Herkesin Ankara belediye başkanını açıklamasını beklediği Erdoğan, partisini yolsuzlukla suçlayanları "komünist zihniyet"le eleştirdi. Başbakan bunu sürekli yapıyor ve "komünizm"den yakınarak, AKP karşıtlarını komünistlikle suçluyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan her fırsatta komünizm düşmanlığını ortaya koyuyor. Çevrecilere, partisinin bulaştığı yolsuzluk iddialarını ortaya atanlara veya özelleştirmelere karşı çıkanlara Erdoğan'ın yanıtı hep aynı: "Komünist zihniyeti"...
Erdoğan Ankara'da "komünist zihniyeti"nden yakındı
AKP Genel Başkan Yardımcıları yolsuzluk iddiaları yüzünden görevden alınırken Ankara'da konuşan Erdoğan komünizme küfrederek partisini savundu. Yolsuzluk iddialarını ortaya atanlara "yargıya götürün, yargının işi bu değil mi?" diyen Erdoğan "Ama bunlar televizyonlarda şov yapıyorlar. Yolsuzluk yoksulluk diyen insan gider yargıya. Şu ana kadar yok. Ama televizyonlarda şov bol. İftira at tutmazsa iz kalsın. Bu eski komünistlerin yöntemiydi onlar gitti şimdi onların uzantıları devam ettiriyor" dedi.
Erdoğan'ın ilk icraatı değil
Başbakan Erdoğan'ın "komünizm"den yakınmasının sayısız örneği var.
16 Temmuz 2005'te özelleştirmeleri savunan Erdoğan "komünistler bile fabrika sattı, bizde komünizm yeni başlıyor, komünist ülkelere bakıyorsun, satılmadık fabrika bırakmadılar. Bizimkiler hâlâ sattırmıyor. Herhalde komünizm yeniden başlıyor veya şimdi başlıyor. Onlar bıraktı, biz başlıyoruz" demişti.
9 Eylül 2006'da Erdoğan, Ege Sanayi Odası'nın "başarılı sanayicilerinin ödüllendirilmesi" nedeniyle AKM'de düzenlenen törene katıldı. Burada özelleştirmelere karşı çıkanları eleştiren Erdoğan "hâlâ Türkiye'de özelleştirme karşısında dikilenlerin olduğunu görebilirsiniz. O komünist zihniyeti, hala aşkla ve şevkle yaşamak isteyenler var. Dünyada komünistler bile bu işten vazgeçti. Ama o komünistleşme sürecine girmek isteyenler var. Türkiye, kusura bakmasınlar geri gidemez. Bu mümkün değil, tekrar dönemez. Daha ileri gitme gayreti içindeyiz” dedi.
18 Ocak 2008'de Erdoğan yine muhalefeti eleştirirken "komünizm"den yararlandı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Eğitime Fiziksel Katkı Projesi” kapsamında düzenlediği “4. Faz İMKB Okul İnşaatları Protokol İmza Töreni”nde konuşan Başbakan Erdoğan “Kalkıp da Türkiye’de Galataport’a bir yatırımcı gelecek, efendim bu Yahudi’dir olmaz… Türkiye’de Haydarpaşa Port’a bir yatırımcı gelecek, efendim bu Araptır, Arap şeyhidir olmaz… E kardeşim o olmaz bu olmaz. Kim olur onu söyler misin? Bu zihniyet komünizmin kalıntısıdır. Komünist Rusya bile anladı bu işi, bütün dünyaya açtı şimdi herkes Rusya’ya akıyor, orada yatırımlar yapıyor. Bizimkiler ise duvar örüyor, kimse buraya girmesin” dedi.
5 Nisan 2008'de Erdoğan'ın hedefinde bu kez Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasını eleştirenler vardı. Getirdikleri değişiklikleri savunmaya çabalayan Erdoğan "“Ama bu solcular ve onların yanında olanlar. Hepsi buna karşı çıkıyor. Bunların işçiden emekçiden yana bir dertleri yok. Bunların sistemi kilitlemek gibi bir dertleri var. Yaptıkları iş her zaman bu olmuştur bu ülkede. Dikili bir ağaçları olmamıştır bu yüzden bu ülkede. Yıllar yılı ülkede bağırıp çağırdılar. Vatandaşın ilaç kuyruklarından kurtulmasını sağlayabildiler mi? Hayır. Hani sosyalist, komünist geçinenler? Bunu niye yapamadınız bu ülkede şimdiye kadar?” dedi.
18 Ekim 2008'de yolsuzluklarla suçlanan partisini aklamaya gayret eden Erdoğan AKP'nin yolsuzluklarını ortaya çıkaranlar için şu sözleri sarfetti: "'Efendim işte bu iktidarda yolsuzluklar var' 'Ne olmuş, yolsuzluk nerede var, göster bakayım' dediğin zaman ne yapıyorlar iftira at, tutmazsa iz bırakır. Teknikleri bu. Bu zihniyet kimlere ait biliyor musunuz? Bu komünistlere ait, geçmişte komünistler öyle yapardı. Ve komünizmin en önemli dayanaklarından bir tanesi buydu. İftira at, tutmazsa iz bırakır." dedi.
Davalık oldu
Erdoğan'ın 18 Ekimdeki sözleri ise davalık oldu. 24 Ekim'de Erdoğan'ın sarfettiği sözleri avukat Sedat Vural hakaret olduğunu belirterek yargıya taşıdı. Vural, Medeni Yasa'nın 24-25 Borçlar Yasası'nın 49. maddeleri gereği, Başbakan Erdoğan’ın kişilik hakkına saldırdığını ve bu hukuka aykırılığın tesbitini talep etti.
Partisi Erdoğan'dan feyz alıyor
Erdoğan'ın Genel Başkanı olduğu AKP de muhalefet tarafından sıkıştırıldığında komünizme küfretmeyi tercih ediyor. AKP'nin üniversitelerde türbana serbestlik tanıyan düzenlemeyi meclise getirdiğinde çıkan tartışmalarda "Kuzey Kore tipi laiklik" sözünü sıkça kullanmıştı. Laikliğin bu şekilde tanımlamasını ise ilk kez eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek yaptı. CHP Ankara Milletvekili Önder Sav'ın AKP'yi ve düzenlemeyi eleştiren konuşmasının ardından söz alan Çiçek CHP'ye yüklenmek için ""Laiklik noteri değilsiniz. Çernobil santralı gibi radyoaktif korku ve dehşet saçıyorsunuz. Kuzey Kore tipi laiklik istiyorsunuz" dedi. Çiçek'in bu çıkışı aynı tasarı için yapılan diğer görüşmelerde AKP'li vekiller tarafından sıklıkla kullanıldı.
Türk Eczacıları Birliği kongresine katılan Sağlık Bakanı Recep Akdağ da burada yaptığı konuşmada Küba'da sağlık hizmetinin "sözde" ücretsiz olduğunu ve aile hekimlerinin hastalardan yumurta, kurşun kalem gibi "hediyeler" aldıklarını iddia etmiş, Küba üzerinden sağlıkta özelleştirmeleri güzellemeye çabalamıştı.
http://haber.sol.org.tr/mansetler/an...aplantisi.html
benim gibiysen, konusabilirsin, hatta nefes alabilirsin, benim gibi degilsen, insan degilsin, konusmaya hakkin yok.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla






) Erdogana laf atiyordu (yinede Allah razi olsun yürüyüse katildi ve duyarsiz kalmadi)

