde Ermeni devrimci Taşnaksutyun Partisi hem bu birliklerin kurulmasına hem de Türkiye'ye karşı gerçekleştirdikleri askerî operasyonlara aktif biçimde katıldı.

    Barışı sabote ettik

    Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık hepimiz Türkler'in düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. Türkiye'den "denizden denize Ermenistan" talep etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye'ye göndermeleri ve hâkimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika'ya resmî çağrılar yaptık. Nihayet şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türkler'le savaştık. Öldük ve öldürdük. Artık, Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?

    Gerçekleri göremedik

    Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya'ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vadettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama biz hiç bir zaman devlet olamadık. Türkiye Ermenistan'ı diye bir devletin hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik.

    Aklımız dumanlanmıştı

    Biz Ermeniler kayıtsız şartsız Rusya'ya yönelmiş durumdaydık. Herhangi bir gerekçe yokken zafer havasına kapılmıştık. Sadakatimiz, çalışmalarımız ve yardımlarımız karşılığında Çar hükümetinin Ermenistan'ın bağımsızlığını bize armağan edeceğinden emindik. Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına mal ederek, sorumsuz kişilerin sözlerine büyük önem vererek, kendimize yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere kapıldık.

    Türkler doğru yaptı

    1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tâbi tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Bu yöntem en kesin ve uygun olanıydı. Kızgınlık ve korku içinde bulunan biz Ermeniler, 'suçlu' arıyorduk ve bu suçluyu Rus Hükümeti ve onun kalleşçe politikaları olarak belirledik. Siyasal açıdan olgunlaşmamış ve dengesiz insanlara özgü bir şaşkınlık içinde, bir uçtan diğerine savrulmaktaydık. Rus Hükümeti'ne karşı dünkü inancımız ne denli körü körüne ve temelsizse, bugünkü suçlamalarımız da o denli körü körüne ve temelsizdi. Siyasal bir parti (Taşnaksutyun) olarak biz, meselemizin Rusları ilgilendirmediğini ve onların gerektiğinde cesetlerimizi çiğneyerek geçip gidebileceklerini unutmuştuk.
    Barış teklifini reddettik
    1914-1918 yıllarında emperyalistlere karşı savaşlarında bozguna uğrayan Türkler, direnerek iki yıl içerisinde tekrar kendilerine geldiler. Yeni genç ve milliyetperver duygularla hareket eden bir nesil ortaya çıkarak, Anadolu'da kendi ordusunu yeniden organize etmeye başlamıştı. Türkiye'de millî bilinç ve kendisini savunma içgüdüsü uyanmıştı. Onlar küçük Asya'da istiklâllerini hiç olmazsa bir şekilde temin edebilmek için Sevr Antlaşması'na askerî güçle karşı koymak zorundaydılar. Bizim bu dönemde barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. Çok geçmeden sınırlarımıza askerî operasyonlar başladığında, Türkler bizimle bir araya gelmeyi ve görüşmelere başlamayı teklif ettiler. Biz ise onların bu teklifini geri çevirdik. Bu büyük bir hataydı. Bu, görüşmelerin kesinlikle başarıyla sonuçlanacağı anlamına gelmezdi ama bu görüşmelerde barışçı bir sonuca ulaşma ihtimâli vardı.
    Herkes bizi kandırdı

    "Kaderden şikayet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi dışımızda aramak acıklı bir durumdur. Bu bizim (hastalıklı) millî psikolojimizin karakteristik bir özelliğidir ve Taşnaksutyun Partisi de bundan kaçamamıştır. Sanki uzak görüşlü olmamız bir kahramanlıktı, çünkü isteyen herkes, Fransızlar, İngilizler, Amerikalılar, Gürcüler, Bolşevikler tek kelimeyle bütün dünya bizi kolayca aldattı, atlattı ve ihanet etti. Oysa bizler safça bu savaşın Ermeniler için yapıldığına inandırılmıştık."
    Barışı sabote ettik
    Osmanlı'dan, Akdeniz'e uzanan bir Ermenistan talep ettik. Derhal gönüllü birlikleri oluşturduk, Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. İsyanımızın temelinde İtilaf Devletlerinin bize vadettiği Ermenistan hayali vardı, gerçeği göremedik. *1*
    ***


    Ermenı sorunu üzerine dünyadaki en büyük otorite olarak kabul edilen
    Prof. Dr. Türkkaya Ataöv


    "Bir suçtan sıyrılmak için, bir kelimenin arkasına sığınıyor değiliz."
    Diyen Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, "Soykırım denilebilmesi için devletin kararı
    ve uygulaması şarttır. Osmanlı Devleti`nin buna karar verdiğine dair ortada
    hiçbir belge yok."

    Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, "İşgal Devletleri`nin arşiv uzmanları, Sevr Antlaşması`nın 239. Maddesi`ne göre; Osmanlı Devleti`nin arşivlerine girdiler.
    2 yıl, 4ay, 27 gün böyle bir belge aradılar, bulamadılar.
    Devlet katında hiçbir şey bulamadılar. 1918 den beri halen böyle bir belge
    ortaya koyabilen yok!" *2*

    ***

    Perth, Melbourne, Canberra ve Melbourne'dan sonra geldiği Sydney'de Atatürk Kültür Merkezi'nin organizesiyle yaklaşık 500 kişiye İngilizce olarak hitap eden Ataöv, Ermeni tezlerini çürüten açıklamalarda bulundu.

    Ataöv konuşmasında Ermenilerin düzmece belgelerine geniş yer verdi. Konferansını yazılı belgelerle destekleyen Prof. Ataöv, Türklerin geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini sürekli vurgulayan Batı'nın kendi geçmişiyle yüzleşmesinin önemine değindi. Bu gerçekleşmediği takdirde tarihin adil bir şekilde yazılamayacağını, tek taraflı bir yaklaşımdan öteye geçilemeyeceğini belirtti.

    Ataöv, "Birinci Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar Ermenilerin iddiaları asılsızdır. Ancak bugüne kadar propaganda yönleri güçlü olduğu için sanki haklıymış gibi dünya kamuoyunu yanıltmaktadırlar. Oysa asıl katliama uğrayan Türklerdir.
    Bizler bu meseleyi doğru öğrenip çevremize anlatmalıyız" dedi.

    Tezini savunurken İngiltere örneğini veren Ataöv, "Örneğin İngiltere'deki Ermenilerin varlığı çok daha eskidir ve İngiltere bunu kabul etmemiştir. Evet, 1915 ve 1916'da bazı olaylar oldu ve bu olaylar İngiltere'nin de resmen daha önce de söylediği gibi, en son belge 4 Mart 2008 tarihini taşımaktadır, yine bir açıklama yaptılar. Her iki taraf için de acılı olan olaylar olmuştur, yalnız bir taraf için değil. Fakat bu olaylar yine iki taraf için de soykırım kapsamı içerisine girmez diye bir açıklamaları vardır. Bunu bugüne kadar çok defa tekrar ettiler. Benim elimde bu belgeler var. Birleşmiş Milletler de böyle birşeyi kabul etmemiştir" dedi. *3*

    12 Mayıs 2008 / Sydney AVUSTRALYA'DA KONFERANSDAN


    ***



    ABD'Lİ PROFESÖR: OLAY BELGELERİYLE SOYKIRIM DEĞİLDİR


    Louisville Universitesi Tarih Profesörü Justin McCarthy, 1918 olaylarının, Ermenilerin iddia ettiği gibi soykırım değil, göç sırasında yaşanan, Osmanlı İmparatorluğu'nun iç sorunu olduğunu söyledi. Bakü Devlet Üniversitesi öğrencilerine, Ermeni iddialarıyla ilgili bir konferans veren McCarthy,
    Ermenilerin tarihi olayları çarpıtarak, kendi çıkarları için kullandıklarını kaydetti.

    1918 olaylarının soykırım olmadığının belgeleriyle ortada olduğunu anlatan
    McCarthy, buna rağmen siyasi arenada güçlü olmak isteyen Ermenilerin
    bu olayları kullandıklarına işaret etti.


    Ermenilerin bugün bulundukları toprakların "tarihi Türk toprağı" olduğuna vurgu yapan Profesör McCarthy, Ermenilerin bu topraklara Çarlık Rusyası tarafından Kafkaslar'daki Müslümanlara karşı kullanılmak üzere yerleştirildiğini anlattı.

    Luisvil Üniversitesi Tarih Profesörü Justin McCarthy, Dağlık Karabağ üzerinde hak iddia eden Ermenilerin önce üzerinde yaşadıkları tarihi Türk topraklarını gerçek sahiplerine iade etmeleri gerektiğini vurguladı. *4*

    Pazar, Haziran 08, 2008


    KAYNAKLAR


    *1* Başbakanı Kaçaznuni'nin 1923'te parti konferansında sunduğu tebliğ metni olarak Mehmet Perinçek tarafından Rus arşivlerinde bulunmuş ve Kaynak Yayınları tarafından kitap olarak yayınlanmıştır.










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

  2. #2
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,302
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    isi tarihcilere biraksalar tarih herseyi anlatiyoda ermeniler yanasmiyo tabi cunku neyle karsilasacaklarini onlarda biliyor




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  3. #3
    TruckTurkey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-12-2007
    Mesajlar
    2,102
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı kamarat66 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    isi tarihcilere biraksalar tarih herseyi anlatiyoda ermeniler yanasmiyo tabi cunku neyle karsilasacaklarini onlarda biliyor
    Peki Kachaznouni'nin itiraflarını 3 dilde kitap halinde basan hangi tarihçiler?
    Fikrin var mı?

    ya da Yusuf Halaçoğlu'nu neden görevden aldılar?


    Soykırım Propagandacılarına Kriz Geçirten Site
    Linke Tıklayın
    Armenian Genocide Photos

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bülent Ersoy'un itirafları Meclis'e taşındı
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 24.08.05, 10:41

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •